Kan ve Lenfoid Sistem

301 soru

Soru 41Soru

Timus parankimasında gelişmekte olan T-lenfositlere (timositler) yapısal destek ve olgunlaşma için gerekli mikroçevreyi sağlayan stromal çatının (sitoretikulum) organizasyonu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Epitelyal retiküler hücreler, birbirlerine desmozomlar ile bağlanarak ve tonoflaman (keratin) içeren sitoplazmik uzantılar aracılığıyla bir sitoretikulum oluşturur.

Cevap

Epitelyal retiküler hücreler, birbirlerine desmozomlar ile bağlanarak ve tonoflamanlar (keratin) içeren sitoplazmik uzantıları aracılığıyla 'sitoretikulum' adı verilen hücresel bir çatı oluştururlar.
Timus, diğer lenfoid organlardan farklı olarak epitelyal kökenli (3. yutak cebi endodermi) bir çatına sahiptir. Bu çatıyı oluşturan epitelyal retiküler hücreler, tipik epitel hücreleri gibi tonoflamanlar (keratin) içerir ve birbirlerine desmozomlar ile bağlanarak 'sitoretikulum' adı verilen ağ yapısını oluştururlar. Bu yapı, gelişmekte olan T-lenfositleri (timositler) destekler ve onları izole bir mikroçevrede tutar.

Adım Adım Çözüm

1
Timusun stromal yapısının diğer lenfoid organlardan farkını belirle.
Timus, parankimal çatısı retiküler liflerden (Tip III kollajen) değil, epitelyal retiküler hücrelerden (ERC) oluşan tek lenfoid organdır.
Timusun embriyolojik olarak endoderm (3. yutak cebi) kökenli olması, çatısının epitelyal karakterde olmasını sağlar.
2
Epitelyal retiküler hücrelerin (ERC) hücresel bağlantılarını ve yapısal elemanlarını analiz et.
Bu hücreler sitoplazmalarında tonoflaman (keratin) içerir ve uzun uzantıları desmozomlar ile birbirine tutunur.
Hücreler arası bu sıkı tutunma, timositlerin olgunlaşması için korunaklı bir 'sitoretikulum' (hücre ağı) yapısı oluşturur.
3
Seçeneklerdeki yapısal özelliklerin timus histolojisiyle uyumunu kontrol et.
Desmozom ve keratin içeren sitoretikulum tanımı timus için spesifiktir.
Bu özellikler hücrelerin epitelyal kökenini ve parankimal organizasyonunu doğrular.

Anahtar Kavram

Timus Sitoretikulumu ve Epitelyal Retiküler Hücreler
Soru 42Soru

Dalak dokusu mikroskobik olarak incelendiğinde, lenfoid foliküllerin (nodüllerin) içerisinde ekzantrik veya merkezi yerleşimli bir arteriyol yapısının bulunması ile karakterize olan oluşum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Malpighi cisimciği

Cevap

Malpighi cisimciği
Malpighi cisimciği (splenik korpuskül), dalak beyaz pulpasında bulunan lenfatik foliküllerdir. Bu yapıyı diğer lenfoid organlardaki (örneğin lenf düğümü) foliküllerden ayıran en önemli özellik, içinde 'santral arter' adı verilen bir arteriyol barındırmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Dalak beyaz pulpasının temel yapı taşlarını belirleyin.
Beyaz pulpa; santral arter, PALS (T-hücre bölgesi) ve lenfoid foliküllerden (B-hücre bölgesi) oluşur.
Soruda istenen yapının hangi bölgede yer aldığını anlamak için.
2
Lenfoid foliküllerin dalaktaki spesifik isimlendirmesini hatırlayın.
Dalaktaki lenfoid foliküllere, içlerinden geçen arteriyol (santral arter) nedeniyle Malpighi cisimciği (splenik korpuskül) denir.
Ayırt edici tanısal özelliği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Dalak beyaz pulpa histolojisi ve Malpighi cisimciği yapısı.
Tahmini Süre:45s
Soru 43Soru

Kemik iliğinde gerçekleşen eritropoez (eritrosit üretimi) süreci incelendiğinde; hücre sitoplazmasında hemoglobin birikimine bağlı olarak asidofili başlarken, yoğun polizom varlığı nedeniyle bazofilinin de devam ettiği ve bu iki durumun sitoplazmada 'karışık' (mikst) bir boyanma özelliğine yol açtığı gelişim evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polikromatofilik eritroblast

Cevap

Polikromatofilik eritroblast evresinde sitoplazma, hem hemoglobinin asidofilik hem de ribozomların bazofilik boyanma özelliklerini bir arada gösterir.
Doğru seçenek olan evrede, hücre bölünmeye devam ederken bir yandan da yoğun hemoglobin sentezlemektedir. Sitoplazmadaki asidofilik hemoglobin proteinleri ile bazofilik polizomların (mRNA+ribozom kompleksleri) bir arada bulunması, ışık mikroskobunda gri-mor-pembe tonların karışımı olan polikromatofilik bir görüntü oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Eritropoezdeki morfolojik değişimleri analiz et.
Hücreler olgunlaştıkça boyut küçülür, nükleus yoğunlaşır ve sitoplazma rengi mavi (bazofilik) tondan pembe (asidofilik) tona döner.
Ribozomların azalması ve hemoglobinin artması sitoplazma rengini belirleyen temel faktördür.
2
Hemoglobin ve ribozomların aynı anda belirgin olduğu evreyi belirle.
Polikromatofilik eritroblast evresinde hemoglobin sentezi asidofili oluşturacak düzeye ulaşmışken, polizomlar halen bazofili sağlamaktadır.
Bu çakışma, hücreye adını veren 'polikromatik' (çok renkli) görünümü sağlar.

Anahtar Kavram

Eritropoez sırasında hemoglobin sentezinin başlamasıyla sitoplazmik bazofilinin yerini asidofiliye bırakması süreci ve bu geçişin en belirgin olduğu evrenin polikromatofilik eritroblast olmasıdır.

İpuçları

1
Eritropoezde sitoplazma rengi ribozom miktarının azalması ve hemoglobinin artmasıyla değişir.
2
Hücrenin ismindeki 'poli-' (çok) ve 'kromo-' (renk) ekleri, sitoplazmanın tek bir renk göstermediğine işaret eder.
3
Bu evre, seride mitoz bölünmenin görüldüğü son evredir ve hem mavi hem pembe boyanma aynı anda izlenir.

Daha Fazla Pratik

Eritropoez süreci boyunca nükleus boyutunun ve kromatini yoğunluğunun nasıl değiştiğini tekrar edin.
Tahmini Süre:45s
Soru 44Soru

Kemik iliğinde bulunan, proplatelet adı verilen sitoplazmik uzantılarının sinüzoid lümenine uzanıp parçalanmasıyla trombositleri (kan pulcuklarını) oluşturan dev hücre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Megakaryosit

Cevap

Trombositlerin köken aldığı dev hücre Megakaryosit'tir.
Megakaryositler, kemik iliği hemopoezinde yer alan en büyük hücrelerdir ve çok loblu büyük bir çekirdeğe sahiptirler. Bu hücreler sinüzoid kapillerlerin duvarına yakın yerleşir ve sitoplazmik uzantılarını (proplatelet) damar lümenine gönderirler. Bu uzantıların kopup parçalanmasıyla dolaşımdaki trombositler oluşur.

Adım Adım Çözüm

1
Trombositlerin (kan pulcukları) hangi hücreden köken aldığını belirle.
Trombositler, kemik iliğindeki dev hücrelerin sitoplazmik parçalarıdır.
Trombositler tam bir hücre değil, hücre parçacıklarıdır.
2
Hematopoetik serideki dev hücreyi isimlendir.
Bu hücre Megakaryosit'tir.
Megakaryositler, proplatelet adı verilen uzantıları aracılığıyla trombositleri oluşturur.

Anahtar Kavram

Trombositlerin (trombopoez) kaynağı olan megakaryositlerin yapısal ve fonksiyonel özellikleri.
Tahmini Süre:30s
Soru 45Soru

Timus korteksinde, gelişmekte olan timositleri (T-lenfosit öncülleri) sitoplazmik invajinasyonları içine alarak tamamen çevreleyen ve "Timik Dadı Hücreleri" (Thymic Nurse Cells) olarak adlandırılan dev hücreler bulunur. Bu hücrelerin yapısal ve fonksiyonel özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip II epitelyal retiküler hücrelerin bir alt tipi olup, yüzeylerindeki MHC I ve MHC II molekülleri ile pozitif seleksiyon sürecinde rol oynarlar.

Cevap

Timik Dadı Hücreleri, kortekste yer alan Tip II epitelyal retiküler hücrelerin bir varyasyonudur ve MHC molekülleri aracılığıyla pozitif seleksiyon sürecinde görev alırlar.
Timik Dadı Hücreleri, timus korteksinde yer alan ve yaklaşık 20-50 kadar timositi sitoplazmik ceplerinde barındıran Tip II epitelyal retiküler hücrelerdir. Bu hücreler hem MHC I hem de MHC II eksprese ederek, gelişmekte olan T-hücrelerinin MHC kısıtlamasını öğrenmesini (pozitif seleksiyon) sağlar. Hücreler arası bağlantılarında karakteristik olarak desmozomlar bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrenin konumunu belirleme
Timik Dadı Hücreleri (TNC) timus korteksinde bulunur.
TNC'ler kortikal timositlerin maturasyonu için özelleşmiş yapılardır.
2
Epitelyal retiküler hücre (ERC) tipini tanımlama
Korteks parankimasında yer alan yıldızsı/sitoretiküler hücreler Tip II ERC'lerdir.
Tip II ERC'ler kortekste timositler arasında bir ağ oluşturur ve TNC'ler bu hücrelerin devleşmiş formlarıdır.
3
İmmünolojik fonksiyonu saptama
Kortekste gerçekleşen temel olay pozitif seleksiyondur.
MHC I ve MHC II moleküllerini eksprese eden Tip II ERC'ler, antijene uygun yanıt verebilecek lenfositlerin hayatta kalmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Timik Dadı Hücreleri (TNC) ve Tip II Epitelyal Retiküler Hücrelerin Fonksiyonu

İpuçları

1
Bu hücreler kortekste yer aldığına göre, orada gerçekleşen ana immünolojik süreci (pozitif/negatif seleksiyon) düşünün.

Daha Fazla Pratik

Tip VI ERC'lerin oluşturduğu Hassall korpusküllerinin fonksiyonel önemi ve salgıladığı sitokinleri (örn. TSLP) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

Alerjik reaksiyonların kontrol altına alınmasında ve inflamatuar yanıtın sınırlandırılmasında önemli rol oynayan; mast hücrelerinden salınan histamini ve lökotrienleri inaktive eden histaminaz ve arilsülfataz enzimlerine sahip granülosit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eozinofil

Cevap

Eozinofiller, içerdikleri histaminaz ve arilsülfataz enzimleri sayesinde mast hücrelerinden salınan inflamatuar mediyatörleri yıkarak alerjik yanıtı baskılarlar.
Doğru seçenek olan hücre (Eozinofil), spesifik granüllerinde histaminaz (histamini yıkan) ve arilsülfataz (lökotrienleri yıkan) enzimleri barındırır. Bu sayede alerjik reaksiyonların geç fazında dokuya göç ederek inflamatuar süreci kontrol altında tutar.

Adım Adım Çözüm

1
Alerjik reaksiyonlarda mast hücresi mediyatörlerinin (histamin, lökotrien) akıbetini düşünün.
Bu mediyatörlerin aşırı etkisini önlemek için yıkılmaları gerekir.
İnflamasyonun doku hasarına yol açmaması için modülasyon şarttır.
2
Hangi hücrenin bu yıkıcı enzimlere (histaminaz, arilsülfataz) sahip olduğunu belirleyin.
Eozinofil granülleri bu enzimleri yoğun olarak içerir.
Eozinofillerin temel fonksiyonlarından biri alerjik yanıtı sınırlamaktır.

Anahtar Kavram

Eozinofillerin histaminaz ve arilsülfataz aracılığıyla anti-inflamatuar etkisi.
Soru 47Soru

Eritrositler, olgunlaştıklarında tüm organellerini kaybeden ve ATPATP ihtiyaçlarını sadece anaerobik glikoliz yoluyla karşılayan özelleşmiş hücrelerdir. Bu enerji bağımlı süreçte membran esnekliğinin ve bikonkav formun korunması, spektrin iskeletinin integral membran proteinlerine sabitlenmesiyle sağlanır. Spektrin tetramerlerinin uç kısımlarının aktin, tropomiyozin ve adusin ile etkileşime girdiği "bağlantı kompleksinde" (junctional complex), iskeletin glikoforin C molekülüne tutunmasını sağlayan temel protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein 4.1

Cevap

Protein 4.1, eritrosit membranındaki bağlantı kompleksinde (junctional complex) spektrin iskeletini glikoforin C'ye bağlayan temel proteindir.
Protein 4.1, eritrosit membran iskeletinin "bağlantı kompleksinde" yer alarak, spektrin tetramerlerinin uç kısımlarını aktin mikrofilamentlerine bağlar ve bu tüm yapıyı integral bir membran proteini olan glikoforin C'ye çapa yaparak sabitler.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit membran iskeletinin organizasyonunu analiz etme
İskeletin (spektrin) membrandaki integral proteinlere iki ana nokta üzerinden bağlandığı belirlenir: Ankirin kompleksi ve Bağlantı kompleksi.
Eritrositin bikonkav şekli ve esnekliği bu iki kompleksin bütünlüğüne bağlıdır.
2
Ankirin kompleksi ve Bağlantı kompleksi farkını ayırt etme
Ankirin kompleksi; Bant 3, ankirin ve spektrinden oluşur. Bağlantı kompleksi; spektrin uçları, aktin, protein 4.1 ve glikoforin C'den oluşur.
TUS sınavında bu iki kompleksin bileşenlerinin karıştırılması sık sorulan bir çeldiricidir.
3
Bağlantı kompleksindeki spesifik protein etkileşimini tanımlama
Protein 4.1'in spektrin-aktin etkileşimini stabilize ettiği ve kompleksi glikoforin C'ye sabitlediği sonucuna varılır.
Protein 4.1 eksikliği, membran stabilitesinin kaybına ve sferositoz gibi durumlara yol açabilir.

Anahtar Kavram

Eritrosit membran iskeletinin glikoforin C'ye sabitlenmesi Protein 4.1 aracılığıyla gerçekleşir.
Soru 48Soru

Periferik kanda istirahat halindeki (G0G_0 evresi) agranülositlerden biri olan küçük lenfositin, uygun bir antijenik uyarıyı takiben aktive olup metabolik olarak aktif 'lenfoblast' (immünoblast) formuna dönüşüm sürecinde gözlenen ultrastrüktürel ve morfolojik değişikliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Artan protein sentezi ve diferansiyasyonun bir parçası olarak sitoplazmada bol miktarda spesifik (ikincil) granül sentezlenir.

Cevap

Aktifleşen lenfositlerin (lenfoblastların) protein sentezi artsa bile agranülosit olma özelliklerini koruyarak spesifik (ikincil) granül sentezlememesi yanlıştır.
Doğru cevap, spesifik granül sentezinin gerçekleştiğini iddia eden ifadedir. Lenfositler ve monositler 'agranülosit' olarak sınıflandırılırlar. Bu hücreler bazı lizozomal enzimler içeren 'azurofilik granüllere' (primer lizozom) sahip olabilseler de, nötrofillerdeki gibi spesifik (ikincil) granülleri asla sentezlemezler. Aktivasyon (lenfoblastik dönüşüm) sürecinde protein sentezi artsa da bu sentez yapısal proteinler ve sitokinlere yöneliktir, granülogenez gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
Lenfositlerin periferik kandaki temel durumunu belirle.
Lenfositler G0G_0 fazında, küçük, agranülosit yapısında ve nükleusu yoğun heterokromatinli hücrelerdir.
Aktivasyon öncesi bazal morfolojiyi anlamak değişiklikleri yorumlamak için gereklidir.
2
Blastik transformasyon (aktivasyon) sürecindeki nükleer değişiklikleri analiz et.
DNA transkripsiyonu için heterokromatin ökromatine çözülür, rRNA sentezi için nükleol belirginleşir.
Aktif hücrenin nükleer 'açılması' genetik materyalin kullanımını yansıtır.
3
Sitoplazmik değişiklikleri değerlendir.
Poliribozom artışı sitoplazmik bazofiliye, mitokondri artışı ise enerji kapasitesine katkıda bulunur.
Protein sentez makinesi (ribozomlar) ışık mikroskobunda bazofili olarak izlenir.
4
Agranülosit tanımı ve granülogenez kısıtlamalarını kontrol et.
Agranülositler (lenfosit ve monosit) sadece primer lizozom (azurofilik granül) içerebilir; spesifik (sekonder) granüller sadece granülosit serisine özgüdür.
Hücre sınıflandırması, o hücrenin diferansiyasyon sınırlarını belirler.

Anahtar Kavram

Blastik transformasyon sırasında hücre metabolik olarak 'de-diferansiye' olup büyüse de, agranülositler asla spesifik (sekonder) granül sentezleme yeteneği kazanmazlar.
Soru 49Soru

Lökositlerin agranülosit alt sınıfları olan lenfositler ve monositlerin gelişimsel süreçleri, kinetik özellikleri ve doku donanımları karşılaştırıldığında; monositler için aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bağ dokusuna geçtikten sonra dokuya özgü makrofajlara terminal olarak farklılaşırlar ve lenfositlerin aksine bir daha kan dolaşımına geri dönmezler.

Cevap

Monositlerin dokuya geçtikten sonra terminal olarak farklılaşmaları ve resirkülasyon yapmamaları
Monositler, kemik iliğinde nötrofiller gibi büyük bir rezerv havuzuna sahip olmayan, kanda kısa süre (1210012-100 saat) kalan ve dokuya geçtikten sonra terminal olarak makrofajlara farklılaşan hücrelerdir. Lenfositlerin aksine, dokudan kan dolaşımına geri dönme (resirkülasyon) yetenekleri yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Agranülositlerin (lenfosit ve monosit) sınıflandırılması ve temel farklarının belirlenmesi.
Her iki hücre tipi de spesifik granül içermez ancak azurofilik granüllere (lizozom) sahiptir.
Genel sınıflandırma ve morfolojik farkların anlaşılması için gereklidir.
2
Hücresel kinetiklerin ve resirkülasyon mekanizmasının değerlendirilmesi.
Lenfositler kan ve doku arasında resirkülasyon yaparken, monositler dokuya geçtiğinde terminal farklılaşma gösterir.
Hücrelerin yaşam döngüsü ve dolaşım paternleri arasındaki temel farkı belirler.
3
Kemik iliği üretim ve depolama (rezerv) kapasitelerinin karşılaştırılması.
Nötrofillerin aksine monositlerin kemik iliğinde hazır bekletilen bir rezerv havuzu bulunmaz.
TUS sınavında sıkça sorgulanan 'rezerv havuzu' kavramının ayırt edilmesi için kritiktir.
4
Sonuçların sentezlenmesi.
Monositlerin resirkülasyon yapmaması ve rezerv havuzuna sahip olmaması onları lenfositlerden ayıran temel kinetik özelliktir.
Doğru yanıtın doğrulanması ve yanlış seçeneklerin elenmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Agranülosit Kinetiği ve Resirkülasyon Farklılıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru

Lenf düğümü histolojisi incelendiğinde; medulla bölgesinde yer alan, lenfositler, plazma hücreleri ve makrofajlardan zengin parankimal uzantılar ile bunları birbirinden ayıran lenfatik boşluklar aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medüller kordonlar - Medüller sinüsler

Cevap

Medüller kordonlar - Medüller sinüsler
Doğru seçenek olan medüller kordonlar ve medüller sinüsler, lenf düğümünün en iç kısmında (medulla) yer alan ve organın karakteristik organizasyonunu yansıtan yapılardır. Medüller kordonlar, lenfositler ve özellikle antikor sentezleyen plazma hücreleri ile makrofajların toplandığı parankimal uzantılardır. Bu kordonların arasında lenf sıvısının dolaştığı endotel döşeli olmayan geniş boşluklara ise medüller sinüsler denir.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf düğümünün medulla tabakasının genel organizasyonunu hatırla.
Medulla; medüller kordonlar (hücre grupları) ve medüller sinüsler (lenf kanalları) olmak üzere iki temel bileşenden oluşur.
Medulla bölgesi kortekse göre daha gevşek bir yapıdadır ve lenf süzülmesinin son aşamalarının gerçekleştiği yerdir.
2
Medüller kordonların hücresel içeriğini analiz et.
Bu kordonlar plazma hücreleri, makrofajlar ve az miktarda B lenfosit içerir.
Buradaki plazma hücreleri efferent lenfatiklere verilecek antikorları sentezlemek için stratejik bir konumdadır.
3
Seçeneklerdeki yapıları diğer lenfoid organlarla karşılaştırarak eleme yap.
Hassall korpuskülleri (Timus), Beyaz pulpa/PALS (Dalak) ve Foliküller (Korteks) medulla bölgesine ait değildir.
Ayırıcı tanı lenfoid organ histolojisinde TUS için en kritik beceridir.

Anahtar Kavram

Lenf düğümü medullası, plazma hücrelerinden zengin 'medüller kordonlar' ve bunların arasından lenf akışını sağlayan 'medüller sinüsler'den oluşur.
Soru 51Soru

Trombositlerin aktivasyonu ve pıhtı retraksiyonu süreçlerinde kalsiyum iyonlarının (Ca2+Ca^{2+}) hücre içi sinyal yollarındaki kritik rolü bilinmektedir. Trombosit ultrastrüktüründe megakaryositlerin düz endoplazmik retikulumundan (DER) köken alan ve Ca2+Ca^{2+} iyonlarının depolanmasından sorumlu olan membranöz yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yoğun tübüler sistem (DTS)

Cevap

Yoğun tübüler sistem (DTS), trombositlerde kalsiyum iyonlarının depolanmasından sorumlu olan ve megakaryositlerin düz endoplazmik retikulumundan köken alan yapıdır.
Doğru yanıt olan yoğun tübüler sistem (DTS), trombositin granülomer bölgesinde yer alan, megakaryositlerin düz endoplazmik retikulumundan (DER) köken alan ve kaslardaki sarkoplazmik retikuluma benzer şekilde kalsiyum depolama/salınım görevi gören yapıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Trombosit ultrastrüktüründeki membran sistemlerini ayırt et.
Trombositlerde iki ana membran sistemi bulunur: Açık Kanaliküler Sistem (OCS) ve Yoğun Tübüler Sistem (DTS).
Bu iki sistem sıklıkla birbirine karıştırılır ancak kökenleri ve fonksiyonları farklıdır.
2
Yapıların embriyolojik/hücresel kökenini analiz et.
Yoğun tübüler sistemin (DTS), megakaryositlerin düz endoplazmik retikulum (DER) kalıntılarından oluştuğunu belirle.
DTS, hücre içindeki kalsiyum dengesini tıpkı kas hücrelerindeki sarkoplazmik retikulum gibi düzenler.
3
Kalsiyum depolama fonksiyonu ile eşleştir.
DTS'nin kalsiyum iyonlarını sekestre ettiğini ve aktivasyon sinyaliyle sitozole saldığını onayla.
Trombosit aktivasyonu, şekil değişikliği ve granül salınımı için sitozolik kalsiyum artışı şarttır.

Anahtar Kavram

Trombositlerin Yoğun Tübüler Sistemi (DTS), megakaryositlerin DER kökenli kalsiyum deposudur.

İpuçları

1
Trombositlerdeki kalsiyum deposu, kas hücrelerindeki sarkoplazmik retikuluma fonksiyonel olarak çok benzer.
2
Bu yapı, megakaryositlerin düz endoplazmik retikulumunun (DER) bir türevidir.

Daha Fazla Pratik

Trombosit granülleri (alfa, delta, lambda) ve içeriklerinin hemostazdaki spesifik rollerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 52Soru

Agranülositler, periferik kanda ışık mikroskobu düzeyinde spesifik granül içermeyen hücreler olarak tanımlanmasına rağmen, hem lenfositler hem de monositler değişken miktarlarda azurofilik granül (lizozom) barındırır. Bu iki hücre grubunun morfolojik ve fonksiyonel özellikleri karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Monositlerin nükleusundaki kromatin, lenfositlerin kaba bloklar halindeki heterokromatin yapısının aksine, daha açık renkli ve dantelsi (rakle benzeri) bir görünüm sergiler.

Cevap

Monositlerin nükleusundaki kromatin yapısı lenfositlere göre daha ince taneli, eukromatik ağırlıklı ve dantelsi (rakle benzeri) bir görünüm sergiler.
Monositlerin nükleusu, lenfositlerin aksine daha az yoğun paketlenmiş kromatin içerir. Bu durum mikroskop altında 'dantelsi' veya 'elek benzeri' bir görünüm oluşturur ve monositleri lenfositlerin koyu, kaba bloklu heterokromatin yapısından ayıran en karakteristik histolojik özelliklerden biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Agranülositlerin (lenfosit ve monosit) çekirdek morfolojilerini karşılaştır.
Lenfositler genellikle küçük, yuvarlak ve oldukça koyu boyanan (heterokromatik) bir çekirdeğe sahipken; monositler daha büyük, böbrek veya at nalı biçimli ve daha açık boyanan bir çekirdeğe sahiptir.
Çekirdek boyanma yoğunluğu, hücrenin transkripsiyonel aktivite durumuyla (eukromatin/heterokromatin oranı) doğrudan ilişkilidir.
2
Kromatin dağılım paternini analiz et.
Monositlerin kromatin yapısı 'dantelsi' veya 'rakle benzeri' (lace-like) olarak tanımlanır. Lenfositlerde ise kromatin kaba bloklar halindedir.
Bu ayırıcı özellik, periferik yaymalarda benzer boyuttaki büyük lenfositler ile monositlerin ayırt edilmesini sağlar.
3
Sitoplazmik ve fonksiyonel parametreleri değerlendir.
Monositler makrofaj öncülleridir ve dokuda organel sayılarını artırırlar. Lenfositler ise yüksek nükleus/sitoplazma oranına sahiptir.
Monositlerin fagositoz için gelişmiş bir lizozomal sisteme ihtiyacı vardır, lenfositler ise immunolojik yanıt için özelleşmiştir.

Anahtar Kavram

Agranülositlerin Ayırıcı Histolojik Tanısı (Kromatin Paterni)

İpuçları

1
Agranülositleri ayırırken çekirdek boyanma yoğunluğuna (heterokromatin vs eukromatin) dikkat edin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 53Soru

Nötrofil granülositler, inflamasyon sahasında mikroorganizmaların fagositozu ve yok edilmesinde görev alan çeşitli enzim ve proteinleri farklı granül tiplerinde depolarlar. Bu hücrelerin matürasyonu sürecinde daha geç evrelerde sentezlenen ve mikrobisidal aktivitede önemli rol oynayan "spesifik (sekonder) granüllerin" içeriğinde aşağıdakilerden hangisi bulunur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Laktoferrin

Cevap

Laktoferrin, nötrofillerin spesifik (sekonder) granüllerinde yer alan karakteristik bir bileşendir.
Laktoferrin, nötrofil granülositlerin spesifik (sekonder) granüllerinde bulunan en önemli belirteçlerden biridir. Bu protein, ortamdaki demiri bağlayarak bakterilerin bu demiri metabolizmaları için kullanmasını engeller (bakteriyostatik etki). Ayrıca bu granüllerde lizozim ve kollajenaz gibi enzimler de bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Nötrofil granül tiplerinin ayırt edilmesi.
Nötrofiller; azurofilik (primer), spesifik (sekonder) ve tersiyer granül olmak üzere üç temel granül tipi içerir.
Hangi bileşenin hangi granül tipinde olduğunu belirlemek için bu sınıflandırma gereklidir.
2
Spesifik (sekonder) granül içeriğinin hatırlanması.
Bu granüller laktoferrin, lizozim, tip IV kollajenaz ve fagositozda görevli NADPH oksidaz komponentlerini içerir.
Soruda spesifik olarak sekonder granül içeriği sorgulanmaktadır.
3
Diğer seçeneklerin elenmesi.
Miyeloperoksidaz, elastaz, defensin ve asit hidrolazlar azurofilik (primer) granül içeriğidir.
Doğru yanıtın diğerlerinden farkını netleştirmek için karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Nötrofil granül içeriği ayrımı: Spesifik (sekonder) granüller laktoferrin içerirken, azurofilik (primer) granüller miyeloperoksidaz (MPO) ve defensin gibi bileşenleri içerir.

Daha Fazla Pratik

Nötrofillerin inflamasyon sahasına göçünde görev alan tersiyer granüllerin (jelatinaz granülleri) içeriğini gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 54Soru

Kemik iliği hemopoetik mikroçevresi (niş); kök hücrelerin korunması, proliferasyonu ve olgunlaşmış hücrelerin kontrollü bir şekilde dolaşıma salınımını koordine eden kompleks vasküler ve stromal bileşenlerden oluşur. Bu mikroçevrenin histolojik yapısı ve moleküler düzenleyicileri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adventisiyel retiküler hücrelerden salınan CXCL12 (SDF-1) kemokini, hematopoetik kök hücrelerin niş içinde tutulmasını sağlarken; bu sinyalin azalması hücrelerin dolaşıma mobilizasyonunu uyarır.

Cevap

Adventisiyel retiküler hücrelerden salınan CXCL12 (SDF-1) kemokini, hematopoetik kök hücrelerin niş içinde tutulmasını sağlarken; bu sinyalin azalması hücrelerin dolaşıma mobilizasyonunu uyarır.
Kemik iliği stromal hücreleri, özellikle de adventisiyel retiküler hücreler (veya CXCL12-zengin retiküler - CAR hücreleri), yüksek miktarda CXCL12 (SDF-1) kemokini salgılar. Bu molekül, kök hücrelerin üzerindeki CXCR4 reseptörüne bağlanarak onların kemik iliği nişinde kalmasını (retention) ve oraya yönlenmesini (homing) sağlar. Mobilizasyon gerektiğinde (örneğin enfeksiyon durumunda G-CSF uyarısıyla), bu etkileşim zayıflatılır ve hücreler kana geçer.

Adım Adım Çözüm

1
Kemik iliği sinüzoid yapısının değerlendirilmesi
Sinüzoidlerin kesintili bazal laminaya sahip olduğu ve Tip IIIIII kollajen üreten adventisiyel hücrelerce desteklendiği belirlendi.
Vasküler nişin fiziksel bariyer özelliklerini anlamak için gereklidir.
2
Hematopoetik kök hücre (HKH) mobilizasyon mekanizmasının analizi
CXCL12 kemokini ile CXCR4 reseptörü arasındaki bağın HKH'leri ilikte tuttuğu saptandı.
Hücrelerin neden dolaşıma geçtiğini açıklayan moleküler temeli belirler.
3
Eritroid ve granülositik serilerin morfolojik gelişiminin kontrol edilmesi
Mitoz kapasitesinin myelosit evresinde sonlandığı ve eritroid seride asidofili nedeninin hemoglobin olduğu doğrulandı.
Çeldiricilerin morfolojik hatalarını ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Hematopoetik Niş ve Mobilizasyon Regülasyonu
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Trombositlerin ultrastrüktürel organizasyonu ve bu yapıların fonksiyonları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marjinal demette yer alan mikrotübüller, trombositin karakteristik diskoid (bikonveks) şeklinin korunmasını sağlar.

Cevap

Trombositlerin marjinal demetinde bulunan mikrotübüller, hücrenin diskoid şeklini korumaktan sorumludur.
Trombositlerin periferik kısmında yer alan hiyalamerin yapısal kuşağında, 8-24 adet mikrotübülden oluşan 'marjinal demet' bulunur. Bu yapı, trombositin istirahat halindeki bikonveks diskoid şeklini muhafaza etmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Trombosit bölgelerinin (Hiyalamer ve Granülomer) yapısal bileşenlerini hatırla.
Hiyalamer periferik ve yapısal kuşağı, Granülomer ise organel kuşağını temsil eder.
Hücrenin şekli ve hareketi hiyalamer bölgesiyle ilgilidir.
2
Yapısal kuşaktaki (structural zone) elemanların görevlerini analiz et.
Mikrotübüller (marjinal demet) şekil koruma, aktin-miyozin ise kasılma görevini üstlenir.
Diskoid yapının korunması mikrotübüllerin sert iskelet yapısına bağlıdır.
3
Membran sistemleri ile granül içeriklerini doğrula.
DTS kalsiyum deposudur (SER türevi), OCS kanal sistemidir. Alfa protein, Delta küçük molekül, Lambda enzim içerir.
TUS sınavında bu sistemlerin kökenleri ve içerikleri sıkça sorgulanır.

Anahtar Kavram

Trombosit Ultrastrüktürel Bölgeleri ve Fonksiyonları
Soru 56Soru

Trombositlerin ultrastrüktürel incelemesinde granülomer (organel zonu) bölgesinde yer alan granüller ve bu granüllerin içeriğinde bulunan maddelerle ilgili aşağıdaki eşleştirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alfa (α\alpha) granülleri — ADP ve ATP

Cevap

Alfa (α\alpha) granülleri ile ADP ve ATP'nin eşleştirildiği seçenek yanlıştır; bu maddeler delta granüllerinde bulunur.
Doğru yanıt, yanlış olan eşleşmeyi soran seçenek olan 'Alfa granülleri — ADP ve ATP' ifadesidir. ADP (Adenozin difosfat) ve ATP (Adenozin trifosfat), trombositlerin 'yoğun cisimcikler' olarak da adlandırılan delta (δ\delta) granüllerinde depolanır. Alfa granülleri ise daha çok protein yapılı büyüme faktörleri ve pıhtılaşma proteinlerini (Fibrinojen, vWF, Faktör V, PDGF) içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Trombosit granül tiplerini belirle
Trombositlerde alfa (α\alpha), delta (δ\delta) ve lambda (λ\lambda) olmak üzere üç ana granül tipi bulunur.
Her granül tipi farklı biyokimyasal içeriklere ve fonksiyonlara sahiptir.
2
Granül içeriklerini karşılaştır
Alfa granülleri protein yapılı faktörleri (PF4, PDGF, vWF, Fibrinojen) içerirken; Delta granülleri nükleotid ve iyonları (ADP, ATP, Serotonin, Kalsiyum) içerir.
ADP ve ATP'nin agregasyonu uyarıcı etkisi için delta granüllerinde yoğunlaşması gerekir.

Anahtar Kavram

Trombosit granülomer bölgesindeki granül içeriklerinin (Alfa vs Delta) ayırımı

Alternatif Yöntem

Ezberlemek yerine mantık yürütülebilir: Protein yapılı ve büyük moleküllü faktörler (Fibrinojen, vWF, PDGF) Alfa granüllerinde; daha küçük, enerji ve sinyal molekülleri (ADP, ATP, Serotonin, Ca2+) ise Delta granüllerinde toplanır.
Tahmini Süre:50s
Soru 57Soru

Timusun histolojik organizasyonunda, korteksin en iç tabakasını oluşturarak kortikomedüller sınırı belirleyen ve medullanın en dış tabakasıyla birlikte çalışarak korteks ile medulla arasında geçirimsiz bir bariyer oluşturan epitelyal retiküler hücre (ERC) tipleri aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip III ve Tip IV

Cevap

Timus parankimasında korteks ve medulla arasındaki geçirimsiz sınırı Tip III ve Tip IV epitelyal retiküler hücreler (ERC) oluşturur.
Timusta altı farklı epitelyal retiküler hücre tipi bulunur. Korteks ve medullayı birbirinden ayıran fonksiyonel sınırda, korteksin en iç tabakasını oluşturan Tip III ERC'ler ile medullanın en dış tabakasını oluşturan Tip IV ERC'ler birbirlerine sıkı bağlantılarla (tight junctions) tutunarak geçirimsiz bir tabaka meydana getirir. Bu yapı, T hücrelerinin pozitif ve negatif seleksiyon süreçleri için gerekli olan farklı mikroçevrelerin korunmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Timus epitelyal retiküler hücre (ERC) tiplerinin parankimal dağılımını analiz et.
Tip I, II ve III kortekste; Tip IV, V ve VI medullada yerleşir.
ERC tiplerinin spesifik yerleşimlerini bilmek, fonksiyonel bariyerlerin konumunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Kortikomedüller sınırda (junction) yer alan hücrelerin birbirleriyle olan ilişkisini değerlendir.
Tip III hücreler korteks tarafında, Tip IV hücreler medulla tarafında birbirlerine 'occluding' bağlantılarla bağlanır.
Bu bağlantılar, gelişmekte olan T lenfositlerin kortikal mikroçevreden medüller mikroçevreye geçişini denetleyen ve bölge izolasyonunu sağlayan bariyerin temelidir.
3
Seçeneklerdeki hücre çiftlerinin bariyer fonksiyonuyla uyumunu kontrol et.
Tip III ve Tip IV eşleşmesi kortikomedüller sınırın anatomik ve fonksiyonel tanımına tam olarak uymaktadır.
Diğer eşleşmeler ya tamamen bir bölge içindedir ya da bariyer oluşturma özelliğine sahip olmayan hücreleri içerir.

Anahtar Kavram

Timus parankimasındaki Epitelyal Retiküler Hücre (ERC) tiplerinin zonlara göre organizasyonu ve Tip III-IV'ün oluşturduğu kortikomedüller bariyer.

İpuçları

1
Timustaki 6 tip epitelyal retiküler hücreden ilk üçü kortekste, son üçü medullada yerleşir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Lenf düğümünün histolojik yapısı ve lenf sirkülasyonu dikkate alındığında; organın konveks yüzeyinden kapsülü delerek giren aferent lenfatik damarların boşaldığı ilk sinüs yapısı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Subkapsüler sinüs

Cevap

Subkapsüler sinüs
Lenf düğümünün konveks yüzeyinden giren aferent lenfatik damarlar, kapsülün hemen altındaki subkapsüler (marjinal) sinüse açılır. Buradan başlayan lenf akışı, trabeküler sinüsler ve medüller sinüsler üzerinden hilumdaki eferent lenfatik damara doğru devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Lenf düğümüne lenf girişini sağlayan damarları belirle.
Lenf, organın dış konveks yüzeyinden aferent lenfatik damarlar aracılığıyla girer.
Lenf düğümleri lenf dolaşımı üzerinde yer alan filtre istasyonlarıdır.
2
Giriş damarlarının kapsül altındaki ilk durağını tanımla.
Kapsülün hemen altında yer alan ve aferent damarların açıldığı geniş boşluk subkapsüler (marjinal) sinüstür.
Lenf süzülme süreci bu ilk sinüs yapısından başlar.

Anahtar Kavram

Lenf süzülme yolu: Aferent lenfatik → Subkapsüler sinüs → Trabeküler sinüs → Medüller sinüs → Eferent lenfatik.
Soru 59Soru

Olgun insan eritrositlerinin yapısal organizasyonu, membran proteinleri ve metabolik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazma membranında yer alan Bant 3 proteini, anyon değişimi yapmasının yanı sıra ankirin üzerinden spektrin ağına tutunarak membranın dikey stabilitesini sağlar.

Cevap

Bant 3 proteini, eritrosit membranında hem anyon taşıyıcı görev yapar hem de ankirin aracılığıyla hücre iskeletini membrana bağlar.
Doğru olan ifade, Bant 3 proteininin fonksiyonlarını tanımlayan seçenektir. Bant 3, klor-bikarbonat değişimi yaparak dokularda CO2CO_2 taşınımına yardımcı olan bir integral proteindir. Aynı zamanda ankirin proteini üzerinden spektrin ağına tutunarak plazma membranının hücre iskeletine dikey (vertikal) olarak bağlanmasını sağlar; bu bağlantıdaki eksiklikler herediter sferositoz gibi hastalıklara yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit organel içeriği ve metabolizmasını değerlendir.
Eritrositler olgunlaşma sırasında çekirdek ve mitokondri dahil tüm organellerini kaybederler. Bu nedenle ATP üretimini sadece anaerobik glikoliz ile yapabilirler.
Mevcut olan yanlış seçenekleri elemek için temel metabolik bilgi gereklidir.
2
Membran proteinlerinin konumunu ve görevini analiz et.
Bant 3 integral bir proteindir ve anyon değişimi yapar. Spektrin ise periferik bir proteindir ve iç yüzeyde yer alır.
Membran stabilitesinin nasıl sağlandığını anlamak için proteinlerin etkileşimini bilmek gerekir.
3
Eritrosit öncülleri ile olgun hücreleri karşılaştır.
Retikülositler çekirdeksizdir ancak ribozom içerirler. Olgun eritrositlerde her ikisi de yoktur.
Hücre gelişim evreleri arasındaki morfolojik farkları ayırt etmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Eritrosit membran proteinlerinin yapısal ve fonksiyonel entegrasyonu

Daha Fazla Pratik

Eritrosit membranındaki dikey ve yatay tutunma defektleri sonucunda gelişen Herediter Sferositoz ve Herediter Eliptositoz arasındaki protein farklarını inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 60Soru

Agranülositler grubunda yer alan monositlerin; kemik iliği üretim süreçleri, periferik kan dolaşım kinetikleri ve doku düzeyindeki davranışları dikkate alındığında, bu hücreleri hem nötrofillerden hem de lenfositlerden ayıran temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliğinde nötrofillerde olduğu gibi belirgin bir depolama havuzuna (storage pool) sahip olmamaları ve lenfositlerin aksine dokuya geçtikten sonra kan dolaşımına geri dönmemeleri

Cevap

Monositler, kemik iliğinde nötrofillerin aksine fonksiyonel bir depolama havuzuna sahip değildir ve lenfositlerin aksine dokudan kana geri dönmezler (resirkülasyon yapmazlar).
Monositler, nötrofillerin aksine kemik iliğinde depolanmazlar; üretimden yaklaşık 182418-24 saat sonra dolaşıma çıkarlar. Ayrıca, lenfositlerin karakteristik özelliği olan doku-kan-lenf arasındaki resirkülasyon yeteneğine sahip değildirler; dokuya geçişleri 'tek yönlü' bir yolculuktur.

Adım Adım Çözüm

1
Kemik iliği kinetiğini analiz et.
Nötrofillerin aksine monositlerin kemik iliğinde hazır bekletilen büyük bir depolama havuzu (storage pool) yoktur; üretildikten kısa süre sonra kana salınırlar.
Lökositlerin üretim ve salınım dinamikleri arasındaki farkı anlamak.
2
Doku-kan bariyeri arasındaki hücre hareketini değerlendir.
Lenfositler doku ve kan arasında sürekli resirkülasyon yaparken, monositler dokuya geçtikten sonra makrofajlara dönüşür ve geri dönmezler.
Agranülositlerin yaşam döngüsü farklarını ayırt etmek.
3
Kinetik ve fonksiyonel özellikleri birleştir.
Depolama havuzunun yokluğu monositleri granülositlerden, resirkülasyon yokluğu ise lenfositlerden ayırır.
Doğru ayırıcı özelliği tanımlamak.

Anahtar Kavram

Lökosit Kinetiği ve Mononükleer Fagosit Sistemi (MPS)
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 16Sonraki
Kan ve Lenfoid Sistem Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 3 | Examkin