Soru

Zorluk: Çok zorSu Döngüsü ve Su Ekosistemleri

Bir sucul ekosistemde biyoçeşitlilik; besin maddesi miktarı, güneş ışığın��n erişebilirliği ve suyun fiziksel-kimyasal özellikleri gibi birçok faktöre bağlı olarak dikey ve yatay doğrultuda değişkenlik gösterir. Derin bir göl ekosistemindeki ekolojik bölgeler ve su döngüsü süreçleriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Gölün derinliği arttıkça su basıncı ve tuzluluk oranının dikey doğrultuda artış göstermesi, derin göl tabanlarında (bentik bölge) güneş ışığı olmamasına rağmen biyoçeşitliliğin limnetik bölgeye göre daha zengin olmasını sağlar.
  2. B
    Göl ekosistemindeki besin zincirinde yer alan üreticilerden birincil ve ikincil tüketicilere doğru gidildikçe, organizmalar arasında aktarılan enerji miktarı her basamakta artış gösterdiğinden gölün en derin katmanlarında enerji birikimi yüzey kesimlerden daha fazladır.
  3. C
    Türkiye'deki göl ekosistemlerinin tamamı, Akdeniz iklim kuşağında yer almalarının bir sonucu olarak yaz aylarında artan yağışlarla beslenir ve bu dönemde göl sularının tatlılaşmasıyla biyoçeşitlilik maksimum seviyeye ulaşır.
  4. Su döngüsünün yüzey akışı sürecinde karalardan taşınan mineral ve besin tuzlarının akarsular vasıtasıyla göle ulaştığı ağız kesimleri, besin maddesi yoğunluğunun ve suyun havalanma oranının yüksek olması nedeniyle biyoçeşitliliğin en fazla yoğunlaştığı alanlardır.Cevap
  5. E
    Su döngüsünün yeraltı akışı yoluyla göl tabanından sızan tatlı sular, gölün en derin katmanlarındaki çözünmüş oksijen miktarını artırdığı için profundal (ışık almayan derin) bölge göl ekosisteminde fotosentez yapan üreticilerin en yoğun bulunduğu katmandır.

Cevap

Su döngüsünün yüzey akışı sürecinde karalardan taşınan mineral ve besin tuzlarının akarsular vasıtasıyla göle ulaştığı ağız kesimleri, besin maddesi yoğunluğunun ve suyun havalanma oranının yüksek olması nedeniyle biyoçeşitliliğin en fazla yoğunlaştığı alanlardır.
Akarsuların göllere döküldüğü ağız kısımları, yüzey akışı vasıtasıyla karalardan taşınan besin tuzları ve mineraller bakımından oldukça zengindir. Ayrıca akarsuyun göle döküldüğü bu kesimlerde su sürekli hareket halinde olduğundan havalanma oranı ve çözünmüş oksijen miktarı yüksektir. Bu durum, bu alanları son derece verimli ve biyoçeşitliliği yüksek geçiş (ekoton) bölgeleri haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Akarsu ağızlarının sucul ekosistemler üzerindeki etkisini belirlemek.
Akarsuların göle döküldüğü alanların (nehir ağızları) karasal yüzey akışıyla taşınan mineraller ve besin tuzları bakımından zengin olduğu, ayrıca suyun hareketliliğine bağlı olarak yüksek oksijen barındırdığı tespit edildi.
Su döngüsünün karasal akış aşaması, minerallerin göl ekosistemine taşınmasını sağlar.
2
Göl ekosisteminin dikey tabakalarındaki biyoçeşitlilik faktörlerini analiz etmek.
Derinlikle birlikte güneş ışığının ve sıcaklığın azalması nedeniyle birincil üretimin ve genel biyoçeşitliliğin derin kesimlerde (profundal ve bentik bölgeler) azaldığı ortaya kondu.
Fotosentez için güneş ışığı şarttır; bu nedenle üreticiler gölün ışık alan limnetik bölgesinde yoğunlaşır.
3
Besin piramidindeki enerji aktarım mekanizmasını değerlendirmek.
Besin zincirinde yukarı doğru çıkıldığında enerjinin her basamakta azalarak aktarıldığı (%10 kuralı) ve derin katmanlarda enerji birikiminin yüzeyden fazla olamayacağı belirlendi.
Termodinamik yasaları gereği enerjinin büyük kısmı her basamakta ısı olarak kaybedilir.
4
İklim ve buharlaşma süreçlerinin göl tuzluluğuna etkisini analiz etmek.
Akdeniz iklim bölgesindeki göllerde yaz kuraklığı ve yüksek buharlaşma nedeniyle su seviyesinin azaldığı ve tuzluluğun arttığı, bunun da genel biyoçeşitliliği sınırladığı tespit edildi.
Yaz aylarında yağışın azalması su seviyesini düşürür ve çözünmüş tuz konsantrasyonunu artırır.

Anahtar Kavram

Su ekosistemlerinde biyoçeşitliliğin dağılışını etkileyen fiziksel, kimyasal ve hidrolojik faktörler ile bunların su döngüsü süreçleriyle etkileşimi.
Bu soruyu puanla