Fatih Sultan Mehmet Dönemi'nde divan toplantılarına padişahın başkanlık etmesi usulüne son verilerek bu görev sadrazama devredilmiş, padişahlar ise toplantıları salonun üst kısmında yer alan ve 'Kasr-ı Adl' adı verilen kafesli bir pencere arkasından takip etmeye başlamışlardır.
Bu uygulamanın Osmanlı devlet yönetimi ve Divan-ı Hümayun'un kurumsal yapısı üzerindeki temel sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
- APadişahın yönetimdeki mutlak otoritesinin son bulması ve meşrutiyet rejiminin ilk adımlarının atılması
- BDivan-ı Hümayun'un yasama ve y��rütme yetkilerini tamamen kaybederek yalnızca şer'i davalara bakan bir mahkemeye dönüşmesi
- Divan'ın doğrudan karar alan bir kurul olmaktan ziyade nihai kararı padişaha ait olan bir danışma organı kimliği kazanmasıCevap
- DSadrazamın padişahın onayına ihtiyaç duymaksızın kanunname çıkarma ve bunları doğrudan uygulama hakkı elde etmesi
- ESeyfiye sınıfının idari alandaki etkinliğini kaybetmesiyle kalemiye sınıfının yönetimde tek güç haline gelmesi
Cevap
Divan'ın doğrudan karar alan bir kurul olmaktan ziyade nihai kararı padişaha ait olan bir danışma organı kimliği kazanması
Padişahın divan başkanlığını sadrazama bırakıp kendisinin Kasr-ı Adl arkasından izlemesi, Divan'da alınan kararların padişahın onayına sunulması zorunluluğunu doğurmuştur. Bu durum, Divan'ın son karar mercii olma özelliğini zayıflatmış ve kurulun padişaha bağlı bir danışma organı haline gelmesine yol açmıştır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Fatih Dönemi kurumsal reformları ve Divan-ı Hümayun'un danışma organına dönüşmesi
Tahmini Süre:2m 0s