Soru

Zorluk: ZorDin Felsefesi

Hristiyan düşünür Anselmus, Tanrı'yı "kendisinden daha yücesi tasarlanamayan bir varlık" olarak tanımlar ve bu tanımdan hareketle O'nun hem zihinde hem de zihnin dışındaki gerçeklikte var olması gerektiğini savunur. Çağdaşı keşiş Gaunilo ise bu akıl yürütmeye "Kayıp Ada" örneğiyle karşı çıkar: Zihnimizde her açıdan kusursuz, "kendisinden daha mükemmeli düşünülemeyen bir ada" hayal edebiliriz. Anselmus’un mantığını izlersek, bu adanın sadece zihnimizde kalmayıp dış dünyada da var olması gerekir; çünkü var olmasaydı, gerçekte var olan herhangi bir ada ondan daha mükemmel olurdu. Gaunilo’ya göre bu sonuç saçmadır ve zihinsel bir tasarımdan nesnel bir varoluş çıkarılamaz.

Buna göre Gaunilo'nun eleştirisi, Anselmus'un Tanrı'nın varlığına yönelik argümanının öncelikle hangi yönünü hedef almaktadır?

  1. A
    Düşüncenin nihai bir hakikate ulaşarak derin bir bilgeliğe dönüşmesini ifade eden hikmet kavramı ile felsefenin sorgulayıcı doğasının birbirine karıştırılmasını
  2. B
    İnsanın ahlaki seçimlerindeki irade özgürlüğünü reddeden determinist bakış açısıyla kaderci (fatalist) yaklaşımın teolojik argümanlarla savunulmasını
  3. C
    Tanrı'nın varlığına dair bilginin insan zihninde doğuştan (apriori) bulunduğunu savunan rasyonalist yaklaşım ile deneyimi temel alan empirist anlayışın karıştırılmasını
  4. Zihinsel düzeydeki mantıksal tutarlılığı (doğruluk) temel alan bir tanımdan yola çıkılarak, zihin dışı nesnel bir varoluşun (gerçeklik) zorunlu olarak türetilmesiniCevap
  5. E
    Varlığı bir bütün olarak ele alan felsefi yaklaşım ile onu parçalara ayırarak deneysel yöntemlerle inceleyen bilimsel yaklaşım arasındaki sınırların yadsınmasını

Cevap

Zihinsel düzeydeki mantıksal tutarlılığı (doğruluk) temel alan bir tanımdan yola çıkılarak, zihin dışı nesnel bir varoluşun (gerçeklik) zorunlu olarak türetilmesinin eleştirilmesi
Doğru seçenek, Gaunilo'nun eleştirisinin özünü yansıtmaktadır. Anselmus'un ontolojik kanıtı, Tanrı kavramının zihinsel tanımından (doğruluk/tutarlılık) hareketle O'nun dış dünyada fiilen var olması gerektiği (gerçeklik) çıkarımına dayanır. Gaunilo ise kusursuz bir adanın zihindeki tanımının onun dış dünyada var olmasını gerektirmeyeceğini savunarak, kavramsal tanımlardan nesnel varoluş türetilmesini eleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Anselmus'un ontolojik argümanının temel dayanağını belirleme
Anselmus'un zihindeki 'en yetkin varlık' tanımından yola çıkarak bu varlığın dış dünyada da fiilen var olması gerektiğini (gerçeklik) savunduğu belirlenmiştir.
Argümanın yapısını anlamak, ona yöneltilen eleştirinin hedef noktalarını saptamak için gereklidir.
2
Gaunilo'nun 'Kayıp Ada' eleştirisini analiz etme
Gaunilo'nun, zihinde tasarlanan 'en mükemmel ada' kavramının dış dünyada nesnel olarak bulunmasını zorunlu kılmadığını iddia ettiği görülmüştür.
Anselmus'un mantığının absürt sonuçlara yol açabileceğini gösteren benzetmeyi çözümlemek için bu adım gereklidir.
3
Eleştirinin epistemolojik/ontolojik temelini saptama ve doğru seçeneğe ulaşma
Eleştirinin, zihinsel doğruluk (tanım ve tutarlılık) ile nesnel gerçeklik (dış dünyadaki varoluş) arasındaki geçişin mantıksal olarak geçersiz olduğuna dayandığı tespit edilmiştir.
Seçenekler arasından Gaunilo'nun eleştirisinin felsefi özünü en iyi açıklayan yargıyı bulmak için bu değerlendirme yapılır.

Anahtar Kavram

Ontolojik Kanıt ve Eleştirisi (Anselmus ve Gaunilo Tartışması)
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla