Soru

Zorluk: OrtaDin Felsefesi

İnsan zihni, yapısı gereği yalnızca duyusal deneyim dünyasını ve bu dünyadaki olgusal ilişkileri kavrayabilir. Duyu deneyiminin sınırlarını aşan, denetlenemeyen ve olgusal karşılığı bulunmayan aşkın bir varlık alanı ise rasyonel veya ampirik yöntemlerle ne doğrulanabilir ne de yanlışlanabilir. Bu nedenle, Tanrı'nın varlığı ya da yokluğu gibi metafiziksel konular insan aklının sınırlarının ötesindedir ve bu konularda kesin bir iddiada bulunmaktan kaçınmak felsefi açıdan tek tutarlı yoldur.

Bu parçada dile getirilen felsefi tutum, din felsefesindeki aşağıdaki yaklaşımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

  1. AgnostisizmCevap
  2. B
    Ateizm
  3. C
    Teizm
  4. D
    Deizm
  5. E
    Panteizm

Cevap

Agnostisizm
Parçada, insan zihninin duyusal sınırları aşan aşkın konuları kavrayamayacağı ve Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir yargıda bulunmaktan kaçınılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu görüş, felsefede bilinemezcilik anlamına gelen agnostisizm ile doğrudan örtüşür.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel epistemolojik iddiayı belirleme
İnsan zihninin duyu deneyimini aşan aşkın/metafizik konuları (Tanrı'nın varlığı gibi) doğrulayamayacağı veya yanlışlayamayacağı belirtilmiştir.
Parçanın ana fikrini saptamak, bizi doğru felsefi akıma ulaştıracaktır.
2
Seçeneklerdeki akımların bilgiye ve Tanrı'nın varlığına yaklaşımlarını karşılaştırma
Tanrı'nın varlığı veya yokluğu konusunda kesin bir iddiada bulunmaktan kaçınmayı (bilinemezciliği) savunan akımın agnostisizm olduğu görülür.
Doğru kavrama ulaşmak için seçenekler ile metindeki tanımı eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Agnostisizm (Bilinemezcilik)
Bu soruyu puanla