Malinowski’nin Trobriand Adalıları üzerine yaptığı antropolojik araştırmalarda, yerlilerin iç denizdeki (lagün) güvenli ve öngörülebilir sularda balık avlarken herhangi bir ayin ya da dinsel-büyüsel pratiğe başvurmadıkları; buna karşın tehlikeli, fırtınalı ve belirsizliklerle dolu açık denize çıkarken yoğun ritüeller gerçekleştirdikleri tespit edilmiştir. Benzer şekilde, çağdaş sosyolojik analizlerde de bireylerin çaresizlik, ölüm riski, büyük yıkımlar veya açıklanamayan travmatik doğa olayları karşısında dinsel inançlara yönelerek bir sığınak aradıkları görülür.
Bu parçada yer alan tespit ve gözlemler, din kurumunun aşağıdaki toplumsal ya da bireysel işlevlerinden hangisini doğrudan örneklendirmektedir?
- AToplumsal roller arasındaki çatışmaları azaltarak bireyin sadece resmi normlara uymasını zorunlu kılması
- BKültürel ögelerin nesilden nesile aktarılmasını sağlayarak toplumsal kültürleşme sürecini sınırlandırması
- Bireyin hayatın belirsizlikleri ve krizleri karşısında anlam arayışına yanıt vererek varoluşsal teselli sağlamasıCevap
- DToplumda statü ve rol dağıl��mını belirleyerek bireylerin dikey hareketlilik yapmasını tamamen engellemesi
- EToplumsal kontrolü sağlamak amacıyla bireyleri geniş aile yapısı içinde kalmaya zorlaması
Cevap
Bireyin hayatın belirsizlikleri ve krizleri karşısında anlam arayışına yanıt vererek varoluşsal teselli sağlaması
Parçada Trobriand Adalılarının açık denizdeki belirsizlik ve tehlike durumlarında ritüellere sığınması ile modern insanların ölüm ve afetler gibi kriz durumlarında inanç sistemlerine yönelmesi örneklenmektedir. Bu durum, din kurumunun bireylere hayatın kontrol edilemeyen, öngörülemeyen yönleri karşısında bir açıklama sunarak varoluşsal bir anlam kazandırma ve teselli etme işlevine (anlam kazandırıcı işlev) işaret eder. Dolayısıyla bireyin hayatın belirsizlikleri karşısındaki anlam arayışını ve varoluşsal güven ihtiyacını karşılayan seçenek doğrudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Dinin anlam kazandırıcı (varoluşsal) işlevi