Milli Edebiyat Dönemi Türk şiirinde hece ölçüsünü ve sade Türkçeyi savunan milliyetçi/memleketçi şiirlerin yanı sıra; estetik kaygıyı ön planda tutan saf (öz) şiir ve sokaktaki insanın yaşantısını, toplumsal dertleri hikaye eder gibi anlatan manzumeler de yer bulmuştur.
Buna göre, aşağıdaki dizelerin hangisinin 'halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume' anlayışıyla yazıldığı söylenebilir?
- Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp
Geçerken onca fakîrâne bir sokaktan ben,
Sokak çamur içinde; sırtında bir küfe...Cevap - BDönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç;
Bu son fasıldır ey ömrüm, nasıl geçersen geç!
Cihana bir daha gelmek hayal edilse bile,
Avunmak istemeyiz böyle bir teselliyle. - CBaşka sanat bilmeyiz, karşımızda dururken
Yazılmamış bir destan gibi Anadolu'muz.
Arkadaş, biz bu yolda türküler tuttururken
Sana uğurlar olsun... Ayrılıyor yolumuz! - DAğır ağır çıkacaksın bu merdivenlerden,
Eteklerinde güneş rengi bir yığın yaprak,
Ve bir zaman bakacaksın semaya ağlayarak... - EBir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,
Eşini gaib eyleyen bir kuş
gibi karlar
Geçerken ağlar...
Cevap
Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp diye başlayan ve sıradan bir sokaktaki fakir bir çocuğun küfe taşıma hikayesini anlatan dizeler halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume anlay��şıyla yazılmıştır.
'Beş on gün oldu ki, mu’tâda arkalanıp...' dizeleri Mehmet Âkif Ersoy'un 'Küfe' şiirinden alınmıştır. Sokaktaki sıradan insanların yaşam mücadelesini, günlük hayatın gerçekliğini konuşma dilinin doğallığıyla ve hikaye (manzume) formunda aktarması nedeniyle 'halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume' anlayışına tam olarak uymaktadır.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Milli Edebiyat Dönemi'nde halkın yaşayışını ve değerlerini yansıtan manzume anlayışı ve Mehmet Âkif Ersoy
Tahmini Süre:2m 0s