Soru

Zorluk: ZorBilim Felsefesi

Mantıkçı pozitivistlere göre, bir önermenin anlamlı ve dolayısıyla bilimsel olabilmesi, onun olgusal olarak doğrulanabilmesine bağlıdır. Doğrulanamayan önermeler metafizikseldir ve bilim dışı kabul edilmelidir. Karl Popper ise bu yaklaşıma karşı çıkarak tümevarım yöntemiyle nihai bir doğrulamaya ulaşmanın mantıksal olarak imkânsız olduğunu savunur. Ona göre, ne kadar çok beyaz kuğu gözlemlersek gözlemleyelim, bu durum 'Bütün kuğular beyazdır.' önermesinin doğruluğunu kesin olarak kanıtlamaz; çünkü gelecekte siyah bir kuğunun ortaya çıkma olasılığı her zaman mevcuttur. Bu nedenle bilimsel olanı olmayan ayırt etmede ölçüt doğrulama değil, kuramın hangi koşullarda geçersiz kılınabileceğinin ortaya konması, yani yanlışlanabilirliktir.

Bu parçaya göre Karl Popper'ın sınır çekme (demarkasyon) problemi bağlamında mantıkçı pozitivizme yönelttiği temel eleştiri aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Tümevarımsal doğrulama yönteminin mantıksal açıdan kesin bilgi sağlayamayacağı ve bilimsellik sınırı için yanlışlanabilirlik ölçütünün esas alınması gerektiğiCevap
  2. B
    Bilimsel önermelerin doğruluğunun, dış dünyada karşılık geldiği gerçeklik durumunun mutlak ve değişmez yapısıyla karıştırılması
  3. C
    Bilimin olgusal alana dair açıklamaları ile metafiziğin varlığı bir bütün olarak ele alma çabasının aynı yöntemsel potada eritilmesi
  4. D
    Deney ve gözlem yoluyla elde edilen duyusal verilerin rasyonalist bir bakış açısıyla tamamen akli doğrulara indirgenerek açıklanması
  5. E
    Bilimsel kuramların ortaya koyduğu göreli do��ruların, insanlığın evrensel ve mutlak bilgeliğe (hikmete) ulaştığı iddiasıyla eş değer tutulması

Cevap

Tümevarımsal doğrulama yönteminin mantıksal açıdan kesin bilgi sağlayamayacağını ve bilimsellik sınırı için yanlışlanabilirlik ölçütünün esas alınması gerektiğini belirten ifade.
Karl Popper parçada, mantıkçı pozitivistlerin 'doğrulanabilirlik' ilkesine dayanarak bilimsel önermeleri metafiziksel önermelerden ayırma girişimini eleştirmektedir. Popper, tümevarım yöntemiyle nihai doğrulamaya ulaşmanın mantıksal olarak imkânsız olduğunu, çünkü gelecekteki gözlemlerin geçmişteki gözlemleri yalanlayabileceğini savunur. Bu nedenle bilimsel olmanın ölçütünün doğrulama değil, kuramın yanlışlanabilme açık kapısı barındırması olduğunu ifade eder. Dolayısıyla doğru yanıt, tümevarımsal doğrulamanın kesin bilgi vermeyeceğini ve yanlışlanabilirliğin ölçüt olması gerektiğini savunan ifadedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mantıkçı pozitivizmin bilimsellik ölçütü olan doğrulanabilirlik ve bunun dayandığı tümevarım yöntemi analiz edilir.
Tümevarımın gözlemlerden hareketle kesin genel yasalara ulaşmada mantıksal bir güvence sunmadığı saptanır.
Popper'ın pozitivizme yönelttiği yöntemsel eleştirinin temelini anlamak için.
2
Popper'ın beyaz ve siyah kuğu örneği üzerinden geliştirdiği argüman incelenir.
Gelecekteki tek bir olumsuz gözlemin (siyah kuğu), geçmişteki tüm doğrulayıcı verileri geçersiz kılabileceği fark edilir.
Doğrulama ölçütünün neden yetersiz kaldığını mantıksal olarak temellendirmek için.
3
Popper'ın önerdiği alternatif sınır çekme (demarkasyon) ölçütü tespit edilir.
Bilimselliğin ölçütünün doğrulanabilirlik değil, yanlışlanabilirlik olması gerektiği sonucuna ulaşılır.
Parçadan çıkarılabilecek nihai felsefi sonucu belirlemek için.

Anahtar Kavram

Karl Popper'ın yanlışlanabilirlik ilkesi ve sınır çekme problemi
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla