Bir edebiyat araştırmacısı, Servet-i Fünun şiirinin estetik ve tematik sınırlarını belirlemek amacıyla Tevfik Fikret ve Cenap Şahabettin’in eserleri üzerinden bir karşılaştırma hazırlamaktadır. Araştırmacı, çalışmasında şu metinlere ve bu metinlerin günümüz Türkçesindeki karşılıklarına (dil içi çevirilerine) yer verir:
**I. Metin (Tevfik Fikret - *Promete*):**
*Al, elinden o ateş parçasını,*
*Git, çocuk, git o görünmez ocağa;*
*Besle sırtında ışık bohçasını...*
*(Dil içi çevirisi: Ey genç, o medeniyet ve irfan ateşini al; o görünmez bilgi kaynağına git ve sırtında insanlığa yön verecek ışık yükünü taşıyarak yurduna dön.)*
**II. Metin (Cenap Şahabettin - *Elhan-ı Şita*):**
*Bir beyaz lerze, bir dumanlı uçuş,*
*Eşini gaib eyleyen bir kuş*
*Gibi kar...*
*(Dil içi çevirisi: Beyaz bir titreyiş, dumanlı bir uçuşla; eşini kaybetmiş bir kuş gibi süzülerek yağan kar...)*
Bu iki metin ve şairlerin genel edebî çizgileri göz önünde bulundurulduğunda, şairlerin şiir anlayışlarına dair aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ATevfik Fikret, birinci metinde parnasyen bir biçim titizliği sergilemiş; Batı mitolojisinden aldığı sembolik bir figür üzerinden gençliğe toplumsal bir idealizm ve aydınlanma düşüncesini aşılamayı hedeflemiştir.
- BCenap Şahabettin, ikinci metinde sembolist duyarlılıkla bir tabiat olayını müzikal bir ahenk, zengin imgeler ve alışılmamış bağdaştırmalar eşliğinde bireysel bir estetikle yansıtmıştır.
- CHer iki şair de Tanzimat’ın ikinci döneminde Recaizade Mahmut Ekrem’in savunduğu 'kulak için kafiye' anlayışını benimseyerek divan şiirinin geleneksel şekilsel sınırlamalarını aşmışlardır.
- DTevfik Fikret, şiirinde kelimelerle resim yapma eğilimini toplumsal eleştiri ve gelecek inancıyla sentezlerken Cenap Şahabettin, musiki ve duygu çağrışımlarını ön planda tutarak sanatı sadece estetik bir haz aracı olarak görmüştür.
- Cenap Şahabettin, şiir görüşünü 'sanat şahsi ve muhteremdir' ilkesi üzerine kurarak saf şiire ulaşmaya çalışmış; Tevfik Fikret ise toplumsal konulara yöneldiği dönemde Muallim Naci’nin 'göz için kafiye' kuralına sadık kalıp şiir dilini tamamen sadeleştirerek halka yönelmiştir.Cevap