Uygurların resmi yazıtlarından Karabalgasun Yazıtı'nda yer alan; *"Bu dinin (Maniheizm) kabulünden önce et yiyen ve kan içen bir millet idik, şimdi ise sebze yiyen ve pirinçle beslenen bir millet olduk. Çadırlar yerine saraylar ve şehirler kurduk..."* ifadeleri ile dönemin sosyo-ekonomik gelişmeleri dikkate alındığında, yerleşik yaşama geçişin Uygur Devleti ve toplumu üzerindeki etkileri hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
- ATarımsal faaliyetlerin başlamasıyla birlikte mülkiyet ilişkileri değişmiş, bu durum ticaret ve borçlar hukukuna dair ilk yazılı sözleşmelerin hazırlanmasına zemin hazırlamıştır.
- BManiheizm'in getirdiği ibadet ve beslenme kuralları, konut ve tapınak mimarisinin gelişmesinde ve yerleşim düzeninin kalıcı hale gelmesinde doğrudan rol oynamıştır.
- CSanat anlayışında köklü bir değişim yaşanmış; taşınabilir araç-gereç sanatı yerini fresk, heykel ve duvar resmi gibi kalıcı ve yerleşik mekanlara özgü sanat dallarına bırakmıştır.
- Geleneksel Türk veraset sistemi ve kut inancı tamamen terk edilerek, teokratik ögelerden arındırılmış seküler bir devlet yönetimi benimsenmiştir.Cevap
- ESavunma ve askeri stratejiler değişmiş; göçebe dönemdeki geri çekilme ve yıpratma taktiklerinin yerini surlarla çevrili kentleri ve yerleşik alanları korumaya yönelik savunma savaşı almıştır.
Cevap
Geleneksel Türk veraset sistemi ve kut inancı tamamen terk edilerek, teokratik ögelerden arındırılmış seküler bir devlet yönetimi benimsenmiştir.
Uygurlar yerleşik yaşama geçtikten ve Maniheizm dinini benimsedikten sonra da Türk devlet geleneğinin temelini oluşturan egemenliğin tanrısal kaynaklı olması (kut) inancını ve veraset sistemini korumuşlardır. Hükümdarlar unvanlarında 'Tengride Kut Bulmuş' ifadesini kullanmaya devam etmişlerdir. Dolayısıyla devlet yönetiminin tamamen sekülerleştiği ve kut inancının bittiği söylenemez.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Uygurlarda Yerleşik Yaşam ve Kültürel Değişim
Tahmini Süre:2m 0s