İslam düşünce tarihinde Hz. Muhammed'in konumu ele alınırken, onun hem vahiy alan bir elçi (resul) hem de toplum içinde yaşayan bir insan (beşer) olduğu vurgulanır. Tarihsel süre��te bu iki yönün sınırlarının doğru tayin edilememesi, ifrat ve tefrit boyutunda çeşitli dinî yorumların ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır. Örneğin, onun peygamberlik y��nünü tamamen göz ardı edip onu sıradan bir postacı gibi gören yaklaşım ile onun beşerî sınırlarını aşındırarak ona aşkın/ilahüstü nitelikler atfeden yaklaşım İslam'ın tevhit ilkesiyle çelişmektedir. Bu bağlamda, Hz. Muhammed’in peygamberlik yönünün doğru anlaşılması, dinin hem korunması hem de pratik hayatta uygulanabilmesi için hayati önem taşımaktadır.
Buna göre, Hz. Muhammed’in hayatından verilen;
I. Vahyi yalnızca insanlara iletmekle kalmayıp onu kendi hayatında uygulayarak somutlaştırması ve açıklaması,
II. Toplumsal meselelerde vahiy dışı konularda da kendi görüşlerini beyan edebilmesi ve gerektiğinde sahabeyle istişare etmesi,
III. Kur'an'ın genel ilkelerini pratik hayata aktarırken dinî konularda hüküm koyma (teşri) yetkisinin bulunması
durumlarından hangileri doğrudan onun peygamberlik (risalet) yönüyle ilişkilidir?
- AYalnız I
- BYalnız II
- CI ve II
- I ve IIICevap
- EI, II ve III