Soru

Zorluk: ZorMilli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri

I. Şiir:

*Güzel dil Türkçe bize,*
*Başka dil gece bize.*
*İstanbul konuşması*
*En tatlı hece bize.*

II. Şiir:

*Artık demir almak günü gelmişse zamandan,*
*Meçhule giden bir gemi kalkar bu limandan.*
*Hiç yolcusu yokmuş gibi sessizce alır yol;*
*Sallanmaz o kalkışta ne bir mendil ne bir kol.*

Milli Edebiyat Dönemi şiir anlayışlarını yansıtan bu iki şiir örneği göz önünde bulundurulduğunda aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    I. şiir, Yeni Lisan makalesinde ortaya konan sade dil ve hece ölçüsüyle yazma ilkelerini örneklerken II. şiir, aruz ölçüsünü Türkçeye başarıyla uygulayan saf şiir anlayışını temsil etmektedir.
  2. B
    I. şiirin şairi, şiiri milli ve fikri bir düşünceyi yaymada araç olarak görürken II. şiirin şairi, şiirde öğreticilikten ziyade estetik mükemmelliği ve musikiyle sağlanan ahengi aramıştır.
  3. II. şiir, sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntılarını şiire aktarmayı amaçlayan manzum hikâye geleneğinin temsilcisidir.Cevap
  4. D
    I. şiirde hece ölçüsüyle birlikte halk edebiyatı geleneğine ait dörtlük birimi kullanılırken II. şiirde aruz ölçüsüyle birlikte beyit nazım birimi tercih edilmiştir.
  5. E
    Her iki şiirde de dönemin dil anlayışına uygun olarak Arapça ve Farsça tamlamalardan kaçınılmış, Türkçenin söz varlığı temel alınmıştır.

Cevap

İkinci şiirin sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntılarını yansıtan manzum hikâye geleneğinin temsilcisi olduğunu belirten ifade yanlıştır.
İkinci şiir, Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçısı Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Sessiz Gemi' adlı şiirinden alınmıştır. Bu şiir, ölüm ve ayrılık temasını sembolik, lirik ve estetik bir dille ele alan 'saf (öz) şiir' anlayışının en önemli örneklerindendir. Sokaktaki sıradan insanın günlük yaşam mücadelesini ve toplumsal sıkıntıları realizm akımının etkisiyle manzum hikâye formunda şiire taşıyan sanatçı ise dönemin diğer bir bağımsız ismi olan Mehmet Âkif Ersoy'dur. Yahya Kemal, şiirlerinde toplumsal sorunları doğrudan konu edinmemiş, saf şiir estetiğine bağlı kalmıştır. Dolayısıyla ikinci şiirin manzum hikâye geleneğinin temsilcisi olduğunu belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiirin dil, biçim ve tema özellikleri incelenerek hangi anlayışa ait olduğu belirlenir.
Birinci şiir sade dille, 7'li hece ölçüsüyle yazılmış didaktik bir metindir. Ziya Gökalp'in 'Lisan' şiirinden alınan bu parça, Milli Edebiyat Dönemi'nin sade dil ve hece ölçüsü anlayışını temsil eder.
Şiirlerin hangi edebi anlayışa ait olduğunu belirlemek, seçeneklerdeki karşılaştırmaları doğru değerlendirmek için ilk adımdır.
2
İkinci şiirin dil, ahenk ve tema özellikleri incelenerek edebi kimliği tespit edilir.
İkinci şiir Yahya Kemal Beyatlı'nın 'Sessiz Gemi' şiiridir. Aruz ölçüsüyle ve beyitlerle yazılmış, ölüm temasını imgesel ve ahenkli bir dille işleyen bir 'saf şiir' örneğidir.
Yahya Kemal'in bağımsız edebi duruşunu ve aruz-saf şiir tercihini belirlemek, yanlış seçeneği ayırt etmek için gereklidir.
3
Milli Edebiyat Dönemi bağımsız sanatçılarının üslup özellikleri karşılaştırılarak yanlış yargı tespit edilir.
İkinci şiir için 'sokaktaki insanın günlük yaşam mücadelesini manzum hikaye tarzında işleyen realist şiir' tanımı yapılmıştır. Oysa bu tanım Yahya Kemal'e değil, diğer bağımsız isim olan Mehmet Âkif Ersoy'a uymaktadır.
Dönemin iki büyük bağımsız sanatçısı olan Yahya Kemal ile Mehmet Âkif arasındaki üslup ve poetika farkını ortaya koyarak doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi'ndeki farklı şiir anlayışları ve bağımsız sanatçıların (Yahya Kemal ve Mehmet Âkif) üslup özellikleri.
Bu soruyu puanla