Milli Edebiyat Dönemi'nde Türk şiiri; hece veznini ve sade dili savunan memleketçi şiir, aruzu ve estetik mükemmelliği ön planda tutan saf şiir ve toplumsal meseleleri manzum hikayelerle işleyen sosyal-realist şiir olmak üzere farklı yönelimlerle gelişmiştir.
Aşağıda sol sütunda verilen şairleri, sağ sütunda verilen şiir anlayışları ve sanatsal yönelimleriyle eşleştiriniz.
- Yahya Kemal BeyatlıEserlerinde "deruni ahenk" ve "imtidat" kavramlarına önem vererek Türkçe konuşulan dili aruzun kalıplarıyla musiki halinde birleştirmeyi amaçlamış; şiiri "ritmik bir söz sanatı" olarak tanımlayıp sadece tek bir şiirinde hece ölçüsünü tercih etmiştir.
- Ziya Gökalp"Turan" ve "Lisan" gibi teorik metin niteliği taşıyan şiirlerinde, sanatsal kaygılardan ziyade "halka doğru" gitme amacı gütmüş; heceyi ve sade dili milli bir mefkurenin inşası için didaktik bir enstrüman olarak konumlandırmıştır.
- Mehmet Âkif Ersoy"Seyfi Baba" ve "Küfe" gibi eserlerinde görüldüğü üzere, toplumsal gerçekliği realist bir gözlemle şiirleştirmiş; sokaktaki sıradan insanın konuşmasını aruzun sınırları içinde tiyatral bir dille aktarmıştır.
- Faruk Nafiz ÇamlıbelBireysel duyarlılıkla başladığı sanat hayatında heceye yönelerek "Çoban Çeşmesi" ve "Han Duvarları" gibi eserleriyle memleket coğrafyasını ve Anadolu insanının duygu dünyasını lirik bir ger��ekçilikle destanlaştırmıştır.
Cevap
Yahya Kemal Beyatlı - saf şiir anlayışı; Ziya Gökalp - didaktik Türkçülük anlayışı; Mehmet Âkif Ersoy - realizmi aruzla birleştiren sosyal şiir anlayışı; Faruk Nafiz Çamlıbel - lirik memleketçi şiir anlayışı.
Şairlerin edebi duruşları, kullandıkları vezinler, benimsedikleri edebi akımlar (realizm, parnasizm/sembolizm) ve yazdıkları ikonik eserler (Ok, Turan, Lisan, Seyfi Baba, Küfe, Çoban Çeşmesi, Han Duvarları) tanımlarla eksiksiz ve hatasız bir şekilde eşleşmektedir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Milli Edebiyat Dönemi Şiir Anlayışları ve Temsilcileri