İnsan Fizyolojisi

271 soru

Soru 61Soru

İnsan kulağının yapısı ve işitme fizyolojisi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üzengi kemiğinin oval pencereye uyguladığı titreşimler, vestibular kanaldaki perilimf sıvısında basınç dalgaları oluşturur.

Cevap

Üzengi kemiğinin oval pencereye uyguladığı titreşimler sonucunda vestibular kanaldaki perilimf sıvısında basınç dalgaları oluşur.
Üzengi kemiği, orta kulaktaki mekanik titreşimlerin son durağıdır ve oval pencereye temas eder. Oval pencerenin iç tarafında salyangozun vestibular kanalı yer alır. Dolayısıyla üzenginin hareketi, bu kanaldaki perilimf sıvısının dalgalanmasına (basınç dalgasına) sebep olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sesin iletim yolunu analiz etme
Ses dalgaları kulak kepçesiyle toplanır, kulak zarı ve orta kulak kemikleriyle (çekiç, örs, üzengi) güçlendirilir.
Mekanik enerjinin iç kulağa aktarılması için kemik köprüye ihtiyaç vardır.
2
İç kulaktaki sıvı hareketini inceleme
Üzengi kemiği oval pencereyi titreştirir, bu da vestibular kanal içindeki perilimf sıvısında dalgalanmaya yol açar.
Sıvı dalgaları, Korti organındaki reseptörlerin uyarılması için gereken ortamı sağlar.
3
İmpuls iletim yolunu değerlendirme
Oluşan impulslar işitme siniriyle talamusa, oradan da temporal lobdaki (beyin kabuğu) işitme merkezine gider.
Beynin duyusal entegrasyon merkezi olan talamus, koku hariç tüm duyular için bir uğrak noktasıdır.

Anahtar Kavram

İşitme Fizyolojisi ve Kulak Anatomisi

Daha Fazla Pratik

İç kulaktaki dengeden sorumlu yapılar (kesecik, tulumcuk, yarım daire kanalları) ile işitmeden sorumlu kohlea arasındaki fonksiyonel farkları tekrar edebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 62Soru

İskelet kaslarının kasılma mekanizmasını açıklayan "Huxley’in Kayan İplikler Modeli"ne göre, gevşeme halindeki bir sarkomerin kasılma evresine geçişi sürecinde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: A bandının boyunun sabit kalması

Cevap

İskelet kasının kasılması sırasında sarkomerdeki A bandının boyu değişmeden sabit kalır.
Kayan İplikler Modeli'ne göre, kasılma sırasında aktin ve miyozin filamentlerinin boyu değişmez. A bandı, miyozin filamentlerinin kapladığı bölgeyi temsil ettiği için, miyozin boyu sabit kaldığından A bandının boyu da kasılma ve gevşeme sırasında her zaman sabit kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayan İplikler Modeli'ne göre filamentlerin yapısını analiz etme
Aktin ve miyozin filamentlerinin boyunun kasılma sırasında değişmediği belirlenir.
Bu modelde kasılma, protein iplikçiklerinin kısalmasıyla değil, birbirleri üzerinde kaymasıyla gerçekleşir.
2
Bantlardaki değişimleri değerlendirme
Z çizgilerinin birbirine yaklaşmasıyla I ve H bantlarının daraldığı, sarkomer boyunun kısaldığı görülür.
Aktinler miyozinlerin üzerine kayınca aradaki boşluklar kapanır.
3
A bandının tanımını kontrol etme
A bandının boyu miyozin filamentinin boyuna eşit olduğu için değişmediği sonucuna varılır.
Miyozin filamentleri yapısal olarak kısalmadığı için onları kapsayan bölge olan A bandı sabit kalır.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli ve Sarkomer Değişimleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 63Soru

İskelet kaslarında bir sinirsel uyarının etkisiyle gerçekleşen kasılma sürecindeki olayları, uyarının motor uç plağa ulaşmasından itibaren gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İskelet kasının kasılma süreci; asetilkolin salgılanması, sarkolemmada aksiyon potansiyeli oluşumu, T-tüpleri aracılığıyla kalsiyum salınımı, kalsiyumun troponine bağlanması ve son olarak aktin-miyozin etkileşimiyle gerçekleşen kayma hareketi şeklinde sıralanır.
Doğru sıralama, uyarının önce nörondan kasa geçmesini, ardından kas zarında yayılarak iç organelleri (sarkoplazmik retikulum) etkilemesini ve son olarak proteinlerin birbiri üzerinde kaymasını ifade eder. Bu süreç; salgılanma, uyarılma, iyon yayılımı ve protein etkileşimi mantığına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Sinirsel uyarının kimyasal iletiye dönüşümü
Sinaptik boşluğa asetilkolin salınır.
Uyarı nörondan kas hücresine nörotransmitterler aracılığıyla geçer.
2
Kas hücresinin elektriksel uyarılması
Sarkolemmada (hücre zarı) aksiyon potansiyeli başlar.
Asetilkolin reseptörlere bağlanarak zarı depolarize eder.
3
Hücre içi iyon salınımı
Sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum iyonları serbest bırakılır.
T-tüpleri elektriksel uyarıyı sarkoplazmik retikuluma ileten kanallardır.
4
Kasılma proteinlerinin etkileşimi
Aktin filamentleri üzerindeki miyozin bağlanma bölgeleri açılır.
Kalsiyum iyonlarının troponine bağlanması, engelleyici yapıların (tropomiyozin) yer değiştirmesini sağlar.
5
Kayma mekanizması (Huxley Teorisi)
Aktinler miyozinler üzerinde kayar ve sarkomer boyu kısalır.
Miyozin başlarının ATP harcayarak aktini çekmesi fiziksel kasılmayı tamamlar.

Anahtar Kavram

Kas Kasılmasının Fizyolojik Aşamaları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 64Soru

Çizgili bir kasın kasılması sürecini açıklayan "Kayan İplikler Modeli"ne göre, sarkomerde meydana gelen değişimler incelendiğinde aşağıdakilerden hangisinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasılma sırasında I bandının daralması ve A bandının boyunun değişmeden kalması

Cevap

Kasılma sırasında I bandının daralması ve A bandının boyunun değişmeden kalması doğrudur.
Çizgili kasların kasılması sırasında aktin filamentleri miyozin filamentleri üzerinde merkeze doğru hareket eder. Bu süreçte sadece aktinlerin bulunduğu I bandı daralır. A bandı ise miyozin filamentlerinin tüm uzunluğunu kapsadığı ve miyozinlerin boyu değişmediği için sabit kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Sarkomer yapısındaki bantların neyi temsil ettiğini belirleme
A bandı miyozin filamentinin boyunu, I bandı sadece aktinlerin bulunduğu bölgeyi, H bandı ise sadece miyozinlerin bulunduğu bölgeyi temsil eder.
Modeli analiz edebilmek için yapısal bileşenlerin sınırlarını bilmek gerekir.
2
Kasılma sırasında gerçekleşen mekanik hareketin yönünü analiz etme
Aktin filamentleri miyozinlerin üzerinde sarkomerin merkezine (H bandına doğru) kayar.
Bu hareket, Z çizgilerinin birbirine yaklaşmasına ve sarkomerin kısalmasına yol açar.
3
Hareketin bantlar üzerindeki etkisini değerlendirme
I bandı ve H bandı daralır, A bandı (miyozin boyu) sabit kalır, aktin ve miyozin ipliklerinin kendi boyları değişmez.
Filamentlerin boyu sabittir, sadece konumları ve üst üste binme miktarları değişir.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli

Daha Fazla Pratik

Kasılma sırasında gerçekleşen kimyasal olayların (kalsiyum salınımı, ATP harcanması) sırasını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 65Soru

Huxley'in Kayan Filamanlar Modeli'ne göre, çizgili bir kasın kasılması sürecinde sarkomerde meydana gelen değişimler ile bu değişime uğrayan yapıları eşleştirmeniz istenmektedir. Aşağıdaki yapıları kasılma sırasındaki durumlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

A bandı
I bandı
H bandı
Aktin ve miyozin proteinleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: A bandı miyozin boyuna eşit olduğu için değişmez; I bandı aktinlerin hareketiyle daralır; H bandı aktinler arası boşluk olduğu için küçülür; aktin ve miyozin filamentlerinin ise boyu asla değişmez.
Kayan Filamanlar Modeli'ne göre A bandı (miyozin boyu) ve filamentlerin (aktin-miyozin) kendi boyları değişmezken; I bandı, H bandı ve sarkomerin toplam boyu daralır.

Adım Adım Çözüm

1
A bandının kapsamını belirle.
A bandı miyozin filamentinin boyuna eşittir.
Miyozin filamentleri yapısal olarak kısalmadığı için A bandı genişliği sabit kalır.
2
I ve H bandındaki değişimleri analiz et.
Aktinlerin merkeze kaymasıyla I ve H bölgeleri daralır.
Bu bölgeler filamentlerin birbiriyle örtüşmediği 'boşlukları' temsil eder; örtüşme arttıkça boşluklar azalır.
3
Filamentlerin (proteinlerin) boyunu değerlendir.
Aktin ve miyozin proteinlerinin boyu sabit kalır.
Kayan Filamanlar Modeli'ne göre kasılma, proteinlerin kısalması değil, birbirleri üzerinde kayması olayıdır.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan Filamanlar Modeli
Soru 66Soru

İskelet kaslarının kasılma mekanizmasını açıklayan 'Kayan İplikler Modeli'ne göre, bir sarkomerin kasılması sürecinde gerçekleşen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktin ve miyozin filamentlerinin her birinin boyu kısalır.

Cevap

Kasılma sırasında aktin ve miyozin filamentlerinin boyunun kısalacağı ifadesi yanlıştır; bu ipliklerin boyu kasılma ve gevşeme sırasında sabit kalır.
Kayan iplikler modelinde en kritik nokta, aktin ve miyozin filamentlerinin boylarının asla değişmemesidir. Kasılma, aktinlerin miyozinler üzerinde kayarak merkeze yaklaşması sonucu sarkomerin kısalmasıdır. Bu nedenle filamentlerin boyunun kısalacağını belirten ifade biyolojik olarak yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayan İplikler Modeli'ndeki temel kuralı hatırla.
Huxley'in modeline göre kasılma, protein iplikçiklerinin boyca kısalmasıyla değil, birbirleri üzerinde kaymasıyla gerçekleşir.
Modelin özü, filamentlerin (aktin ve miyozin) sabit uzunlukta kalmasıdır.
2
Sarkomer üzerindeki bantların değişimini analiz et.
Z çizgileri yaklaşır (Sarkomer kısalır), I ve H bantları daralır, A bandı (miyozin boyu) değişmez.
Aktinlerin merkeze (M çizgisine) doğru hareketi bu görsel değişimlere yol açar.
3
Kasın fiziksel bütünlüğünü değerlendir.
Kasın boyu kısalırken eni artar, ancak toplam hacim ve kütle korunur.
Madde eklenmesi veya çıkarılması söz konusu olmadığı için kütle ve hacim sabittir.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli

Daha Fazla Pratik

Gevşeme sırasında gerçekleşen olayları (Z çizgilerinin uzaklaşması, H bandının tekrar görünür olması) bu model üzerinden tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 67Soru

Çizgili bir kasın uyarılması ve kasılması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, uyarının motor nörondan kas hücresine iletilmesinden itibaren ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; asetilkolin salgılanması, kas zarı boyunca impulsun yayılması, sarkoplazmik retikulumdan kalsiyum iyonlarının salınması, kalsiyumun troponine bağlanması ve son olarak aktin ile miyozin filamentlerinin birbiri üzerinde kayması şeklinde gerçekleşir.
Süreç, sinirsel bir uyarı (asetilkolin) ile başlar, ardından elektriksel bir yanıt (aksiyon potansiyeli), iyonik bir değişim (kalsiyum salınımı), moleküler bir etkileşim (troponin bağlanması) ve en son mekanik bir hareket (filamentlerin kayması) ile tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kimyasal Uyarılma
Asetilkolin (ACh) salınımı
Sinirsel uyarının kas hücresine iletilmesi için nörotransmitterlerin sinaptik boşluğa bırakılması gerekir.
2
Elektriksel Değişim
Aksiyon potansiyeli
ACh'nin reseptörlere bağlanması kas hücresi zarında depolarizasyona yol açar.
3
İyonik Aktivasyon
Kalsiyum (Ca2+Ca^{2+}) yayılımı
Elektriksel sinyal, SR kanallarını açarak iyonların sitoplazmaya (sarkoplazma) geçmesini sağlar.
4
Moleküler Hazırlık
Bağlanma bölgelerinin açılması
Kalsiyumun troponine bağlanması, miyozin başının aktine tutunmasını engelleyen tropomiyozin bariyerini kaldırır.
5
Mekanik Kasılma
Sarkomerin kısalması
Huxley'in Kayan İplikler Modeli'ne göre, aktinler miyozinler üzerinde kayarak kas boyunu kısaltır.

Anahtar Kavram

Huxley Kayan İplikler Modeli ve Kas Kasılmasının Fizyolojisi
Soru 68Soru

İnsan vücudundaki kemik dokunun yapısını oluşturan birimler ile bu birimlerin temel özellikleri arasındaki eşleştirmeleri yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osteosit
Periost
Havers Kanalı
Volkmann Kanalı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osteosit, lakünlerde bulunan kemik hücreleriyle; Periost, kemiğin enine büyümesini sağlayan zarla; Havers kanalı, boyuna uzanan kan damarı yollarıyla; Volkmann kanalı ise bu kanalları birbirine bağlayan enine yollarla eşleşir.
Kemik dokunun anatomik yapısında hücreler (osteosit), kan damarı taşıyan kanal sistemleri (Havers ve Volkmann) ve dış koruyucu/büyütücü tabaka (periost) belirli işlevlere sahiptir. Osteositlerin lakünlerde bulunması, periostun enine büyümeyi sağlaması ve kanalların (Havers-boyuna, Volkmann-enine) kemiğin canlılığını sürdürmesi doğru biyolojik tanımlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Kemik hücrelerinin adlandırılmasını belirleme.
Osteositlerin kemik hücreleri olduğu ve lakünlerde bulunduğu tespit edilir.
Hücresel düzeydeki yapıların tanınması temel bilgidir.
2
Kemiği dıştan saran ve büyümesini sağlayan yapıyı tanımlama.
Periostun kemiğin enine büyümesi ve onarımından sorumlu dış zar olduğu belirlenir.
Periost ve epifiz plağı (boyuna büyüme) arasındaki ayrımın yapılması gerekir.
3
Sert kemik dokudaki kanal sistemini analiz etme.
Boyuna uzananların Havers, bunları birbirine bağlayan enine olanların Volkmann kanalları olduğu ayırt edilir.
Kemik doku mikroskobik anatomisinin (osteon yapısı) kavranması sağlanır.

Anahtar Kavram

Kemik Dokunun Mikroskobik Yapısı ve Periostun Görevleri
Soru 69Soru

İskelet kaslarının kasılma mekanizmasını açıklayan 'Kayan İplikler Modeli'ne göre, kasılma ve gevşeme süreçlerinde sarkomeri oluşturan birimlerin boylarında çeşitli değişimler meydana gelir.

Buna göre, sağlıklı bir insanda çizgili kasın kasılması sürecinde gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: A bandının boyu değişmezken, I ve H bantlarının boyu kısalır.

Cevap

Kasılma sırasında A bandının boyu sabit kalırken, I ve H bantlarının boyu kısalır.
Huxley’in Kayan İplikler Modeli'ne göre kasılma sırasında aktin filamentleri miyozinler üzerinde kayarak birbirine yaklaşır. Bu süreçte miyozin boyuna karşılık gelen A bandı sabit kalırken, aktinlerin arasındaki boşluk olan H bandı ve sadece aktinlerin bulunduğu I bandı daralır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayan İplikler Modeli'ndeki temel prensibi belirle.
Kasılma sırasında aktin filamentleri miyozin filamentleri üzerinde merkeze doğru kayar.
Sarkomerin boyunun kısalması bu kayma hareketi ile gerçekleşir.
2
Değişmeyen yapıları analiz et.
Aktin boyu, miyozin boyu ve A bandı (miyozin boyuna eşittir) değişmez.
Filamentlerin kendisi kısalmaz, sadece konumları değişir.
3
Değişen yapıları ve hacmi kontrol et.
Sarkomer boyu, I bandı ve H bandı kısalır. Kasın hacmi sabit kalır.
Aktinler merkeze yaklaştığı için aradaki boşluklar (H ve I) daralır; hacim ise fiziksel bir kural olarak korunur.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli

Daha Fazla Pratik

Kasın enerji ihtiyacının karşılanma sırasını (ATP, Kreatin Fosfat, Glikojen) gözden geçirmek konuyu bütünleyecektir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 70Soru

İskelet kaslarının kasılma sürecinde, motor nörondan gelen uyarının kas hücresine ulaşmasından sarkomerin kısalmasına kadar geçen süreçte meydana gelen aşağıdaki olayları gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; nörotransmitter salınımı, zarın elektriksel yük değişimi, kalsiyum iyonlarının serbest kalması, aktin üzerindeki bölgelerin açılması ve son olarak çapraz köprü kurularak filamentlerin birbiri üzerinde kayması şeklinde gerçekleşir.
Sıralama, fizyolojik uyarılma-kasılma eşleşmesi (excitation-contraction coupling) kurallarına dayanmaktadır. Öncelikle kimyasal sinyal (ACh), ardından elektriksel sinyal (aksiyon potansiyeli), sonrasında iyonik değişim (Ca2+Ca^{2+}) ve nihayetinde mekanik hareket (kayma) gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının iletimi
Asetilkolin salınımı ve sarkolemma uyarımı
Sinirsel sinyalin kas hücresine aktarılması için motor uç plaktan kimyasal ileti (ACh) gereklidir.
2
Elektriksel yayılım
TT tübülleri üzerinden elektriksel iletim
Uyarılan sarkolemma, aksiyon potansiyelini hücrenin derinliklerine TT tübülleriyle taşır.
3
Kalsiyum salınımı
Sarkoplazmada Ca2+Ca^{2+} artışı
TT tübüllerindeki voltaj değişimi, sarkoplazmik retikulumdaki kalsiyum kanallarının açılmasını sağlar.
4
Aktin-Miyozin etkileşimi
Çapraz köprü oluşumu ve kayma
Ca2+Ca^{2+} troponine bağlanarak miyozinin aktine tutunacağı bölgeleri örten tropomiyozini kaydırır, böylece miyozin başları aktine bağlanabilir.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan Filamentler Hipotezi ve Elektromekanik Eşleşme

Daha Fazla Pratik

Kasılma bittikten sonra kalsiyum iyonlarının sarkoplazmik retikuluma nasıl geri döndüğünü (aktif taşıma) ve bu süreçte ATP harcanıp harcanmadığını araştırınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 71Soru

İnsan fizyolojisinde çizgili kasların çalışma mekanizması, Huxley tarafından ortaya atılan "Kayan İplikler Modeli" ile açıklanmaktadır. Bu modele göre, uyarılmış bir iskelet kasının sarkomerinde gerçekleşen değişimler gözlemlenmiştir.

Buna göre, kasılma sürecinde sarkomer yapısında meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II bandı daralırken, AA bandının boyunda herhangi bir değişim meydana gelmez.

Cevap

II bandının daralması ve AA bandının boyunun değişmemesi
Kayan iplikler modeline göre kasılma sırasında aktin filamentleri sarkomerin merkezine doğru hareket eder. Bu hareket sonucunda sadece aktin filamentlerinin bulunduğu II bandı daralır. Ancak miyozin filamentlerinin boyu değişmediği ve AA bandı miyozin filamentlerinin boyuna eşit olduğu için AA bandının boyu sabit kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Kayan iplikler modelini analiz et.
Kasılma sırasında aktin filamentlerinin miyozin filamentleri üzerinde merkeze doğru kaydığı belirlenir.
Sarkomerdeki yapısal değişimlerin temel mekanizması budur.
2
Bantlardaki değişimleri değerlendir.
İki ZZ çizgisi birbirine yaklaşır, HH bölgesi ve II bandı daralır.
Aktinlerin merkeze kayması, sadece aktin bulunan bölgelerin (II ve HH) küçülmesine neden olur.
3
Değişmeyen özellikleri teyit et.
Aktin boyu, miyozin boyu ve AA bandı (miyozin boyu kadar) değişmez.
Miyozin filamentleri hareket etmez ve kısalmaz; dolayısıyla miyozin boyunu temsil eden AA bandı sabit kalır.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli
Soru 72Soru

Destek ve hareket sistemini oluşturan dokulara ait olan aşağıdaki yapıları, bu yapıların temel görevleri veya ayırt edici özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Periost
Havers Kanalı
Kırmızı Kemik İliği
Kondrosit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler: Periost - Kemiklerin enine büyümesi ve onarımı; Havers Kanalı - Sert kemikteki boyuna kanallar; Kırmızı Kemik İliği - Kan hücresi üretimi; Kondrosit - Kıkırdak doku hücreleri şeklindedir.
Doğru eşleşmede; kemiklerin enine büyümesini ve onarımını periost sağlar. Sert kemik dokuda bulunan boyuna kanallar Havers kanallarıdır. Kan hücrelerinin üretim merkezi kırmızı kemik iliğidir. Kıkırdak doku hücrelerine ise kondrosit denir.

Adım Adım Çözüm

1
Periost yapısının incelenmesi
Periostun kemiği dıştan saran, besleyen ve enine büyümeyi sağlayan zar olduğu belirlenir.
Periostun (kemik zarı) anatomik ve fizyolojik görevi budur.
2
Kemik doku içindeki kanalların analizi
Havers kanallarının sert kemik dokuda boyuna uzandığı ve kan damarı taşıdığı sonucuna varılır.
Kemik dokusunun mikroskobik yapısında osteon sisteminin merkezinde Havers kanalları bulunur.
3
İlik çeşitlerinin ve görevlerinin ayırt edilmesi
Kırmızı kemik iliğinin kan hücrelerini ürettiği bilgisiyle eşleştirme yapılır.
Süngerimsi kemikte bulunan kırmızı ilik kan yapımından sorumludur.
4
Hücre tiplerinin eşleştirilmesi
Kondrositin kıkırdak hücresi olduğu teyit edilir.
Osteosit kemik hücresi iken kondrosit kıkırdak hücresidir.

Anahtar Kavram

Destek ve hareket sistemindeki temel doku ve hücre yapıları
Soru 73Soru

Sağlıklı bir insanda, uyarılmış bir nöronun akson zarında aksiyon potansiyelinin oluşumu ve sönümlenmesi sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Hücre gövdesinden yayılan lokal depolarizasyon dalgasının akson tepciğindeki dinlenme potansiyelini eşik değer seviyesine getirmesi -> Voltaj kapılı sodyum kanallarının açılmasıyla hücre dışındaki sodyum iyonlarının hızla hücre içine akması ve hücre içinin pozitifleşmesi -> Voltaj kapılı sodyum kanallarının kapanması ve eş zamanlı açılan voltaj kapılı potasyum kanalları aracılığıyla potasyum iyonlarının hücre dışına çıkması -> Yavaş kapanan potasyum kanalları nedeniyle hücre dışına potasyum sızmaya devam etmesi ve zar potansiyelinin dinlenme potansiyelinin altına düşmesi -> Sodyum-potasyum pompasının ATP harcayarak iyon konsantrasyonlarını polarize durumdaki dinlenme dengesine ulaştırması şeklindedir.
Aksiyon potansiyeli sürecinde ilk olarak akson tepciğinde eşik değer aşılır. Ardından voltaj kapılı sodyum kanalları açılarak depolarizasyon fazını başlatır. Repolarizasyon fazında sodyum kanalları kapanırken potasyum kanalları açılarak potasyum hücre dışına difüzyonla çıkar. Potasyum kanallarının geç kapanması hiperpolarizasyona yol açar. Son olarak, sodyum-potasyum pompası aktif taşıma ile iyonları eski yerlerine taşıyarak dinlenme potansiyelini (polarizasyon) tekrar sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Eşik değerin aşılmasının belirlenmesi
Zar potansiyelinin eşik değere ulaşması tetikleyici olaydır.
Voltaj kapılı kanalların açılabilmesi için öncelikle eşik değer potansiyeline ulaşılması şarttır.
2
Depolarizasyon evresinin incelenmesi
Sodyum kanallarının açılmasıyla içeri sodyum girişi olur ve hücre içi pozitifleşir.
Depolarizasyon fazı voltaj kapılı sodyum kanallarının açılması ve sodyumun içeri difüzyonu ile gerçekleşir.
3
Repolarizasyon evresinin tespiti
Sodyum kanalları kapanırken potasyum kanalları açılır ve potasyum dışarı çıkar.
Hücre içinin tekrar negatifleşmesi (repolarizasyon), potasyum iyonlarının dışarı çıkmasıyla sağlanır.
4
Hiperpolarizasyon durumunun gözlenmesi
Zar potansiyeli dinlenme potansiyeli değerinin altına düşer.
Voltaj kapılı potasyum kanallarının yavaş kapanması hücre dışına fazladan potasyum sızmasına yol açar.
5
Polarizasyonun (dinlenme durumunun) yeniden tesisi
Sodyum-potasyum pompası aktif taşıma ile iyon dengesini düzenler.
Aktif taşıma yapan pompa sayesinde sodyum ve potasyum iyonları dinlenme konumundaki konsantrasyonlarına geri döner.

Anahtar Kavram

Aksiyon potansiyeli oluşumu sırasında voltaj kapılı kanalların kinetiği ve zar potansiyelindeki değişim sırası
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 74Soru

İnsanda sistemik dolaşımda görev yapan kan damarları ile bu damarların yapısal veya fizyolojik özellikleri aşağıda verilmiştir. Buna göre, damar çeşitlerini kendilerine ait olan özelliklerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Atardamarlar
Kılcal damarlar
Toplardamarlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Atardamarlar - Kan basıncının en yüksek ve elastik liflerin fazla olduğu damarlar; Kılcal damarlar - Toplam kesit alanının en geniş ve madde alışverişinin yapıldığı damarlar; Toplardamarlar - Kanı kalbe getiren ve kapakçık bulundurabilen damarlar.
İnsan dolaşım sisteminde atardamarlar yüksek basınç ve esneklik, kılcal damarlar geniş yüzey alanı ve madde alışverişi, toplardamarlar ise düşük basınç ve kanın kalbe geri dönüşünü sağlayan mekanizmalarla karakterize edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Atardamarların özelliklerini belirleme
Atardamarlar kanı kalpten uzaklaştırır, karıncıkların kasılmasıyla oluşan yüksek basınca dayanmak için bol elastik lif içerirler.
Dinamik basınç değişimlerini tolere etmek zorundadırlar.
2
Kılcal damarların işlevini analiz etme
Kılcal damarlar madde alışverişinin tek yeridir; hızı düşürmek ve yüzeyi artırmak için çok sayıda kola ayrılırlar.
Yüzey alanı artışı difüzyon hızını ve verimliliğini artırır.
3
Toplardamarların mekanizmasını anlama
Düşük basınçlı kanı yer çekimine karşı kalbe taşımak için kapakçıklar ve iskelet kası desteği kullanılır.
Kan basıncı toplardamarlarda çok düştüğü için pasif akışı destekleyecek yapılar gereklidir.

Anahtar Kavram

Kan Damarlarının Yapı ve Görev İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 75Soru

İnsanda dolaşım ve lenf sistemine ait olan aşağıdaki damar çeşitlerini, bu damarların yapısal ve işlevsel özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Atardamar
Kılcal Damar
Toplardamar
Lenf Damarı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Atardamar - Kan basıncının en yüksek olduğu özellik; Kılcal damar - Madde alışverişini gerçekleştiren özellik; Toplardamar - Tek yönlü kapakçıklara sahip olma özelliği; Lenf damarı - Protein ve sıvıyı venöz sisteme geri kazandırma özelliği.
Dolaşım sisteminde atardamarlar yüksek kan basıncı ve kanı kalpten uzaklaştırma; kılcal damarlar tek katlı yassı epitel yapısı ve madde değişimi; toplardamarlar düşük kan basıncı ve kapakçıklar; lenf damarları ise doku sıvısındaki proteinlerin dolaşıma geri kazandırılması özellikleriyle birbirlerinden ayrılırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Damar türlerinin temel yönelimini belirle.
Atardamarlar kalpten uzağa, toplardamarlar kalbe doğrudur.
Damarların isimlendirilmesi kanın akış yönüne göredir.
2
Damar duvarlarının yapısını analiz et.
Kılcal damarların sadece endotelden (tek katlı epitel) oluştuğu belirlenir.
Madde alışverişi sadece ince duvarlı kılcallarda gerçekleşebilir.
3
Kan basıncı ve mekanik destek yapılarını karşılaştır.
Atardamarlarda basınç en yüksektir, toplardamarlarda (özellikle bacaklarda) kapakçıklar bulunur.
Atardamarlar kalbe en yakındır; toplardamarlarda ise düşük basınç nedeniyle geri akış riski vardır.
4
Lenf sisteminin özgün farkını ayırt et.
Lenf damarlarının doku tarafındaki uçları kapalıdır.
Lenf sistemi kapalı bir döngü değil, tek yönlü bir toplama sistemidir.

Anahtar Kavram

İnsan dolaşım sistemindeki damarların yapı-görev ilişkisi ve lenf sisteminin tamamlayıcı rolü.
Soru 76Soru

Sağlıklı bir insanda sindirim sisteminin hormonal kontrolü ve kimyasal sindirim süreçlerinde görev alan bazı salgıların özellikleri araştırılmaktadır.

Bu süreçlerle ilgili olarak ileri sürülen;

I. Onikiparmak bağırsağından salgılanan sekretin hormonu, kan yoluyla taşınarak pankreası uyarır ve pankreas öz suyunun içindeki bikarbonat (HCO3HCO_3^-) iyonlarının salınımını sağlayarak asidik kimusun nötralize edilmesini kolaylaştırır.
II. Kolesistokinin hormonu, pankreastan sindirim enzimlerinin salgılanmasını uyarırken aynı zamanda karaciğer hücrelerini uyararak safra sıvısının sentezlenmesini ve doğrudan koledok kanalına dökülmesini sağlar.
III. Mide mukozasından mide boşluğuna salgılanan gastrin hormonu, buradaki bezleri uyararak HClHCl ve pepsinojen salgılatır; pepsinojenin aktif pepsin enzimine dönüşmesi sürecinde peptit bağlarının koparılması amacıyla hücre dışı ortamdaki ATP molekülleri hidrolize edilir.
IV. Pankreastan inaktif olarak salgılanan tripsinojen enzimi, ince bağırsak epitel hücreleri tarafından üretilen enterokinaz enzimiyle aktif tripsine dönüştürülür; oluşan tripsin ise kimotripsinojeni aktifleştirerek kimotripsin haline getirir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve IV

Cevap

I ve IV ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur.
I ve IV numaralı ifadeler doğrudur. Sekretin hormonu kan yoluyla pankreası uyararak bikarbonat salgılatır ve duodenum pH'ını düzenler. İnce bağırsaktaki enterokinaz enzimi de tripsinojeni tripsine, tripsin ise kimotripsinojeni kimotripsine dönüştürerek aktivasyon zincirini tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sekretin hormonunun işlevini analiz edin.
Sekretin hormonu, onikiparmak bağırsağından salgılanıp kanla pankreasa taşınır ve buradan bikarbonat iyonlarının salgılanmasını uyararak mideden gelen asidik kimusu nötralize eder. Bu nedenle I. ifade doğrudur.
Sekretinin pankreastaki hedef hücreleri ve nötralizasyon işlevi müfredata uygundur.
2
Kolesistokinin hormonunun işlevini ve safra sentezini inceleyin.
Kolesistokinin pankreastan enzim salgılatır ve safra kesesinin kasılmasını sağlar; ancak karaciğerde safra sıvısı üretimini sekretin hormonu uyarır. Bu nedenle II. ifade yanlıştır.
Hormonların hedef organları ve özgün etkileri ayırt edilmelidir.
3
Gastrin hormonunun salgılanma yerini ve pepsinojen aktivasyonunda enerji kullanımını değerlendirin.
Gastrin hormonu mide boşluğuna değil kana salgılanır. Ayrıca pepsinojenin pepsin haline gelmesi bir aktivasyon/hidroliz sürecidir ve hücre dışında gerçekleştiği için ATP harcanmaz. Bu nedenle III. ifade yanlıştır.
Hormonların kanla taşındığı ve kimyasal sindirim (hidroliz) reaksiyonlarında ATP harcanmadığı bilinmelidir.
4
İnce bağırsaktaki enzim aktivasyon basamaklarını kontrol edin.
İnce bağırsak epitelinden salgılanan enterokinaz enzimi, tripsinojeni aktif tripsine dönüştürür. Aktifleşen tripsin ise kimotripsinojeni aktifleştirerek kimotripsine dönüştürür. Bu nedenle IV. ifade doğrudur.
Protein sindiriminde görevli enzimlerin aktivasyon sırası ve salgı yerleri doğrudur.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminin hormonal kontrolü (sekretin, kolesistokinin, gastrin) ve ince bağırsakta protein sindirimini sağlayan enzimlerin aktivasyon mekanizması.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 77Soru

İzole edilmiş üç farklı nörona (N1N_1, N2N_2 ve N3N_3) uygulanan uyarıların özellikleri ve bu nöronların bazı yapısal özellikleri aşağıdaki tabloda verilmiştir:

NöronMiyelin Kılıf DurumuAkson ÇapıUygulanan Uyarı ŞiddetiUygulanan Uyarı Süresi
N1N_1Var20 μm20\ \mu\text{m}2S2Stt
N2N_2Yok20 μm20\ \mu\text{m}4S4Stt
N3N_3Var10 μm10\ \mu\text{m}2S2S2t2t

*(Not: SS, her üç nöron için de eşik değer şiddetini temsil etmektedir. Nöronların bulunduğu ortam sıcaklıkları ve diğer dış koşullar özdeştir.)*

Buna göre, bu nöronlarda gerçekleşen impuls iletimi ve oluşan yanıtlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: N1N_1 ve N3N_3 nöronlarında birim zamanda oluşan impuls sayıları birbirine eşitken, impuls iletim hızları arasında N1>N_1 > N_3$ ilişkisi vardır.

Cevap

N1 ve N3 nöronlarında birim zamanda oluşan impuls sayıları birbirine eşitken, impuls iletim hızları arasında N1 > N3 ilişkisi vardır.
N1 ve N3 nöronlarında birim zamanda oluşan impuls sayıları birbirine eşitken, impuls iletim hızları arasında N1 > N3 ilişkisi vardır ifadesi kesinlikle doğrudur. Çünkü her iki nörona da aynı şiddette (2S) uyarı verilmiştir ve uyarı şiddeti birim zamanda oluşan impuls sayısını (frekansı) belirler. Diğer yandan, her iki nöron da miyelinlidir ancak N1 nöronunun akson çapı (20 mikrometre) N3 nöronunun akson çapından (10 mikrometre) büyük olduğundan, N1 nöronundaki impuls iletim hızı N3 nöronundakinden fazladır.

Adım Adım Çözüm

1
Nöronların yapısal özelliklerine bakarak impuls iletim hızlarını (VV) karşılaştırın.
V1>V3>V2V_1 > V_3 > V_2
Miyelin kılıf varlığı ve akson çapının büyüklüğü impuls iletim hızını artırır. N1N_1 ve N3N_3 miyelinlidir ve N1N_1'in çapı (20 μm20\ \mu\text{m}) N3N_3'ünkinden (10 μm10\ \mu\text{m}) büyük olduğu için V1>V3V_1 > V_3 olur. N2N_2 ise miyelinsiz olduğundan en yavaştır.
2
Uygulanan uyarı şiddetlerine bakarak birim zamanda oluşan impuls sayılarını (frekanslarını, ff) karşılaştırın.
f2>f1=f3f_2 > f_1 = f_3
Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekans) uyarının şiddetine bağlı olarak değişir. Uyarı şiddeti arttıkça impuls frekansı artar. N2N_2 nöronuna uygulanan uyarı şiddeti 4S4S, N1N_1 ve N3N_3 nöronlarına uygulanan uyarı şiddeti ise 2S2S olduğundan f2>f1=f3f_2 > f_1 = f_3 ilişkisi bulunur.
3
Uygulanan uyarı sürelerine bakarak toplam impuls sayılarını (II) analiz edin.
I3>I1I_3 > I_1 ve I2>I1I_2 > I_1
Toplam impuls sayısı, birim zamandaki impuls sayısı ile uyarılma süresinin çarpımına bağlıdır. N1N_1 ve N3N_3 aynı şiddette uyarıldığından frekansları aynıdır (f1=f3f_1 = f_3) ancak N3N_3 iki kat daha uzun süre (2t2t) uyarıldığı için N3N_3'te oluşan toplam impuls sayısı N1N_1'dekinin iki katıdır.
4
Hız ve frekans analizlerini birleştirerek doğru seçeneği belirleyin.
N1N_1 ve N3N_3'ün birim zamandaki impuls sayıları eşit (f1=f3f_1 = f_3), iletim hızları ise V1>V3V_1 > V_3'tür.
Elde edilen veriler doğrultusunda yapılan karşılaştırma, uyarının şiddetinin iletim hızını değiştirmediğini ve frekansı belirlediğini doğrulamaktadır.

Anahtar Kavram

İmpuls iletim hızı ve impuls frekansı arasındaki farklar ile bunları etkileyen faktörler

Alternatif Yöntem

İmpuls iletim hızını etkileyen faktörler ile impuls sayısını/frekansını etkileyen faktörleri iki ayrı kategoriye ayırarak ele alabilirsiniz. Hız = f(nöronun yapısı: miyelin, çap), Frekans = f(uyaranın özellikleri: şiddet, süre). Bu iki kategoriyi birbirine karıştırmamak sorunun çözümünü doğrudan kolaylaştırır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 78Soru

Sağlıklı bir insanda sindirim sisteminde görev alan bazı kanal ve damarlar ile bu yapıların gerçekleştirdiği fizyolojik süreçler veya taşıdıkları içeriklere ait özellikler aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda verilen kanal ve damarlar ile sağ sütundaki özelliklerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karaciğer kapı toplardamarı
Sol köprücük altı toplardamarı
Koledok kanalı
Virsung kanalı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karaciğer kapı toplardamarı tokluk durumunda glukoz derişimi en yüksek olan ve suda çözünen besin monomerlerini karaciğere taşıyan damarla; sol köprücük altı toplardamarı yağların sindirim ürünlerinin şilomikronlar halinde kan dolaşımına ilk kez katıldığı damarla; koledok kanalı karaciğerde üretilen ve yağların fiziksel sindirimini sağlayan safra sıvısını Vater kabarcığına taşıyan kanalla; Virsung kanalı ise pankreas asiner hücreleri tarafından salgılanan sindirim enzimlerini Vater kabarcığına ulaştıran kanalla eşleşir.
Karaciğer kapı toplardamarı ince bağırsaktan emilen suda çözünen maddeleri taşır ve toklukta glukoz yoğunluğu en yüksektir. Sol köprücük altı toplardamarı lenf yoluyla gelen şilomikronların kana ilk karıştığı yerdir. Koledok kanalı safra kesesinden gelen safra sıvısını taşırken, Virsung kanalı pankreastan gelen sindirim enzimlerini Vater kabarcığına ulaştırır. Bu eşleştirmeler fizyolojik ve anatomik doğrularla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Karaciğer kapı toplardamarının özelliklerini ve taşıdığı içeriği analiz etmek.
Bu damar, sindirim kanalından emilen suda çözünen maddeleri (glukoz, amino asit vb.) karaciğere taşır ve toklukta vücuttaki en yüksek glukoz derişimine sahiptir.
Sindirimden hemen sonra bağırsaktan emilen besinler doğrudan karaciğere ulaştığı için kapı toplardamarındaki besin yoğunluğu artar.
2
Şilomikronların kan dolaşımına katılma yolunu incelemek.
Lenf sistemiyle taşınan şilomikronlar, sol köprücük altı toplardamarı aracılığıyla kan dolaşımına ilk kez katılır.
Lenf sisteminin kan dolaşımı ile birleştiği ilk nokta sol köprücük altı toplardamarıdır.
3
Koledok kanalının işlevini ve taşıdığı sıvıyı belirlemek.
Koledok kanalı, karaciğerde sentezlenen ve safra kesesinde depolanan enzimsiz safra sıvısını duodenuma iletir.
Safra kesesinin kasılmasıyla safra sıvısı koledok kanalı vasıtasıyla ince bağırsağa dökülerek yağların fiziksel sindirimini gerçekleştirir.
4
Virsung kanalının işlevini ve taşıdığı salgıyı belirlemek.
Virsung kanalı, pankreas asiner hücrelerinde üretilen sindirim enzimlerini içeren pankreas özsuyunu duodenuma taşır.
Pankreas özsuyundaki enzimler kimyasal sindirim için Virsung kanalı ile Vater kabarcığına iletilmek zorundadır.

Anahtar Kavram

Sindirim sistemi yardımcı organları, kanal ve damarlarının işlevleri ve emilim yolları.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 79Soru

İnsanda salgılanan hormonların hedef hücreleri üzerindeki etkileri ve vücuttaki taşınım mekanizmalarıyla ilgili;

I.I. Salgılandıktan sonra kan yoluyla tüm vücuda dağıtılan bir hormonun yalnızca belirli organlarda hücresel düzeyde etki göstermesi, bu organlardaki hücrelerde o hormona özgü reseptör proteinlerin bulunmasıyla sağlanır.

II.II. Adrenalin hormonunun karaciğer hücrelerinde glikojen yıkımını uyarırken, sindirim kanalı damarlarındaki düz kasların kasılmasını sağlayarak kan akışını azaltması; bu dokulardaki kılcal damarlardan geçen adrenalin hormonunun derişim farkından kaynaklanır.

III.III. Ön hipofizden salgılanan TSHTSH hormonu, sadece tiroit bezine giden özel bir portal (kapı) damar sistemiyle taşınırken; tiroit bezinden salgılanan tiroksin hormonu genel kan dolaşımına katılarak taşınır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız II

Cevap

Yalnız I öncülünün yer aldığı seçenek doğrudur.
Salgılandıktan sonra kana verilen hormonlar genel dolaşımla tüm vücuda dağıtılır. Ancak hormonların yalnızca kendilerine özgü reseptör taşıyan hedef hücrelerde hücresel düzeyde etki göstermesi reseptör özgüllüğü ile açıklanır. Bu nedenle yalnız birinci öncülün yer aldığı seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu analiz etme.
Birinci öncül doğrudur.
Hormonlar salgılandıktan sonra kan yoluyla tüm vücuda dağıtılır. Ancak her hücrede bu hormonlara uygun reseptör bulunmaz. Bir hormonun bir hücreyi etkileyebilmesi için o hücrenin zarında veya içinde hormona özgü reseptör proteinlerin bulunması şarttır.
2
İkinci öncülün doğruluğunu analiz etme.
İkinci öncül yanlıştır.
Adrenalin hormonunun karaciğerde glikojen yıkımını uyarırken (beta reseptörleri aracılığıyla), sindirim kanalındaki düz kasları kasması (alfa reseptörleri aracılığıyla) hormonun derişim farkından değil, hedef hücrelerdeki reseptör tiplerinin ve hücre içi sinyal yollarının farklı olmasından kaynaklanır.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu analiz etme.
Üçüncü öncül yanlıştır.
TSH hormonu ön hipofizden salgılanarak genel kan dolaşımına verilir ve tüm vücuda dağıtılır. Hipofiz ile tiroit bezi arasında hormon taşıyan özel bir kapı damarı yoktur. Tiroksin hormonu da aynı şekilde genel kan dolaşımına verilerek tüm vücuda taşınır.
4
Elde edilen sonuçlara göre doğru seçeneği belirleme.
Doğru yanıtın yalnız I öncülünü içeren seçenek olduğu belirlenir.
Yalnızca birinci öncüldeki bilgi bilimsel olarak doğru ve tutarlıdır.

Anahtar Kavram

Hormonların hedef hücre özgüllüğü, reseptör etkileşimi ve kan dolaşımı ile taşınım ilkeleri.
Soru 80Soru

İnsan vücudunda hormonal dengesizlikler veya hormonların etki mekanizmalarındaki aksaklıklar çeşitli endokrin hastalıklara yol açar.

Aşağıdaki sol sütunda verilen endokrin hastalıklar ile sağ sütunda verilen bu hastalıkların kandaki hormonal/fizyolojik profilleriyle ilgili açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tip 2 diyabet (Diabetes Mellitus)
Nefrojenik diabetes insipidus (Şekersiz şeker hastalığı)
Primer hipotiroidizm (Tiroit bezi yetmezliği)
Addison hastalığı (Tunç hastalığı)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler sırasıyla: Tip 2 diyabet - Kanda insülin seviyesi normal veya yüksek olmasına rağmen reseptör duyarsızlığı; Nefrojenik diabetes insipidus - Kanda ADH yüksek olmasına rağmen reseptör yanıtsızlığı ve hipotonik idrar; Primer hipotiroidizm - Tiroksin yetersizliği ve yüksek TSH; Addison hastalığı - Kortizol ve aldosteron azlığı, yüksek ACTH ve deri renginde koyulaşma şeklinde olmalıdır.
Doğru eşleştirmede; Tip 2 diyabet hedef hücre zarlarındaki insülin reseptör duyarsızlığıyla, nefrojenik diabetes insipidus böbrek tübüllerindeki ADH reseptör bozukluğuyla, primer hipotiroidizm tiroit bezinin kendisinden kaynaklanan tiroksin eksikliği sonucu oluşan yüksek TSH seviyesiyle, Addison hastalığı ise adrenal korteks harabiyeti sonucu kortizol ve aldosteron eksikliğine bağlı yüksek ACTH ve iyon dengesizliğiyle eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tip 2 diyabetin mekanizmasını analiz edin.
Tip 2 diyabette reseptör direnci olduğu saptandı.
Bu durum, kanda normal veya yüksek düzeyde insülin bulunmasına rağmen glikozun hücrelere alınamaması açıklamasıyla eşleşir.
2
Nefrojenik diabetes insipidusun patolojisini değerlendirin.
Böbrek tübüllerindeki ADH reseptör bozukluğu tespit edildi.
Kanda yüksek ADH seviyesine rağmen suyun geri emilemeyerek bol miktarda seyreltik idrar oluşturulması açıklamasıyla örtüşür.
3
Primer hipotiroidizmdeki hormonal geri bildirim döngüsünü inceleyin.
Tiroit bezi kaynaklı tiroksin eksikliği saptandı.
Negatif geri bildirimin azalması sonucu hipofiz kaynaklı TSH düzeyinin aşırı yükselmesi açıklamasıyla eşleşir.
4
Addison hastalığının fizyolojik profilini inceleyin.
Böbrek üstü bezi korteks hasarına bağlı kortizol ve aldosteron eksikliği belirlendi.
Kanda ACTH seviyesinin artışı, iyon dengesizliği ve deride tunçlaşma özellikleri gösteren açıklamayla eşleşir.

Anahtar Kavram

Hormon reseptör ilişkisi, hedef organ duyarlılığı ve hormonal geri bildirim mekanizmaları
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 4 / 14Sonraki
İnsan Fizyolojisi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 4 | Examkin