Komünite ve Popülasyon Ekolojisi

41 soru

Soru 21Soru

Komünitelerde görülen tür içi ve türler arası etkileşimlere ait aşağıdaki kavramları, bu kavramları en iyi ifade eden örnek senaryolarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rekabetçi Dışlanma İlkesi
Kaynak Paylaşımı
Karakter Kayması
Av-Avcı İlişkisi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rekabetçi dışlanma ilkesi Paramecium deneyiyle, kaynak paylaşımı ötleğen kuşlarının ağaçtaki dağılımıyla, karakter kayması ispinozların gaga yapısındaki değişimle ve av-avcı ilişkisi vaşak-tavşan popülasyon dalgalanmasıyla eşleşir.
Rekabetçi dışlanma zayıf türün elenmesini, kaynak paylaşımı aynı kaynağın farklı bölümlerinin kullanımını, karakter kayması morfolojik adaptasyonu, av-avcı ilişkisi ise sayısal dalgalanmaları ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik niş çakışması durumunda ne olacağını analiz etme.
İki türün aynı sınırlı kaynak için yarıştığı ve birinin elendiği 'Paramecium' örneği 'Rekabetçi Dışlanma' ile eşleşir.
Rekabetçi dışlanma, güçlü olanın zayıf olanı ortamdan uzaklaştırmasıdır.
2
Rekabeti azaltma stratejilerini değerlendirme.
Ötleğen kuşlarının ağacı paylaşması 'Kaynak Paylaşımı', ispinozların fiziksel değişimi ise 'Karakter Kayması'dır.
Kaynak paylaşımı davranışsal veya mekansal bir ayrımken, karakter kayması evrimsel ve anatomik bir adaptasyondur.
3
Popülasyonlar arası sayısal ilişkiyi inceleme.
Vaşak ve kar tavşanı örneği 'Av-Avcı İlişkisi'ne aittir.
Av-avcı popülasyonları birbirini takip eden grafiksel dalgalanmalar oluşturur.

Anahtar Kavram

Komünite Ekolojisi: Türler Arası Etkileşimler
Soru 22Soru

Komünitelerde türler arasında görülen rekabet ve av-avcı etkileşimlerine dair verilen aşağıdaki örnekleri, bu durumları ifade eden ekolojik kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aynı ortamda sınırlı besin için yarışan iki paramesyum türünden birinin elenmesi
Bir ağaçtaki böceklerle beslenen beş farklı ötleğen kuşu türünün ağacın farklı bölgelerini kullanması
Sempatrik (aynı coğrafyada) yaşayan ispinoz türlerinde gaga boyutlarının birbirinden farklılaşması
Vaşak ve kar tavşanı popülasyonlarının sayıca birbirini takip eden dalgalanmalar yapması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler şu şekildedir: Paramesyum deneyi - Rekabetçi dışlanma; Ötleğen kuşlarının ağaç paylaşımı - Kaynak paylaşımı; İspinoz gagalarındaki değişim - Karakter kayması; Vaşak ve tavşan döngüsü - Av-avcı ilişkisi.
Sınırlı kaynaklar için yapılan rekabetin bir türün elenmesiyle sonuçlanması 'rekabetçi dışlanma', kaynakların paylaşımıyla bir arada yaşanması 'kaynak paylaşımı', bu süreçteki morfolojik değişimler 'karakter kayması' ve bir türün diğeriyle beslenmesi 'av-avcı ilişkisi' kavramlarını karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Ekolojik niş benzerliği ve rekabet sonuçlarını değerlendir.
Nişleri çakışan iki türden birinin elenmesi rekabetçi dışlanma olarak tanımlanır.
Paramesyum örneği, ekolojideki en temel rekabetçi dışlanma prensibi göstergesidir.
2
Rekabeti azaltan stratejileri analiz et.
Türlerin aynı kaynağı farklı kısımlarda kullanması kaynak paylaşımı, bu duruma bağlı fiziksel değişimler karakter kaymasıdır.
Ötleğen kuşları habitatı bölerek (kaynak paylaşımı), ispinozlar ise gaga yapılarını değiştirerek (karakter kayması) rekabetin olumsuz etkisinden kurtulur.
3
Türler arası beslenme etkileşimlerini incele.
Vaşak (avcı) ve tavşan (av) arasındaki periyodik grafikler bu iki türün birbirine bağımlı popülasyon dinamiklerini gösterir.
Av-avcı grafikleri tipik olarak birbirini izleyen sinüs dalgaları şeklindedir.

Anahtar Kavram

Komünitelerde türler arası rekabet (dışlanma, paylaşım, karakter kayması) ve av-avcı dinamikleri.
Soru 23Soru

Rus ekolog G.F. Gause, benzer besin kaynaklarını kullanan *Paramecium aurelia* ve *Paramecium caudatum* türlerini kullanarak klasik bir deney düzeneği hazırlamıştır. Bu iki tür ayrı ayrı kültür ortamlarında yetiştirildiğinde her iki popülasyonun da "S" tipi büyüme eğrisi göstererek belirli bir taşıma kapasitesine ulaştığı görülmüştür. Ancak bu iki tür, sınırlı besin içeren aynı kültür ortamına birlikte konulduğunda; *P. aurelia* popülasyonunun büyümeye devam ettiği, *P. caudatum* popülasyonunun ise birey sayısının hızla azalarak bir süre sonra yok olduğu gözlemlenmiştir.

Buna göre, bu deneyin sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekolojik nişleri büyük oranda çakışan iki tür aynı sınırlı kaynaklar için rekabete girdiğinde, rekabet gücü daha yüksek olan tür diğerini ortamdan dışlar.

Cevap

Sınırlı kaynaklar için rekabet eden ve nişleri benzer olan türlerden birinin diğerini ortamdan dışlaması
Deneyde görülen bir türün artıp diğerinin yok olması durumu, benzer ekolojik nişe sahip canlıların aynı kaynaklar için rekabet etmesi sonucu birinin elenmesiyle açıklanır. Bu durum ekolojide 'Rekabette Elenme İlkesi' olarak tanımlanır ve ekolojik nişleri çakışan iki türün aynı habitatı uzun süre paylaşamayacağını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Türlerin ayrı ortamlardaki ve aynı ortamdaki gelişimlerini karşılaştırın.
Ayrıyken ikisi de gelişirken, birlikteyken biri (P. aurelia) gelişmiş, diğeri (P. caudatum) yok olmuştur.
Türlerin aynı kaynaklar için etkileşime girdiğini anlamak için.
2
Bu etkileşimin türünü belirleyin.
Türler aynı besini kullandığı için aralarında 'türler arası rekabet' vardır.
Besin kısıtlı olduğunda benzer nişe sahip canlılar rekabete girer.
3
Rekabetin sonucunu ekolojik ilkelerle yorumlayın.
Rekabet gücü zayıf olan türün elenmesi 'Rekabette Elenme İlkesi' olarak adlandırılır.
Ekolojik nişleri çok benzer olan iki türün aynı komünitede sonsuza kadar dengede kalamayacağını açıklamak için.

Anahtar Kavram

Rekabette Elenme İlkesi (Gause Deneyi)

Daha Fazla Pratik

Rekabette elenme yerine türlerin birlikte yaşamasını sağlayan 'Karakter Kayması' ve 'Kaynak Paylaşımı' kavramlarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 24Soru

Bitkisel parazitlikte; yarı parazit bitkiler fotosentez yapabildikleri için üzerinde yaşadıkları konak bitkinin sadece odun borularından (ksilem) su ve mineral alırken; tam parazit bitkiler kloroplastları bulunmadığı ve fotosentez yapamadıkları için konak bitkinin hem odun borularından hem de soyluk borularından (floem) faydalanırlar.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Bitkisel parazitlikte yarı parazitler sadece su ve mineral (ksilem), tam parazitler ise hem su hem de organik besin (ksilem ve floem) alırlar; bu nedenle ifade doğrudur.
Yarı parazit bitkiler klorofilli olup fotosentez yapabildikleri için sadece konağın odun borularından su ve mineral çekerler; tam parazit bitkiler ise klorofilsiz olduklarından konağın hem odun hem de soyluk borularından tüm besin ve su ihtiyaçlarını karşılarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Bitkisel parazit türlerini beslenme şekillerine göre sınıflandırın.
Yarı parazitler fotosentetiktir, tam parazitler fotosentetik değildir.
Parazit bitkinin konaktan ne alacağını belirleyen temel faktör kendi besinini üretip üretememesidir.
2
Yarı parazitlerin konak bitkiyle olan iletim dokusu ilişkisini analiz edin.
Yarı parazitler sadece ksileme (odun borusu) emeç gönderir.
Fotosentez yapabildikleri için sadece ham maddeye (su ve mineral) ihtiyaç duyarlar.
3
Tam parazitlerin konak bitkiyle olan iletim dokusu ilişkisini analiz edin.
Tam parazitler hem ksileme hem de floeme (soyluk borusu) emeç gönderir.
Fotosentez yapamadıkları için konağın hem suyuna hem de hazır organik besinlerine muhtaçtırlar.

Anahtar Kavram

Bitkisel Parazitizm (Yarı ve Tam Parazitlik Farkları)

Daha Fazla Pratik

Tam parazit bitkilerin üzerinde yaşadıkları konak bitkiye verdikleri zararın, yarı parazitlere göre neden daha yüksek olduğunu ekolojik açıdan değerlendiriniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

S tipi (sigmoid) büyüme modeli sergileyen bir popülasyonun büyüklüğü, bulunduğu ekosistemin taşıma kapasitesine (KK) yaklaşmaktadır.

Bu süreçte popülasyonda gerçekleşen değişimlerle ilgili;
I. Çevre direnci giderek artar.
II. Popülasyonun büyüme hızı maksimum seviyeye ulaşır.
III. Birim alandaki birey sayısı (popülasyon yoğunluğu) artmaya devam eder.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Popülasyon taşıma kapasitesine yaklaşırken çevre direnci artar ve büyüme hızı yavaşlasa da birey sayısı arttığı için popülasyon yoğunluğu artmaya devam eder; bu nedenle I ve III ifadeleri doğrudur.
S tipi büyüme eğrisinde popülasyon taşıma kapasitesine (KK) yaklaşırken çevre direnci artar (besin kıtlığı, atık birikimi vb.). Bu direnç nedeniyle büyüme hızı yavaşlar ancak popülasyon dengelenene kadar birey sayısı artmaya devam ettiği için popülasyon yoğunluğu (birim alandaki birey sayısı) artar.

Adım Adım Çözüm

1
Taşıma kapasitesine (KK) yaklaşmanın ekolojik etkilerini analiz et.
Popülasyon büyüdükçe besin, alan ve eş bulma gibi kaynaklar için rekabet artar.
Sınırlı kaynaklara sahip bir ortamda birey sayısının artması kaynak başına düşen payı azaltır.
2
Çevre direnci ve büyüme hızı ilişkisini değerlendir.
Çevre direnci (I) artar ve buna bağlı olarak büyüme hızı (II) azalmaya başlar (negatif artış evresi).
Artan çevre direnci, popülasyonun büyüme potansiyelini baskılayarak hızı düşürür.
3
Popülasyon yoğunluğunu kontrol et.
Birey sayısı henüz KK noktasına ulaşıp sabitlenmediği için artmaya devam eder, bu da yoğunluğu (III) artırır.
Büyüme hızının azalması, popülasyonun hâlâ büyüdüğü ancak daha yavaş büyüdüğü anlamına gelir.

Anahtar Kavram

S Tipi Büyüme ve Çevre Direnci
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru

Simbiyotik bir etkileşim olan bitkisel parazitlikte; yarı parazit bitkiler (ökse otu gibi) klorofile sahip olup fotosentez yapabildikleri için konak bitkinin sadece odun borularından (ksilem) su ve mineralleri alırken, tam parazit bitkiler (canavar otu gibi) klorofilsiz oldukları için konak bitkinin hem odun hem de soymuk borularından (floem) besin ihtiyacını karşılarlar.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade biyolojik olarak doğrudur; yarı parazit bitkiler sadece su ve mineral alırken, tam parazit bitkiler hem su-mineral hem de organik besin alırlar.
Yarı parazitlerin fotosentez yapabilmesi onları sadece ksilemden su almaya iterken, tam parazitlerin fotosentez yapamaması onları floemden besin almaya zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Yarı parazit bitkilerin özellikleri analiz edilir.
Yarı parazitler klorofilli oldukları için fotosentez yapar, ancak kökleri gelişmediği için konak bitkinin ksilemine (odun borusu) emeç göndererek su ve mineral alırlar.
Fotosentez için gerekli olan ham maddeleri (su ve mineral) dış ortamdan değil, konaktan temin etmek zorundadırlar.
2
Tam parazit bitkilerin özellikleri analiz edilir.
Tam parazitler klorofilsizdir, fotosentez yapamazlar. Bu nedenle konak bitkinin hem ksilemine (su için) hem de floemine (organik besin için) emeç gönderirler.
Yaşamlarını sürdürebilmek için gereken tüm organik ve inorganik maddeleri konaktan hazır alırlar.
3
İki grup arasındaki fark karşılaştırılır.
Yarı parazitlerin sadece ksileme, tam parazitlerin ise hem ksilem hem floeme bağlandığı teyit edilir.
Bu fark, canlıların ototrof veya heterotrof beslenme kapasitesine dayanır.

Anahtar Kavram

Bitkisel parazitlik türleri (Yarı ve Tam Parazitlik)
Soru 27Soru

Ekolojik süksesyon (ardıllık), belirli bir alanda zamanla tür kompozisyonunun değişmesi sürecidir. Bir biyolog, iki farklı bölgedeki süksesyon süreçlerini incelemektedir:

1.1. Bölge: Yeni soğumuş volkanik bir ada yüzeyi.
2.2. Bölge: Şiddetli bir orman yangını sonrası tahrip olmuş ancak toprak yapısı bozulmamış bir alan.

Bu iki bölgede gerçekleşen süksesyon olaylarıyla ilgili;

I.I. 1.1. Bölgede primer süksesyon gerçekleşir ve likenler gibi öncü türler toprak oluşumunu başlatır.
II.II. 2.2. Bölgede sekonder süksesyon görülür ve bu süreçte toprak yapısı hazır olduğu için 1.1. Bölgeye göre gelişim daha hızlıdır.
III.III. Süreçlerin sonunda ulaşılan klimaks komüniteler, çevresel koşullar büyük oranda değişmedikçe kararlı yapısını korur.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Verilen ifadelerin tamamı doğru olduğu için doğru cevap 'I, II ve III' öncüllerini içeren seçenektir.
Verilen senaryoda 1.1. bölge canlılığın hiç olmadığı volkanik bir yüzeydir, bu yüzden primer süksesyon gerçekleşir ve toprak oluşumu için liken/yosun evresi şarttır. 2.2. bölgede ise yangın sonrası toprak korunduğu için sekonder süksesyon gerçekleşir ve süreç çok daha hızlı tamamlanır. Her iki sürecin sonunda oluşan kararlı yapıya klimaks denir.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin süksesyon tipini belirleme
1.1. Bölge (volkanik ada) primer süksesyon, 2.2. Bölge (yangın sonrası) sekonder süksesyondur.
Primer süksesyon üzerinde daha önce canlı bulunmayan çıplak alanlarda, sekonder süksesyon ise mevcut bir komünitenin bozulduğu ancak toprağın kaldığı alanlarda başlar.
2
Toprak oluşumu ve süreç hızını karşılaştırma
Primer süksesyonda önce toprak oluşmalıdır; sekonder süksesyon toprak hazır olduğu için daha hızlıdır.
Toprak oluşumu binlerce yıl sürebilen bir süreçtir, bu yüzden sekonder süksesyon her zaman primer süksesyondan daha kısa sürede tamamlanır.
3
Klimaks evresini analiz etme
Her iki süreç de çevresel koşullarla dengede olan kararlı 'klimaks' komünite ile sonlanır.
Süksesyonun nihai amacı, çevreyle uyumlu ve dinamik bir dengeye sahip kararlı bir ekosisteme ulaşmaktır.

Anahtar Kavram

Süksesyon Türleri ve Kararlı Komünite Oluşumu
Soru 28Soru

Yeni oluşmuş volkanik bir adada, üzerinde hiç toprak bulunmayan çıplak kayalıklar üzerinde başlayan primer süksesyon sürecindeki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Likenlerin toprak oluşumunu başlatması, yosunların yerleşerek toprağı kalınlaştırması, otsu bitkilerin toprağı zenginleştirmesi, çalıların hakimiyet kurması ve nihayet kararlı klimaks komünitenin oluşması şeklindedir.
Doğru sıralama, primer süksesyonun ekolojik gerekliliklerini yansıtır. Önce kayaların parçalanarak toprağın oluşturulması (liken), ardından toprağın su tutma kapasitesinin artırılması (yosun), organik madde birikimi (ot), habitatın büyümesi (çalı) ve son olarak kararlı denge (klimaks) evreleri gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç koşullarını analiz etme
Üzerinde toprak olmayan çıplak kaya yüzeyi belirlendi.
Primer süksesyonun en temel özelliği üzerinde hayat ve toprak bulunmayan alanlarda başlamasıdır.
2
Öncü türü belirleme
Likenler ilk aşama olarak seçildi.
Toprak oluşumunu fiziksel ve kimyasal yollarla başlatan organizmalar likenlerdir.
3
Bitki boyu ve toprak derinliği ilişkisini kurma
Sırasıyla yosun, ot ve çalı evreleri sıralandı.
Süksesyonda genellikle küçük yapılı türlerden daha büyük yapılı ve rekabet gücü yüksek türlere doğru bir değişim gözlenir.
4
Denge aşamasını belirleme
Klimaks evresi sona konuldu.
Klimaks, süksesyonun ulaştığı en kararlı ve dengeli son aşamadır.

Anahtar Kavram

Primer süksesyonda canlı türleri ve toprak yapısı, basit yapılı öncü türlerden karmaşık ve kararlı klimaks topluluklara doğru belirli bir sıra izler.

Daha Fazla Pratik

Yangın sonrası bozulan bir orman alanında gerçekleşen sekonder süksesyonun, primer süksesyondan farklarını (toprak yapısının korunması, daha hızlı gerçekleşmesi vb.) karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

Komünitelerde zaman içinde baskın türlerin aşamalı olarak birbirinin yerini almasıyla gerçekleşen süksesyon (sıralı değişim) süreci ile ilgili;

I. Primer süksesyon; üzerinde hiçbir canlı topluluğunun bulunmadığı ve toprak yapısının oluşmadığı alanlarda, öncü türlerin yerleşmesiyle başlar.
II. Mevcut bir komünitenin yangın, sel veya aşırı otlatma gibi müdahalelerle bozulması sonucu toprak yapısı korunarak gerçekleşen değişim sekonder süksesyondur.
III. Sekonder süksesyon süreci, başlangıçta toprak yapısı hazır olduğu için primer süksesyona göre daha yavaş gerçekleşir ve klimaks komüniteye daha geç ulaşır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Primer ve sekonder süksesyon tanımları doğru verilmiş olup, sekonder süksesyonun toprak hazır olduğu için daha hızlı gerçekleştiği bilinmelidir. Bu nedenle I ve II doğru, III yanlıştır.
Doğru cevap olan ifade, primer süksesyonun toprak olmayan çıplak alanlarda başladığını ve sekonder süksesyonun toprağın korunduğu alanlarda (yangın sonrası gibi) gerçekleştiğini doğru bir şekilde tanımlar. Üçüncü öncülde belirtilen 'sekonder süksesyonun daha yavaş olduğu' ifadesi yanlıştır çünkü toprak oluşumu binlerce yıl sürebilen bir süreçtir; bu sürecin hazır olması sekonder süksesyonu hızlandırır.

Adım Adım Çözüm

1
Primer süksesyon koşullarını analiz et.
Primer süksesyon, buzul çekilmesi veya volkanik ada oluşumu gibi canlılığın ve toprağın olmadığı yerlerde başlar.
Toprak oluşumu bu sürecin en kritik ve zaman alıcı ilk basamağıdır.
2
Sekonder süksesyon koşullarını analiz et.
Yangın, sel veya tarımı bırakma gibi durumlarda toprak yapısı korunur ve yeni bir süksesyon başlar.
Toprak yapısı bozulmadığı için bitki örtüsü daha hızlı gelişebilir.
3
Süreçlerin hızlarını ve klimaks kavramını karşılaştır.
Sekonder süksesyon, toprak oluşumu basamağını atladığı için primer süksesyonuna göre çok daha hızlı ilerler.
Toprakta hazır bulunan tohumlar ve besin elementleri hızlı bir yeniden yapılanmaya izin verir.

Anahtar Kavram

Süksesyonda toprak yapısının varlığı sürecin hızını ve tipini belirleyen temel faktördür.

Daha Fazla Pratik

Primer süksesyonda öncü türlerin (likenler gibi) kayaçları parçalayarak toprak oluşumuna nasıl katkı sağladığını araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 30Soru

Sınırlı kaynaklara sahip yeni bir yaşam alanına yerleşen bir popülasyonun, taşıma kapasitesine ulaşma sürecinde görülen aşağıdaki evreleri, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sınırlı kaynaklara sahip bir ortamda popülasyon büyümesi sırasıyla; kuruluş evresi, logaritmik artış evresi, negatif artış evresi ve denge evresi şeklinde gerçekleşir.
Doğru sıralama, popülasyonun yeni bir habitata yerleştiğinde önce ortama uyum sağlaması (Kuruluş), ardından kaynakların bolluğunu kullanarak hızla çoğalması (Logaritmik artış), birey sayısının artmasıyla oluşan kısıtlamalar nedeniyle büyüme hızının düşmesi (Negatif artış) ve en nihayetinde taşıma kapasitesine ulaşarak kararlı hale gelmesi (Denge) mantığına dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç aşamasını belirleme
Kuruluş evresi
Popülasyonun yeni bir ortama yerleştiğinde ilk yapacağı iş ortama uyum sağlamaktır.
2
Hızlı büyüme evresini belirleme
Logaritmik artış evresi
Uyum sağlandıktan sonra kaynaklar yeterli olduğu için popülasyon geometrik olarak artar.
3
Büyümenin yavaşladığı aşamayı belirleme
Negatif artış evresi
Birey sayısı arttıkça çevre direnci devreye girer ve büyüme hızı azalır.
4
Kararlı halin oluşumunu belirleme
Denge evresi
Popülasyon taşıma kapasitesine (K) ulaşır ve büyüme hızı sıfıra yaklaşır.

Anahtar Kavram

S-Tipi Popülasyon Büyüme Modeli
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Bir ekosistemde yeni bir yaşam alanına yerleşen ve S tipi büyüme (lojistik büyüme) gösteren bir popülasyonun, taşıma kapasitesine (KK) yaklaştığı süreçte gerçekleşen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevre direncinin artması, popülasyonun büyüme hızının yavaşlamasına ve sonunda dengelenmesine neden olur.

Cevap

Çevre direncinin artmasıyla popülasyon büyüme hızının yavaşlaması ve dengelenmesi doğrudur.
Lojistik büyüme modelinde, popülasyon yoğunluğu arttıkça besin, su ve yaşam alanı gibi sınırlı kaynaklar için rekabet artar. Bu durum çevre direncinin yükselmesine, dolayısıyla doğum oranının düşüp ölüm oranının artmasına yol açar. Sonuç olarak popülasyonun büyüme hızı yavaşlar ve popülasyon taşıma kapasitesinde dengeye ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
S tipi büyüme eğrisinin evrelerini analiz etmek.
Lojistik büyümede; kuruluş, logaritmik artış, negatif artış ve denge evreleri bulunur.
Popülasyonun zamanla nasıl değiştiğini anlamak için evrelerin özelliklerini bilmek gerekir.
2
Taşıma kapasitesi ve çevre direnci arasındaki ilişkiyi kurmak.
Popülasyon büyüklüğü (NN) taşıma kapasitesine (KK) yaklaştıkça, besin kıtlığı ve alan daralması gibi çevre direnci faktörleri artar.
Çevre direnci, popülasyonun sınırsız büyümesini engelleyen temel kuvvettir.
3
Büyüme hızı değişimini değerlendirmek.
Çevre direnci arttıkça büyüme hızı yavaşlar ve taşıma kapasitesinde (N=KN=K) büyüme hızı sıfır olur.
Denge evresinde popülasyona katılan ve popülasyondan ayrılan birey sayısı birbirine yakındır.

Anahtar Kavram

S tipi büyüme eğrisinde çevre direnci ve taşıma kapasitesi ilişkisi
Soru 32Soru

S-tipi büyüme eğrisi (sigmoidal eğri) gösteren bir popülasyonda, birey sayısının taşıma kapasitesine yaklaştığı evre ile ilgili;

I. Popülasyon üzerindeki çevre direnci artış gösterir.
II. Popülasyonun büyüme hızı maksimum düzeye ulaşır.
III. Besin ve alan gibi kaynaklar için tür içi rekabet belirginleşir.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Çevre direncinin arttığını ve tür içi rekabetin belirginleştiğini belirten ifade doğrudur.
Taşıma kapasitesine yaklaşıldığında çevre direncinin artması ve kaynakların sınırlı hale gelmesiyle tür içi rekabetin artması, popülasyon ekolojisinin temel kurallarıdır. Bu durum büyüme hızının yavaşlamasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
S-tipi büyüme eğrisinin evrelerini analiz etmek
Popülasyon kuruluş, logaritmik artış, negatif artış ve denge evrelerinden geçer.
Soruda popülasyonun taşıma kapasitesine yaklaştığı evre olan 'negatif artış evresi' sorgulanmaktadır.
2
Çevre direnci ve taşıma kapasitesi ilişkisini kurmak
Birey sayısı arttıkça (K'ya yaklaştıkça) çevre direnci (besin kıtlığı, alan daralması, hastalıklar vb.) artar.
Taşıma kapasitesi, çevrenin destekleyebileceği maksimum birey sayısıdır ve bu sınıra yaklaşıldığında sınırlayıcı faktörler baskın hale gelir.
3
Büyüme hızını değerlendirmek
Büyüme hızı, logaritmik artış evresinde maksimumdur; taşıma kapasitesine yaklaşıldığında ise azalmaya başlar.
Denge evresine yaklaşırken doğum ve ölüm oranları arasındaki fark kapandığı için büyüme hızı yavaşlar.

Anahtar Kavram

S-tipi Büyüme ve Çevre Direnci
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

S tipi büyüme eğrisi (lojistik büyüme) gösteren bir popülasyonda, popülasyon büyüklüğü taşıma kapasitesine (KK) yaklaştıkça;

I. popülasyon üzerindeki çevre direncinin artması,
II. popülasyonun büyüme hızının azalmaya başlaması,
III. besin ve yaşam alanı için tür içi rekabetin azalması

durumlarından hangilerinin gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Popülasyon taşıma kapasitesine yaklaştıkça çevre direnci artar ve büyüme hızı azalır.
S tipi büyüme eğrisinde popülasyon taşıma kapasitesine yaklaştığında, 'negatif artış evresi' başlar. Bu evrede artan birey sayısı besin, su ve barınma gibi kaynakların sınırlanmasına neden olur (çevre direnci artar). Bu durum popülasyonun büyüme hızının yavaşlamasına ve dengeye ulaşmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Popülasyonun taşıma kapasitesi (KK) ile olan ilişkisini analiz et.
Taşıma kapasitesi, bir ekosistemin destekleyebileceği maksimum birey sayısıdır.
S tipi büyüme eğrisinde popülasyon bu sınıra yaklaştıkça kaynaklar kıtlaşmaya başlar.
2
Çevre direnci kavramını değerlendir.
Birey sayısı arttıkça besin kıtlığı, alan daralması ve atık madde birikimi gibi çevre direnci faktörleri artar.
Çevre direnci, popülasyonun sonsuz büyümesini engelleyen tüm dış faktörlerdir.
3
Büyüme hızı ve rekabet üzerindeki etkileri belirle.
Artan çevre direnci büyümeyi yavaşlatır (II doğru) ve kaynaklar için rekabeti artırır (III yanlış).
Popülasyon denge evresine yaklaşırken doğum ve ölüm oranları birbirine yaklaşmaya başlar, bu da büyüme hızını sıfıra yaklaştırır.

Anahtar Kavram

S tipi büyüme eğrisinde taşıma kapasitesi ve çevre direnci ilişkisi

Daha Fazla Pratik

J tipi büyüme eğrisinde çevre direncinin neden genellikle ihmal edildiğini araştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 34Soru

S tipi (lojistik) büyüme eğrisi gösteren bir popülasyonda, birey sayısı taşıma kapasitesine ulaştığında popülasyonun büyüme hızıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Popülasyonun büyüme hızı sıfıra yaklaşır.

Cevap

Popülasyonun büyüme hızı sıfıra yaklaşır.
S tipi büyüme modelinde, popülasyon taşıma kapasitesine ulaştığında kaynaklar (besin, su, barınak) artık daha fazla bireyin eklenmesine izin vermez. Bu durumda doğum ve içe göçlerin toplamı, ölüm ve dışa göçlerin toplamına eşit olur; yani popülasyon büyüklüğü sabit kalır ve büyüme hızı sıfıra iner.

Adım Adım Çözüm

1
Taşıma kapasitesi kavramını tanımlayın.
Taşıma kapasitesi, belirli bir çevrenin destekleyebileceği maksimum birey sayısıdır.
Popülasyonun ulaşabileceği en üst sınırı belirlemek için.
2
Çevre direnci ile büyüme hızı arasındaki ilişkiyi kurun.
Birey sayısı taşıma kapasitesine yaklaştıkça çevre direnci (besin darlığı, alan yetersizliği vb.) artar.
Büyüme hızını neyin yavaşlattığını anlamak için.
3
Denge evresindeki büyüme hızını analiz edin.
Popülasyon taşıma kapasitesine (dengeye) ulaştığında, eklenen birey sayısı ile eksilen birey sayısı birbirine eşitlenir, dolayısıyla büyüme hızı sıfırlanır.
Sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Taşıma Kapasitesi ve Çevre Direnci
Tahmini Süre:45s
Soru 35Soru

İki farklı komünitenin birbiriyle karşılaştığı ve her iki komüniteden de canlıların bulunduğu geçiş bölgelerine ekoton adı verilir.

Buna göre, ekotonlar ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türleri temsil eden birey sayıları komşu komünitelerden daha fazladır.

Cevap

Ekotonlarda tür çeşitliliği fazla olsa da, birey sayısının komşu komünitelerden daha fazla olduğu ifadesi yanlıştır.
Doğru yanıt olan ifade yanlıştır çünkü ekotonlar dar geçiş bölgeleridir. Bu bölgelerde çok sayıda farklı türün bulunması (tür çeşitliliğinin fazla olması) alanın darlığı ve kaynakların sınırlı olmasıyla birleşince, her bir türe ait birey sayısının azalmasına neden olur. Yani çeşitlilik artarken birey sayısı azalır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekoton kavramının tanımını ve genel özelliklerini gözden geçir.
Ekotonun iki komünite arasındaki geçiş bölgesi olduğu ve her iki taraftan da türler içerdiği belirlenir.
Sorunun temelini oluşturan habitat yapısını anlamak için gereklidir.
2
Tür çeşitliliği ile birey sayısı arasındaki farkı analiz et.
Tür çeşitliliğinin 'farklı tür sayısı' olduğu, birey sayısının ise 'toplam canlı sayısı' olduğu ayırt edilir.
Öğrencilerin en çok yaptığı hatalardan biri olan çeşitlilik ve miktar karıştırmasını önlemek için kritiktir.
3
Verilen seçenekleri ekotonun özellikleriyle karşılaştır.
Tür çeşitliliği, rekabet ve toleransla ilgili bilgilerin doğru olduğu; ancak birey sayısının yüksek olduğu bilgisinin yanlış olduğu saptanır.
Ekolojik prensiplere göre sınırlı alanda çok çeşitlilik birey başına düşen kaynak ve alanı azaltır.

Anahtar Kavram

Ekotonların temel özellikleri: Yüksek tür çeşitliliği, düşük birey sayısı, yüksek tolerans ve yoğun rekabet.
Tahmini Süre:45s
Soru 36Soru

Komünitelerde türler arasında görülen etkileşimler ve bu etkileşimlerin sonuçlarına dair aşağıda verilen kavramları, bu kavramlara ait en uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rekabet
Av-Avcı İlişkisi
Kaynak Paylaşımı
Karakter Kayması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rekabet kavramı sınırlı kaynak mücadelesiyle, av-avcı ilişkisi besin tüketimiyle, kaynak paylaşımı türlerin bir arada kalmak için niş bölüşmesiyle ve karakter kayması rekabet sonucu oluşan morfolojik farklılaşmayla eşleşmelidir.
Doğru eşleşme, terimlerin akademik tanımlarına dayanmaktadır: Rekabet sınırlı kaynaklar için yapılan yarıştır; av-avcı bir beslenme ilişkisidir; kaynak paylaşımı niş farklılaşmasıyla bir arada yaşamayı sağlar; karakter kayması ise bu rekabetin morfolojik yansımasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramları analiz etme.
Rekabet, av-avcı, kaynak paylaşımı ve karakter kayması terimlerinin temel tanımları belirlendi.
Ekolojik etkileşimleri doğru tanımlamak için temel biyolojik terimlerin bilinmesi gerekir.
2
Rekabet ve mücadele ilişkisini kurma.
Sınırlı kaynaklar için yapılan mücadele 'rekabet' olarak tanımlandı.
Rekabetin temelinde kaynak kısıtlılığı yatar.
3
Beslenme ve fiziksel değişim süreçlerini ayırma.
Doğrudan besin olma durumu 'av-avcı', gaga gibi yapılardaki değişim 'karakter kayması' ile ilişkilendirildi.
Avlanma bir enerji aktarımıyken, karakter kayması evrimsel bir uyumdur.
4
Bir arada yaşama stratejisini belirleme.
Türlerin nişlerini bölüşerek bir arada kalması 'kaynak paylaşımı' olarak belirlendi.
Kaynak paylaşımı, rekabette elenme prensibine karşı geliştirilen bir çözüm yoludur.

Anahtar Kavram

Komünitede Türler Arası İlişkiler
Soru 37Soru

Ekoloji alanında çalışmalar yapan G.F. Gause, aynı besin kaynaklarını kullanan *Paramecium aurelia* ve *Paramecium caudatum* türlerini laboratuvar ortamında aynı kültür kabına koyarak gelişimlerini incelemiştir. Deneyin ilerleyen aşamalarında *Paramecium aurelia* türünün popülasyon miktarının artarak devam ettiği, *Paramecium caudatum* türünün ise besin için girdiği mücadeleyi kaybederek ortamdan elendiği (yok olduğu) gözlenmiştir.

Buna göre, aynı ortamda yaşayan ve benzer ekolojik nişlere sahip olan bu iki farklı tür arasında gerçekleşen etkileşim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Türler arası rekabet

Cevap

İki farklı paramesyum türünün aynı besin kaynağı için mücadele etmesi 'türler arası rekabet' etkileşimidir.
Deneyde kullanılan canlılar farklı türlerdir ve sınırlı olan ortak besin kaynağı için mücadele etmektedirler. Bu durum ekolojide türler arası rekabet olarak tanımlanır. Türlerin ekolojik nişleri ne kadar benzerse rekabet o kadar şiddetli olur ve Gause'un deneyinde olduğu gibi türlerden birinin elenmesiyle sonuçlanabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Canlı türlerini belirleme
Deneyde *Paramecium aurelia* ve *Paramecium caudatum* olmak üzere iki farklı tür bulunmaktadır.
Etkileşimin tür içi mi yoksa türler arası mı olduğunu belirlemek için canlıların aynı mı yoksa farklı tür mü olduğunu anlamak gerekir.
2
Etkileşimin doğasını analiz etme
İki tür de aynı besin ve ortam koşullarında yetiştiriliyor ve biri diğerinin elenmesine neden oluyor.
Bir kaynağın paylaşımı söz konusu olduğunda ve türlerden biri olumsuz etkilenip yok oluyorsa bu durum rekabete işaret eder.
3
Kavramsal eşleştirme yapma
Farklı türlerin aynı ekolojik niş için mücadele etmesi 'türler arası rekabet'tir.
Ekolojik nişleri çakışan türler arasındaki bu çatışma, türler arası rekabetin temel tanımıdır.

Anahtar Kavram

Türler arası rekabet ve rekabette elenme prensibi
Soru 38Soru

Komünitelerde farklı türler arasında görülen bazı simbiyotik (birlikte yaşam) ilişki türleri ile bu ilişkilerin tanımları aşağıda verilmiştir. İlişki türlerini doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mütualizm
Komensalizm
Parazitizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mütualizm (+/++ / +), Komensalizm (+/0+ / 0) ve Parazitizm (+/+ / -) sembolleriyle ifade edilen tanımlarla sırasıyla eşleşmelidir.
Mütualizmde her iki canlının yarar sağladığı (+/++ / +), komensalizmde birinin yarar görüp diğerinin etkilenmediği (+/0+ / 0) ve parazitizmde birinin yarar görüp diğerinin zarar gördüğü (+/+ / -) tanımları doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mütualizm kavramının anlamını belirlemek
Mütualizm 'karşılıklı' anlamına gelir ve her iki canlı da fayda sağlar (+/++ / +).
Liken birliği veya mercan-alg ilişkisi gibi örneklerde her iki tür de hayatta kalmak için birbirine ihtiyaç duyar.
2
Komensalizm kavramının anlamını belirlemek
Komensalizmde bir canlı fayda görürken diğeri etkilenmez (+/0+ / 0).
Köpek balığına yapışarak taşınan ve artıklarıyla beslenen vantuzlu balık örneğinde olduğu gibi, köpek balığı bu durumdan zarar görmez.
3
Parazitizm kavramının anlamını belirlemek
Parazitizmde bir taraf (parazit) yarar sağlarken diğeri (konak) zarar görür (+/+ / -).
Bit, pire veya ökse otu gibi canlılar konak canlının besinini veya vücut sıvılarını kullanarak ona zarar verir.

Anahtar Kavram

Simbiyotik ilişkilerde tarafların etkileşimden nasıl (pozitif, negatif veya nötr) etkilendiği temel ayırt edici özelliktir.

Daha Fazla Pratik

Simbiyotik ilişkilerde 'zorunlu mütualizm' ve 'gevşek mütualizm (protokooperasyon)' arasındaki farkları inceleyerek bilginizi derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 39Soru

Ekolojik bir süreç olan süksesyon; primer (birincil) ve sekonder (ikincil) süksesyon olmak üzere iki başlıkta incelenir. Buna göre, bir bölgede gerçekleşen değişimin sekonder süksesyon olduğunu belirleyen temel kriter aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürecin, üzerinde canlı yaşamı için uygun bir toprak tabakasının bulunduğu bir alanda başlaması

Cevap

Sekonder süksesyonu primer süksesyondan ayıran temel fark, sürecin halihazırda bir toprak tabakasının bulunduğu alanlarda başlamasıdır.
Sekonder süksesyonun en temel ayırt edici özelliği, önceden üzerinde bir komünitenin bulunduğu ancak yangın, sel veya insan müdahalesi gibi bir kesinti sonucu bozulan bir alanda, toprak yapısı bozulmadan yeni bir sürecin başlamasıdır. Toprak hazır olduğu için süreç primer süksesyona göre çok daha hızlı ilerler.

Adım Adım Çözüm

1
Primer ve sekonder süksesyonun başlangıç koşullarını karşılaştır.
Primer süksesyon toprağın olmadığı yerde, sekonder süksesyon toprağın olduğu yerde başlar.
Süksesyon tipleri, ortamın başlangıçtaki fiziksel ve biyotik durumuna göre sınıflandırılır.
2
Seçeneklerdeki durumların hangi süksesyon tipine ait olduğunu analiz et.
Toprak tabakasının varlığı sekonder süksesyonun en belirgin işaretidir.
Toprak yapısı korunduğu için sekonder süksesyonda liken ve yosun evrelerine gerek kalmadan doğrudan otsu bitkilerle süreç başlar.

Anahtar Kavram

Süksesyon Tipleri
Soru 40Soru

Popülasyonu oluşturan bireylerin habitat içerisindeki yerleşim biçimlerine 'popülasyon dağılımı' denir. Aşağıda verilen popülasyon dağılım modelleri ile bu modellerin temel özelliklerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kümeli Dağılım
Düzenli Dağılım
Rastgele Dağılım

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kümeli dağılım, bireylerin grup oluşturma eğilimiyle (yaygın model); düzenli dağılım, rekabet ve alan savunmasıyla (eşit mesafe); rastgele dağılım ise bireyler arası etkileşimin yokluğuyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme; kümeli dağılımın grup oluşturma ve yaygınlık özelliğiyle, düzenli dağılımın alan savunması ve eşit mesafe özelliğiyle, rastgele dağılımın ise etkileşimsiz ve homojen çevre özelliğiyle ilişkilendirilmesine dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kümeli dağılımın temel sebebini belirleme
Bireylerin hayatta kalma şansını artırmak için gruplar oluşturması (beslenme, korunma).
Kümeli dağılım doğada en yaygın görülen ve gruplaşma içeren modeldir.
2
Düzenli dağılımın mekanizmasını analiz etme
Bireylerin birbirini itmesi veya sınırlı kaynaklar için rekabet etmesi.
Alan savunması (teritoryal davranış) bireyleri yaklaşık eşit mesafelerde tutar.
3
Rastgele dağılımın koşullarını değerlendirme
Bireylerin birbirini ne çekmesi ne de itmesi durumu.
Çevresel faktörler homojen olduğunda ve bireyler arası etkileşim düşük olduğunda ortaya çıkan nadir bir durumdur.

Anahtar Kavram

Popülasyon Dağılım Biçimleri

Daha Fazla Pratik

Farklı dağılım modellerine sahip canlı türlerine (örneğin: penguenler, kurt sürüleri, karahindiba) dair örnekleri inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Komünite ve Popülasyon Ekolojisi Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin