Çevre ve Toplum

69 soru

Soru 61Soru

Küresel iklim değişimi, beşerî faaliyetler sonucu atmosferin sera etkisinin kuvvetlenmesiyle başlayan ve yeryüzünde zincirleme çevresel etkilere yol açan karmaşık bir süreçtir.

Aşağıda verilen küresel iklim değişimiyle ilgili süreçler ile bu süreçlerin doğrudan yol açtığı sonuçları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Küresel sıcaklık artışıyla birlikte kutup ve dağ buzullarının hızla erimesi
Sanayileşme, fosil yakıt tüketimi ve geniş ölçekli ormansızlaşma
Yeryüzündeki buz örtülerinin küçülerek koyu renkli yüzeylerin artması
Sıcaklık ve yağış rejimlerinin değişmesiyle iklim kuşaklarının kayması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Buzulların erimesi ile kıyıların sular altında kalması; fosil yakıt kullanımı ile sera gazı birikiminin artması; buz örtülerinin azalması ile albedo oranının düşmesi; iklim kuşaklarının kayması ile canlı türlerinin göç etmesi/yok olması eşleşmektedir.
Küresel iklim değişimine bağlı olarak eriyen buzullar kıyı ovalarının su altında kalmasına yol açar; beşerî kökenli fosil yakıt tüketimi sera gazı birikimini artırır; buzulların erimesi yansıtıcılığı azaltarak (albedo düşüşü) yeryüzünün daha çok enerji soğurmasına neden olur; iklim kuşaklarının kayması ise canlıların yaşam alanlarını değiştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Buzul erimelerinin kıyı bölgelerindeki fiziki coğrafya üzerindeki etkilerini tespit etmek.
Eriyen buzullar deniz seviyesini yükselterek kıyı ekosistemlerini ve delta ovalarını sular altında bırakır.
Küresel sıcaklık artışıyla eriyen buzulların doğrudan deniz seviyesi yükselmesine yol açtığı bilgisini kullanmak.
2
Beşerî kaynaklı sera gazı salınımlarını ve ormansızlaşmanın sonuçlarını belirlemek.
Sanayi faaliyetleri ve fosil yakıt kullanımı atmosfere büyük miktarda sera gazı salarken, ormansızlaşma karbon yutaklarını azaltarak bu birikimi hızlandırır.
Beşerî faaliyetlerin atmosferin bileşimi üzerindeki etkilerini analiz etmek.
3
Buz alanlarının azalması ile yeryüzünün yansıtma gücü (albedo) arasındaki ilişkiyi incelemek.
Yansıtıcı beyaz buzulların yerini daha az yansıtıcı olan koyu renkli deniz ve kara yüzeylerinin alması albedoyu düşürür, bu da soğurulan güneş energisini artırır.
Buzulların erimesinin yeryüzünün enerji bilançosundaki pozitif geri besleme mekanizmasını anlamak.
4
İklim elemanlarındaki değişimlerin biyolojik sistemler ve canlılar üzerindeki etkilerini değerlendirmek.
İklim kuşaklarının yer değiştirmesi ekolojik nişlerin kaymasına sebep olur, bu da canlıları göç etmeye zorlar ya da nesillerini tehlikeye sokar.
Sıcaklık ve yağış değişimlerinin biyomların coğrafi dağılışı üzerindeki doğrudan sonuçlarını saptamak.

Anahtar Kavram

Küresel iklim değişiminin nedenleri, mekanizmaları (sera etkisi, albedo) ve çevre üzerindeki zincirleme sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 62Soru

Güney Kore'nin başkenti Seul'de yer alan Cheonggyecheon Deresi, 1950'li yıllardan sonra hızlı nüfus artışı ve plansız şehirleşme sonucunda betonla kaplanarak üzerine yükseltilmiş otoyol inşa edilmiştir. 2003 yılında başlatılan kentsel dönüşüm ve çevresel planlama projesiyle otoyol yıkılmış, dere yatağı temizlenerek yeşil alanlara dönüştürülmüştür.

Bu dere restorasyon projesinin ardından gözlemlenen;

I. Bölgedeki kentsel ısı adası etkisinin hafiflemesi ve yerel rüzgâr koridorlarının oluşması,
II. Ulaşım planlamasındaki değişikliklerle toplu taşıma kullanımının artması ve karbon salımının azalması,
III. Dere yatağında su kalitesinin iyileşmesiyle sucul ve karasal biyoçeşitliliğin canlanması,
IV. Yakın çevredeki gayrimenkul değerlerinin yükselmesi ve turizm odaklı yeni iş kollarının oluşması

gelişmelerinden hangileri bu projenin doğrudan "ekolojik" sürdürülebilirliğe katkı sağladığını g��steren kanıtlardandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III
Doğru seçenek, dere yatağının restorasyonunun doğrudan ekolojik sisteme olan katkılarını içeren maddeleri kapsamaktadır. Kentsel ısı adası etkisinin hafiflemesi ve rüzgâr koridorlarının oluşması (ısı dengesi), toplu taşıma kullanımının artarak karbon salımının azalması (hava kalitesi) ve sucul/karasal biyoçeşitliliğin canlanması (ekosistem sağlığı) doğrudan ekolojik sürdürülebilirlik kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Cheonggyecheon Deresi Restorasyon Projesi'nin etkilerini ekolojik ve ekonomik boyutlarına g��re sınıflandırmak.
I, II ve III numaralı maddeler ekolojik (çevresel/doğal) yararları temsil ederken; IV numaralı madde ekonomik (maddi/finansal) yararları temsil etmektedir.
Ekolojik sürdürülebilirlik; biyoçeşitliliğin korunması, iklim dengesi, hava ve su kalitesi gibi doğal sistemlerin korunmasını hedefler. Ekonomik sürdürülebilirlik ise mali kazanç, istihdam ve turizm gibi unsurları kapsar.
2
Ekolojik sürdürülebilirlik kriterine uyan maddeleri seçmek.
I (ısı adası etkisinin azalması), II (karbon salımının düşmesi) ve III (biyoçeşitliliğin canlanması) öncülleri doğrudan ekolojik yarar sağlar.
Bu üç madde de doğal çevre elemanlarının (hava, su, canlı yaşamı) kalitesini artırarak ekolojik dengenin korunmasına doğrudan hizmet eder.
3
Ekonomik sürdürülebilirliğe giren maddeleri ayıklamak.
IV numaralı madde (gayrimenkul değerleri ve turizm iş kolları) elenir.
Maddi kazanç ve istihdam olanakları ekonomik boyutla ilgilidir, doğrudan ekolojik sürdürülebilirlik göstergesi değildir.

Anahtar Kavram

Çevresel Planlama ve Sürdürülebilirlik İlkeleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 63Soru

Küresel iklim değişimi, sera etkisi ve bu süreçlere karşı alınan küresel önlemlerle ilgili;

I. Atmosferde biriken karbondioksit (CO2CO_2) ve metan (CH4CH_4) gibi sera gazları, yeryüzünden geri yansıyan uzun dalgalı yer radyasyonunu (ısı enerjisini) soğurarak doğal sera etkisini kuvvetlendirir.
II. Ozon tabakasının (O3O_3) kloroflorokarbon (CFC) gazlarıyla seyrelmesi sonucu yeryüzüne ulaşan ultraviyole (UV) ışınlarının artışı, küresel sıcaklık artışının doğrudan ve temel nedenidir.
III. Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması, sera gazı salınımlarını sınırlandırarak küresel iklim değişiminin olumsuz etkilerini azaltmayı hedefleyen başlıca uluslararası sözleşmelerdir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncüller doğrudur. Atmosferdeki sera gazları yer radyasyonunu tutarak sera etkisini artırır, Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması ise bu salınımı azaltmayı hedefler. İkinci öncül ise yanlıştır çünkü ozon tabakasının seyrelmesi küresel ısınmanın doğrudan nedeni değildir.
Birinci öncülde belirtilen sera gazlarının yer radyasyonunu tutarak sıcaklığı artırması ve üçüncü öncülde belirtilen Kyoto Protokolü ile Paris Anlaşması'nın sera gazı salınımını azaltma hedefleri bilimsel ve tarihsel olarak doğrudur. Bu iki öncülün birlikte yer aldığı ifade doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu sera etkisi mekanizması açısından analiz etmek.
Doğal sera etkisinin atmosferdeki sera gazlarının (CO2CO_2, CH4CH_4 vb.) yeryüzünden yansıyan kızılötesi (uzun dalgalı) ışınları tutmasıyla gerçekleştiği belirlenir. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Küresel ısınmanın temel fiziksel mekanizmasını anlamak ve doğruluğunu test etmek.
2
İkinci öncülü küresel iklim değişimi ile ozon tabakası seyrelmesi arasındaki fark açısından değerlendirmek.
Ozon tabakasının seyrelmesi yeryüzüne daha fazla UV (ultraviyole) ışını ulaşmasına neden olur ancak küresel iklim değişiminin doğrudan ve birincil nedeni değildir. Küresel ısınmanın nedeni sera gazı birikimidir. Bu nedenle ikinci öncül yanlıştır.
Öğrenciler arasında çok yaygın olan küresel ısınma ile ozon tabakasının seyrelmesi kavram kargaşasını tespit etmek.
3
Üçüncü öncülü uluslararası çevre sözleşmelerinin amaçları kapsamında incelemek.
Kyoto Protokolü ve Paris Anlaşması'nın sera gazı salınımlarını (emisyonlarını) azaltarak küresel sıcaklık artışını sınırlandırmayı hedefleyen temel uluslararası sözleşmeler olduğu doğrulanır. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Küresel iklim değişimine karşı alınan uluslararası önlemlerin kapsamını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Küresel iklim değişiminin nedenleri, sera etkisi mekanizması ve bu sürece yönelik uluslararası önlemler
Soru 64Soru

Küresel ölçekte sürdürülebilir kalkınma ve çevresel planlama ilkeleri doğrultusunda hayata geçirilen çeşitli kentsel projeler ve yerel uygulamalar bulunmaktadır. Bu uygulamalar, çevresel sorunları azaltırken sosyal ve ekonomik faydaları bir arada sunmayı hedefler.

Aşağıda verilen çevresel planlama ve sürdürülebilirlik uygulamalarını, bu uygulamaların temelini oluşturan planlama ilkeleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Curitiba (Brezilya) Kentsel Planlama Modeli
Katmandu Vadisi (Nepal) Katı Atık Yönetimi
Masdar Şehri (BAE) Sürdürülebilir Kent Deneyi
Kopenhag (Danimarka) İklim Uyum Planı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Curitiba (Brezilya) kentsel planlama modeli entegre arazi kullanımı ve ulaşım planlamasıyla; Katmandu Vadisi (Nepal) katı atık yönetimi toplumsal katılıma dayalı yönetimle; Masdar Şehri (BAE) projesi ekolojik tasarım ve karbon nötr teknolojiyle; Kopenhag (Danimarka) iklim uyum planı ise yeşil altyapı çözümleriyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede, Curitiba'daki kentsel planlama modeli entegre arazi kullanımı ve ulaşım sistemiyle doğrudan örtüşür. Katmandu Vadisi'ndeki geri dönüşüm ve kompostlaştırma faaliyeti yerel toplulukların katılımıyla sürdürüldüğü için katılımcı yönetimdir. Masdar Şehri projesi ekolojik tasarım ve sıfır karbon/atık teknolojilerine dayanır. Kopenhag İklim Uyum Planı ise sel ve taşkın gibi iklim olaylarına karşı ekosistem tabanlı uyumu esas alır.

Adım Adım Çözüm

1
Uygulamaların coğrafi ve kentsel niteliklerini incelemek.
Curitiba'nın toplu taşıma odaklı kentsel gelişim, Katmandu'nun yerel atık yönetimi, Masdar'ın sıfır karbon/atık kenti ve Kopenhag'ın sel kontrolü odaklı olduğu belirlenir.
Senaryoların temel amaçlarını saptayarak doğru ilkelerle ilişkilendirmek için ilk adımdır.
2
Sürdürülebilirlik ve çevresel planlama ilkelerini analiz etmek.
Entegre arazi kullanımı, topluluk katılımı, ekolojik tasarım ve ekosistem tabanlı uyum gibi kuramsal çerçeveler tanımlanır.
Eşleştirmenin teorik altyapısını oluşturmak.
3
Senaryolar ile ilkeleri eşleştirmek.
Curitiba toplu taşıma-arazi entegrasyonuna, Katmandu katılımcı atık yönetimine, Masdar karbon nötr ekolojik tasarıma, Kopenhag ise iklim uyumuna atanır.
Her bir uygulamanın karakteristik özelliğinin en uygun sürdürülebilirlik ilkesiyle örtüşmesini sağlamak.

Anahtar Kavram

Çevresel planlama projeleri, kentsel sürdürülebilirlik ilkeleri, atık yönetimi modelleri ve iklim değişikliğine uyum stratejileri.
Soru 65Soru

Beşerî faaliyetlerin tetiklediği küresel iklim değişiminin başlangıcından kıyı alanlarında meydana getirdiği sosyoekonomik etkilere kadar uzanan neden-sonuç zincirini göz önünde bulundurarak, aşağıda verilen olayları ilk gerçekleşenden son ger��ekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama sırasıyla; sera gazı oranının artışı, sera etkisinin kuvvetlenmesi, küresel sıcaklık artışı, buzulların erimesi ve kıyı alanlarının sular altında kalması şeklinde gerçekleşir.
Küresel iklim değişimine bağlı zincirleme süreçler, beşerî faaliyetlerin sera gazı oranını artırmasıyla başlar. Bu gazlar yer radyasyonunu daha fazla tutarak sera etkisini kuvvetlendirir. Sera etkisinin artması küresel sıcaklıkları yükseltir. Sıcaklık artışı buzulların erimesine ve deniz seviyesinin yükselmesine yol açar. Sonuç olarak kıyı alanları sular altında kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Atmosferdeki sera gazı salınımının beşerî faaliyetlerle artışını belirleme.
İlk aşama olarak sera gazı konsantrasyonunun artması gerçekleşir.
Süreci başlatan temel girdi beşerî emisyonlardır.
2
Artan gazların yer radyasyonunu tutma üzerindeki etkisini analiz etme.
Sera etkisinin kuvvetlenmesi ve yer radyasyonunun daha fazla tutulması gerçekleşir.
Karbondioksit ve metan gibi sera gazları kızılötesi ışınları soğurarak ısının uzaya kaçmasını engeller.
3
Sera etkisinin kuvvetlenmesinin küresel sıcaklıklara etkisini saptama.
Küresel ortalama sıcaklıklar yükselir ve iklim rejimleri değişir.
Atmosferde biriken ısı enerjisi küresel ısınmaya yol açar.
4
Sıcaklık artışının buzullar üzerindeki etkisini inceleme.
Karasal buzullar erir and deniz seviyeleri yükselir.
Sıcaklık artışı buzulların erimesini ve okyanus sularının termal genişlemesini tetikler.
5
Deniz seviyesi yükselmesinin kıyı çizgisi üzerindeki etkisini belirleme.
Kıyı ovaları ve deltalar sular altında kalarak zarar görür.
Su seviyesinin yükselmesi kıyıdaki alçak alanları su altında bırakarak ekolojik ve sosyoekonomik zararlara yol açar.

Anahtar Kavram

Sera gazlarının artışı ile küresel iklim değişimi ve kıyı ekosistemleri üzerindeki zincirleme etkileri arasındaki neden-sonuç ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 66Soru

Tarım arazilerinde aşırı ve bilinçsiz gübre kullanımı, göl ve gölet gibi tatlı su ekosistemlerinde ötrofikasyon adı verilen ciddi bir çevre sorununa yol açmaktadır.

Buna göre, tarımsal kaynak kullanımıyla tetiklenen ötrofikasyon sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk aşamadan son aşamaya doğru s��ralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; tarım arazilerinde aşırı kimyasal gübre kullanımıyla başlar, yağışlarla göle taşınır, alg patlamasına neden olur, güneş ��şığının ve oksijenin azalmasıyla devam eder ve en sonunda su canlılarının toplu ölümüyle sonuçlanır.
Doğru sıralama, tarımda gübre kullanımıyla başlayan beşerî etkinin, göl ekosisteminde zincirleme fiziksel ve biyolojik değişimlere yol açarak canlı ölümleriyle sonuçlandığı ekolojik neden-sonuç ilişkisini takip eder. Süreç karadaki gübre kullanımıyla başlar, göle taşınmayla sürer, alglerin çoğalmasını tetikler, ışık ve oksijeni keser ve canlı ölümleriyle son bulur.

Adım Adım Çözüm

1
Tarımda aşırı gübre kullanımı aşamasının tespit edilmesi
Göl ekosistemine dışarıdan yüksek oranda azot ve fosfor girdisi sağlamak üzere toprağa gübre verilir.
Ötrofikasyon sürecinin temel başlangıç noktası karasal kaynaklı besin tuzu kirliliğidir.
2
Gübrelerin göle taşınması aşamasının tespit edilmesi
Topraktaki kimyasal kalıntılar yüzeysel akışla göl suyuna karışır.
Yağışlar ve yüzeysel akış, karadaki kirleticileri su ekosistemine ulaştıran doğal taşıma mekanizmalarıdır.
3
Göldeki alg patlaması aşamasının tespit edilmesi
Besin tuzlarıyla zenginleşen suda algler hızla çoğalır ve yüzeyi kaplar.
Azot ve fosfor alglerin büyümesini kontrolsüz şekilde tetikleyen besin kaynağıdır.
4
Derinlerdeki oksijen ve ışık miktarının azalması aşamasının tespit edilmesi
Alg tabakası güneş ışığını ve atmosferik oksijenin suya geçişini engeller.
Su yüzeyinde oluşan örtücü katman göl tabanına doğru ışık geçirgenliğini sıfırlar ve fotosentezi durdurarak oksijen üretimini engeller.
5
Canlı ölümleri ve ekosistem çöküşü aşamasının tespit edilmesi
Solunum yapamayan su canlıları toplu halde ölür.
Sudaki çözünmüş oksijen seviyesinin kritik sınırın altına düşmesi canlı yaşamını sonlandırır.

Anahtar Kavram

Tarımsal faaliyetlerin su kaynakları üzerindeki çevresel etkileri ve ötrofikasyon süreci
Soru 67Soru

Aşağıda verilen coğrafi bölgeler ile bu bölgelerde yaygın görülen doğal afet türlerini ve bu afetlere karşı alınabilecek en uygun korunma yöntemlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İzlanda'da aktif volkanizma altındaki buzul ��rtülerinin hızla eridiği tektonik vadiler
Güneydoğu Asya'da Muson yağışları ve tropikal siklonların etkisindeki delta ovaları
Japonya'da okyanusal levha sınırlarına yakın aktif tektonik kıyı şeritleri
Alpler ve Himalayalar gibi dik yamaçlı, yoğun kar yağışı alan yüksek dağlık alanlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İzlanda'daki buzul altı volkanik vadiler jökulhlaup (buzul taşkını) ve erken uyarı/drenaj kanalları ile; Güneydoğu Asya'daki delta ovaları sel/kıyı taşkınları ve mangrov ormanları/nehir setleri ile; Japonya'daki tektonik kıyı şeritleri tsunami ve tsunami duvarları/erken uyarı ile; Alpler ve Himalayalar ise çığ ve kar çitleri/orman örtüsünün korunması ile eşleşmektedir.
Doğru eşleşmeler coğrafi özellikler ile afetlerin oluşum mekanizmaları ve bunlara yönelik koruyucu önlemler arasındaki ilişkiyi tam olarak yansıtmaktadır. İzlanda'daki buzul erimesi kökenli jökulhlaup taşkınları erken uyarı ve drenaj kanallarıyla; Güneydoğu Asya'daki muson kökenli kıyı taşkınları mangrov ormanları ve nehir setleriyle; Japonya'daki okyanusal depremlerin tetiklediği tsunamiler tsunami duvarları ve sismik sensörlerle; Alpler ve Himalayalar'daki çığ afeti ise kar çitleri ve orman örtüsünün korunmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
İzlanda'nın tektonik yapısını ve buzul örtüsünün volkanizmayla ili��kisini analiz etme.
İzlanda'da aktif volkanların üzerindeki buzulların erimesiyle oluşan ani taşkınlara 'jökulhlaup' denir. Bu durum, yerleşimlerin taşkın yatağından uzak tutulmasını ve drenaj kanalları açılmasını gerektirir. Bu nedenle İzlanda ile jökulhlaup eşleşir.
Buzul altı volkanik faaliyetlerin erime sularını kontrol etme zorunluluğunu tespit etmek için.
2
Güneydoğu Asya delta ovalarındaki iklim ve kıyı dinamiklerini inceleme.
Muson yağışları ve tropikal siklonlar kıyı taşkınlarına neden olur. Mangrov ormanları dalga enerjisini kırarak doğal koruma sağlar. Nehir yataklarına yapılan seddeler de taşkınları önler. Bu nedenle Güneydoğu Asya ile sel ve kıyı taşkınları eşleşir.
Aşırı yağış ve deniz kabarmalarına karşı kıyı koruma yöntemlerini belirlemek için.
3
Japonya'nın tektonik konumu ve kıyı güvenliği önlemlerini değerlendirme.
Japonya okyanusal levha sınırında yer aldığı için depremlerin tetiklediği tsunamiler en büyük tehdittir. Tsunami duvarları ve sismik sensörlü erken uyarı sistemleri en kritik koruma yöntemleridir. Bu nedenle Japonya kıyı şeridi ile tsunami eşleşir.
Depremlerin deniz tabanında oluşturduğu dev dalgalara karşı geliştirilen mühendislik çözümlerini eşleştirmek için.
4
Alpler ve Himalayalar'ın topoğrafik ve iklimsel koşullarını analiz etme.
Dik yamaçlı ve bol kar yağışlı bu dağlarda çığ riski çok yüksektir. Kar çitleri, kar köprüleri ve yamaçlardaki ormanların korunması karın kaymasını önler. Bu nedenle yüksek dağlık alanlar ile çığ eşleşir.
Eğimli arazilerdeki kar kütlelerinin yer çekimi etkisiyle hareketini engelleme yöntemlerini bulmak için.

Anahtar Kavram

Farklı coğrafi bölgelerin jeolojik ve klimatolojik özellikleri nedeniyle karşı karşıya kaldığı doğal afetler çeşitlilik gösterir. Bu afetlerin zararlarını azaltmak için coğrafi koşullara uygun, bilimsel ve mühendislik temelli korunma yöntemlerinin (aktif ve pasif önlemler) seçilmesi gerekir.
Soru 68Soru

Aşağıda bazı bölgelerdeki doğal kaynak kullanım faaliyetleri ve bu faaliyetlerin yol açtığı çevresel etkiler verilmiştir. Bu faaliyetleri, yol açtıkları en belirgin çevresel sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Konya Havzası'nda tarımsal sulama ihtiyacını karşılamak amacıyla yer altı sularının aşırı ve denetimsiz biçimde çekilmesi
Asya ve Avrupa'daki sanayi bölgelerinde yüksek kükürt içerikli taş kömürünün termik santrallerde enerji üretimi için yakılması
Sumatra ve Borneo adalarında palmiye yağı plantasyonları kurmak amacıyla tropikal yağmur ormanlarının yakılarak temizlenmesi
Güney Afrika ve Avustralya'daki açık ocak işletmelerinde siyanür liçi yöntemiyle altın ve değerli metallerin ayrıştırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Konya Havzası'ndaki yer altı suyu kullanımı obruk oluşumuna; kükürt içerikli taş kömürü yakımı asit yağışlarına; Sumatra ve Borneo'daki orman tahribatı habitat kaybına; açık ocak altın madenciliği ise su ekosisteminin zehirlenmesine karşılık gelmektedir.
Her doğal kaynak kullanımının kendine has bir çevresel etkisi vardır. Yer altı sularının aşırı çekilmesi obruklara, fosil yakıtlar asit yağmurlarına, orman tahribatı habitat kaybına ve siyanürlü madencilik su zehirlenmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yer altı kaynaklarının aşırı tüketiminin Konya gibi karstik sahalardaki etkisini analiz etme
Yer altı su seviyesinin düşmesiyle tavanı çöken mağaraların obrukları oluşturduğu belirlenir.
Konya Havzası'ndaki aşırı yer altı suyu kullanımının obruk oluşumuyla doğrudan ilişkili olduğunu tespit etmek.
2
Taş kömürü gibi yüksek kükürtlü fosil yakıtların kullanım sonuçlarını değerlendirme
Sanayi bölgelerinde salınan gazların nemli havayla reaksiyona girerek asit yağmurlarını tetiklediği saptanır.
Termik santrallerde kükürtlü kömür yakımının asit yağışları ile eşleştiğini bulmak.
3
Tropikal ormanların plantasyon amaçlı yok edilmesinin ekolojik sonuçlarını inceleme
Ormanların yakılmasıyla endemik türlerin habitatlarının parçalandığı ve biyoçeşitliliğin azaldığı görülür.
Sumatra ve Borneo'daki orman yangınlarının habitat parçalanması ve biyoçeşitlilik kaybına yol açtığını belirlemek.
4
Altın madenciliğinde kullanılan siyanürün çevre üzerindeki etkisini saptama
Atık havuzlarından sızan kimyasalların havzadaki canlı yaşamını tehdit ettiği anlaşılır.
Açık ocak siyanür liçi yönteminin su ekosistemlerinin zehirlenmesine neden olduğunu ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların türüne ve çıkarma/işleme yöntemine bağlı olarak ortaya çıkan yerel ve küresel çevresel etkiler.
Soru 69Soru

A��ağıdaki doğal afet ve çevre sorunlarını, oluşum kökenleri ve karakteristik özellikleri dikkate alınarak verilen tanımlayıcı açıklamalarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Heyelan
Erozyon
Tsunami
Çığ

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Heyelan; eğimli yamaçlardaki gevşek örtünün aniden yer değiştirmesi açıklamasıyla, Erozyon; toprağın dış kuvvetlerce yavaşça aşındırılması açıklamasıyla, Tsunami; deniz tabanındaki sismik olayların yol açtığı dev dalga açıklamasıyla, Çığ ise kar örtüsünün yamaç aşağı hızla kayması açıklamasıyla eşleşir.
Doğal afetlerin sınıflandırılmasında kökenler (jeolojik, klimatolojik, hidrolojik, biyolojik) ve oluşum süreleri (ani veya yavaş) belirleyicidir. Heyelan ani gelişen jeomorfolojik kütle hareketidir; erozyon yavaş gelişen ekolojik bir aşınma sürecidir; tsunami sismik veya volkanik kökenli hidrolojik afettir; çığ ise kar örtüsüyle ilişkili klimatolojik-topografik kökenli bir afettir. Eşleştirmeler bu temel kriterlere göre yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Heyelanın temel özellikleri ve kökeni analiz edilir.
Heyelanın eğimli yamaçta aniden meydana gelen jeomorfolojik bir kütle hareketi olduğu saptanır ve kütle halinde aniden aşağı kayma ifadesiyle eşleştirilir.
Doğru açıklama ile eşleştirebilmek için afetin kökeni ve hızı tanımlanmalıdır.
2
Erozyon süreci incelenir ve heyelandan ayrılan yönleri belirlenir.
Erozyonun dış kuvvetlerin etkisiyle toprağın yavaşça süpürülmesi olduğu, ani bir kütle hareketi olmadığı belirlenir ve yavaş yavaş aşındırılarak taşınması ifadesiyle eşleştirilir.
Öğrencilerin en çok karıştırdığı heyelan-erozyon ayrımını netleştirmek gerekir.
3
Tsunaminin oluşum mekanizması ve kökeni incelenir.
Deniz tabanındaki deprem, volkanizma gibi jeolojik olayların tetiklediği dev dalgalar (hidrolojik afet) olduğu tespit edilir ve deniz tabanındaki tektonik hareketlerin tetiklediği dev dalga ifadesiyle eşleştirilir.
Kıyı bölgesindeki su kütlelerinin hareketinin sismik kökenini belirlemek için gereklidir.
4
Çığ afetinin oluşumu klimatolojik ve topografik açıdan değerlendirilir.
Kar örtüsünün eğimli yamaçtan hızla kayması süreciyle eşleştirilir.
Klimatolojik-topografik etkileşimi doğru eşleştirmek için önemlidir.

Anahtar Kavram

Doğal Afetlerin Kökenlerine Göre Sınıflandırılması ve Heyelan-Erozyon Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 4 / 4
Çevre ve Toplum Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 4 | Examkin