Ekonomik Faaliyetler ve Doğal Kaynaklar

58 soru

Soru 41Soru

Kahve bitkisinde görülen ve 'pas hastalığı' olarak bilinen mantar enfeksiyonunun yayılması, Orta ve Güney Amerika'daki kahve plantasyonlarında tarımsal üretimi ciddi oranda düşürmüştür. Bu durum küresel piyasalarda kahve fiyatlarının hızla yükselmesine, limanlardaki lojistik ve taşımacılık (dağıtım) faaliyetlerinin yavaşlamasına ve tüketicilerin alternatif içeceklere yönelmesine neden olmuştur.

Bu parçada anlatılan durum, üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin etkileşimi açısından değerlendirildiğinde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretim aşamasında meydana gelen olumsuzluklar hem dağıtım zincirini hem de tüketim tercihlerini doğrudan etkilemektedir.

Cevap

Üretim aşamasında meydana gelen olumsuzluklar hem dağıtım zincirini hem de tüketim tercihlerini doğrudan etkilemektedir.
Parçada kahve bitkisindeki mantar hastalığı nedeniyle kahve üretiminin azalması (üretim süreci), lojistik ve taşımacılık faaliyetlerinin yavaşlamasına (dağıtım süreci) ve tüketicilerin alternatif içeceklere yönelmesine (tüketim süreci) yol açmıştır. Bu durum, üretimde yaşanan bir aksamanın diğer iki süreci de doğrudan etkilediğini gösterir. Bu nedenle üretim aşamasındaki olumsuzlukların dağıtım zincirini ve tüketim tercihlerini etkilediğini belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel sorunu ve etkilerini belirlemek.
Kahve üretimindeki düşüşün (üretim), lojistik faaliyetlerin yavaşlamasına (dağıtım) ve alternatif içeceklere yönelmeye (tüketim) yol açtığı görülmüştür.
Metinde geçen olayların hangi ekonomik süreçlere karşılık geldiğini doğru sınıflandırmak gerekir.
2
Süreçler arasındaki etkileşim yönünü analiz etmek.
Üretimdeki bir kesintinin (mantar hastalığı nedeniyle üretimin düşmesi), dağıtım (lojistik yavaşlama) ve tüketim (alternatif içeceklere yönelme) süreçlerini tetiklediği belirlenmiştir.
Soruda istenen ana fikir ve süreçler arası etkileşimin yönü bu şekilde ortaya konur.
3
Seçenekleri bu etkileşim doğrultusunda değerlendirmek.
Üretimdeki olumsuzlukların dağıtım zincirini ve tüketim tercihlerini doğrudan etkilediği yargısına ulaşılır.
Metindeki tüm unsurları kapsayan ve süreçler arası nedensellik ilişkisini doğru kuran yargıyı bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin karşılıklı etkileşimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru

Doğal kaynaklar; tükenme durumlarına, kendini yenileme hızlarına ve kökenlerine göre daimi (tükenmeyen) kaynaklar, belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar ve tükenebilen (yenilenemeyen) kaynaklar olmak üzere sınıflandırılır.

Buna göre;

I. Ormanların kereste üretimi amacıyla kesilmesi sonrası alanın ağaçlandırılarak korunması
II. Rüzgâr türbinleri vasıtasıyla elektrik enerjisi üretilmesi
III. Jeotermal kaynakların elektrik üretimi sonrası sıcak suyun reenjeksiyon yöntemiyle tekrar yer altına gönderilmesi
IV. Taş kömürünün termik santrallerde yakılarak elektrik enerjisine dönüştürülmesi

uygulamalarından hangileri 'belirli şartlar altında kendini yenileyebilen' doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımına örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
I ve III ifadelerinin yer aldığı seçenek doğrudur. Çünkü ormanlar tahrip edildikten sonra ağaçlandırma yapılması şartıyla, jeotermal kaynaklar ise kullanıldıktan sonra sıcak suyun reenjeksiyon yöntemiyle tekrar yer altına gönderilmesi şartıyla kendilerini yenileyebilirler ve sürdürülebilir bir şekilde kullanılabilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen doğal kaynakların tükenme durumlarına göre sınıflandırılması yapılır.
Orman ve jeotermal kaynaklar belirli şartlarda kendini yenileyebilen; rüzgâr daimi; taş kömürü ise tükenebilen kaynaklardır.
Soruda istenen 'belirli şartlarda kendini yenileyebilen' kaynak türlerini doğru tespit etmek için.
2
Seçilen kaynakların sürdürülebilir kullanım yöntemleri ve öncüllerdeki uygulamalar eşleştirilir.
Ormanların kesildikten sonra ağaçlandırılması ve jeotermal akışkanın reenjeksiyon yöntemiyle yeraltına geri verilmesi sürdürülebilir kullanım örnekleridir.
Kaynağın kendini yenileyebilme şartlarının doğru uygulanıp uygulanmadığını kontrol etmek için.
3
Uygulamalardan doğru olanlar bir araya getirilerek doğru seçenek belirlenir.
I ve III numaralı uygulamalar koşulu sağlar.
Sorunun nihai cevabına ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların yenilenebilirlik ve tükenme durumlarına göre sınıflandırılması
Soru 43Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen doğal kaynakları, sağ sütunda yer alan tükenme durumları ve bu durumları belirleyen temel özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Taş kömürü
Akarsu
Orman
Jeotermal enerji

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Taş kömürü - Oluşumu milyonlarca yıl süren ve kullanıldıkça rezervi tükenen fosil organik kaynak; Akarsu - Doğal döngü çerçevesinde sürekli yenilenen, hidrografik kökenli daimi kaynak; Orman - Aşırı kullanım ve tahribata uğramadığı sürece biyolojik döngüyle kendini yenileyebilen kaynak; Jeotermal enerji - Yerkürenin iç ısısından beslenen ve sıcak suyun re-enjeksiyonu şartıyla yenilenebilen kaynak
Doğal kaynaklar tükenme durumlarına göre üç gruba ayrılır. Taş kömürü tükenebilen (yenilenemeyen) fosil bir kaynaktır. Akarsu daimi (tükenmeyen) bir kaynaktır. Orman ve jeotermal enerji ise belirli şartlar altında kendini yenileyebilen kaynaklardır. Ormanın yenilenmesi aşırı tahrip edilmemesine, jeotermalin yenilenmesi ise re-enjeksiyon (suyun geri basılması) şartına bağlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Taş kömürünün kökenini ve tükenebilirlik durumunu analiz etmek
Taş kömürünün oluşumu milyonlarca yıl süren organik kökenli tortul bir kayaç olduğu ve kullanıldıkça rezervinin tükendiği sonucuna ulaşılır.
Taş kömürünü tükenebilen (yenilenemeyen) fosil kaynaklar sınıfına doğru şekilde yerleştirmek.
2
Akarsuların tükenme durumunu incelemek
Akarsuların su döngüsüyle sürekli yenilenen ve daimi olarak akan tükenmeyen kaynaklardan olduğu sonucuna varılır.
Akarsuyu tükenmeyen (daimi) kaynaklar sınıfına doğru şekilde yerleştirmek.
3
Ormanların yenilenme özelliğini değerlendirmek
Ormanlar canlı (biyolojik) örtü olduğundan aşırı tahribat olmaması şartıyla kendisini yenileyebildiği belirlenir.
Ormanı belirli şartlar altında kendini yenileyebilen kaynaklar grubuna dahil etmek.
4
Jeotermal enerjinin yenilenme koşulunu analiz etmek
Yer altı sıcak su kaynakları olan jeotermal sistemlerin, soğuyan suyun re-enjeksiyon yöntemiyle tekrar yer altına verilmesi şartıyla kendini yenileyebildiği anlaşılır.
Jeotermal enerjiyi re-enjeksiyon koşuluna bağlı olarak belirli şartlarda yenilenen kaynaklar grubuna yerleştirmek.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların tükenebilirlik ve kendini yenileyebilme durumlarına göre sınıflandırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Coğrafya dersinde doğal kaynaklar��n tükenebilirlik durumlarına göre sınıflandırılması konusunu işleyen öğrenciler bir tablo hazırlamışlardır. Tabloda bazı doğal kaynaklar ve bunların yenilenebilirlik durumları eşleştirilmiştir:

Doğal KaynakSınıflandırma
I. DalgaDaimi (tükenmeyen) kaynak
II. JeotermalBelirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynak
III. LinyitTükenen (yenilenemeyen) kaynak
IV. OrmanDaimi (tükenmeyen) kaynak
V. ToprakBelirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynak

Bu tabloda yapılan sınıflandırma eşleştirmelerinden hangisinde hata yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Tabloda IV numarayla gösterilen orman kaynağının daimi (tükenmeyen) kaynak olarak sınıflandırılması hatalıdır. Ormanlar, tahrip edildiklerinde belirli şartlar altında (iklim, toprak yapısı vb.) kendilerini yenileyebilen kaynaklar grubundadır.
Ormanlar, canlı (biyotik) kaynaklar olup iklim koşullarının elverişli olması ve aşırı tahrip edilmemesi şartıyla kendilerini yenileyebilirler. Eğer ormanlar aşırı ve kontrolsüz bir şekilde kesilirse veya iklim kuraklaşırsa kendini yenileyemez ve yok olur. Bu nedenle daimi (tükenmeyen) değil, belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar sınıfına girer. Dolayısıyla orman seçeneğinin daimi kaynak olarak eşleştirilmesi hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynakların sınıflandırma ölçütlerini belirlemek.
Doğal kaynaklar; tükenebilen (yenilenemeyen), tükenmeyen (daimi) ve belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar olarak üç ana gruba ayrılır.
Soruda verilen kaynakların hangi grupta yer aldığını analiz etmek için bu temel sınıflandırma bilgisi gereklidir.
2
Tablodaki her bir kaynağın gerçek yenilenebilirlik durumunu kontrol etmek.
Dalga daimi bir kaynaktır (Doğru). Jeotermal ve toprak belirli şartlarda kendini yenileyebilir (Doğru). Linyit fosil bir yakıt olup tükenen kaynaktır (Doğru). Orman ise daimi değil, biyolojik bir döngüye sahip olduğundan belirli şartlarda kendini yenileyebilen bir kaynaktır (Hatalı).
Tabloda hatalı eşleştirilen seçeneği bulmak amacıyla her eşleştirme tek tek incelenmiştir.
3
Hatalı eşleştirilen kaynağı belirleyip doğru seçeneği işaretlemek.
IV numaralı eşleştirmede (Orman) hata yapıldığı tespit edilmiştir.
Ormanların sınırsız olmadığı ve aşırı kullanım durumunda tükenebileceği (belirli şartlarda yenilenebildiği) bilgisinden hareketle doğru cevaba ulaşılır.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynakların Tükenebilirlik Durumlarına Göre Sınıflandırılması
Soru 45Soru

Doğal kaynaklar; tükenme durumları ve kendini yenileme hızlarına göre farklı sınıflara ayrılmaktadır. Buna göre, soldaki doğal kaynak gruplarını sağdaki tükenme durumlarına göre yapılan doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rüzgâr gücü ve dalga
Orman ve jeotermal kaynaklar
Taş kömürü ve petrol

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rüzgâr gücü ve dalga daimi kaynaklar açıklamasıyla; orman ve jeotermal kaynaklar belirli şartlarda kendini yenileyebilen kaynaklar açıklamasıyla; taş kömürü ve petrol ise kullanımıyla rezervi tükenen kaynaklar açıklamasıyla eşleşmektedir.
Doğal kaynakların sınıflandırılmasında rüzgâr gücü ve dalga daimi kaynaklardır çünkü kullanımları sonucu tükenmezler. Orman ve jeotermal enerji ise insan müdahalesi veya aşırı sömürü olmaması şartıyla kendini yenileyebilen kaynaklar arasındadır. Taş kömürü ve petrol gibi fosil yakıtlar ise tükenebilen (yenilenemeyen) gruptadır.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynakların yenilenebilirlik durumlarına göre genel sınıflandırma kriterlerini belirlemek.
Doğal kaynaklar; daimi (tükenmeyen), belirli şartlarda kendini yenileyebilen ve tükenebilen (yenilenemeyen) olmak üzere üç gruba ayrılır.
Eşleştirmeyi doğru yapabilmek için her bir kaynağın tükenme özelliğini anlamak gerekir.
2
Rüzgâr gücü ve dalganın hangi grupta yer aldığını saptamak.
Rüzgâr ve dalga enerjisi, doğadaki döngüleri sayesinde tükenmeyen (daimi) kaynaklar grubuna girer.
Rüzgâr ve dalganın kullanımı rezervlerini eksiltmez, bu yüzden sürekli var olan kaynaklardandır.
3
Orman ve jeotermalin yenilenebilirlik özelliğini analiz etmek.
Orman ve jeotermal kaynaklar, korunduklarında veya reenjeksiyon gibi belirli şartlar sağlandığında kendilerini yenileyebilirler.
Bu kaynaklar daimi değildir ancak doğru kullanıldıklarında yenilenebilir özellik taşırlar.
4
Taş kömürü ve petrolün durumunu belirlemek.
Fosil yakıtlar olan taş kömürü ve petrol, belirli bir rezerve sahip olup kullanıldıkça tükenir.
Bu kaynakların oluşumu milyonlarca yıl sürdüğü için insan ömrü ölçeğinde yenilenemezler.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynakların Sınıflandırılması ve Potansiyeli
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 46Soru

Aşağıdaki tabloda üç farklı ülkenin doğal kaynak zenginliği ile bu kaynakları işleme kapasitesini belirleyen sermaye ve teknoloji d��zeyi verilmiştir:

ÜlkeDoğal Kaynak PotansiyeliSermaye ve Teknoloji Düzeyi
IÇok ZenginDüşük
IIÇok KısıtlıYüksek
IIIÇok ZenginYüksek

Tabloda verilen özellikler dikkate alındığında; I, II ve III numaralı ülkeler aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak örneklendirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Kongo Demokratik Cumhuriyeti, II: Güney Kore, III: Avustralya

Cevap

I: Kongo Demokratik Cumhuriyeti, II: Güney Kore, III: Avustralya
Doğal kaynaklar ile ekonomik gelişmişlik arasındaki ilişkide en belirleyici unsurlar sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücüdür. Kongo Demokratik Cumhuriyeti zengin maden yataklarına sahip olmasına rağmen bu kaynakları işleyecek sermaye ve teknolojiden yoksundur (I). Güney Kore doğal kaynak bakımından dışa bağımlı olmasına rağmen yüksek teknolojik güç ve sermaye birikimiyle hammaddeyi işleyerek büyük bir ekonomik güç haline gelmiştir (II). Avustralya ise hem zengin tarımsal ve madensel kaynaklara sahip olup hem de bu kaynakları gelişmiş sanayisi ve teknolojisiyle işleyerek yüksek refah seviyesine ulaşmıştır (III). Dolayısıyla bu üç profili sırasıyla en iyi Kongo Demokratik Cumhuriyeti, Güney Kore ve Avustralya üçlüsü temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin sahip olduğu doğal kaynak potansiyelleri ile sermaye ve teknoloji düzeylerinin analiz edilmesi.
I numaralı ülkenin kaynak bakımından çok zengin ancak teknoloji bakımından düşük olduğu; II numaralı ülkenin kaynak yönünden kısıtlı ancak teknoloji yönünden yüksek olduğu; III numaralı ülkenin ise hem kaynak hem de teknoloji yönünden yüksek düzeyde olduğu tespit edilir.
Soruda verilen tablo sınıflandırmasını somutlaştırmak.
2
Belirlenen özelliklere göre uygun ülke örneklerinin bulunması.
Kongo Demokratik Cumhuriyeti zengin yeraltı kaynaklarına sahip olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle az gelişmiştir (I). Güney Kore doğal kaynak bakımından fakir olmasına rağmen yüksek sermaye ve teknolojiyle gelişmiştir (II). Avustralya ise hem zengin kaynaklara hem de bunları işleyecek sermaye ve teknolojiye sahip gelişmiş bir ülkedir (III).
Tablodaki profillere uygun gerçek dünya örneklerini eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların ekonomiyle ve ülkelerin gelişmişlik düzeyleriyle ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 47Soru

Aşağıda verilen ülkeleri, sahip olduklar�� doğal kaynak potansiyelleri ile ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiyi yansıtan karakteristik özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Japonya
Nijerya
Kanada
Moğolistan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Japonya ile doğal kaynak yönünden son derece fakir olmasına karşın sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde yüksek gelişmişliğe ulaşan özellik; Nijerya ile çok zengin petrol kaynaklarına sahip olmasına rağmen sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle az gelişmiş olan özellik; Kanada ile hem zengin doğal kaynağa sahip hem de yüksek teknolojiyle ekonomik refaha ulaşan özellik; Moğolistan ile zengin yer altı kaynaklarına sahip olmasına karşın sermaye yetersizliği ve coğrafi engeller nedeniyle yeterince gelişemeyen özellik eşleşmektedir.
Japonya doğal kaynak fakiri fakat teknolojik olarak gelişmiştir; Nijerya kaynak zengini fakat teknoloji eksikliği nedeniyle az gelişmiştir; Kanada hem kaynak zengini hem de ileri düzeyde gelişmiştir; Moğolistan ise kaynak zengini olmasına rağmen sermaye yetersizliği ve denize kıyısı olmaması gibi coğrafi engeller nedeniyle gelişememiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Japonya'nın doğal kaynak durumunu ve ekonomik yapısını analiz etme.
Japonya'nın hammadde bakımından dışa bağımlı olmasına rağmen teknoloji ve nitelikli iş gücüyle geliştiği belirlendi.
Ülkenin beşeri ve ekonomik kapasitesinin doğal kaynak eksikliğini nasıl telafi ettiğini saptamak.
2
Nijerya'nın kaynak potansiyeli ve gelişmişlik seviyesi arasındaki ilişkiyi değerlendirme.
Nijerya'nın zengin petrol rezervlerine karşın sermaye ve teknoloji yetersizliğinden dolayı az gelişmiş kaldığı belirlendi.
Doğal kaynak zenginliğinin tek başına kalkınma için yeterli olmadığını ortaya koymak.
3
Kanada'nın doğal kaynak ve sanayi entegrasyonunu inceleme.
Kanada'nın zengin kaynaklarını ileri teknoloji ve sermaye ile birleştirerek yüksek kalkınma düzeyine ulaştığı belirlendi.
Kaynak zenginliği ile gelişmişliğin olumlu yönde paralellik gösterdiği modeli analiz etmek.
4
Moğolistan'ın maden zenginliği ile coğrafi kısıtlarını değerlendirme.
Moğolistan'ın zengin madenlerine rağmen sermaye yetersizliği ve denize kıyısının olmaması gibi coğrafi engellerle yeterince gelişemediği belirlendi.
Coğrafi konum ve ulaşım koşullarının doğal kaynak-ekonomi ilişkisindeki etkisini belirlemek.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Soru 48Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ekonomik gelişmişlik arasındaki ilişki üzerine araştırma yapan bir grup öğrenci, hazırladıkları sunumda bazı ülkeleri bu ilişki açısından sınıflandırmıştır. Sunumda şu açıklamalara yer verilmiştir:

"Sadece doğal kaynak zenginliğine sahip olmak, bir ülkenin ekonomik yönden gelişmesi için tek başına yeterli bir unsur değildir. Bir ülkenin zengin ham madde yataklarını işleyerek katma değeri yüksek mamul maddelere dönüştürmesi ve küresel dış pazarlarda rekabet edebilmesi için sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü gibi unsurlara da sahip olması gerekir. Aksi takdirde, kaynak zenginliği o ülkeye beklenen refahı sağlamaz. Diğer yandan, doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olan bazı ülkeler ise dış pazarlardan ham madde ithal edip gelişmiş sanayi altyapılarıyla bu kaynakları işleyerek yüksek ekonomik gelişmişlik düzeyine ulaşabilmektedir."

Buna göre öğrencilerin yaptıkları bu açıklamayı desteklemek amacıyla sunumlarında kullanabilecekleri ülke çifti aşağıdakilerden hangisinde sırasıyla "doğal kaynağı kısıtlı olup sermaye ve teknoloji sayesinde gelişmiş" ve "doğal kaynağı zengin olup sermaye ve nitelikli iş gücü yetersizliği nedeniyle gelişmemiş" ülkelere örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İsviçre - Gabon

Cevap

İsviçre - Gabon seçeneği doğru cevaptır.
İsviçre doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olmasına rağmen sermaye, ileri teknoloji ve nitelikli iş gücü yardımıyla ham maddeyi dışarıdan ithal edip yüksek katma değerli ürünlere dönüştürerek gelişmiştir. Gabon ise petrol, manganez ve orman örtüsü gibi zengin kaynaklara sahip olmasına rağmen bu kaynakları işleyecek sermaye ve teknoloji altyapısına sahip olmadığı için gelişememiştir. Bu durum, paragrafta tanımlanan sıraya tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Açıklamada yer alan birinci ülke tipinin belirlenmesi.
Doğal kaynağı kısıtlı olup sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücü kullanarak gelişmiş ülke İsviçre'dir.
İsviçre yer altı ve yer üstü kaynakları bakımından fakir olmasına karşın finans, teknoloji ve sanayi alanındaki üstünlüğü ile çok gelişmiştir.
2
Açıklamada yer alan ikinci ülke tipinin belirlenmesi.
Doğal kaynağı zengin olup sermaye ve teknoloji yetersizliği nedeniyle gelişmemiş ülke Gabon'dur.
Gabon; petrol, manganez, uranyum ve orman zenginliğine rağmen sanayi altyapısı, sermaye ve nitelikli iş gücü yetersiz olduğu için ham maddesini işleyemez ve gelişmemiş durumdadır.
3
Eşleştirmenin sıraya göre kontrol edilmesi.
İsviçre (kaynakça fakir-gelişmiş) ve Gabon (kaynakça zengin-gelişmemiş) sıralamasına uygun olan seçenek belirlenir.
Soruda sırasıyla bu özelliklere sahip ülke çifti istendiği için doğru eşleştirme bu iki ülkeyi içermelidir.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 49Soru

Aşağıda bazı ülkeler ve bu ülkelerin doğal kaynak-ekonomi ilişkisine dair özellikleri verilmiştir. Bu ülkeleri, kendilerine uygun olan gelişim ve kaynak özellikleri ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rusya
Güney Kore
Venezuela
Bangladeş

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rusya zengin kaynak-yüksek gelişmişlik, Güney Kore fakir kaynak-yüksek gelişmişlik, Venezuela zengin kaynak-düşük gelişmişlik ve Bangladeş fakir kaynak-düşük gelişmişlik özellikleri taşıyan açıklamalarla eşleşmektedir.
Doğal kaynaklar ile ekonomik kalkınma arasındaki ilişki incelendiğinde; Rusya zengin kaynaklarını teknoloji ve sermaye ile birleştiren ülkeleri, Güney Kore kaynakları yetersiz olmasına rağmen nitelikli iş gücü ve teknolojiyle gelişen ülkeleri, Venezuela zengin kaynağı olmasına rağmen sermaye/teknoloji yetersizliği nedeniyle kalkınamayan (doğal kaynak paradoksu) ülkeleri, Bangladeş ise hem kaynak yönünden fakir hem de gelişmemiş ülkeleri temsil eder. Bu durum doğru eşleşmeyi sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin sahip olduğu doğal kaynak potansiyellerini ve bu kaynakları işleme kapasitelerini (sermaye, teknoloji, nitelikli iş gücü) analiz edin.
Rusya ve Venezuela zengin kaynaklara sahipken; Güney Kore ve Bangladeş doğal kaynak bakımından fakirdir.
Doğal kaynak varlığının tespiti, gelişmişlik analizinin ilk aşamasıdır.
2
Ülkelerin sermaye ve teknoloji düzeylerini değerlendirerek kaynakları nasıl kullandıklarını belirleyin.
Rusya ve Güney Kore yüksek sermaye ve teknolojiye sahipken; Venezuela ve Bangladeş bu unsurlardan yoksundur.
Sermaye ve teknoloji, doğal kaynakların ekonomik değere dönüştürülmesini sağlayan temel faktörlerdir.
3
Doğal kaynak varlığı ile teknoloji/sermaye düzeyini birleştirerek ülkeleri eşleştirin.
Rusya (zengin kaynak + yüksek teknoloji), Güney Kore (fakir kaynak + yüksek teknoloji), Venezuela (zengin kaynak + yetersiz teknoloji) ve Bangladeş (fakir kaynak + yetersiz teknoloji) şeklinde eşleşir.
Doğal kaynaklar ile ekonomik gelişmişlik arasındaki dört temel ilişki modelini doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Soru 50Soru

Doğal kaynaklar bakımından zengin olan bazı ülkeler; sermaye birikimi, teknoloji seviyesi ve nitelikli iş gücü yetersizliği nedeniyle bu kaynakları etkin bir şekilde işleyemez ve ham madde olarak ihraç ederler. Bu durum, coğrafyada 'doğal kaynak paradoksu' (bolluk içinde yokluk) olarak adlandırılır. Buna karşılık, doğal kaynaklar yönünden son derece fakir olan bazı ülkeler ise dışarıdan ham madde ithal edip bu maddeleri yüksek teknoloji ve nitelikli iş gücüyle işleyerek yüksek bir gelişmişlik düzeyine ulaşmıştır.

Bu açıklamalar dikkate alındığında, aşağıdaki ülke eşleştirmelerinden hangisi sırasıyla 'doğal kaynak paradoksu yaşayan' ve 'doğal kaynak fakiri olmasına rağmen yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşan' ülkelere örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gabon - Japonya

Cevap

Gabon - Japonya eşleşmesi doğrudur. Gabon zengin doğal kaynaklarını işleyemediği için doğal kaynak paradoksuna örnektir; Japonya ise kaynak yönünden fakir olmasına karşın gelişmiş bir sanayi ülkesidir.
Doğal kaynak paradoksu yaşayan ülke Gabon'dur; çünkü orman ve mineral kaynakları zengin olmasına rağmen teknoloji yetersizliğinden dolayı az gelişmiştir. Doğal kaynak yönünden son derece fakir ama çok gelişmiş olan ülke ise Japonya'dır; çünkü ham maddeyi ithal edip yüksek teknolojiyle işlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynak paradoksu (kaynak zengini olup sermaye/teknoloji yetersizliğinden gelişememe) durumuna uyan ilk ülkeyi belirleme.
Gabon, zengin orman, manganez ve petrol yataklarına sahip olmasına karşın sermaye ve sanayi yetersizliği nedeniyle ham madde ihraç eden bir ülkedir ve bu kavrama uyar.
Sermaye ve teknolojisi yetersiz olan kaynak zengini ülkeyi tespit etmek.
2
Doğal kaynak fakiri olmasına karşın yüksek gelişmişlik düzeyine ulaşan ikinci ülkeyi belirleme.
Japonya, doğal kaynaklar yönünden dışa bağımlı olmasına rağmen sermaye, ileri teknoloji ve nitelikli iş gücü sayesinde dünya ekonomisinde lider konumdadır.
Beşerî ve ekonomik gücüyle kaynak kıtlığını aşmış olan ülkeyi tespit etmek.
3
Eşleştirmelerin sırasını kontrol ederek doğru seçeneğe ulaşma.
İlk sırada Gabon'un, ikinci sırada Japonya'nın yer aldığı Gabon - Japonya seçeneği doğru cevaptır.
Soruda istenen sıralı eşleşmeyi doğrulamak.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların ekonomi ve gelişmişlik üzerindeki etkisinde sermaye, teknoloji ve nitelikli iş gücünün belirleyici rolü
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 51Soru

Doğal kaynakların varlığı ile ülkelerin ekonomik gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişki karmaşık bir yapıya sahiptir. Bazı ülkeler zengin do��al kaynaklarını sermaye ve teknolojiyle birleştirerek kalkınırken, bazıları kaynak yetersizliğine rağmen beşerî sermaye ile gelişmiş, bazıları ise kaynak zenginliğine rağmen kalkınamamıştır. Haritada gösterilen ve aşağıda listelenen ülkeleri, doğal kaynak-ekonomi ilişkisini yansıtan gelişim özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Norveç
Singapur
Angola
Somali

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Norveç zengin kaynak ve yüksek sermaye/teknoloji ile; Singapur kısıtlı kaynak ancak yüksek sermaye/teknoloji ile; Angola zengin kaynak ancak yetersiz sermaye/teknoloji ile; Somali ise hem kısıtlı kaynak hem de yetersiz sermaye/teknoloji ile eşleşmektedir.
Norveç hem kaynak hem sermaye bakımından zengindir. Singapur kaynak bakımından fakir ancak sermaye/teknoloji bakımından zengindir. Angola kaynak bakımından zengin ancak sermaye/teknoloji bakımından fakirdir. Somali ise her iki açıdan da yetersizdir.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin doğal kaynak potansiyellerini ve gelişmişlik düzeylerini analiz edin.
Norveç zengin kaynaklı ve gelişmiştir. Singapur kaynak fakiri ve gelişmiştir. Angola kaynak zengini ve gelişmemiştir. Somali kaynak fakiri ve gelişmemiştir.
Her ülkenin kaynak ve gelişmişlik durumunu belirlemek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Sağ sütundaki açıklamalarla ülkelerin özelliklerini karşılaştırın.
Norveç petrol/doğal gaz zenginliği ve yüksek teknoloji tanımıyla; Singapur sıfır kaynak ama küresel ticaret/teknoloji tanımıyla; Angola petrol zenginliği ama teknoloji yetersizliği tanımıyla; Somali ise hem kaynak hem sermaye yetersizliği tanımıyla uyuşmaktadır.
Metindeki kavramlar (sermaye, teknoloji, nitelikli iş gücü) ile ülkelerin gerçek durumunu bağdaştırmak gerekir.
3
Eşleştirmeleri tamamlayarak doğruluğunu kontrol edin.
Tüm ülkeler kendilerine özgü gelişmişlik ve kaynak ilişkisi açıklamasıyla doğru bir şekilde eşleşmiştir.
Eşleştirme sorularında her bir seçeneğin birbiriyle çelişmediğinden emin olunmalıdır.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynaklar ile Ekonomi ve Ülke Gelişmişliği İlişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Jeotermal enerji; kömür, petrol ve doğal gaz gibi fosil yakıtlara kıyasla çevre dostu ve yenilenebilir bir doğal kaynak olarak kabul edilmektedir. Ancak jeotermal kaynakların işletilmesi sürecinde çevre koruma önlemlerine uyulmaması, yerel ve bölgesel düzeyde ciddi çevre sorunlarına yol açabilir. Bu sorunların en önemlilerinden biri, elektrik üretimi amacıyla derin sondajlarla yeryüzüne çıkarılan ve yüksek oranda çözünmüş mineral (bor, tuz vb.) ile gaz içeren sıcak akışkanın, enerji elde edildikten sonra tekrar yer altına (rezervuara) gönderilmemesidir (reenjeksiyon yapılmaması).

Buna göre, jeotermal akışkanın reenjeksiyon yapılmadan doğrudan çevreye bırakılmasının yol açtığı çevresel sorunlar arasında aşağıdakilerden hangisi gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Atmosfere salınan gazların doğrudan ozon tabakasının incelmesine ve ultraviyole ışınlarının süzülememesine neden olması

Cevap

Atmosfere salınan gazların doğrudan ozon tabakasının incelmesine ve ultraviyole ışınlarının süzülememesine neden olması
Doğru yanıt olan seçenek, atmosfere salınan gazların ozon tabakasının incelmesine yol açtığı ifadesidir. Ozon tabakasının seyrelmesi, soğutucularda ve spreylerde kullanılan kloroflorokarbon (CFC) ve halon gazlarının etkisiyle oluşur. Jeotermal akışkanın deşarjı veya jeotermal gazların salınımı ozon tabakasını incelten bu klorlu ve bromlu bileşikleri doğrudan içermez. Bu nedenle bu durum jeotermal kaynak kullanımının bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Jeotermal enerji üretiminde reenjeksiyon işleminin amacını ve eksikliğinin sonuçlarını analiz etmek.
Reenjeksiyon, enerji elde edildikten sonra jeotermal akışkanın yeraltı haznesine geri gönderilmesidir. Bu yapılmadığında akışkanın yüzeydeki ekosistemlere (su, toprak, hava) kimyasal ve fiziksel etkileri başlar, rezervuar basıncı azalır.
Soruda reenjeksiyon yapılmamasının etkileri sorulduğu için bu sürecin yeraltı ve yerüstü etkilerini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerde sunulan çevre sorunlarının jeotermal akışkanın doğrudan çevreye salınmasıyla olan ilişkisini değerlendirmek.
Sıcak akışkanın nehirlere dökülmesi termal kirliliğe; tarım sularına karışması bor ve tuz birikimine; gazların atmosfere salınması koku kirliliğine (H2SH_2S); yeraltından su çekilip geri basılmaması ise zemin çökmelerine yol açar. Bu etkilerin tümü doğrudan jeotermal kaynak kullanımıyla ilişkilidir.
Hangi seçeneklerin jeotermal kaynağın kötü kullanımı sonucu ortaya çıktığını belirlemek için.
3
Ozon tabakasının incelmesi olgusunun jeotermal gaz emisyonlarıyla bağını kontrol etmek.
Ozon tabakasının incelmesi, soğutucu gazlar gibi klor ve brom içeren yapay kimyasalların (CFC) stratosferdeki tepkimeleri sonucu gerçekleşir. Jeotermal kaynaklı gazların ozon tabakasını inceltici doğrudan bir etkisi yoktur.
Doğru seçeneği bilimsel olarak doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların sürdürülebilir kullanımı ve jeotermal enerjinin çevresel etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

Aşağıda verilen doğal kaynak kullanım yöntemleri ile bu yöntemlerin yol açtığı çevresel etkileri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Açık ocak yöntemiyle metalik maden işletmeciliği yapılması
Akarsular üzerinde büyük ölçekli baraj ve hidroelektrik santraller kurulması
Tarımsal sulamada aşırı ve kontrolsüz yeraltı suyu tüketilmesi
Enerji üretimi amacıyla yüksek kükürtlü kömür tüketen termik santrallerin işletilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Açık ocak madenciliği topoğrafyanın kalıcı olarak bozulması ve toprak tabakasının sıyrılması ile; baraj inşası deltaların gerilemesi ve kıyı erozyonu ile; yeraltı suyu tüketimi obruk oluşumu ve yeraltı su seviyesinin düşmesi ile; termik santraller ise asit yağmurları ve bitki örtüsünün zarar görmesi ile eşleşir.
Doğal kaynakların farklı yöntemlerle kullanımı çevre üzerinde çeşitli olumsuzluklar yaratır. Açık ocak madenciliği topoğrafya bozulmasına ve toprak kaybına; barajlar nehir sedimanlarının tutulmasıyla kıyı erozyonu ve delta gerilemesine; aşırı yeraltı suyu kullanımı obruk oluşumuna; termik santraller ise baca gazlarıyla asit yağmurlarına neden olarak birbiriyle doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Açık ocak madenciliğinin etkilerini analiz etme
Geniş kazı çukurları ve toprak sıyırma faaliyetinin topoğrafyayı kalıcı olarak bozduğu belirlenir.
Madenlerin yeryüzüne yakın kısımlarını işletmek için üst örtünün kaldırılması doğrudan yeryüzü şekillerini tahrip eder.
2
Büyük barajların nehir sistemlerine etkisini değerlendirme
Baraj göllerinde biriken sedimanların delta gelişimini engelleyip kıyı erozyonuna neden olduğu saptanır.
Baraj setleri nehir akış hızını düşürerek alüvyonların deniz kıyısına ulaşmasını engeller.
3
Aşırı yeraltı suyu çekiminin sonuçlarını inceleme
Yeraltı boşluklarının çökmesiyle oluşan obrukların bu sürecin doğrudan sonucu olduğu belirlenir.
Yeraltı suyunun aşırı çekilmesiyle boşalan akiferlerdeki basınç düşer ve tavan çökmeleri (obruklar) meydana gelir.
4
Linyit kömürlü termik santrallerin atmosferik etkilerini tespit etme
Baca gazlarının asit yağmurlarına yol açtığı eşleştirmesi yapılır.
Kömür yanması sonucu açığa çıkan kükürt dioksit gazları havadaki nemle tepkimeye girerek sülfürik asit oluşturur.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların yanlış kullanım yöntemlerinin ekosistemler ve yeryüzü şekilleri üzerindeki olumsuz çevresel etkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Sürdürülebilir kalkınma hedefleri doğrultusunda, fosil yakıtların çevreye verdiği zararları azaltmak amacıyla temiz ve yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelim dünya genelinde hız kazanmıştır. Bu kaynaklardan biri olan rüzgar enerjisi, atmosferi kirletmeyen yapısıyla çevre dostu bir alternatif olarak öne çıkmaktadır. Ancak doğal kaynakların kullanım yöntemlerindeki planlama hataları, yenilenebilir enerji kaynaklarında bile çeşitli çevresel sorunlara zemin hazırlayabilmektedir.

Buna göre, bir bölgede kurulan rüzgar enerjisi santrallerinin (RES) yol açtığı aşağıdaki olumsuz çevresel etkilerden hangisi, santralin kurulduğu alanın coğrafi konumu ve ekolojik özellikleri ile doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş ölümlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi

Cevap

Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş öl��mlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi
Göçmen kuşların mevsimsel göç yolları üzerinde kurulması sonucu kuş ölümlerinin yaşanması ve yerel kuş popülasyonlarının zarar görmesi seçeneği doğrudur. Çünkü rüzgar santrallerinin kurulacağı yerlerin seçiminde coğrafi konum ve ekolojik koridorlar dikkate alınmalıdır. Göç yolları üzerindeki türbinler, kuşların çarpmasıyla ölümlere neden olarak biyolojik çeşitliliğe zarar verir.

Adım Adım Çözüm

1
Doğal kaynak kullanımı ve çevresel etkiler ilişkisini analiz edin.
Rüzgar enerjisi temiz bir kaynak olsa da, santrallerin kurulduğu yerlerin ekolojik özelliklerine göre olumsuz etkiler üretebildiği belirlenir.
Yenilenebilir enerji tesislerinin çevre dostu olması, sıfır çevresel etkiye sahip oldukları anlamına gelmez.
2
Seçeneklerdeki etkileri santralin coğrafi konumu ve ekolojik koridor ilişkisi açısından değerlendirin.
Göç yolları üzerinde konumlandırılan türbinlerin biyolojik çeşitlilik üzerinde doğrudan olumsuz etkisi olduğu görülür.
Göçmen kuşların mevsimsel uçuş rotaları coğrafi ve ekolojik birer koridordur.
3
Diğer seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları eleyin.
Ozon tabakası seyrelmesi, rüzgarın tükenmesi, heyelan-erozyon kavram karışıklığı ve kaynak-gelişmişlik ilişkisi gibi bilimsel hatalar içeren seçenekler elenir.
Coğrafya bilimindeki temel fiziki ve beşeri kavram yanılgılarını belirlemek doğru cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Yenilenebilir doğal kaynakların kullanımında coğrafi konum planlamasının ekolojik etkileri
Soru 55Soru

Kurak ve yarı kurak bölgelerde tarımsal sulama amacıyla su kaynaklarının yanlış yöntemlerle (vahşi sulama) kullanılması, toprakta geri dönülemez çevresel bozulmalara yol açar. Buna göre, aşırı sulama yapılan kurak bir tarım bölgesinde toprak çoraklaşması ve verim kaybı ile sonuçlanan çevresel bozulma aşamalarını kronolojik ve neden-sonuç ilişkisine göre sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aşırı sulama sonucu çevresel bozulma sıralaması şu şekildedir: İlk olarak aşırı sulama nedeniyle taban suyunun yükselmesi gerçekleşir. Ardından yükselen bu su kılcal kanallarla y��zeye doğru mineral ve tuzları taşır. Daha sonra su buharlaşır ve tuz yüzeyde birikir. Son aşamada ise oluşan tuz tabakası çoraklaşmaya ve verim kaybına neden olur.
Doğru sıralama, aşırı sulama sonucu taban suyu yükselmesi, kılcallık etkisiyle tuzun yukarı taşınması, suyun buharlaşması ve nihayetinde tuz birikimiyle çoraklaşmanın oluşması adımlarını takip eder.

Adım Adım Çözüm

1
Kontrolsüz sulamanın taban suyu üzerindeki etkisini belirlemek.
Aşırı suyun yeraltına sızmasıyla taban suyu seviyesi dikey olarak yükselir.
Sulama suyunun fazlası yeraltı su tablasını besler ve seviyesini yukarı çeker.
2
Yükselen yeraltı suyunun toprak katmanlarındaki hareketini incelemek.
Su, kapilarite (kılcallık) kanalları vasıtasıyla çözünmüş tuz ve mineralleri toprak yüzeyine taşır.
Toprağın gözenek yapısı, suyun yukarı doğru hareket etmesini sağlayan bir kılcallık etkisi yaratır.
3
Toprak yüzeyindeki fiziksel değişimi saptamak.
Yüzeye ulaşan su buharlaşırken suda çözünmüş haldeki tuzlar toprak yüzeyinde birikir.
Kurak bölgelerdeki yüksek sıcaklık ve şiddetli buharlaşma suyun buharlaşmasına, tuzun ise çökelmesine neden olur.
4
Biriken tuzların tarım arazisi üzerindeki nihai etkisini değerlendirmek.
Çoraklaşma gerçekleşir, tarımsal verim tamamen kaybolur ve arazi çölleşir.
Toprak yüzeyindeki yoğun tuz tabakası bitki köklerinin beslenmesini ve solunumunu engeller.

Anahtar Kavram

Doğal Kaynak Kullanımının Farklı Yöntemleri ve Çevresel Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Kanada'nın Alberta eyaletinde yer alan Athabasca katran kumları, dünyanın en büyük petrol rezervlerinden biri olmasına rağmen bu kaynaktan petrol üretilmesi süreci oldukça maliyetli ve çevreye zararlıdır. Üretim aşamasında geniş tayga ormanları tıraş edilmekte, üzerindeki toprak örtüsü kazılarak açık ocak madenciliği yapılmakta ve katranı kumdan ayırmak için çok yüksek miktarda sıcak su kullanılmaktadır. Bu süreç sonucunda geniş alanları kaplayan zehirli atık havuzları oluşmakta ve yüksek miktarda sera gazı salımı gerçekleşmektedir.

Buna göre, Athabasca katran kumlarının işletilmesi s��recindeki doğal kaynak kullanımı ve çevresel etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yenilenemeyen bir enerji kaynağını elde etmek amacıyla yürütülen faaliyetler, orman ve tatlı su gibi yenilenebilir kaynakların kalitesini ve miktarını azaltarak sürdürülebilirlik ilkeleriyle çelişmektedir.

Cevap

Yenilenemeyen bir enerji kaynağını elde etmek amacıyla yürütülen faaliyetlerin, orman ve tatlı su gibi yenilenebilir kaynakların kalitesini ve miktarını azaltarak sürdürülebilirlik ilkeleriyle çeliştiğini belirten ifade doğrudur.
Yenilenemeyen bir enerji kaynağı olan petrolün katran kumlarından elde edilmesi sırasında, orman ve su gibi yenilenebilir doğal kaynakların tahrip edilmesi, kirletilmesi ve yok edilmesi sürdürülebilir kalkınma ve kaynak yönetimi ilkeleriyle çelişmektedir. Doğru ifade bu çelişkiyi net bir şekilde vurgulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki doğal kaynakları yenilenebilirlik özelliklerine göre gruplandırın.
Petrol yenilenemeyen bir doğal kaynak iken, orman örtüsü ve su kaynakları belirli koşullarda kendilerini yenileyebilen kaynaklardır.
Kaynakların sürdürülebilirlik potansiyelini anlamak için yenilenebilirlik durumlarını ayırt etmek gerekir.
2
Katran kumlarından petrol elde etme yönteminin çevreye ve diğer kaynaklara etkisini analiz edin.
Yenilenemeyen bir kaynağı (petrol) elde etmek için yenilenebilir kaynaklar (ormanlar ve temiz sular) kalıcı ve geri dönülemez şekilde yok edilmekte ve kirletilmektedir.
Yöntemin çevresel etkilerini ve kaynaklar arası etkileşimi ortaya koymak hedeflenmiştir.
3
Bu durumun sürdürülebilirlik ilkeleriyle ilişkisini kurarak doğru yargıya ulaşın.
Bir kaynağı kazanırken diğer hayatî yenilenebilir kaynakların yok edilmesi, gelecek nesillerin kaynak ihtiyacını tehlikeye soktuğundan sürdürülebilir çevre politikalarıyla çelişmektedir.
Sürdürülebilirlik kavramı, kaynakların gelecek nesillerin ihtiyaçlarını da karşılayacak şekilde dengeli kullanımını esas alır.

Anahtar Kavram

Doğal kaynak kullanımı ve sürdürülebilirlik ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 57Soru

Modern ulaşım sistemlerindeki gelişmeler, özellikle soğutma tertibatlı araçların (frigorifik taşımacılık) yaygınlaşması, bozulabilir gıda maddelerinin uzak mesafelere bozulmadan taşınabilmesini sağlamıştır. Bu durum, üretim, dağıtım ve tüketim süreçleri arasındaki etkileşimin en belirgin örneklerinden biridir.

Buna göre, dağıtım koşullarında yaşanan bu gelişmenin üretim ve tüketim üzerindeki doğrudan etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bozulabilir gıda maddelerinin pazar alanının genişlemesiyle tüketiminin ve buna bağlı olarak tarımsal üretim miktarının artması

Cevap

Bozulabilir gıda maddelerinin pazar alanının genişlemesiyle tüketiminin ve buna bağlı olarak tarımsal üretim miktarının artması
Bozulabilir gıda maddelerinin pazar alanının genişlemesiyle tüketiminin ve buna bağlı olarak tarımsal üretim miktarının artması yönündeki seçenek doğrudur. Çünkü soğutmalı taşıma sistemleri (frigorifik taşımacılık), dağıtım sürecini kolaylaştırarak ürünlerin bozulmadan uzak mesafelerdeki tüketicilere ulaşmasını sağlar. Tüketimin artması da üretimi doğrudan tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Ulaşım teknolojisinde yaşanan gelişmelerin (soğutmalı taşımacılık) ekonomik faaliyetlerden hangisine dahil olduğunu belirleme.
Soğutmalı taşımacılık, üretilen malların tüketiciye ulaşt��rılmasını sağlayan bir dağıtım unsurudur.
Sorudaki gelişmenin hangi süreci doğrudan etkilediğini anlamak için ekonomik sınıflandırma yapılmalıdır.
2
Dağıtımda yaşanan bu kolaylığın tüketim süreci üzerindeki etkisini analiz etme.
Ürünlerin bozulmadan uzak pazarlara taşınabilmesi, tüketim alanını genişletir ve tüketimi artırır.
Üretim, dağıtım ve tüketim arasındaki etkileşim zincirinin ikinci halkasını kurmak gerekir.
3
Tüketimdeki artışın üretim süreci üzerindeki geri bildirim etkisini değerlendirme.
Tüketim (talep) arttıkça, bu talebi karşılamak için üretim miktarı da artar.
Üretim ve tüketim arasındaki karşılıklı etkileşimi tamamlayarak doğru sonuca ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Dağıtım koşullarındaki iyileşmelerin tüketim alanını genişleterek üretimi artırması ve süreçler arasındaki karşılıklı etkileşim.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 58Soru

Aşağıda verilen üretim, dağıtım ve tüketim etkileşimine dair örnek durumlar ile bu durumları açıklayan coğrafi ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Brezilya'da yaşanan don olayları nedeniyle kahve rekoltesinin düşmesi sonucu, dünya genelinde kahve fiyatlarının artması ve tüketicilerin çay tüketimine yönelmesi
Soğuk zincir taşımacılığı teknolojisindeki gelişmeler sayesinde, Ekvatoral bölgede yetiştirilen muzun kutup dairelerine yakın İskandinav ülkelerinde yıl boyu taze olarak satılabilmesi
Kuş gribi salg��nı iddialarının ardından tüketicilerin tavuk eti almayı bırakması üzerine, entegre tavuk çiftliklerinin üretim kapasitelerini düşürmesi ve bazı tesislerin kapanması
Orta Doğu'daki zengin petrol yataklarından çıkarılan ham petrolün, dev tankerler ve boru hatlarıyla sanayileşmiş Batı Avrupa ülkelerindeki rafinerilere taşınarak işlenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Brezilya'daki kahve rekoltesi kaybı üretim-tüketim; soğuk zincir taşımacılığı dağıtım-tüketim; kuş gribi nedeniyle tüketim azalması tüketim-üretim; ham petrolün taşınması ise üretim-dağıtım ilişkisiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede: Kahve rekoltesinin don nedeniyle düşmesi ve bunun çay tüketimine yönlendirmesi üretim \rightarrow tüketim ilişkisini; soğuk zincir taşımacılığı ile muzun taşınması dağıtım \rightarrow tüketim ilişkisini; kuş gribi korkusuyla tavuk eti tüketiminin durup çiftliklerin üretimi azaltması tüketim \rightarrow üretim ilişkisini; petrolün çıkarılıp boru hatlarıyla rafinerilere taşınması ise hammadde üretimi ile dağıtım ilişkisini yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Brezilya'daki don olayının kahve arzına ve çay tüketimine etkisini incelemek.
Don olayı üretimi azaltmış, bu durum fiyat artışına ve tüketimin başka bir ürüne kaymasına yol açmıştır.
Üretimdeki aksamaların tüketim alışkanlıklarını nasıl değiştirdiğini belirlemek için.
2
Soğuk zincir taşımacılığının muz tüketim alanını genişletmesini analiz etmek.
Taşımacılık teknolojisi uzak mesafelere ürün ulaştırarak tüketim sınırlarını genişletmiştir.
Dağıtım olanaklarının tüketici pazarını nasıl büyüttüğünü anlamak için.
3
Kuş gribi kaynaklı tüketim düşüşünün tavuk çiftliklerinin üretimi azaltmasına etkisini belirlemek.
Talebin azalması üreticiyi kapasite düşürmeye zorlamıştır.
Tüketici kararlarının üretim miktarı üzerindeki doğrudan etkisini ortaya koymak için.
4
Ham petrolün taşınarak rafinerilerde işlenmesinin üretim-dağıtım ilişkisindeki rolünü ortaya koymak.
Hammadde bölgesinden üretim/işleme tesisine taşıma faaliyeti dağıtımı zorunlu kılmıştır.
Hammadde üretimi ile sanayi üretimi arasındaki dağıtım köprüsünü analiz etmek için.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim süreçlerinin karşılıklı etkileşimi ve ekonomik faaliyetler üzerindeki etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 3 / 3
Ekonomik Faaliyetler ve Doğal Kaynaklar Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin