Paleocoğrafya ve Biyoçeşitlilik

9 soru

Soru 1Soru

Jeolojik zamanlar boyunca meydana gelen levha hareketleri ile küresel ölçekteki iklim dalgalanmaları (paleocoğrafya), canlıların evrimsel süreçlerini, yayılış alanlarını ve türlerin izolasyonunu doğrudan şekillendirmiştir.

Buna göre;

I. Üçüncü Zaman sonlarında Hindistan levhasının Asya ile çarpışması sonucu yükselen Himalaya dağ kuşağının kuzey ve güneyindeki flora ve fauna grupları arasında ekolojik bir bariyer oluşturması,
II. Dördüncü Zaman'daki buzul dönemlerinde deniz seviyesinin alçalmasıyla Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşerek Avrasya ile Kuzey Amerika arasında büyük memeli göçlerine olanak sağlaması,
III. Avustralya kıtasının Gondwana’dan erken dönemde ayrılarak izole olması nedeniyle, plasentalı memelilerle rekabet edemeyen keseli memelilerin bu kıtada benzersiz bir evrimsel gelişim göstermesi,
IV. Ekvatoral iklim bölgesinde yer alan Amazon Havzası'nda yüksek sıcaklık ve nem koşullarına bağlı olarak yıl boyunca yeşil kalan geniş yapraklı yağmur ormanlarının zengin bir tür çeşitliliğine ev sahipliği yapması

durumlarından hangileri biyoçeşitlilik üzerinde paleocoğrafik faktörlerin etkisine örnek olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

I, II ve III
Doğru yanıt olan I, II ve III numaralı öncüller, jeolojik geçmişteki levha hareketleri (Himalayalar'ın oluşumu ve Avustralya'nın Gondwana'dan ayrılması) ile buzul dönemlerindeki iklim dalgalanmalarının (Bering Kara Köprüsü) biyoçeşitlilik ve türlerin dağılışı üzerindeki doğrudan etkilerini örneklemektedir. Bu durumlar paleocoğrafyanın kapsamına girer.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerdeki olayların jeolojik zamanlardaki geçmişlerini ve süreç türlerini belirleme
I, II ve III. öncüllerdeki olaylar jeolojik geçmişteki kıta kaymaları (levha hareketleri) ve buzul çağları gibi paleocoğrafik süreçleri ifade ederken; IV. öncül günümüzdeki iklim koşullarını (sıcaklık ve yağış) temsil etmektedir.
Paleocoğrafya ile günümüz fiziki/iklimsel coğrafya koşullarını birbirinden ayırmak gerekir.
2
Himalayalar'ın oluşumunun (I) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Üçüncü Zaman sonlarındaki Hindistan levhası ile Avrasya levhasının çarpışması levha tektoniği (paleocoğrafya) kapsamındadır ve türlerin dağılışında bariyer oluşturmuştur.
Levha hareketlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki bariyer oluşturma etkisini doğrulamak.
3
Bering Kara Köprüsü'nün (II) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Dördüncü Zaman buzul dönemlerindeki deniz seviyesi değişimleri ve oluşan kara köprüleri paleoklimatolojik ve paleocoğrafik süreçlerdir; tür göçlerine imkan tanımıştır.
İklim değişimlerinin göç yolları üzerindeki tarihsel etkisini doğrulamak.
4
Avustralya'nın izolasyonunun (III) paleocoğrafik niteliğini analiz etme
Gondwana süper kıtasından erken ayrılma levha hareketlerine (paleocoğrafya) dayanır ve canlıların diğer kıtalardaki yırtıcı/rekabetçi türlerden izole şekilde evrimleşmesini sağlamıştır.
Kıta kaymasının tür izolasyonu ve evrimi üzerindeki rolünü belirlemek.
5
Amazon Havzası'ndaki durumun (IV) paleocoğrafya ile ilişkisini değerlendirme
Amazon Havzası'nın günümüzdeki zengin biyoçeşitliliği, bölgedeki mevcut ekvatoral iklimin (yüksek sıcaklık ve nem) bir sonucudur ve güncel fiziki faktörler grubuna girer.
Günümüz iklim koşullarının paleocoğrafya ile karıştırılması yanılgısını elemek.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafyanın (levha tektoniği ve geçmiş iklim değişimleri) biyoçeşitliliğin küresel dağılışı, izolasyonu ve göç yolları üzerindeki belirleyici etkisi
Soru 2Soru

Yaklaşık 3 milyon yıl önce Levha Tektoniği hareketleri sonucunda Kuzey ve Güney Amerika kıtalarının Panama Kara Köprüsü ile birleşmesi, yerkürenin en önemli paleocoğrafik olaylarından biridir. Bu köprünün oluşumu hem karasal hem de denizel ekosistemlerde biyoçeşitlilik üzerinde derin izler bırakmıştır.

Buna göre, Panama Kara Köprüsü’nün oluşumunun biyoçeşitlilik üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlı göçlerini kolaylaştırarak türlerin yayılmasını sağlarken, Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlı geçişini engelleyerek popülasyonların izole olmasına yol açmıştır.

Cevap

Panama Kara Köprüsü'nün oluşumu, Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlıların geçişini (koridor) sağlarken Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlıların geçişini engellemiş (bariyer) ve popülasyonların izole olmasına neden olmuştur.
Doğru seçenek, Panama Kara Köprüsü'nün oluşmasının karasal canlılar için bir geçiş yolu (koridor) oluşturarak türlerin kıtalar arasında yayılmasını sağladığını, buna karşılık Pasifik ve Atlantik okyanusları arasında bir engel (bariyer) oluşturarak denizel canlıların birbirlerinden izole olmasına ve farklı türlerin ortaya çıkmasına yol açtığını doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Panama Kara Köprüsü'nün oluştuğu coğrafi konumu ve levha tektoniği üzerindeki etkisini belirlemek.
Bu köprü Kuzey ve Güney Amerika'yı birleştirirken, Pasifik Okyanusu ile Atlantik Okyanusu'nu (Karayip Denizi) birbirinden ayırmıştır.
Olayın hem karasal hem de sucul ekosistemlerdeki coğrafi bariyer/koridor rollerini anlamak için bu konum tespiti şarttır.
2
Karasal canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
Kuzey ve Güney Amerika arasında kara bağlantısı kurulduğundan karasal hayvan ve bitki türleri iki yönlü göç etmiş (Büyük Amerikan Biyotik Değişimi) ve dağılış alanlarını genişletmiştir.
Kara köprülerinin karasal ekosistemlerdeki birleştirici (koridor) rolünü saptamak için.
3
Denizel canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
İki okyanus arasındaki bağlantı kesildiği için denizel türlerin gen akışı durmuş, popülasyonlar izole olmuş ve zamanla farklı türlerin evrimleşmesine (türleşme) zemin hazırlanmıştır.
Kara köprülerinin denizel ekosistemlerdeki ayırıcı (bariyer) rolünü saptamak için.
4
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırmak.
Hem karasal geçişin kolaylaşmasını hem de denizel popülasyonların izole olmasını doğru açıklayan seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik olaylardan levha hareketlerinin ve kara köprülerinin oluşmasının canlıların dağılışı, göç yolları, izolasyonu ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3Soru

Aşağıda bazı paleocoğrafik olaylar ile bu olayların biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri verilmiştir. Sol sütunda yer alan olayları, sağ sütundaki en uygun biyo��eşitlilik etkileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kıtaların birbirinden ayrılması (levha hareketleri)
Buzul çağlarının yaşanması (iklim dalgalanmaları)
Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması (deniz seviyesinin çekilmesi)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kıtaların birbirinden ayrılması coğrafi izolasyona ve özgün türlerin gelişimine yol açar. Buzul çağlarının yaşanması soğuğa uyum sağlayamayan türlerin yok olmasına veya göçüne neden olur. Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması ise canlı türlerinin farklı karalara göç ederek yayılmasını sağlar.
Kıtaların ayrılması coğrafi izolasyona yol açarak özgün türlerin gelişimine; buzul çağları iklimsel baskılarla soğuğa dayanıksız canlıların göçüne veya yok olmasına; kara köprüleri ise farklı kara parçaları arasındaki karasal göçlere olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıtaların birbirinden ayrılması olayının etkisini belirlemek.
Kıtaların ayrılması (levha hareketleri), canlıların coğrafi izolasyonuna ve kıtalarda özgün türlerin (örneğin keseli memeliler) evrimleşmesine sebep olur.
Karaların bölünmesi canlıların gen akışını keserek izole popülasyonlar oluşturur.
2
Buzul çağlarının yaşanması olayının etkisini belirlemek.
Buzul çağları (iklim dalgalanmaları), sıcaklıkların düşmesiyle soğuğa dayanıksız türlerin yok olmasına veya sıcak bölgelere göç etmesine yol açar.
İklim dalgalanmaları canlıların yaşam koşullarını ve tolerans limitlerini doğrudan değiştirir.
3
Kıtalar arası kara köprülerinin oluşması olayının etkisini belirlemek.
Kara köprüleri (deniz seviyesinin çekilmesi), farklı karalardaki canlıların göç ederek yayılma alanlarını genişletmesini sağlar.
Karalar arasında bağlantı kurulması, göç yollarının açılmasını ve türlerin yayılmasını kolaylaştırır.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kayması, iklim dalgalanmaları ve deniz seviyesi değişimleri) biyoçeşitlilik üzerindeki doğrudan etkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 4Soru

Yer kabuğunun levha hareketleriyle yer değiştirmesi (kıta kayması) ve jeolojik dönemlerdeki iklim değişimleri (paleocoğrafya), biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını ve türlerin yalıtım süreçlerini şekillendiren temel faktörlerdir.

Buna göre, aşağıda verilen paleocoğrafik olayları ve bunların biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini en eski jeolojik dönemden günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Pangea'nın parçalanarak Lavrasya ve Gondvana'ya ayrılması, ardından Avustralya'nın tamamen izole olması, Kuvaterner buzul çağında Bering Kara Köprüsü üzerinden canlı göçlerinin gerçekleşmesi ve son olarak buzul sonrası deniz seviyesi yükselmesiyle bu göç yollarının kapanarak canlıların izole olması şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama, en eski jeolojik dönemden günümüze doğru Pangea'nın parçalanması (Mesozoik), Avustralya'nın yalıtılması (Kretase-Tersiyer), Kuvaterner buzul çağındaki göçler (Pleistosen) ve buzul sonrası dönemdeki yalıtım (Holosen) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların meydana geldiği jeolojik zaman dilimlerini tespit etmek.
Pangea'nın bölünmesi Mesozoik'in başlarına; Avustralya'nın ayrılması Kretase ve Tersiyer geçişine; Bering Kara Köprüsü'nün oluşumu Kuvaterner'in Pleistosen (buzul) evresine; deniz seviyesinin yükselerek bu köprüyü kapatması ise Holosen (buzul sonrası) evresine aittir.
Paleocoğrafik olayların biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini sıralayabilmek için öncelikle jeolojik zaman ölçeğindeki yerlerini doğru belirlemek gerekir.
2
Belirlenen jeolojik zamanları en eskiden en yeniye doğru dizmek.
Mesozoik'ten günümüze doğru kronolojik sıralama: Pangea'nın bölünmesi -> Avustralya'nın kopuşu -> Buzul çağı göçleri -> Buzul sonrası izolasyon şeklindedir.
Zaman dizinindeki doğal akış, levha tektoniği hareketlerinin uzun vadeli etkilerinden iklim dalgalanmalarının yakın dönemli etkilerine doğru ilerler.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kayması ve iklim değişiklikleri) jeolojik zamanlar boyunca biyoçeşitliliğin dağılışı, izolasyonu ve göçleri üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5Soru

Aşağıda geçmiş jeolojik dönemlerde meydana gelen bazı paleocoğrafik olaylar ile bu olayların biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri verilmiştir. Sol sütundaki paleocoğrafik olayları, sağ sütundaki en uygun biyoçeşitlilik etkileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Levha tektoniği sonucu Gondwana ve Laurasia kıtalarının parçalanarak birbirinden uzaklaşması
Buzul çağlarında (Pleistosen) büyük buzul kütlelerinin oluşmasıyla deniz seviyelerinin alçalması
Buzul çağlarının sona erip buzul arası sıcak dönemlerin başlamasıyla sıcaklıkların yükselmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Levha tektoniği sonucu Gondwana ve Laurasia kıtalarının ayrılması, canlı popülasyonlarının izole olmasına ve Avustralya'daki keseli memeliler gibi özgün türlerin evrimleşmesine yol açmıştır. Buzul çağlarında deniz seviyesinin alçalması, Bering Boğazı gibi kara köprülerinin oluşmasına ve mamut göçlerine olanak tanımıştır. Sıcak dönemlerin başlaması ise soğuk iklim canlılarının dağların zirvelerine çekilerek relikt türler oluşturmasına neden olmuştur.
Gondwana'nın ayrılması gibi levha tektoniği hareketleri coğrafi izolasyona (Avustralya keseli memelileri), buzul çağındaki deniz seviyesi düşüşleri kara köprülerinin oluşmasına (Bering Boğazı üzerinden mamut göçleri), buzul arası ısınma süreçleri ise soğuk seven canlıların dağ zirvelerine sığınarak relikt türler oluşturmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kıtaların kayması ve levha hareketlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini analiz etme
Gondwana ve Laurasia gibi kıtaların ayrılması, popülasyonları birbirinden izole ederek keseli memeliler gibi yerel ve özgün canlı türlerinin gelişimine (coğrafi izolasyona) zemin hazırlar.
Levha hareketlerinin canlı türlerinin evrimi ve yayılışı üzerindeki en belirgin etkisi coğrafi izolasyondur.
2
Buzul dönemlerinde deniz seviyesi değişimlerinin canlı göçlerine etkisini inceleme
Buzulların büyümesi deniz seviyelerini düşürür; sığ boğazlar kara köprüsü haline gelir ve kıtalar arası (Sibirya ile Alaska arasında mamutlar vb.) canlı geçişi sağlanır.
Kara köprüleri canlıların yeni yaşam alanlarına yayılması için geçici göç yolları sunar.
3
Buzul arası sıcak dönemlerdeki iklimsel değişimin relikt türler üzerindeki etkisini değerlendirme
Sıcaklık artışıyla birlikte soğuk seven canlılar dağların yüksek kesimlerine çekilir ve günümüzde bu bölgelerde relikt (kalıntı) türler olarak yaşamaya devam eder.
İklim değişiklikleri canlıların dikey yönde yer değiştirmesine ve izole kalıntı popülasyonlar oluşturmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafyanın (kıtaların kayması ve jeolojik dönemlerdeki iklim değişimlerinin) biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı, göç yolları ve türleşme üzerindeki etkileri.
Soru 6Soru

Jeolojik geçmişte meydana gelen kıta kaymaları (levha hareketleri) ve küresel ölçekteki iklim değişiklikleri gibi paleocoğrafik süreçler, canlıların yeryüzündeki dağılışını ve biyoçeşitliliği şekillendiren temel unsurlardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi paleocoğrafik süreçlerin biyoçeşitlilik üzerindeki etkisine örnek olarak gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekvatoral bölgede yıl boyunca görülen yüksek sıcaklık ve düzenli yağış koşullarının, yağmur ormanları biyomunda tür çeşitliliğini artırması

Cevap

Ekvatoral bölgede yıl boyunca görülen yüksek sıcaklık ve düzenli yağış koşullarının, yağmur ormanları biyomunda tür çeşitliliğini artırması
Ekvatoral bölgede yıl boyunca görülen yüksek sıcaklık ve düzenli yağış koşullarının yağmur ormanlarındaki tür çeşitliliğini artırması seçeneği, günümüzdeki iklim koşullarının (fiziki faktörlerin) biyoçeşitlilik üzerindeki etkisini örnekler. Bu durum jeolojik geçmişte meydana gelen iklim değişiklikleri veya levha hareketleri gibi paleocoğrafik süreçlerle ilişkili değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Paleocoğrafya kavramının sınırlarını belirleme
Paleocoğrafya; kıtaların kayması (levha hareketleri), geçmiş jeolojik dönemlerdeki dağ oluşumu süreçleri ve buzul çağları gibi tarihsel/jeolojik süreçleri ve bunların canlılar üzerindeki etkilerini inceler.
Soruda paleocoğrafik süreçlerin biyoçeşitliliğe etkisine örnek olmayan seçeneği bulabilmek için paleocoğrafya ile güncel fiziki coğrafya faktörlerini ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki olayların jeolojik zaman boyutunu analiz etme
Gondwana'nın parçalanması, Bering Kara Köprüsü'nün oluşumu, Alp Kıvrımlanması ve Karadeniz'in gölden denize dönüşmesi jeolojik geçmişte meydana gelen paleocoğrafik süreçlerdir. Ancak Ekvatoral bölgedeki yüksek sıcaklık ve yağış koşulları, günümüzdeki iklim koşullarını (aktüel fiziki faktörleri) ifade eder.
Doğru cevaba ulaşmak için güncel iklim özelliklerinin günümüz biyoçeşitliliği üzerindeki etkisini paleocoğrafik süreçlerden ayırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafyanın biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri ile güncel fiziki (iklimsel) faktörlerin ayırt edilmesi.
Soru 7Soru

Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan levha hareketleri ve iklim değişimleri, canlıların yeryüzündeki dağılışını ve evrimsel süreçlerini doğrudan şekillendirmiştir. Özellikle Avustralya kıtasının kendine özgü keseli memeli faunasının oluşumu ve yayılışı bu süreçlerin en belirgin örneklerindendir.

Buna göre, aşağıda verilen paleocoğrafik olayların ve bu olaylar��n biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerinin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Pangea'nın Lavrasya ve Gondvana olarak ikiye bölünmesi, Gondvana güney bloklarının izole kalması, Avustralya'nın Antarktika'dan ayrılarak bağımsızlaşması ve son olarak Kuvaterner buzul çağlarında deniz seviyesinin alçalmasıyla kara köprülerinin oluşması şeklindedir.
Doğru sıralamada öncelikle Mesozoik başındaki Pangea'nın bölünmesi yer alır. Ardından Gondvana'nın parçalanma sürecinde güney bloklarının bir arada kalması gelir. Daha sonra Senozoik başında Avustralya'nın tamamen bağımsız bir kıta olarak izole olması gerçekleşir. En son ise Kuvaterner'deki buzul çağlarında deniz seviyesinin çekilmesiyle oluşan kara köprüleri ve adalar arası canlı geçişleri gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği jeolojik zaman dilimlerini belirleme
Pangea'nın bölünmesi Mesozoik başı, Gondvana güney bloğunun ayrışması Geç Mesozoik, Avustralya'nın izolasyonu Senozoik başı ve buzul dönemleri Kuvaterner (Senozoik sonu) dönemine aittir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için jeolojik zamanların sırasını bilmek gerekir.
2
Zaman dilimlerini eskiden yeniye doğru sıralama
Mesozoik başı -> Geç Mesozoik -> Senozoik başı -> Kuvaterner sıralaması elde edilir.
Tarihsel olayların geçmişten günümüze doğru dizilmesi istenmiştir.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kayması ve iklim değişimleri) canlıların coğrafi dağılışı ve izolasyonu üzerindeki etkileri
Soru 8Soru

Kuvaterner'de (Dördüncü Jeolojik Zaman) yaşanan buzul çağlarında, sıcaklıkların düşmesiyle birlikte kuzey enlemlerdeki soğuk iklim şartlarına uyum sağlamış bitki türleri güneye doğru göç etmiştir. Buzul çağının sona erip sıcaklıkların yükselmesiyle bu türler, güneydeki yüksek dağlık alanlara sığınarak burada yaşamaya devam etmiş ve günüm��ze kadar ulaşmıştır.

Buna göre, Anadolu'da görülen aşağıdaki durumlardan hangisi, yukarıda belirtilen paleocoğrafik gelişmenin biyoçeşitlilik üzerindeki doğrudan bir sonucudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde soğuk ve nemli iklim dönemlerinden kalma relikt (kalıntı) bitki topluluklarının varlığı

Cevap

Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde soğuk ve nemli iklim dönemlerinden kalma relikt (kalıntı) bitki topluluklarının varlığı
Geçmiş buzul dönemlerinde kuzey enlemlerden güneye doğru göç eden nemcil ve soğuk iklim bitkileri, buzul arası sıcak dönemlerde dağların yüksek kesimlerine sığınarak hayatta kalmışlardır. Toros Dağları'nın yüksek kesimlerinde bu tür bitkilerin bulunması, paleocoğrafya kapsamında iklim değişimlerinin biyoçeşitlilik üzerindeki kalıcı izlerini ve relikt türlerin oluşumunu doğrudan kanıtlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kuvaterner buzul dönemindeki göç hareketlerinin doğasını anlamak.
Kuvaterner buzul dönemlerinde soğuk iklim şartları güneye doğru genişlemiş ve bitki türleri daha sıcak olan güney enlemlere (örneğin Anadolu) göç etmiştir.
Soruda bahsedilen paleocoğrafik göç hareketinin mantığını kavramak için.
2
Buzul arası sıcak dönemde bu bitkilerin durumunu değerlendirmek.
Buzul dönemi bitip havalar ısındığında, bu soğuk iklim bitkileri Anadolu'nun alçak ve sıcak yerlerinde yaşayamayıp serin olan yüksek dağ zirvelerine (örneğin Toroslar) sığınmış ve relikt (kalıntı) olarak günümüze ulaşmıştır.
Göç eden canlıların günümüzdeki dağılışını ve oluşturdukları biyocoğrafi mirası belirlemek için.

Anahtar Kavram

Geçmiş jeolojik dönemlerde yaşanan iklim değişimlerinin (paleocoğrafya) canlıların dağılışı ve relikt (kalıntı) türler üzerindeki etkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 9Soru

Jeolojik geçmişte meydana gelen kıta kaymaları, kara köprülerinin oluşumu ve k��resel iklim değişiklikleri gibi paleocoğrafik olaylar, canlıların yeryüzündeki dağılışını ve biyoçeşitliliği doğrudan etkilemiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen paleocoğrafik değişimler ile sağ sütunda verilen bu değişimlerin biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuvaterner buzul dönemlerinde Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi
Pangea süper kıtasının levha hareketleriyle parçalanarak zamanla uzaklaşması
Kuvaterner'de buzul ve buzul arası dönemlerin ardışık olarak yaşanması
Güney ve Kuzey Amerika kıtalarının Panama Kıstağı ile birleşmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kuvaterner'de Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi Asya ve Kuzey Amerika arasında mamut ve bizon göçlerine; Pangea'nın parçalanması yalıtılan canlı topluluklarının farklı türleşme süreçlerine girmesine; buzul-buzul arası dönemlerin yaşanması iklim kuşaklarının yer değiştirmesiyle kalıntı (relikt) türlerin oluşmasına; Panama Kıstağı'nın birleşmesi ise plasentalı ve keseli memelilerin karşı karşıya gelerek ekolojik rekabete girmesine yol açmıştır.
Bering Boğazı'nın kara köprüsüne dönüşmesi Asya-Kuzey Amerika arası karasal geçişleri; Pangea'nın parçalanması kıtasal yalıtımla türleşmeyi; buzul dönemleri iklim kuşaklarının kaymasıyle relikt türleri; Panama Kıstağı ise kıtaların birleşmesiyle plasentalı ve keseli memeli rekabetini tetiklemiştir. Bu eşleştirmeler paleocoğrafik olaylar ile bunların ekolojik sonuçlarını tam ve doğru olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Bering Boğazı'nın buzul döneminde kara köprüsüne dönüşmesinin etkisini belirleme.
Bu coğrafi köprü Asya ve Kuzey Amerika arasındaki canlı geçişini sağlamış, mamut ve bizon gibi türlerin kıtalar arası göçüne olanak vermiştir.
Deniz seviyelerinin buzul dönemlerinde düşmesiyle oluşan kara köprüleri canlıların göç yollarını açar.
2
Pangea kıtasının parçalanmasının canlılar üzerindeki etkisini analiz etme.
Kıtaların ayrılmasıyla canlı popülasyonları izole olmuş ve farklı evrimsel yollarla yeni türlerin oluşumu (türleşme) gerçekleşmiştir.
Coğrafi yalıtım (izolasyon), gen akışını engelleyerek biyoçeşitliliği artıran en önemli faktörlerden biridir.
3
Buzul ve buzul arası dönemlerin ardışık yaşanmasının sonuçlarını değerlendirme.
Sıcaklık değişimlerine bağlı olarak iklim kuşakları kaymış ve bazı soğuk iklim türleri yüksek dağlarda sığınarak relikt (kalıntı) türler oluşturmuştur.
İklim salınımları canlıların göç etmesine, göç edemeyenlerin yok olmasına veya dar alanlarda kalıntı olarak yaşamasına neden olur.
4
Panama Kıstağı'nın oluşumuyla Güney ve Kuzey Amerika'nın birleşmesini inceleme.
Kıtaların birleşmesiyle iki farklı faunaya ait (plasentalı ve keseli memeliler) canlılar göç ederek karşılaşmış ve rekabete girmiştir.
Kara köprülerinin oluşması, daha önce izole olan türlerin alanlarının çakışmasına ve ekolojik rekabete yol açar.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik süreçlerin (kıta kaymaları, buzul çağları ve kara köprüleri) biyoçeşitliliğin dağılışı, izolasyonu ve göç yolları üzerindeki belirleyici etkisi.
Paleocoğrafya ve Biyoçeşitlilik Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin