Agnostisizm
3 soru
Felsefe tarihinde bazı düşünürler, insan zihninin sınırlarını ve bilgi edinme araçlarını merkeze alarak Tanrı'nın varlığı veya yokluğu meselesini ele almışlardır. Onlara göre, metafizik alana dair iddialar insan bilgisiyle doğrulanabilecek veya yanlışlanabilecek bir yapıda değildir. Dolayısıyla Tanrı'nın varlığına ya da yokluğuna dair ne duyusal tecrübelerimiz ne de rasyonel kanıtlarımız kesin bir bilgi sunabilir. Bu durumda insan için en tutarlı yaklaşım, Tanrı'nın varlığı konusunda olumlu veya olumsuz bir yargıda bulunmaktan kaçınmaktır.
Bu parçada dile getirilen görüş ve tavır, inançla ilgili aşağıdaki felsefi akımlardan hangisinin temel iddiasıyla örtüşmektedir?
Bir düşünür, "İnsan zihninin ve bilgi araçlarının sınırlılığı nedeniyle, duyular dışı bir alan olan Tanrı'nın var olup olmadığını kesin olarak bilmemiz mümkün değildir. Bu sebeple Tanrı'nın varlığı veya yokluğu hakkında kesin bir yargıda bulunmaktan kaçınmalı ve bu konudaki belirsizliği kabul etmeliyiz." şeklinde görüş belirtmektedir.
Bu düşünürün savunduğu bu yaklaşım, inançla ilgili aşağıdaki felsefi akımlardan hangisiyle doğrudan ilişkilendirilebilir?
İnançla ilgili felsefi akımlar, Tanrı'nın varlığı ve bu konudaki bilginin imkânı çerçevesinde farklı yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Aşağıda verilen inanç meseleleri ile bu meselelerin temel iddialarını doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler