Ahlak Felsefesi (Etik)
11 soru
Ahlak felsefesinde fatalizm (kadercilik), bireyin eylemlerinin ve kararlarının tamamen doğal, toplumsal veya psikolojik neden-sonuç ilişkileriyle belirlendiğini savunurken; determinizm (belirlenimcilik), tüm olayların insan iradesinin ötesinde kozmik veya ilahi bir güç tarafından önceden belirlendiğini ve insanın bu yazgıyı hiçbir şekilde değiştiremeyeceğini ileri sürer.
Bir baraj inşaatında çalışan m��hendis Hakan, baraj kapaklarının güvenliğini denetlerken kritik bir hata tespit eder. Bu hatayı bildirmesi durumunda projenin duracağını ve kendisinin de işten çıkarılabileceğini bildiği hâlde, kendi ahlaki ilkeleri doğrultusunda durumu yetkililere rapor eder. Hakan'ın bu eylemini yorumlayan çalışma arkadaşlarından İlker: "Hakan başka türlü davranamazdı; çünkü onun dürüst karakteri, aldığı aile eğitimi ve mesleki ahlak bilinci bu kararı vermesini zorunlu kılmıştır." der. Diğer arkadaşı Semih ise: "Hakan ne yaparsa yapsın, bu olay onun alnına yazılmıştı; dolayısıyla bu raporu vermesi kaçınılmaz bir kaderdi." görüşünü savunur.
Buna göre İlker ve Semih'in açıklamaları, ahlak felsefesinde irade özgürlüğüyle ilgili sırasıyla hangi yaklaşımlara karşılık gelmektedir?
Aşağıdaki ahlak felsefesi akımlarını, bu ak��mların ahlaki eylemin temel ölçütüne dair öne sürdükleri açıklamalarla eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
İnsanın ahlaki eylemlerinde tamamen özgür olduğunu savunan görüşler ile eylemlerinin önceden belirlenmiş bir yazgı tarafından yönetildiğini savunan görüşlerin arasında bir uzlaşı arayan bu yaklaşım; bireyin ahlaki kararlarında toplumsal veya doğal çevresinden etkilendiğini kabul eder. Ancak birey, aklını kullanarak, bilgi birikimini artırarak ve kendi üzerine düşünerek bu etkilerin esiri olmaktan kurtulabilir ve kendi kararlarını kendisi verebilir. Bu anlamda özgürlük, doğuştan gelen hazır bir yeti değil, bireyin kendi ahlaki gelişimiyle kazandığı bir derecedir.
Bu parçada açıklanan ve ahlaki özerkliği bireyin kendini geliştirmesine bağlayan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
John Stuart Mill'in utilitarist (faydacı) ahlak kuramına göre, bir eylemin ahlaki açıdan doğru ve değerli sayılabilmesi için eyleyen bireyin yalnızca kendi kişisel yararını ve hazzını maksimize etmeyi amaçlaması gerekir.
Ahlak felsefesinde ahlaki irade özgürlüğü problemi ve ahlaki eylemin amacı/ölçütü konusunda filozoflar farklı kuramsal açıklamalar geliştirmişlerdir.
Buna göre, sol sütunda verilen felsefi akım veya filozofları sağ sütundaki ahlak anlayışlarına dair temel açıklamaları ile doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda ahlak felsefesindeki irade özgürlüğü probleminin çözüm��ne yönelik verilen kavramlar ile bu kavramların açıklamalarını doğru şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Ahlak felsefesinde irade özgürlüğü konusu tartışılırken bazı düşünürler, insanın karar ve eylemlerinin tamamen dış dünyadaki nedenler, toplumsal kurallar, genetik yapı ve psikolojik etkenler tarafından belirlendiğini savunur. Bu görüşe göre insan, tıpkı doğadaki diğer nesneler gibi çeşitli neden-sonuç ilişkilerine tabidir ve bu nedenle ahlaki eylemlerinde özgür değildir.
Bu parçada açıklanan ve insanın ahlaki eylemlerinde özgür olmadığını savunan görüş aşağıdakilerden hangisidir?
Bireyin tüm kararlarının ve eylemlerinin doğa yasaları, psikolojik etkenler veya toplumsal koşullar gibi neden-sonuç ilişkileriyle zorunlu olarak belirlendiğini savunan ahlaki yaklaşım 'fatalizm' (kadercilik) olarak adlandırılır.
Bir tiyatro oyununda başrol oyuncusu, sahneye çıkmadan önce elindeki senaryoya bakarak şöyle der: 'Bu oyunda hangi sözleri söyleyeceğim, hangi hareketleri yapacağım çoktan yazılmış. Benim bu replikleri değiştirmeye ne gücüm yeter ne de böyle bir niyetim olabilir; çünkü sahneye adım attığım andan itibaren sadece bana biçilen rolü oynamakla yükümlüyüm.'
Yanındaki yönetmen ise ona şu karşılığı verir: 'Yanılıyorsun, sahnedeki adımların tamamen senin geçmiş oyunculuk deneyimlerin, aldığın eğitim ve fiziksel sınırların tarafından belirleniyor. Sen kendi geçmişinin bir sonucu olarak buradasın, önceden doğaüstü bir güç tarafından belirlenmiş bir yazgı yüzünden değil.'
Bu diyalogda oyuncu ve yönetmenin insan eylemlerinin belirlenmişliği konusundaki açıklamaları, sırasıyla ahlak felsefesindeki hangi iki görüşü örneklendirmektedir?
Immanuel Kant'ın ödev ahlakı yaklaşımına göre, bir eylemin ahlaki açıdan değerli sayılabilmesinin temel ölçütü, o eylemin sonucunda ortaya çıkan fayda veya mutluluk miktarıdır.