Sanat eserlerinin restorasyonu, geçmişin estetik mirasını koruma çabası olmanın ötesinde, her zaman felsefi bir çatışmayı barındırır. Bir tarafta, eserin sanatçının elinden çıktığı ilk "saf" ana döndürülmesini savunan ve zamanın getirdiği tahribatı ortadan kaldırmayı amaçlayan "arındırıcı" yaklaşım yer alır. Diğer tarafta ise zamanın esere eklediği yaşanmışlık izlerini, çatlakları ve solmaları eserin tarihsel kimliğinin kopmaz bir parçası kabul eden "belgesel" yaklaşım durur. Bu iki kutup arasındaki gerilim, restore edilen eserin artık yalnızca geçmişe mi yoksa onu yeniden yorumlayan şimdiki zamana mı ait olduğu sorusunu doğurur. Neticede restorasyon, geçmişi oldu��u gibi diriltmekten ziyade, bugünün kültürel önceliklerine göre geçmişle kurulan bağın sınırlarını ve biçimini belirleyen aktif bir kültürel tercihtir. Bu süreç, geçmişin estetik değerini korumakla yetinmez, aynı zamanda o değerin günümüz dünyasında nasıl alımlanacağını da yeniden inşa eder.
Bu parçada restorasyonla ilgili vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- AEserlerin restorasyonunda, eseri ilk üretildiği özgün durumuna döndürmek ile zamanın bıraktığı izleri korumak şeklinde iki temel yaklaşımın bulunduğu
- Geçmişe ait estetik değerleri koruma amacının ötesinde, bugünün kabulleri doğrultusunda geçmişle kurulan ilişkinin niteliğini ve yönünü belirlediğiCevap
- CZamanın yıpratıcı etkilerinin ortadan kaldırılmasının, eserin tarihsel kimliğine zarar verdiğine yönelik kaygıların giderek arttığı
- DSanat eserlerinin geleceğe aktarılmasının, ancak bilimsel restorasyon yöntemlerinin tarafsızca uygulanmasıyla mümkün olabileceği
- EGeçmişin mirasını yaşatmanın tek yolunun, eserin zamanla kazandığı değişimleri olduğu gibi muhafaza etmekten geçtiği