Tiyatro, tarih boyunca insanı insana anlatan bir ayna olarak işlev görmüş; seyirciyi sahnedeki olaylarla özdeşleştirerek onda geçici bir duygusal arınma yaratmayı amaçlamıştır. Klasik tiyatro anlayışında izleyici, karanlık salonda oturan edilgen bir gözlemcidir ve sahnedeki illüzyona kendini kaptırarak toplumsal gerçeklikten uzaklaşır. Ancak modern tiyatro, özellikle de epik tiyatro yaklaşımı, sahne ile salon arasındaki bu görünmez duvarı yıkarak seyirciyi rahat koltuğundan kaldırmayı ve onu aktif bir düşünür haline getirmeyi hedefler. Oyunda sergilenen durumların birer kurgu olduğunu izleyiciye sürekli hatırlatan çeşitli yabancılaştırma etmenlerine başvurulur. Buradaki asıl amaç, seyircinin sahnedeki acıya ağlayıp evine rahatlamış bir biçimde dönmesini engellemek; aksine, onu toplumsal çelişkiler üzerinde sorgulamaya yönlendirerek gerçek hayatta bir eyleme hazırlamaktır. Dolayısıyla modern tiyatro, sanatı sadece pasif bir seyir nesnesi olmaktan çıkarıp izleyiciyi toplumsal sorunların çözümünde etkin bir özneye dönüştürme gayretindedir.
Bu parçada vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?
- AKlasik tiyatronun, sahnelenen olaylarla izleyici arasında bir özdeşleşme kurarak duygusal arınma sağladığı
- BToplumsal sorunları konu edinmeyen sanat eserlerinin, zamanla izleyici kitlesini kaybederek yok olmaya mahkûm olduğu
- Modern tiyatronun, seyirciyi oyunun illüzyonundan uzaklaştırarak toplumsal yaşamdaki sorunlara karşı harekete geçirmeyi hedeflediğiCevap
- DEpik tiyatroda izleyiciye oyundaki durumların bir kurgu olduğunu sezdiren yabancılaştırma ögelerinin kullanıldığı
- ETiyatro oyunlarında estetik kaygıların toplumsal faydanın önüne geçmesinin, sanatsal niteliği düşürdüğü