Soru

Zorluk: ZorParagrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama

Gazeteci:
(I) ----

Çevirmen:
Bir dilin söz dağarcığı, o dili konuşan toplumun tarihsel deneyimlerinin, coğrafya ile kurduğu ilişkinin ve hatta iklimin doğrudan bir yansımasıdır. Dolayısıyla bir kelimenin başka bir dildeki birebir karşılığını aramak, çoğu zaman o kelimenin arkasındaki kültürel belleği yok saymak anlamına gelir. Ben çeviriyi, kelimelerin sözlükteki eş anlamlılarını bulmaktan ziyade, o belleğin ürettiği duygusal ve düşünsel atmosferi hedef dilde yeniden inşa etmek olarak görüyorum.

Gazeteci:
(II) ----

Çevirmen:
Yazarın üslubu, sadece seçtiği kelimelerle değil; o kelimelerin yan yana gelişindeki ritimle, kurduğu eksiltili ya da devrik cümlelerle, yani dilin musikisiyle şekillenir. Çevirmen, bu özgün müziği kendi dilinde duyurmaya çalışırken ister istemez kendi dilsel alışkanlıklarını ve estetik algısını da işin içine katar. Bu durum kaçınılmaz olarak metne yeni bir soluk kazandırır; ancak bu soluğun yazarın sesini boğmamasına, aksine ona yeni bir yankı odası sunmasına dikkat edilmelidir. Dolayısıyla her başarılı çeviri, aslında iki yazarın gizli bir iş birliğidir diyebiliriz.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

  1. A
    I. Coğrafi ve iklimsel koşulların bir dilin söz varlığı üzerindeki etkisini çeviri yaparken nasıl göz önünde bulundurursunuz?
    II. Yazınsal bir metindeki eksiltili ve devrik cümlelerin ritmini hedef dile taşımak çevirmenin yaratıcılığını nasıl etkiler?
  2. B
    I. Kültürel bellekten yoksun sözcüklerin hedef dilde karşılık bulamaması çeviride ne tür anlam kayıplarına yol açar?
    II. Özgün bir eserin dilindeki musikiyi korumaya çalışmak çeviri s��recini zorlaştıran temel unsur mudur?
  3. I. Bir sözcüğün farklı dillerde birebir karşılığını bulmak çeviri eyleminin nihai amacı olarak görülebilir mi?
    II. Çevirmenin kendi estetik algısı ve dil alışkanlıkları yazarın özgün sesini gölgeleme riski taşır mı?
    Cevap
  4. D
    I. Çeviri yaparken kelimelerin sözlük anlamlarıyla sınırlı kalmak dilin kültürel belleğini nasıl etkiler?
    II. Yazarların üslubunu oluşturan dilsel ögelerin başka bir dile aktarılmasında karşılaşılan en büyük engeller nelerdir?
  5. E
    I. Toplumlar��n tarihsel deneyimleri ile dillerindeki kelime hazinesi arasındaki ilişkiyi nasıl değerlendiriyorsunuz?
    II. Çevirmenin metne kazandırdığı yeni soluğun yazarın özgün sesini bastırmaması i��in ne tür teknikler uygulanmalıdır?

Cevap

Bir sözcüğün farklı dillerde birebir karşılığını bulmanın çevirinin nihai amacı olamayacağını ve çevirmenin kendi estetik algısının yazarın sesini gölgeleme riski taşıyıp taşımadığını sorgulayan soruların yer aldığı seçenektir.
Çevirmenin ilk yanıtında kelimelerin sözlükteki eş anlamlılarını veya birebir karşılıklarını bulmanın çeviri için yeterli olmadığını, önemli olanın kültürel atmosferi yeniden inşa etmek olduğunu belirtmesi, 'Bir sözcüğün farklı dillerde birebir karşılığını bulmak çeviri eyleminin nihai amacı olarak görülebilir mi?' sorusunu cevaplar. İkinci yanıtında ise çevirmenin kendi estetik algısını katmasının kaçınılmaz olduğunu fakat bu durumun yazarın sesini boğmamasına özen gösterilmesi gerektiğini söylemesi, 'Çevirmenin kendi estetik algısı ve dil alışkanlıkları yazarın özgün sesini gölgeleme riski taşır mı?' sorusuyla doğrudan ve eksiksiz bir uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk paragrafın ana düşüncesini ve odak noktasını belirlemek.
Konuşmacı, kelimelerin birebir sözlük karşılığını aramanın kültürel belleği yok saydığını, çevirinin ise bu belleğin ürettiği atmosferi hedef dilde yeniden inşa etmek olduğunu savunmaktadır.
İlk boşluğa gelecek sorunun, kelime düzeyindeki birebir karşılık arama yaklaşımının doğruluğunu veya yeterliliğini sorgulaması gerektiğini anlamak.
2
İlk boşluk için seçeneklerde yer alan ilk soruları değerlendirmek.
Seçeneklerdeki sorular incelendiğinde, 'Bir sözcüğün farklı dillerde birebir karşılığını bulmak çeviri eyleminin nihai amacı olarak görülebilir mi?' sorusu, konuşmacının kelime eşleme anlayışını reddeden açıklamasıyla tam bir uyum içindedir. Coğrafya, iklim veya dil-tarih ilişkisine odaklanan diğer sorular ise yardımcı düşüncelerden yola çıkılarak kurulmuş çeldiricilerdir.
İlk soru üzerinden doğru seçeneği sınırlandırmak.
3
İkinci paragrafın odak noktasını ve yazar-çevirmen ilişkisini analiz etmek.
Konuşmacı, çevirmenin kendi estetik algısını ve dilsel alışkanlıklarını metne katmasının kaçınılmaz olduğunu, ancak bu yeni soluğun yazarın özgün sesini boğmamasına (gölgelememesine) dikkat edilmesi gerektiğini belirtmektedir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun, çevirmenin kişisel estetik ve dil müdahalesinin yazarın sesini baskılama riskine yönelik olması gerektiğini fark etmek.
4
İkinci boşluktaki soruları değerlendirerek doğru seçeneği teyit etmek.
'Çevirmenin kendi estetik algısı ve dil alışkanlıkları yazarın özgün sesini gölgeleme riski taşır mı?' sorusu, konuşmacının çevirmenin müdahalesinin yazarın sesini boğmaması gerektiği yönündeki uyarısıyla tam olarak uyuşur.
Her iki sorunun da konuşmacının yanıtlarıyla örtüştüğü seçeneği belirleyerek çözüme ulaşmak.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama ve paragrafta soru-cevap sorularında, konuşmacının verdiği yanıtların ilk cümleleri ve ana düşüncesi, yöneltilen soruların kapsamını ve sınırlarını doğrudan belirler. Seçeneklerdeki sorular metindeki yardımcı ayrıntıları değil, metnin tamamına yön veren ana fikri sorgulamalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla