Gazeteci:
(I) ----
Yazar:
Sanat yapıtının, üretildiği dönemin toplumsal koşullarından tamamen bağımsız bir estetik kozmos olduğunu savunanlar, aslında eserin doğuşundaki tarihsel belirlenimi ıskalıyorlar. Ancak bu durum, edebiyatın sosyolojinin bir alt dalı veya mekanik bir yansıması olduğu anlamına da gelmez. Toplumsal gerçeklik, sanatçının bilincinde kırılmaya uğrayarak, estetik bir dönüştürme süreciyle yeniden inşa edilir. Yani bir roman, yazıldığı dönemin doğrudan belgesi değil, o dönemle girilen estetik bir diyalogdur. Bu diyalogda toplumsal sancılar dışlanmaz fakat sanatın kendi diline tercüme edilir.
Gazeteci:
(II) ----
Yazar:
Bu tehlike her zaman mevcuttur; nitekim sadece belirli bir ideolojik çerçeveyi veya toplumsal tezi doğrulamak adına kaleme alınan yapıtlar, estetik derinliklerini hızla kaybederek birer propaganda metnine dönüşür. Bir sosyolog olarak benim vurgulamak istediğim, eserin değerini düşüren şeyin toplumsal meselelerle ilgilenmesi değil, bu meseleleri sanatın özerk alanına saygı duymadan kaba bir didaktizmle işlemesidir. Gerçek bir sanat eseri, toplumsal olanı içerirken bile kendi kurallarını dayatır; oysa tezin esiri olan metin, dışarıdan dayatılan kurallara boyun eğer.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- I. Edebi eserlerin, doğdukları çağın toplumsal koşullarıyla olan bağını estetik özerklik bağlamında nasıl konumlandırıyorsunuz?
II. Sanatın toplumsal meseleleri konu edinmesinin, onu sanatsal niteliklerinden soyutlayıp didaktik bir araca dönüştürme riskini nasıl değerlendiriyorsunuz?Cevap - BI. Sanatçının toplumsal meseleleri kendi süzgecinden geçirirken tamamen tarafsız kalması mümkün müdür?
II. Bir sosyolog olarak, edebiyatın sosyolojinin verilerinden yararlanırken estetik kaygıyı elden bırakmamasını neye bağlıyorsunuz? - CI. Romanın, yazıldığı dönemin toplumsal yapısını doğrudan yansıtan bir ayna görevi üstlenmesi gerektiğine katılıyor musunuz?
II. Edebi bir yapıtın başarısını, ele aldığı toplumsal konunun geniş kitlelerce benimsenmesinde mi aramak gerekir? - DI. Tarihsel ve toplumsal belirlenmişliğin dışına çıkamayan bir eserin geleceğe kalma şansı nedir?
II. Sanatta didaktik bir üslubun benimsenmesi, sanatçının ideolojik yöneliminin kaçınılmaz bir sonucu mudur? - EI. Sanat yapıtını toplumsal gerçekliğin doğrudan bir yansıması olarak gören sosyolojik yaklaşımlara neden karşısınız?
II. Eserinde toplumsal bir tezi savunan sanatçının, estetik özerkliğini korumak için nasıl bir yöntem izlemesi gerekir?