Descartes, zihnin (düşünce) bedenden (yer kaplayan madde) tamamen bağımsız ve farklı bir doğaya sahip olduğunu savunur. Ona göre zihin bölünemez ve mekansal olarak yer kaplamazken; beden bölünebilir ve mekanda yer kaplayan bir yapıdadır. Ancak bu keskin ayrım, doğaları gereği ortak hiçbir noktası bulunmayan bu iki tözün, insanda nasıl olup da bir araya geldiği ve birbirini nasıl etkilediği sorusunu beraberinde getirir. Örneğin, parmağımıza batan bir iğnenin acısını zihnimizde hissetmemiz veya zihnimizdeki bir kararla kolumuzu hareket ettirmemiz bu iki farklı dünyanın sürekli bir etkileşim içinde olduğunu gösterir.
Descartes'ın bu felsefi yaklaşımı ve karşılaştığı etkileşim problemi göz önüne alındığında, düalist varlık anlayışıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ula��ılabilir?
- AZihin, beynin ve sinir sisteminin karmaşık fizyolojik faaliyetlerinden ibaret maddi bir yapıdır.
- BBeden, zihindeki düşüncelerin dış dünyada somutlaşmış ve görünür hale gelmiş biçimidir.
- Zihin ve beden, özleri itibarıyla tamamen farklı ve birbirine indirgenemeyen iki ayrı gerçekliktir.Cevap
- DZihin ve beden arasındaki uyum, bu iki yapının aslında tek bir tözün farklı yansımaları olduğunu gösterir.
- EZihinsel ve bedensel süreçler, bilimsel yöntemlerle açıklanabilen tek bir maddi tözün ürünüdür.