Bilimsel bilgi, doğası gereği mutlak ve değişmez hakikatler manzumesi olmaktan ziyade, insan zihninin dış dünyaya dair kurduğu ve sürekli güncellediği geçici modeller bütünüdür. Örneğin klasik fizik anlayışının evreni öngörülebilir devasa bir saat gibi tasvir etmesi, kendi döneminin teknolojik imkânlarına ve gözlem araçlarına uygun, son derece işlevsel bir açıklama sunuyordu. Ancak mikrodünya ve yüksek hızlar düzeyinde bu modelin yetersiz kalması, kuantum mekaniği ve görelilik teorisi gibi radikal paradigma değişimlerini kaç��nılmaz kıldı. Bu bilimsel dönüşümler, önceki dönemlerin birikimlerinin bütünüyle yanlışlandığını veya çöpe atıldığını göstermez. Aksine, eski kuramların geçerlilik sınırları belirlenerek daha kapsayıcı, yeni ve esnek bir teorik çerçeve içine entegre edilmesini sağlar. Dolayısıyla bilim, gerçeğin kendisini her yönüyle doğrudan kopyalamak yerine, onu belirli sınırlar ve koşullar altında anlamlandırmamızı kolaylaştıran dinamik bir kavrayış haritası sunar. Her bilimsel devrim, geçmişin kazanımlarının üzerine inşa edilerek olguları açıklama kabiliyetimizi genişletir.
Bu parçada bilimsel bilgiyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangidir?
- AKlasik fizik anlayışının sunduğu evren modelinin kendi döneminin teknolojik imkânları ve gözlem araçları açısından yeterli ve işlevsel olduğu
- BKuantum mekaniği ve görelilik kuramının fizik dünyasında radikal paradigma değişimlerini kaçınılmaz kıldığı
- Bilimsel bilginin, eski birikimleri tamamen yok saymadan, onların sınırlarını çizip daha kuşatıcı yeni modeller içine entegre ederek ilerleyen dinamik bir doğası olduğuCevap
- DBilimsel teorilerin sürekli güncellenmesinin, elde edilen bilgilerin nesnelliğini zedelediği ve gerçeğin doğrudan kavranmasını engellediği
- ETeknolojik yetersizliklerin bilim insanlarını mutlak hakikat arayı��ından uzaklaştırarak geçici çözümler üretmeye mecbur bıraktığı