Soru

Zorluk: OrtaÇoklu Paragraf Soruları

Aşağıdaki parçayı okuyarak 39 ve 40. soruları cevaplayınız.

Edebiyat, dış dünyayı olduğu gibi yansıtan pasif bir ayna değildir; aksine yazarın zihninde yeniden üretilen, seçilen ve sanatsal bir duyarlılıkla dönüştürülen bir gerçeklik tasarımıdır. Roman ya da öykü okurken karşılaştığımız kurmaca dünya, tanıdık nesnelerle ve insani durumlarla örülü olsa bile, aslında kendi yasaları olan bağımsız bir evrendir. Yazar, günlük gerçeklikten aldığı ham maddeyi estetik bir süzgeçten geçirerek kendi dilsel dünyasını inşa eder. Bu süreçte tarihsel gerçekler veya toplumsal olaylar, belgesel bir doğrulukla aktarılmak yerine, edebi eserin kendi iç tutarlılığı ve estetik bütünlüğü doğrultusunda yeniden biçimlendirilir. Dolayısıyla okur, kurmaca dünyayı dış gerçeklikle doğrudan kıyaslayıp doğrulama arayışına girmek yerine, eserin kendi sınırları ve yarattığı özgün atmosfer içinde kalmalıdır. Aksi takdirde, edebi yaratının kendine has doğası ve sanatsal derinliği gözden kaçırılmış olur. Gerçekliğin birebir taklidi, sanatsal bir başarı olmaktan ziyade yaratıcılığın önündeki en büyük engellerden biridir. Sanatçı, dış dünyayı kopyalamakla yetinmeyip ona kendi özgün yorumunu kattığında kalıcı ve etkileyici eserler ortaya koyabilir. Çünkü sanatın asıl gücü, olanı aynen tekrarlamakta değil; olası dünyaların kapısını aralayarak insana yeni pencereler açabilmesindedir.

39. Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

  1. A
    Edebi metinlerdeki dünya, gerçek dünyadan izler taşısa da kendi içinde bağımsız bir yapıya sahiptir.
  2. B
    Yazar, eserini oluştururken dış dünyadan edindiği ham maddeyi estetik kaygılarla yeniden şekillendirir.
  3. Edebi eserlerin başarısı, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçülür.Cevap
  4. D
    Edebi eseri değerlendirirken dış dünyadaki gerçeklerle doğrudan kıyaslama yoluna gitmek okuru yanlışa sürükler.
  5. E
    Sanatsal kalıcılık, sanatçının var olan gerçekliği kopyalamaktan ziyade ona kendi özgün yorumunu katmasıyla mümkündür.

Cevap

Edebi eserlerin başarısının tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğü söylenemez.
Edebi eserlerin başarısının, tarihsel ve toplumsal gerçekleri belgesel bir kesinlikle aktarabilme gücüyle ölçüldüğünü savunan ifade parçayla tamamen çelişmektedir. Çünkü metinde, tarihsel gerçeklik veya toplumsal olayların belgesel bir doğrulukla değil, edebi eserin kendi iç tutarlılığı çerçevesinde yeniden biçimlendirildiği ve gerçekliğin birebir taklidinin yaratıcılığın önündeki bir engel olduğu belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve paragrafı dikkatlice okuyarak metnin ana temasını ve yardımcı düşüncelerini belirlemek.
Metnin kurmaca gerçeklik ile dış dünya gerçekliği arasındaki farkları ele aldığı, gerçekliğin birebir taklidinin sanatsal yaratıcılığı engellediğini ve belgesel bir aktarımın edebi eserin doğasına aykırı olduğunu savunduğu belirlenmiştir.
Parçanın genel iletisini ve yazarın temel savını saptamak, seçenekleri doğru değerlendirmek için gereklidir.
2
Seçenekleri paragraftaki yargılarla teker teker karşılaştırmak.
Edebi metinlerdeki kurmaca dünyanın bağımsızlığı, estetik dönüşüm, kıyaslamanın sakıncaları ve özgünlüğün kalıcılık getirdiği yargılarının metin tarafından desteklendiği; belgesel kesinliğin başarı ölçütü olduğu savının ise metinle açıkça çeliştiği görülmüştür.
Söylenemez olan yargıyı saptamak için seçeneklerin metindeki karşılıklarını bulup elemeyi sağlamak.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünceleri analiz etme ve metinle uyuşmayan yargıyı saptama.
Bu soruyu puanla