Bir anayasa komisyonu, yeni kurulacak bir ülkenin yasalarını tasarlarken üyelerin kişisel çıkarlarını bir kenara bırakmasını istemektedir. Bunun için üyelere şu kural konur: "Belirleyeceğiniz yasalar kabul edildikten sonra, bu yeni toplumda hangi sosyal sınıfta, hangi gelir düzeyinde ve hangi fiziksel veya zihinsel özelliklerle yaşayacağınız kurayla belirlenecektir." Bu kural üzerine komisyon üyeleri; zengin-fakir, güçlü-zayıf ayrımı gözetmeksizin, toplumdaki en dezavantajlı bireyin bile insanca yaşamasını güvence altına alacak haklar üzerinde uzlaşırlar.
Bu parçada betimlenen durum, ideal bir toplumsal düzenin inşasında aşağıdaki ilkelerden hangisinin temel alınması gerektiğini savunmaktadır?
- ABireysel özgürlüklerin korunması amacıyla devlet müdahalesinin en aza indirilmesini
- BToplumsal düzenin sürekliliği için devlet otoritesinin her koşulda mutlak kılınmasını
- Hakkaniyet ve fırsat eşitliğine dayalı bir adaletin toplumda hâkim kılınmasınıCevap
- DÖzel mülkiyetin kaldırılarak mutlak bir ekonomik eşitliğin hayata geçirilmesini
- EBireysel özerkliği kısıtlayan tüm toplumsal ve siyasal kuralların ortadan kaldırılmasını
Cevap
Hakkaniyet ve fırsat eşitliğine dayalı bir adaletin toplumda hâkim kılınmasını
Parçada betimlenen senaryo John Rawls'un meşhur 'bilinmezlik perdesi' (veil of ignorance) metaforudur. Bireylerin toplumdaki rollerini bilmeden karar aldıkları bu durumda, kendilerini korumak adına hakkaniyete ve adalete uygun ilkeleri seçecekleri savunulur. Bu nedenle hakkaniyet ve fırsat eşitliğine dayalı bir adaletin toplumda hâkim kılınmasını içeren seçenek doğrudur.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İdeal Düzenin Temelinde Adaleti Gören Yaklaşım (John Rawls'un Adalet Kuramı ve Bilinmezlik Perdesi)
Tahmini Süre:2m 0s