Soru

Zorluk: ZorParagrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama

Gazeteci:
(I) ----
Bilişsel Dilbilimci:
— Düşünülenin aksine, dil sadece zihnimizdeki hazır kavramları dış dünyaya aktaran pasif bir araç değildir. Bizler dünyayı dilin bize sunduğu kategoriler aracılığıyla anlamlandırırız. Örneğin, bazı yerli dillerinde sol ve sağ gibi göreceli yön kavramları yoktur; bunun yerine coğrafi yönler (kuzey, güney vb.) kullanılır. Bu dili konuşanlar, kapalı bir odada olsalar bile yönleri milimetrik olarak tayin edebilirler. Yani dilsel yapılar, mekân algımızı doğrudan biçimlendirir ve bilişsel haritamızı çizer.

Gazeteci:
(II) ----
Bilişsel Dilbilimci:
— Kesinlikle. Ancak bu durum, dillerin birbirine çevrilemeyeceği veya insanların farklı düşünme biçimlerini hiçbir şekilde kavrayamayacağı anlamına gelmez. Zihnimiz esnektir. Farklı bir dil öğrenmek, sadece yeni kelimeler ezberlemek değil, dünyaya bakabileceğimiz yeni bir pencere edinmektir. Dilimizin sınırları zihnimizin sınırlarını belirlese de bu sınırlar statik değil, yeni deneyimlerle genişletilebilir dinamik yapılardır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

  1. A
    (I) Coğrafi yön kavramlarının bulunmadığı dillerde, bireylerin mekânsal yönelim yeteneklerinin gelişmesini neye bağlıyorsunuz?
    (II) Yeni bir dil öğrenmenin zihinsel esnekliği artırmada ve beyin gelişimini desteklemede nasıl bir rolü vardır?
  2. (I) Dilin işlevi yalnızca zihnimizdeki hazır kavramları aktarmakla mı sınırlıdır, yoksa dil dünyayı algılama şeklimizi de yapılandırır mı?
    (II) Farklı dillerin gerçekliği farklı biçimlerde yapılandırması, diller arası çeviriyi ve farklı düşünme biçimlerini anlamayı imkânsız kılar mı?
    Cevap
  3. C
    (I) Dil dışındaki diğer sembolik sistemlerin, zihnimizdeki kavramsal dünyayı yansıtmada dilden daha etkili olduğunu söyleyebilir miyiz?
    (II) ��nsan zihninin sınırlarını aşmak ve evrensel bir düşünme biçimi geliştirmek için tek bir ortak dil kullanılması zorunlu mudur?
  4. D
    (I) Bilişsel dilbilim çalışmalarının, geleneksel dilbilim kuramlarının hangi eksikliklerini gidermek amacıyla ortaya çıktığını açıklar mısınız?
    (II) Kültürel ögelerin bir dilden başka bir dile aktarılması sırasında karşılaşılan en büyük anlamsal kayıplar nelerdir?
  5. E
    (I) Farklı coğrafyalarda yaşayan toplumların dillerindeki sözcük dağarcığı çeşitliliği, o toplumların zekâ düzeyini doğrudan etkiler mi?
    (II) Bir dilin dil bilgisi yapısı ile o dili konuşan bireylerin günlük hayattaki iletişim becerileri arasında nasıl bir ilişki vardır?

Cevap

(I) Dilin işlevi yalnızca zihnimizdeki hazır kavramları aktarmakla mı sınırlıdır, yoksa dil dünyayı algılama şeklimizi de yapılandırır mı?
(II) Farklı dillerin gerçekliği farklı biçimlerde yapılandırması, diller arası çeviriyi ve farklı düşünme biçimlerini anlamayı imkânsız kılar mı?
Doğru olan seçenekteki sorular, diyalogdaki boşlukları anlam ve akış bakımından tam olarak tamamlar. İlk soru, dilin sadece bir araç mı olduğu yoksa dünyayı algılama şeklimizi mi belirlediğini sorarak uzmanın 'dil sadece pasif bir araç değildir, mekân algımızı biçimlendirir' cevabıyla örtüşür. İkinci soru ise farklı gerçeklik algılarının diller arası çeviriyi ve anlaşmayı imkânsız kılıp kılmadığını sorgulayarak uzmanın 'Kesinlikle. Ancak bu durum dillerin çevrilemeyeceği anlamına gelmez' yanıtıyla mantıksal bir bütünlük oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Diyaloğun ilk bölümünde bilişsel dilbilimcinin verdiği cevabın ana fikri ve anahtar kelimeleri incelenir.
Uzman, dilin zihindeki hazır kavramları aktaran pasif bir araç olmadığını, aksine dünyayı anlamlandırmamızı ve mekân algımızı şekillendirdiğini belirtmektedir. Bu durum, dilin işlevinin sadece aktarımla sınırlı olmayıp algıyı yapılandırdığına dair bir soruya karşılık gelir.
Gazetecinin ilk sorusunun kapsamını belirlemek için uzmanın ilk cevabının ana düşüncesini tespit etmek gerekir.
2
Diyaloğun ikinci bölümünde bilişsel dilbilimcinin verdiği cevabın giriş cümlesi ve bütünü analiz edilir.
Uzman 'Kesinlikle' diyerek onay vermekte, ardından 'Ancak bu durum dillerin birbirine çevrilemeyeceği veya insanların farklı düşünme biçimlerini hiçbir şekilde kavrayamayacağı anlamına gelmez' diyerek esnekliği vurgulamaktadır. Bu, farklı dilsel gerçekliklerin çeviriyi ve anlaşmayı engelleyip engellemediğini sorgulayan bir soru gerektirir.
İkinci boşluğa gelecek sorunun uzmanın ikinci cevabıyla hem onaylama ('Kesinlikle') hem de sınırlandırma yönünden örtüşmesi gerekir.
3
Belirlenen iki sorunun seçeneklerdeki karşılıkları kontrol edilerek doğru seçenek tespit edilir.
Dilin işlevinin sadece hazır kavramları aktarmakla sınırlı olmadığını ve algımızı şekillendirdiğini sorgulayan ilk soru ile diller arası çevirinin ve anlaşmanın imkânsız olup olmadığını soran ikinci sorunun bir arada bulunduğu seçenek belirlenir.
Seçenekler arasında hem bağlamsal hem de mantıksal açıdan diyalogla tam uyum sağlayan doğru yanıtı bulmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta soru-cevap ilişkisi ve düşünce akışına göre diyalog tamamlama.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla