Modern yaşam, belleği ve bilgi biriktirmeyi sürekli yücelten, unutmayı ise aşılması gereken bir zihinsel kusur veya kayıp olarak kodlayan tek boyutlu bir anlayış üzerine kuruludur. Özellikle dijital arşivlerin sınırsızlığı ve her an her veriye ulaşabilme kolaylığı, insan zihnini her uyaranı kaydetmek zorunda hissettiği kronik bir aşırı yükleme durumuna sürüklemektedir. Oysa unutma eylemi, bilincin sağlıklı ve dinamik bir biçimde işleyebilmesi için hayati önem taşıyan zihinsel bir ayıklama mekanizmasıdır. Zihin, karşılaştığı her önemsiz ayrıntıyı muhafaza etmeye kalktığında, kavramlar arasında hiyerarşi kuramaz ve sağlıklı bir soyutlama yapma yeteneğini zamanla kaybeder. Tıpkı her ayrıntıyı kusursuzca hatırladığı için kavramsal düşünme ve genelleme yapma yetisini yitiren Borges’in kurgusal karakteri Funes gibi, unutamayan bir zihin kendi ürettiği bilgi yığınları altında ezilmeye mahkûmdur. Dolayısıyla unutma, belleğin pasif bir zafiyeti değil; aksine, zihnin yeni deneyimlere sağlıklı yer açmasını, edindiği bilgileri süzerek anlamlı yapılar halinde işlemesini ve yaratıcı düşünceyi üretebilmesini sağlayan aktif, düzenleyici bir güçtür.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- AModern yaşamın getirdiği bilgi bombardımanının insan zihnindeki yaratıcı düşünceyi tamamen yok ettiği
- BDijitalleşme ve bilgiye kolay erişimin insan zihnini aşırı yükleyerek bellek sorunlarına yol açtığı
- Unutmanın, zihnin bilgiyi seçip yapılandırabilmesi ve üretken kalabilmesi için gerekli olan düzenleyici bir işlev üstlendiğiCevap
- DBilgilerin zihinde hiyerarşik bir düzende saklanmamasının soyutlama yeteneğine zarar verdiği
- EEdebi eserlerdeki kurgusal karakterlerin, insan zihninin hatırlama sınırlarını bilimsel olarak yansıttığı