Soru

Zorluk: ZorParagrafta Ana Düşünce

Bilim tarihinde nesnellik kavramı uzun süre boyunca doğanın, gözlemcinin herhangi bir kişisel müdahalesi olmaksızın, adeta bir ayna gibi mekanik olarak kaydedilmesi şeklinde algılanmıştır. 19. yüzyılın sonlarında bilimsel çevrelerde yaygınlık kazanan bu 'mekanik nesnellik' anlayışı, araştırmacının kendi öznel yorumlarını, estetik tercihlerini ve sezgisel yargılarını gözlem sürecinden tamamen dışlamasını temel bir zorunluluk olarak görüyordu. Ne var ki modern doğa bilimlerinin geçirdiği köklü dönüşüm, hiçbir bilimsel gözlemin kuramsal bir çerçeveden bağımsız veya tamamen edilgen bir biçimde gerçekleştirilemeyeceğini açıkça ortaya koydu. Bugün artık biliyoruz ki bilimsel veri, ham hâliyle kendiliğinden konuşan bir dış gerçeklik sunmaz; aksine kullanılan araştırma araçlarının, araştırmacının teorik kabullerinin ve seçici müdahalelerinin bir ürünü olarak inşa edilir. Dolayısıyla çağdaş bilim anlayışında nesnellik, gözlemcinin tümüyle devre dışı kaldığı mutlak bir tarafsızlık durumu değil; onun sürece olan kaçınılmaz etkisinin bilincinde olunarak bu etkinin belirli yöntemlerle denetlenmesi ve disipline edilmesidir.

Bu parçada nesnellik kavramı ile ilgili olarak asıl vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

  1. Nesnelliğin, araştırmacının süreçten tümüyle soyutlanmasıyla değil, onun kaçınılmaz etkilerinin yöntemsel olarak denetlenmesiyle mümkün olduğuCevap
  2. B
    19. yüzyılın sonlarında gelişen nesnellik arayışının, bilim insanının sezgi ve öznel yorumlarını gözlemden yalıtmayı hedeflediği
  3. C
    Bilimsel verilerin ham hâliyle kendiliğinden konuşmadığı, aksine kullanılan gözlem araçları ve teorik kabullerle inşa edildiği
  4. D
    Araştırmacının kişisel yargılarının bilimsel sürece dâhil olmasının, modern araştırmaları mutlak kesinlikten ve güvenirliğinden uzaklaştırdığı
  5. E
    Bilimsel gözlemlerin değerinin, gözlem araçlarının araştırmacının öznel etkisini tamamen ortadan kaldırabilme kapasitesiyle ölçüldüğü

Cevap

Nesnelliğin, araştırmacının süreçten tümüyle soyutlanmasıyla değil, onun kaçınılmaz etkilerinin yöntemsel olarak denetlenmesiyle mümkün olduğu
Doğru yanıt, paragrafın bütününde anlatılan nesnellik dönüşümünü ve yazarın son cümledeki nihai yargısını en iyi özetleyen yargıdır. Metinde nesnelliğin, gözlemcinin tamamen yok edilmesi veya sürecin dışına itilmesi anlamına gelmediği, aksine araştırmacının sürece olan kaçınılmaz etkisinin farkına varılarak bu etkinin yöntemli bir şekilde denetlenip kontrol altında tutulması olduğu savunulmaktadır. Dolayısıyla 'Nesnelliğin, araştırmacının süreçten tümüyle soyutlanmasıyla değil, onun kaçınılmaz etkilerinin yöntemsel olarak denetlenmesiyle mümkün olduğu' ifadesi parçada asıl vurgulanmak istenen düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin konusunu belirleme
Metinde nesnellik kavramının tarihsel süreçteki algılanışı ve çağdaş bilimdeki yeni tanımı ele alınmaktadır.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metnin ne hakkında yazıldığını tespit etmek gerekir.
2
Gelişme cümlelerindeki yardımcı fikirleri analiz etme
19. yüzyıldaki mekanik nesnellik anlayışının özneyi dışlama çabası ile modern bilimdeki gözlemcinin kaçınılmaz etkisi ve verilerin kuramsal inşası gibi yardımcı düşünceler belirlenmiştir.
Yazarın asıl hedefine ulaşırken kullandığı basamakları anlamak, ana düşünceyi yardımcı düşüncelerden ayırt etmeyi sağlar.
3
Metnin sonuca bağlandığı ana fikri (ana düşünceyi) saptama
Son cümlede yer alan 'Dolayısıyla...' ifadesiyle başlayan kısım, nesnelliğin gözlemcinin yok edilmesi değil, onun sürece olan etkisinin bilincinde olunup bu etkinin kontrol edilmesi disiplini olduğunu göstermektedir.
Yazarın asıl savunmak istediği görüş metnin sonunda açık bir yargıyla özetlenmiştir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Bu soruyu puanla