Bilimsel ilerlemenin doğrusal ve önceden belirlenmiş bir yöntem patikasını izlediği yönündeki klasik algı, tarihin sunduğu somut örneklerle sıklıkla çelişir. Pek çok çığır açıcı buluşun ardında, hedeflenen çalışma odasından sapılmasına yol açan beklenmedik rastlantılar, yani 'serendipity' yatar. Ancak bu durum, bilimin tamamen şansa dayalı bir serüven olduğu anlamına gelmez. Rastlantı, yalnızca onu zihnen karşılamaya hazır, birikimli ve metodolojik disipline sahip araştırmacılar için bir anlam ifade eder. Alexander Fleming'in laboratuvarındaki küf mantarının antibakteriyel etkisini fark etmesi, sadece bir dikkatsizlik veya tesadüfün sonucu değil; o tesadüfü teorik bir çerçeve içinde anlamlandırabilen bir zihinsel altyapının ürünüdür. Dolayısıyla bilimsel yaratıcılık, katı kurallara bağlı yöntem ile beklenmedik olanın sunduğu imkânların sentezinde hayat bulur. Yöntem yolu çizerken, rastlantı o yola yeni kapılar açar; bu kapılardan içeri sızabilmek ise zihinsel bir hazırlık gerektirir.
Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?
- ATarihteki birçok önemli bilimsel buluş, önceden planlanmış araştırma hedeflerinin dışına çıkılmasıyla tesadüfen gerçekleşmiştir.
- BAlexander Fleming'in penisilini bulması, laboratuvar ortamındaki şans faktörünün bilimsel gelişmelere nasıl yön verdiğinin en somut kanıtıdır.
- CBilimde katı yöntemlere bağlı kalmak zihinsel üretkenliği körelttiği için araştırmacıların tesadüflere daha fazla güvenmesi gerekir.
- Bilimsel keşiflerin ortaya çıkması, sistemli bir yöntem takibinin yanı sıra beklenmedik durumları anlamlandırabilecek zihinsel bir birikim ve hazırlık gerektirir.Cevap
- EGelecekteki bilimsel gelişmelerin seyri, araştırmacıların metodolojik kuralları tamamen bir kenara bırakıp yaratıcı sezgilere yönelmesiyle değişecektir.