Soru

Zorluk: ZorTaklidi ve Tahkiki İman Ayrımı

Gazâlî, *el-Munkızu mine'd-Dalâl* adlı eserinde, herhangi bir delile dayanmaksızın sadece otoriteye ve çevreye bağlı olarak kabul edilen inancın zayıflığından bahseder. Ona göre, taklit yoluyla elde edilen inanç, dışarıdan gelebilecek en ufak bir şüphe rüzgârıyla yıkılabilecek dayanıksız bir duvara benzer. İnsanın asıl hedefi, taklit bağını kopararak, aklın ve naklin verilerini derinlemesine inceleyip sarsılmaz bir teslimiyete ulaşmaktır.

Bu parçada vurgulanan düşünceden hareketle, taklidî ve tahkikî imanla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

  1. A
    Bir kimsenin inancının tahkikî iman seviyesine ulaşması için rüya, ilham veya keşif gibi öznel bilgi kaynaklarını kesin delil olarak kabul etmesi zorunludur.
  2. B
    Taklidî iman, araştırma ve delillere dayanmadığı için fıkhi açıdan tamamen geçersiz kabul edilir ve bu durumdaki bir kimse dini sorumluluklardan muaf tutulur.
  3. Tahkik�� iman; dinin inanç esaslarını körü körüne benimsemek yerine akıl ve nakil süzgecinden geçirerek sarsılmaz bir kesinliğe (yakîne) ulaştırdığı için taklidî imana göre daha üstün ve dirençlidir.Cevap
  4. D
    İmanın tahkikî seviyeye ulaşması için kalpteki tasdikten ziyade inanç esaslarının dil ile ikrar edilmesi ve çevreye ilan edilmesi yeterli kabul edilir.
  5. E
    Taklidî iman ile tahkikî iman arasındaki temel fark, inancın zihinsel arka planında değil, kişinin yerine getirdiği ibadetlerin ve salih amellerin miktarsal çokluğunda ortaya çıkar.

Cevap

Tahkikî iman; dinin inanç esaslarını körü körüne benimsemek yerine akıl ve nakil süzgecinden geçirerek sarsılmaz bir kesinliğe (yakîne) ulaştırdığı için taklidî imana göre daha üstün ve dirençlidir.
Tahkikî iman, inanç konularının akli ve nakli delillerle araştırılması, sorgulanması ve bilgiye dayalı olarak benimsenmesidir. Gazâlî'nin de vurguladığı üzere, delile dayanmayan bir inanç (taklit) şüpheler karşısında dayanıksızken, delillere ve araştırmaya dayalı inanç (tahkik) sarsılmaz bir yakîne (kesin bilgiye) ulaşır. Bu yönüyle tahkikî iman, taklidî imana göre bilişsel olarak daha üstün, bilinçli ve dış etkilere karşı dirençlidir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen metni analiz ederek ana fikri belirlemek.
Metinde Gazâlî'nin taklidi inancın şüphelerle kolayca sarsılabileceği, asıl hedefin ise akıl ve nakil verileriyle sarsılmaz bir teslimiyete (tahkikî imana) ulaşmak olduğu görüşü tespit edilir.
Soruyu doğru çözebilmek için paragraftaki 'şüphe rüzgârıyla yıkılabilecek dayanıksız duvar' benzetmesinin taklidî imanın zayıflığını, 'sarsılmaz teslimiyetin' ise tahkikî imanın gücünü simgelediğini anlamak gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki ana fikir ve taklidî-tahkikî iman kavramları açısından değerlendirmek.
Dinin inanç esaslarını akıl ve nakil süzgecinden geçirerek kesinliğe ulaştıran tahkikî imanın, taklidî imana göre daha üstün ve sarsılmaz olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Çünkü diğer seçenekler ya İslam'daki bilgi kaynaklarını, ya imanın geçerlilik şartlarını ya da taklidi imanın fıkhi değerini yanlış yorumlayan kavramsal yanılgılar barındırmaktadır.

Anahtar Kavram

Taklidi ve Tahkiki İman Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla