İslam düşüncesinde bilginin inanca dönüşme sürecinde imanın niteliği büyük önem taşır. Kişinin inandığı değerleri sadece çevresinden duyduğu şekliyle kabul etmesi ile akıl, bilgi ve araştırma süzgecinden geçirerek içselleştirmesi arasında hem yöntemsel hem de inancın gücü açısından belirgin farklar bulunur. Kelam alimleri bu iki durumu farklı kavramlarla açıklamışlardır.
Buna göre, aşağıda verilen durumları ilgili oldukları iman türü özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.
- Kişinin anne babasından ve çevresinden gördüğü dini esasları araştırmadan, doğrudan doğruya kabul etmesi.Taklidî imanın oluşum biçimi
- Kişinin evrendeki düzeni gözlemleyip aklını kullanarak yaratıcının varlığına dair delillerle inanması.Tahkikî imanın delile dayalı yapısı
- İnancın, karşılaşılan felsefi itirazlar ve şüpheler karşısında kolayca sarsılabilir bir yapıda olması.Taklidî imanın zayıflığı ve olası riski
Cevap
Çevreden görerek inanma taklidî imanın oluşum biçimiyle, akıl ve delillerle inanma tahkikî imanın yapısıyla, şüphelerle sarsılma ise taklidî imanın zayıflığı ile eşleşir.
Eşleştirmede, çevreden görerek araştırmadan inanma durumu taklidî imanın oluşum biçimiyle; akıl ve delil kullanarak inanma durumu tahkikî imanın yapısıyla; şüphelerle inancın sarsılması riski ise taklidî imanın zayıflığıyla eşleşir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Taklidî ve Tahkikî İman Ayrımı