Soru

Zorluk: Çok zorİlk T��rk Devletlerinde Yönetim Anlayışı, Kut ve Töre

İlk Türk devletlerinde hükümdarın tahta çıkması, savaş kazanması veya ülkeyi refaha kavuşturması 'kutun varlığına'; kuraklık, kıtlık, askeri başarısızlıklar veya iç karışıklıklar ise 'kutun Tanrı tarafından geri alındığına' yorulurdu. Diğer yandan hakan dahil herkesin uymak zorunda olduğu törenin köni (adalet), uz (iyilik), tüz (eşitlik) ve kişilik (insanlık) gibi ilkeleri hiçbir şartta değiştirilemezdi.

Bu bilgilere dayanarak İlk Türk devletlerindeki yönetim anlayışıyla ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yapılabilir?

  1. A
    Kut inancı çerçevesinde yönetme yetkisinin hanedan üyelerine verilmesi, devletin bütünlüğünü koruyan ve taht mücadelelerine son veren bir etki yaratmıştır.
  2. B
    Kurultay'ın töre kurallarını dilediği gibi değiştirme gücü, meclisin hakanın mutlak otoritesini tamamen ortadan kaldıran üstün bir yasama organı olmasını sağlamıştır.
  3. Kut anlayışı hükümdarın egemenliğini ilahi bir temele dayandırsa da başarısızlık durumunda bu meşruiyetin yitirilmesi ve törenin değişmez ilkeleri, mutlakiyetçi eğilimleri engelleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.Cevap
  4. D
    Törenin adalet, eşitlik ve insanlık gibi değişmez kurallar barındırması, İlk Türk devletlerinde modern anlamda anayasal düzene ve parlamenter demokrasiye geçildiğini kanıtlar.
  5. E
    Konargöçer yaşam tarzının getirdiği göç hareketleri, törenin yazılı hale getirilmesini zorunlu kılmış ve bu durum hükümdarın yargı yetkisini tamamen elinden almıştır.

Cevap

Kut anlayışı hükümdarın egemenliğini ilahi bir temele dayandırsa da başarısızlık durumunda bu meşruiyetin yitirilmesi ve törenin değişmez ilkeleri, mutlakiyetçi eğilimleri engelleyici bir denge unsuru oluşturmuştur.
Kut inancı hükümdarın gücünü Tanrı'ya dayandırarak meşru kılsa da hükümdarın başarısızlığı kutun geri alındığı inancını doğurur ve tahttan indirilmesine yol açabilirdi. Ayrıca törenin değişmez adalet, eşitlik gibi ilkeleri hükümdarın sınırsız ve keyfi hareket etmesini engelleyen birer hukuksal denetim mekanizması işlevi görüyordu.

Adım Adım Çözüm

1
Kut inancının hükümdarın meşruiyetindeki rolünü ve bu rolün sınırlarını analiz etmek.
Kut, hükümdara yönetme yetkisinin Tanrı tarafından verilmesiyle ilahi meşruiyet kazandırır ancak kuraklık, kıtlık veya askeri başarısızlık gibi durumlarda kutun Tanrı tarafından geri alındığına inanılması hükümdarın otoritesinin mutlak olmadığını, koşullara bağlı olduğunu gösterir.
Hükümdarın mutlak ve sınırsız bir güce sahip olup olmadığını anlamak için meşruiyet kaynağının nasıl sorgulanabildiğini belirlemek gerekir.
2
Törenin yapısını ve değişmez ilkelerinin (köni, uz, tüz, kişilik) siyasi güç üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Törenin bu temel ilkelerinin hiçbir koşulda değiştirilememesi, hükümdarın da bu kurallara uymak zorunda olması, hükümdarın keyfi kararlar almasını ve mutlakiyetçi bir yönetim kurmasını engellemektedir.
Hukukun (törenin) hükümdarın üstünde bir güce sahip olduğunu ve sınırlandırıcı rolünü tespit etmek.
3
Kut ve törenin sınırlayıcı özelliklerini birleştirerek yönetim anlayışına dair genel bir senteze ulaşmak.
İlk Türk devletlerinde hükümdarın egemenliği ilahi olsa da hem kutun kaybedilme riski hem de törenin hukuki sınırları mutlak monarşiyi dengeleyen unsurlardır.
Seçeneklerdeki ifadelerden doğru olan sentezi doğrulamak.

Anahtar Kavram

Kut ve Törenin Egemenliği Sınırlandırıcı Etkisi
Tahmini Süre:3m 0s
Bu soruyu puanla