Soru

Zorluk: OrtaParagrafta Ana Düşünce

Resim sanatı, yüzyıllar boyunca doğanın birebir kopyalanması, nesnel gerçekliğin tuval üzerine kusursuz bir biçimde aktarılması olarak algılanmıştır. Klasik dönem ustalarının doğayı taklit etme (mimesis) çabası, resmi adeta bir ayna vazifesine indirgemiş; ressamın başarısı da taklidin gerçeğe yakınlığıyla ölçülmüştür. Ancak modernizmle birlikte bu anlayış köklü bir kırılma yaşamıştır. Ressam art��k dış dünyayı olduğu gibi yansıtan pasif bir gözlemci değil, kendi zihinsel süzgecinden geçirdiği gerçekliği yeniden inşa eden aktif bir öznedir. Bir sanat eseri, dış dünyadaki bir nesneyi ne kadar aslına uygun tasvir ettiğiyle değil, sanatçının o nesneye yüklediği özgün anlam ve hissettirdiği duygu yoğunluğuyla değer kazanır. Dolayısıyla resim, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkıp sanatçının içsel gerçekliğinin ve dünyayı algılama biçiminin özgün bir ifadesi haline gelmiştir. Bu durum, izleyiciyi de yalnızca sunulanı tüketen bir alıcı olmaktan çıkarıp eserin anlam dünyasını tamamlayan bir ortak kılmaktadır.

Bu parçada vurgulanmak istenen asıl düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

  1. A
    Klasik dönemdeki taklit arayışının yerini modern sanat anlayışıyla birlikte sanatçının aktif bir özneye dönüşmesine bırakması
  2. B
    Sanat eserlerinin günümüz izleyicisi tarafından takdir edilmesinin, eserin doğadaki gerçekliği ne kadar az yansıttığıyla doğrudan ilişkili olması
  3. Resmin, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkarak sanatçının öznel dünyasının yansıdığı ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüşmesiCevap
  4. D
    İzleyicinin bir sanat eserini tam olarak kavrayabilmesinin, ancak klasik dönemdeki mimesis anlayışından tamamen uzaklaşmasıyla gerçekleşebilmesi
  5. E
    Sanat eserinin değerinin, dış dünyadaki nesneleri gerçeğe en yakın şekilde tasvir etme becerisinden uzaklaşarak tamamen hissettirdiği duygu yoğunluğuna indirgenmesi

Cevap

Resmin, doğanın edilgen bir kopyası olmaktan çıkarak sanatçının öznel dünyasının yansıdığı ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüşmesi
Doğru cevap, resmin doğayı taklit etmekten çıkıp sanatçının öznel dünyasını yansıtan ve izleyicinin katılımıyla anlam kazanan bir sürece dönüştüğünü belirten yargıdır. Paragrafın girişinde klasik dönemin taklit anlayışı özetlenmiş, ardından modern dönemde ressamın gerçekliği yeniden inşa eden aktif bir özne haline gelişi açıklanmış ve son cümlede bu durumun izleyiciyi de eserin anlam dünyasını tamamlayan bir ortak kıldığı belirtilmiştir. Dolayısıyla metnin bütününü ve asıl iletilmek istenen mesajı bu yargı tam olarak karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve kavramsal değişimi belirleme
Metinde klasik dönemdeki 'doğayı taklit etme (mimesis)' anlayışı ile modern dönemdeki 'ressamın gerçekliği zihinsel süzgecinden geçirerek yeniden inşa etmesi' karşılaştırılmaktadır.
Metnin hangi kavramsal zıtlık üzerine kurulduğunu anlayarak ana düşüncenin temelini tespit etmek.
2
Paragrafın sonuç kısmındaki yeni çıkarımı analiz etme
Sanatçının içsel gerçekliğini yansıtan eserin, izleyiciyi de yalnızca tüketen değil, anlamı tamamlayan bir ortak haline getirdiği belirtilmektedir.
Yazarın sadece sanatçıya değil, eserin alımlanma sürecindeki izleyiciye de vurgu yaptığını görmek.
3
Metnin bütününü kapsayan en genel yargıyı (ana düşünceyi) seçeneklerde arama
Hem sanatçının öznel dışavurumunu hem doğayı kopyalamaktan uzaklaşılmasını hem de izleyicinin anlamı tamamlama rolünü sentezleyen seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Yardımcı düşünceleri eleyip metnin tamamını en iyi özetleyen yargıya ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla