Hz. Muhammed ve Örnekliği

58 soru

Soru 41Soru

Nahl suresi 44. ayette şöyle buyrulmaktadır: "...İnsanlara, kendilerine indirileni açıklayasın ve onlar da üzerinde düşünsünler diye sana bu Kur’an’ı indirdik."

Bu ayette Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle ilgili aşağıdaki görevlerinden hangisi doğrudan vurgulanmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tebyin

Cevap

Tebyin
Ayette geçen 'kendilerine indirileni açıklayasın' ifadesi, peygamberlerin vahiyleri anlaşılır kılma ve kapalı noktaları aydınlatma görevi olan 'tebyin' kavramını doğrudan tanımlamaktadır. Bu sebeple doğru cevap tebyin kavramıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet mealindeki temel eylem ifadesini bulma
Ayette yer alan 'kendilerine indirileni açıklayasın' ibaresi temel eylemi belirtmektedir.
Soru kökündeki ayetin hangi peygamberlik vazifesine atıfta bulunduğunu tespit etmek.
2
Seçeneklerdeki terimlerin anlamlarını analiz etme
Peygamberlik görevlerinden olan tebyin kavramının kelime karşılığının 'açıklamak' olduğu bilgisine ulaşılır.
Bulunan eylemin din kültürü müfredatındaki kavramsal karşılığını saptamak.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in vahiyleri insanlara açıklama görevi olan 'Tebyin'
Soru 42Soru

A'râf suresi 188. ayette şöyle buyrulmaktadır: 'De ki: Ben, Allah'ın dilemesi dışında kendime fayda verme ya da zarar önleme gücüne sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim elbette daha çok hayır elde etmek isterdim ve bana hiçbir kötülük dokunmazdı. Ben ancak inanan bir topluluk için bir uyarıcı ve müjdeciyim.'

Bu ayette yer alan ifadelerden hareketle Hz. Muhammed ile ilgili;

I. Gelecekte yaşanacakları veya duyular ötesi alemi (gaybı) kendi iradesiyle ve sınırsızca bilme yetisine sahip olmadığı,
II. Her türlü beşerî zaaf ve fiziki etkiden uzak, korunaklı bir hayat sürdüğü,
III. Peygamberlik vazifesinin ona doğaüstü bir güç veya kaderi değiştirme yetkisi kazandırmadığı

yargılarından hangilerine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Birinci ve üçüncü öncüllerin birlikte yer aldığı seçenek doğrudur.
Hz. Muhammed'in kendi başına gaybı bilemeyeceğini belirten birinci öncül ile peygamberliğin ona doğaüstü güçler veya kaderi değiştirme yetkisi vermediğini ifade eden üçüncü öncül ayetten doğrudan çıkarılmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki 'kendime fayda verme ya da zarar önleme gücüne sahip değilim' ifadesi çözümlenir.
Bu ifadeden, peygamberlik vazifesinin Hz. Muhammed'e doğaüstü bir güç veya kaderi değiştirme yetkisi kazandırmadığı anlaşılır (Üçüncü öncül doğrudur).
Peygamberin beşerî sınırlarının ve doğaüstü güçlerden uzak olduğunun tespit edilmesi gerekir.
2
Ayet metnindeki 'Eğer gaybı bilseydim...' ifadesi analiz edilir.
Buradan, peygamberin kendi iradesiyle ve sınırsızca gaybı (geleceği) bilme yetisine sahip olmadığı, yalnızca Allah'ın bildirdiği vahiy ölçüsünde bilgi edinebileceği sonucuna ulaşılır (Birinci öncül doğrudur).
Beşer olarak peygamberin bilgi sınırlarının vahye dayalı olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Ayet metnindeki 'bana hiçbir kötülük dokunmazdı' ifadesi ile genel durum karşılaştırılır.
Peygambere kötülük ve zararın dokunabildiği gerçeği, onun her türlü fiziki etkiden uzak, korunaklı bir hayat sürmediğini gösterir (İkinci öncül yanlıştır).
Peygamberin insani yönü gereği fiziksel dünyaya ve acılara açık olduğunun belirlenmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in insani sınırları, vahye olan bağımlılığı ve peygamberlik vazifesinin ona doğaüstü bir tabiat kazandırmadığı gerçeği.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 43Soru

Ahzâb Suresi 21. ayetinde, "Andolsun, Allah’ın Resûlünde sizin için; Allah’a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah’ı çokça zikredenler için güzel bir örnek (üsve-i hasene) vardır." buyrulmaktadır. Bu ayet doğrultusunda Hz. Peygamber’in hayatı Müslümanlar için her alanda model teşkil etmektedir.

Buna göre, sol sütunda verilen Hz. Muhammed’in (s.a.v.) hayatından örnek olayları, sağ sütunda verilen bu olayların temsil ettiği üsve-i hasene alanlarıyla doğru şekilde eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hendek Savaşı öncesinde hendek kazma faaliyetinde bizzat çalışması, açlık ve soğuk gibi sıkıntılara ashapla birlikte göğüs germesi
Medine’ye hicret ettikten sonra farklı dinî ve sosyal gruplar arasında adaleti ve toplumsal barışı tesis etmek i��in anayasal bir sözleşme yapması
Evinde kendi işlerini kendisinin yapması, elbisesini yamaması ve aile bireylerine şefkatle yaklaşarak onlara zaman ayırması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hendek Savaşı'ndaki fedakarlık zor zamanlarda liderlik ve mücadele alanıyla; Medine Sözleşmesi sosyal ve siyasal alanla; ev işlerine yardım edip aileye şefkat göstermesi ise bireysel ve ailevi alanla eşleşir.
Hz. Peygamber'in Hendek Savaşı'ndaki mücadelesi zor zamanlardaki liderlik alanıyla, Medine'deki anayasal girişimleri sosyal-siyasal alanla, ev içi faaliyetleri ise bireysel-ailevi alanla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hz. Muhammed'in Hendek Savaşı'nda gösterdiği davranışların hangi ahlaki/örneklik alanına girdiğini belirleme.
Savaş şartlarındaki bu duruş, zor zamanlarda liderlik ve kararlılıkla ilgilidir.
Savaş ve savunma gibi toplumsal kriz anlarındaki duruş, zor şartlarda gösterilen liderliğin bir yansımasıdır.
2
Medine Sözleşmesi'nin toplumsal ve yönetimsel boyutunu değerlendirme.
Farklı gruplarla yapılan sözleşme, sosyal ve siyasal alanı yansıtır.
Toplum düzeni, adalet ve farklı inanç gruplarının haklarının korunması siyasal ve hukuki bir boyuttur.
3
Hz. Peygamber'in ev içerisindeki tutumlarını analiz etme.
Ev işleri ve aile ilişkileri, bireysel ve ailevi alanla eşleşir.
Eşlere yardım etmek ve aile içi şefkat, doğrudan bireysel tevazu ve aile ahlakı kapsamındadır.

Anahtar Kavram

Üsve-i Hasene Kavramı ve Ahzâb Suresi 21. Ayet
Soru 44Soru

Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamberlik yönünü yansıtan bazı tarihî ve dinî durumlar ile bu durumların doğrudan ilgili olduğu peygamberlik görevleri aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda yer alan uygulamaları sağ sütundaki en uygun peygamberlik görevi ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Peygamber'in, Kur'an'da genel bir ifadeyle emredilen namaz ibadetinin nasıl yerine getirileceğini, vakitlerini ve rekatlarını 'Ben namazı nasıl kılıyorsam siz de öyle kılın.' buyurarak detaylandırması.
Evcil eşeklerin ve yırtıcı pençeli kuşların etlerinin yenilmesinin haram kılınması gibi Kur'an'da açık hükmü bulunmayan bazı fıkhî meselelerde Hz. Peygamber'in doğrudan helal veya haram belirlemesi.
Hz. Aişe'nin, Allah Resulü'nün günlük yaşantısı ve insanlarla ilişkileri sorulduğunda, 'Onun ahlakı Kur'an'dı.' diyerek onun dinin ahlaki boyutunu hayatında somutlaştırdığını ifade etmesi.
Mekke müşriklerinin baskı ve engellemelerine karşı Hz. Peygamber'in, Allah'tan aldığı ilahi vahiyleri herhangi bir eksiltme veya ekleme yapmaksızın insanlara ulaştırma sorumluluğunu kararlılıkla sürdürmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kur'an'da genel olarak emredilen namaz ibadetinin Hz. Peygamber tarafından detaylandırılması 'tebyin' göreviyle; açık hüküm bulunmayan konularda helal/haram sınırları çizilmesi 'teşri' göreviyle; ahlakının Kur'an olarak nitelendirilerek örnek gösterilmesi 'temsil' göreviyle; vahiyleri eksiksiz ulaştırma kararlılığı ise 'tebliğ' göreviyle eşleşmektedir.
Namazın rekatlarının açıklanması mevcut bir ibadeti detaylandırdığı için tebyin; doğrudan helal/haram sınırları çizilmesi yeni kural koyduğu için teşri; Kur'an ahlakının hayata yansıtılması en güzel örnek olma bakımından temsil; ve vahiylerin değiştirilmeden ulaştırılması tebliğ göreviyle tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Namazın nasıl kılınacağını açıklayan ifadenin peygamberlik göreviyle ilişkisini kurma.
Namazın kılınışının açıklanması mücmel (kapalı) hükmün detaylandırılmasıdır, bu da 'tebyin' (açıklama) görevidir.
Tebyin, Kur'an'ın kapalı ayetlerini beyan etme görevidir.
2
Kur'an'da doğrudan geçmeyen yiyeceklerin haram kılınmasının hangi görev olduğunu belirleme.
Dinde yeni bir hüküm ve kural koyma eylemidir, bu da 'teşri' (hüküm koyma) görevidir.
Teşri, yasa koyma veya hüküm belirleme anlamına gelir.
3
Hz. Aişe'nin ahlak konusundaki nitelemesinin hangi kavramla eşleştiğini saptama.
Kur'an ahlakının hayat tarzı olarak yaşanıp örnek olunması 'temsil' görevidir.
Temsil, yaşantısıyla en güzel örnek (üsve-i hasene) olmak demektir.
4
Vahiyleri engellere rağmen aynen duyurma çabasını adlandırma.
İlahi mesajı insanlara ulaştırma faaliyeti 'tebliğ' görevidir.
Tebliğ, kelime anlamı olarak ulaştırmak demektir ve peygamberliğin temel vazifesidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüne ait görevler (Tebliğ, Tebyin, Teşri, Temsil)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

Bir toplumda ahlaki ilkelerin kalıcı hale gelmesi, yalnızca teorik bilgilerin aktarılmasıyla değil, bu ilkelerin somut bireysel ve toplumsal davranışlara dönüştür��lmesiyle mümkündür. İslam medeniyetinde Hz. Peygamber’in aile hayatındaki şefkati, ticaretteki dürüstlüğü, adalet merkezli liderliği ve toplumsal ilişkilerindeki müsamahası, dinin getirdiği ilkelerin yaşanılan hayata yansımasıdır. Nitekim Kur'an-ı Kerim, Ahzâb suresi 21. ayetinde bu durumun inananlar için en güzel örnek teşkil ettiğini belirtmektedir.

Buna göre, 'üsve-i hasene' kavramıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hz. Peygamber’in örnekliği, yalnızca ibadet hayatı ile sınırlı olmayıp ahlaki, hukuki ve toplumsal alanları da kapsayan bütüncül bir modeldir.

Cevap

Hz. Peygamber’in örnekliği, yalnızca ibadet hayatı ile sınırlı olmayıp ahlaki, hukuki ve toplumsal alanları da kapsayan bütüncül bir modeldir.
Hz. Peygamber’in örnekliğinin hayatın sadece ritüel/ibadet boyutunu değil; aile, hukuk, ticaret ve sosyal ilişkiler gibi her alanı kapsayan bütüncül bir yapıya sahip olduğunu belirtmektedir. Parçada geçen 'aile hayatındaki şefkat, ticaretteki dürüstlük, adalet ve müsamaha' gibi somut örnekler bu kapsam genişliğini doğrulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın analiz edilmesi
Paragrafta ahlaki değerlerin somut davranışlara dönüştürülmesi gerektiği ifade edilmiş; Hz. Peygamber'in aile hayatı, ticareti, adaleti ve toplumsal müsamahası buna örnek gösterilmiştir.
Sorunun bizden istediği temel çıkarımın dayanağını tespit etmek.
2
Üsve-i hasene kavramı ile metnin ilişkilendirilmesi
Ahzâb suresi 21. ayetinde geçen üsve-i hasene (en güzel örnek) kavramının, peygamberin hayatın her alanını kuşatan ahlaki ve sosyal örnekliğine işaret ettiği belirlenir.
Üsve-i hasene kavramının dar (sadece ibadet odaklı veya tarihsel) değil, geniş ve bütüncül bir anlam yelpazesine sahip olduğunu fark etmek.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Peygamber örnekliğinin tüm ahlaki, hukuki ve toplumsal alanları kapsayan bütüncül bir model olduğunu belirten seçeneğin doğru olduğu; diğer seçeneklerin ise kavramsal sınırlamalar veya yanlış yorumlamalar içerdiği görülür.
Çeldiricilerdeki kavramsal hataları eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Üsve-i Hasene ve Ahzâb Suresi 21. Ayet
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 46Soru

Müşrikler, Hz. Muhammed’den kendilerine inanmaları için yerden pınarlar fışkırtmasını, gökten azap indirmesini veya altından bir eve sahip olmasını istemişlerdir. Bu olağanüstü istekler karşısında Kur’an-ı Kerim, Hz. Peygamber’in onlara şöyle cevap vermesini emretmiştir: "Rabbimi tenzih ederim. Ben, peygamber gönderilmiş bir beşerden başka bir şey miyim?" (İsrâ suresi, 93. ayet).

Buna göre, İsrâ suresinin 93. ayetinde vurgulanan peygamberlik tasavvuru ve Hz. Muhammed'in konumu hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risalet görevi peygamberlere vahiyle muhatap olma gibi özel bir nitelik kazandırsa da bu durum onların özleri itibarıyla beşerî sınırların dışına çıkmasını gerektirmez.

Cevap

Risalet görevi peygamberlere vahiyle muhatap olma gibi özel bir nitelik kazandırsa da bu durum onların özleri itibarıyla beşerî sınırların dışına çıkmasını gerektirmez.
Doğru olan yargı, risalet görevinin peygamberlere vahye muhatap olma ayrıcalığı getirse de onları insani sınırların dışına çıkarmadığını ifade eder. Ayette geçen 'peygamber gönderilmiş bir beşer' ifadesi, Hz. Muhammed'in elçilik yönünü kabul etmekle birlikte onun yaratılış yönüyle diğer insanlar gibi sınırlı bir kul olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnini ve bağlamını analiz etme
Müşriklerin yerden pınarlar fışkırtma veya altından eve sahip olma gibi doğaüstü beklentilerine karşılık Hz. Muhammed'in sadece 'peygamber gönderilmiş bir beşer' olduğunu belirttiği saptanmıştır.
Soru kökündeki ayetin temel vurgusunu ve peygamberin beşeriyet (insan olma) niteliğini nasıl tanımladığını belirlemek.
2
Beşeriyet ve risalet ilişkisini yorumlama
Peygamberlerin vahiyle desteklenmelerine rağmen yaratılış bakımından insani sınırlara tabi oldukları, ilahi nitelikler taşımadıkları ve olağanüstü olayları kendi güçleriyle gerçekleştiremeyecekleri anlaşılmıştır.
Hz. Muhammed'in insani yönünün onun elçilik konumuyla çelişmediğini, bilakis onun elçilik görevinin insani sınırları aşan ilahi güçler barındırmadığını kavramak.
3
Seçeneklerdeki kavramsal yanılgıları eleyerek doğru yargıyı belirleme
Peygamberliğin kişiye doğaüstü güçler bahşetmediğini, onun özü itibarıyla beşerî sınırları koruduğunu ifade eden seçeneğin ayetle tam uyumlu olduğu belirlenmiştir.
Peygamberlerin meleküstü varlıklar olduğu veya doğaüstü mutlak tasarrufa sahip olduğu yönündeki yanlış tasavvurları elemek.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü ve Beşeriyeti
Soru 47Soru

Ahzâb Suresi 21. ayetinde yer alan '��sve-i hasene' (en güzel örnek) kavramı, Hz. Muhammed’in (s.a.v.) inananlar için hayatın her alanında kapsamlı bir model olduğunu ifade eder. Onun bu örnekliği yalnızca ibadetlerle sınırlı kalmayıp bireysel, toplumsal ve yönetsel tüm ahlaki boyutları içine alır.

Buna göre, sol sütunda verilen Hz. Peygamber’in hayatından örnek uygulamalar ile sağ sütundaki bu uygulamaların temsil ettiği üsve-i hasene boyutlarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hudeybiye Antlaşması’nın ardından kurban kesme konusunda kararsızlık yaşayan ashabın önünde Hz. Peygamber’in bizzat kendi kurbanını keserek eyleme geçmesi ve topluluğu harekete geçirmesi.
Hendek Savaş�� öncesinde şehrin nasıl savunulacağı tartışılırken Selmân-ı Fârisî’nin hendek kazılması yönündeki fikrini kendi görüşüne tercih edip uygulamaya koyması.
Kâbe’nin onarımı sırasında Hacerülesved’in yerine konulması hususunda kabileler arasında çıkan çatışma riskini, taşı hırkasına koyup tüm kabile liderlerine taş��tarak çözmesi.
Medine Sözleşmesi’yle şehirdeki farklı inanç gruplarının haklarını güvence altına alarak toplumsal barışı ve hukukun üstünlüğünü tesis etmesi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hudeybiye Antlaşması sonrasındaki kurban kesme eylemi 'Söz ve Davranış Bütünlüğü (Fiilî Temsil)' ile; Hendek Savaşı'ndaki savunma istişaresi 'Şûra' ile; Hacerülesved krizinin çözümü 'Toplumsal Uzlaşı ve Hakemlik' ile; Medine Sözleşmesi ise 'Hak ve Hukukta Adalet' ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirme sırasıyla; Hudeybiye Antlaşması sonrasındaki kurban kesme eyleminin 'Söz ve Davranış Bütünlüğü (Fiilî Temsil)' ile; Hendek Savaşı savunma planının 'Şûra' ile; Hacerülesved krizinin barışçıl çözümünün 'Toplumsal Uzlaşı ve Hakemlik' ile; Medine Sözleşmesi'nin ise 'Hak ve Hukukta Adalet' ile eşleştirilmesidir. Bu eşleşmeler Hz. Peygamber'in üsve-i hasene niteliğinin hayattaki yansımalarını tam olarak gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci olay olan Hudeybiye Antlaşması sonrasındaki kurban kesme davranışı incelenir.
Bu olay, bir liderin sadece sözle değil, davranışıyla da örnek olmasını (fiilî sünnet/temsil) ifade eder. Dolayısıyla birinci olay Söz ve Davranış Bütünlüğü (Fiilî Temsil) kavramıyla eşleşir.
Üsve-i hasene, söz ile davranışın uyumlu olması ve liderin bizzat eylemleriyle örnek teşkil etmesi anlamına gelir.
2
Sol sütundaki ikinci olay olan Hendek Savaşı öncesindeki savunma planlaması incelenir.
Hz. Peygamber'in Selmân-ı Fârisî'nin fikrini uygulayarak ortak kararla hendek kazdırması Şûra (danışma) ilkesinin yansımasıdır. İkinci olay Şûra ile eşleşir.
Karar alma aşamasında ehlinden görüş almak ve fikirlere değer vermek dinin emrettiği danışma ahlakının gereğidir.
3
Sol sütundaki üçüncü olay olan Hacerülesved krizinin çözümü incelenir.
Kabilelerin rızasını kazanarak uzlaşıyla sorunun çözülmesi Hakemlik ve Toplumsal Uzlaşı ile eşleşir. Üçüncü olay bu kavramla eşleşir.
Hz. Peygamber, henüz peygamberlik öncesinden itibaren güvenirliğiyle toplumda barış ve hakemlik görevi üstlenmiştir.
4
Sol sütundaki dördüncü olay olan Medine Sözleşmesi incelenir.
Farklı inançtaki tüm kesimlerin haklarını anayasal çerçevede adaletle belirlemesi Hak ve Hukukta Adalet kavramıyla eşleşir.
Toplumda huzur ve barış ortamı ancak hakların güvenceye alınması ve adil yasalarla sağlanabilir.

Anahtar Kavram

Üsve-i Hasene Kavramı ve Ahzâb Suresi 21. Ayet
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 48Soru

Hz. Muhammed'in hayatını inceleyen bir araştırmacı; onun adaletli bir yönetici, merhametli bir aile reisi ve güvenilir bir komşu olarak sergilediği davranışların yalnızca kendi dönemiyle sınırlı olmadığını, aksine tüm insanlığa yön verecek evrensel ahlaki ilkeler barındırdığını savunmaktadır. Bu durumun kurani temeli olarak da Ahzâb suresi 21. ayetini delil göstermektedir.

Buna göre araştırmacının, peygamberin örnekliğine dair vurgulamak istediği temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hz. Muhammed'in örnekliğinin (üsve-i hasene) hayatın her alanını kapsayan, zamansal ve mekânsal sınırları aşan evrensel bir niteliğe sahip olduğu

Cevap

Hz. Muhammed'in örnekliğinin (üsve-i hasene) hayatın her alanını kapsayan, zamansal ve mekânsal sınırları aşan evrensel bir niteliğe sahip olduğu
Doğru cevap, Hz. Muhammed'in örnekliğinin (üsve-i hasene) hayatın her alanını kapsayan, zamansal ve mekânsal sınırları aşan evrensel bir niteliğe sahip olduğunu belirten seçenektir. Parçada araştırmacının, peygamberin sergilediği ahlaki davranışların tüm insanlığa yön verecek evrensel ilkeler barındırdığını ve bunu Ahzâb suresi 21. ayetiyle temellendirdiğini ifade etmesi, üsve-i hasene kavramının evrenselliğini ve bütüncüllüğünü ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel vurguyu analiz etmek
Araştırmacının, Hz. Muhammed'in ahlaki ilkelerinin tarihsel sınırları aşarak tüm insanlığa hitap eden evrensel değerler taşıdığını savunduğu belirlenir.
Sorunun kökünde yer alan iddiayı doğru anlamak çözüme giden ilk adımdır.
2
Ahzâb suresi 21. ayetinde geçen 'üsve-i hasene' kavramını tanımlamak
Üsve-i hasene kavramının, inananlar için en güzel örnek anlamına geldiği ve hayatın her alanını kapsayan evrensel bir rehberlik sunduğu tespit edilir.
Ayetin kavramsal çerçevesiyle parçadaki örnekler arasındaki ilişkiyi kurmak gerekir.
3
Seçenekleri değerlendirerek doğru yargıya ulaşmak
Hz. Muhammed'in örnekliğinin hayatın her alanını kapsayan, zamansal ve mekânsal sınırları aşan evrensel bir niteliğe sahip olduğunu belirten seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Parçada savunulan evrensellik ve kapsayıcılık düşüncesi bu yargı ile tam olarak örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Üsve-i Hasene kavramının kapsamı ve Ahzâb Suresi 21. ayetinin evrensel ahlaki boyutu
Soru 49Soru

Bir gün Hz. Muhammed'in yanına gelen bir kişi, onun peygamberlik kimliğinden duyduğu heyecan ve çekingenlikle titremeye başlar. Durumu fark eden Hz. Muhammed, muhatabını rahatlatmak amacıyla, "Sakin ol! Ben bir kral değilim; Mekke'de güneşte kurutulmuş et yiyen bir kadının oğluyum." diyerek mukabelede bulunmuştur.

Bu olayda Hz. Muhammed'in sergilediği tavır, onun aşağıdaki özelliklerinden hangisini en doğrudan vurgulamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendisinin de diğer insanlar gibi be��erî özelliklere ve mütevazı bir yaşam tarzına sahip olduğunu

Cevap

Kendisinin de diğer insanlar gibi beşerî özelliklere ve mütevazı bir yaşam tarzına sahip olduğunu
Doğru seçenek, Hz. Muhammed'in bir insan olarak diğer insanlarla eşit seviyede olduğunu, kral gibi otoriter bir konumda bulunmadığını ve mütevazı bir hayat sürdüğünü ifade etmektedir. Kuru et yiyen bir kadının oğlu olduğunu söylemesi doğrudan bu insani kimliği ve alçakgönüllülüğü vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar ifadeleri analiz etme
Hz. Muhammed'in "kral olmadığını" ve "güneşte kurutulmuş et yiyen bir kadının oğlu" olduğunu vurgulaması tespit edildi.
Bu sözler, peygamberin kendisini diğer insanlardan üstün görmediğini ve sıradan bir insan (beşer) olduğunu göstermeyi amaçlamaktadır.
2
Beşerî yön ile risalet (peygamberlik) yönü arasındaki farkı değerlendirme
Verilen olayın yönetsel veya mucizevi bir durumla değil, doğrudan insani duruş ve tevazu ile ilgili olduğu belirlendi.
Öğrencilerin peygamberin beşerî yönü ile risalet vazifesini karıştırmasını önlemek ve insani sınırlarını netleştirmek için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 50Soru

Hz. Muhammed (s.a.v.) hem vahiy alan bir peygamber hem de bir beşerdir. Onun hayatındaki tutum ve davranışların bir kısmı doğrudan vahyin rehberliğinde şekillenen risalet (peygamberlik) görevleriyle ilgilidir. Diğer bir kısmı ise onun bir insan olarak gösterdiği kişisel tercihleri, toplumsal alışkanlıkları ve dünyevi tecrübeleriyle bağlantılıdır. Sünnetin doğru anlaşılabilmesi için bu iki yönün birbirinden ayırt edilmesi son derece önemlidir. Çünkü peygamberlik yönünden gelen uygulamalar tüm Müslümanlar için dinî bir bağlayıcılık taşırken, beşerî yönünden gelen kararların bağlayıcılığı aynı nitelikte değildir.

Buna göre, Hz. Muhammed'in gerçekleştirdiği aşağıdaki davranışlardan hangisi onun doğrudan risalet (peygamberlik) görevleri kapsamında değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Medine'de hurma ağaçlarının aşılanması konusunda şahsi kanaatini belirtmesi ve aşılanmayan ağaçlardan verim alınamaması üzerine dünyevi işlerde beşerî tecrübeye işaret etmesi

Cevap

Medine'de hurma ağaçlarının aşılanması konusunda şahsi kanaatini belirtmesi ve aşılanmayan ağaçlardan verim alınamaması üzerine dünyevi işlerde beşerî tecrübeye işaret etmesi
Hurma ağaçlarının aşılanması konusundaki görüş ve buna bağlı gelişen süreç, Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle değil, onun bir insan (beşer) olarak sahip olduğu dünyevi bilgi ve tecrübeyle ilgilidir. Dolayısıyla bu davranış risalet görevleri kapsamında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki metni okuyarak Hz. Muhammed'in davranışlarının 'risalet' (peygamberlik) ve 'beşerî' (insani) yönleri arasındaki farkı belirleyin.
Risalet yönünün dinî kurallarla ve vahyin rehberliğiyle ilgili olduğunu, beşerî yönünün ise dünyevi işler ve kişisel tecrübelerle ilgili olduğunu anlayın.
Soruda risalet görevleri dışında kalan beşerî tasarrufu tespit etmek gerekmektedir.
2
Verilen seçeneklerdeki dinî/prophetik hükümleri ve uygulamaları risalet görevleriyle (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) eşleştirin.
Miras paylaşımı kuralının 'teşri', namaz uygulamasının 'tebyin', vahiyleri iletmenin 'tebliğ' ve ahlaki örnekliğin 'temsil' kapsamında risalet yönüne ait olduğunu saptayın.
Seçeneklerin analiz edilerek peygamberlik görevlerinin elenmesi gerekmektedir.
3
Hurma ağaçlarının aşılanmasıyla ilgili olayı analiz edin.
Bu tavsiyenin dinî veya vahiyle ilgili olmayıp tarımsal bir dünyevi tecrübe (beşerî yön) olduğunu ve doğrudan peygamberlik görevleri içinde sayılamayacağını doğrulayın.
Peygamber'in tarımsal tavsiyesinin vahiy kaynaklı olmadığını ve beşerî alana girdiğini doğrulamak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Risalet (Peygamberlik) ve Beşeriyet (İnsaniyet) Boyutlarının Ayrımı
Soru 51Soru

Uhud Savaşı sırasında Müslümanların geri çekilmesiyle zor durumda kalan Hz. Muhammed, miğferinin halkalarının şakağına batmas�� ve dişinin kırılması sonucu yaralanmıştır. Onun bu durumuna üzülen bazı sahabiler kendisinden düşmanlarına beddua etmesini istemiş, ancak o bunu reddederek onlar için hidayet dilemiştir.

Bu olayda Hz. Muhammed'in fiziksel olarak yaralanması ve acı çekmesi, onun şahsıyla ilgili aşağıdakilerden hangisini doğrudan göstermektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beşerî (insani) sınırlara sahip olduğunu ve fiziksel kanunlara tabi bir yaşam sürdüğünü

Cevap

Hz. Muhammed'in beşerî (insani) sınırlara sahip olduğunu ve fiziksel kanunlara tabi bir yaşam sürdüğünü
Hz. Muhammed'in Uhud Savaşı'nda yaralanması, acı çekmesi ve fiziksel olarak zarar görmesi, onun da her insan gibi biyolojik ve fiziksel yasalara tabi olduğunu, yani beşerî (insani) sınırlara sahip bir yaşam sürdüğünü doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde geçen tarihi olayın analiz edilmesi
Hz. Muhammed'in Uhud Savaşı'nda fiziksel darbeler alarak yaralandığı ve acı çektiği tespit edilir.
Peygamberlerin fiziksel acı ve yaralanma yaşaması, onların insani (beşerî) özelliklerinin bir yansımasıdır.
2
Peygamberlik ve beşerî yönlerin birbirinden ayırt edilmesi
Vahiy almak peygamberlik yönüyle ilgiliyken; yaralanmak, hastalanmak ve ölmek beşerî yönle ilgilidir.
Seçeneklerde peygamberlik vazifesi ile insani sınırları karıştırmayan doğru seçeneği belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü ve Beşeriliği
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Hz. Muhammed, vefatına yakın bir süreçte Müslümanları mescitte toplamış ve onlara hitaben; "Ey insanlar! Belki de yakında aranızdan ayrılacağım. Kimin sırtına vurmuşsam işte sırtım, gelsin vursun. Kimin malını almışsam işte malım, gelsin alsın. Kimin onuruna dokunmuşsam işte onurum, gelsin karşılığını alsın." diyerek hak sahipleriyle helalleşmiştir.

Buna göre, Hz. Muhammed’in bu davranışı onun aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan ortaya koymaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsani kimliği bakımından hak ve sorumluluklar hususunda di��er insanlarla eşit konumda bulunduğunu

Cevap

İnsani kimliği bakımından hak ve sorumluluklar hususunda diğer insanlarla eşit konumda bulunduğunu
Hz. Muhammed’in vefatından önce sahabileriyle bir araya gelerek helalleşmesi, kendisinin de kul hakkı, adalet ve hukuki sorumluluklar karşısında diğer insanlar gibi eşit konumda olduğunu gösterir. Bu davranış, onun peygamberlik (risalet) vasfının ötesinde, her insan gibi beşeri hayatın getirdiği kurallara tabi olduğunu doğrudan ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, insani kimliği bakımından hak ve sorumluluklar hususunda diğer insanlarla eşit konumda bulunduğunu belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tarihsel olayı ve Hz. Muhammed'in sahabeyle olan helalleşme tutumunu analiz etmek.
Hz. Muhammed'in kul hakkı, adalet ve kişisel haklar hususunda kendisini diğer insanlardan ayrıcalıklı görmediği, aksine hak talep edilmesine imkan tanıdığı belirlenir.
Sorunun bağlamını ve peygamberin davranışının hangi boyuta (beşeri veya peygamberlik) girdiğini belirlemek için bu ön analiz şarttır.
2
Bu analizi Hz. Muhammed'in insani (beşeri) ve peygamberlik (risalet) yönleri arasındaki ayrım bağlamında değerlendirmek.
Hukuki sorumluluklar karşısında hak sahipleriyle eşit konumda bulunma durumunun, peygamberin beşeri (insani) yönünün doğrudan bir yansıması olduğu tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için olay ile peygamberin beşeri kimliği arasındaki ilişkiyi kurmak gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in beşerî (insani) kimliği ve hukuki eşitlik ilkesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 53Soru

En'âm suresinin 50. ayetinde Hz. Peygamber’e hitaben şöyle buyrulmaktadır: "De ki: Ben size, 'Allah'ın hazineleri benim yanımdadır' demiyorum. Gaybı da bilmem. Size 'Ben bir meleğim' de demiyorum. Ben sadece bana vahyolunana uyarım."

Bu ayet, Hz. Muhammed’in aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan vurgulamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olağanüstü güçlere sahip olmayan, beşerî sınırlara tabi bir insan olduğunu

Cevap

Olağanüstü güçlere sahip olmayan, beşerî sınırlara tabi bir insan olduğunu
Ayette yer alan 'hazinelerin yanında olmaması', 'gaybı bilmemesi' ve 'melek olmaması' yönündeki açıklamalar, Hz. Muhammed'in beşerî sınırlara tabi olduğunu ve kendiliğinden olağanüstü niteliklere sahip olmadığını açıkça ortaya koymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ayet metnindeki ifadeleri analiz etmek
Ayette Hz. Muhammed'in kendisinin melek olmadığını, Allah'ın hazinelerine sahip olmadığını ve gaybı kendiliğinden bilmediğini söylediği görülür.
Soruda doğrudan hangi özelliğin vurgulandığını bulmak amacıyla ayetin içeriğindeki temel mesaj belirlenir.
2
Seçenekleri değerlendirmek ve ayetin ana fikriyle eşleştirmek
Bu sınırlılıkların tamamı, onun peygamberlik görevinin yanı sıra insani yönünün, yani diğer insanlar gibi sınırlı bir kul olduğunun göstergesidir. Dolayısıyla doğru yanıt, onun olağanüstü güçlere sahip olmadığını ve beşerî sınırlara tabi olduğunu belirten ifadedir.
Doğru şıkka ulaşmak ve çeldiricileri elemek amacıyla çıkarım yapılır.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 54Soru

Hz. Muhammed, bir beşer olarak hayatın olağan akışı içinde diğer insanlar gibi sevinmiş, üzülmüş, hastalanmış, çalışmış ve aile kurmuştur. Ancak onun bu insani yönü, yaşadığı dönemdeki bazı insanlar tarafından doğru kavranamamış; peygamberlerin olağanüstü özelliklere sahip olması gerektiği yönündeki ön yargılarla karşılanmıştır. Kur'an-ı Kerim ise onun bir insan olduğuna vurgu yaparak bu yanlış algıyı ortadan kaldırmayı amaçlamıştır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi, Hz. Muhammed'in beşerî (insani) yönünün doğrudan bir sonucu olarak değerlendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Namazın nasıl kılınacağını uygulamalı olarak ashabına göstererek öğretmesi

Cevap

Namazın nasıl kılınacağını uygulamalı olarak ashabına göstererek öğretmesi seçeneği Hz. Muhammed'in insani yönünün değil, peygamberlik (risalet) vazifesinin bir sonucudur.
Namazın nasıl kılınacağını uygulamalı olarak ashabına gösterip öğretmesi, Hz. Muhammed'in risalet (peygamberlik) vazifesinin ve dini açıklama (beyan/temsil) görevinin doğrudan bir gereğidir. Bu durum onun beşerî özelliklerinden değil, vahiy doğrultusunda insanları bilgilendirme ve ibadetleri öğretme sorumluluğundan kaynaklanır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen açıklamayı ve sorunun kökünü analiz edin.
Hz. Muhammed'in beşerî (insani) yönü ile peygamberlik (risalet) yönü arasındaki temel fark belirlenir.
Soruda istenen 'insani yönünün sonucu olmama' durumunu tespit etmek için iki yönün sınırlarını bilmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen davranışları beşerî ve peygamberlik özellikleri açısından sınıflandırın.
Kerpiç taşıma, istişare etme, üzülme ve ticaret yapmanın beşerî; ibadeti uygulamalı göstermenin ise risalet görevi olduğu tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için hangi seçeneğin tamamen risalet (peygamberlik) vazifesi kapsamına girdiğini bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in İnsani Yönü ve Risalet Yönü Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Hz. Muhammed’in (s.a.v.) peygamberlik yönünü yansıtan temel görevleri ile bu görevlerin kapsamını belirten tanımlar aşağıda karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki kavramları, sağ sütundaki en doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Tebliğ
Tebyin
Teşri
Temsil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Tebliğ kavramının vahiyleri aynen ulaştırma, tebyinin vahiyleri açıklama, teşrinin dinî hüküm koyma, temsilin ise dinin yaşanarak örnek olunması açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştirilmesidir.
Tebliğ (vahiyleri aynen ulaştırma), tebyin (kapalı hususları açıklama), teşri (hüküm koyma) ve temsil (güzel örnek olma) peygamberlik yönünün en belirgin nitelikleridir. Doğru eşleştirme bu tanımların kelime ve işlevsel karşılıklarını bir araya getirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tebliğ kavramının tanımını belirleme
Tebliğ vahiyleri aynen duyurmaktır; bu doğrultuda üçüncü açıklama ile eşleşir.
Tebliğ kelime anlamı olarak ulaştırmak demektir ve peygamberin vahyi aynen iletmesini ifade eder.
2
Tebyin kavramının tanımını belirleme
Tebyin açıklamak demektir; bu doğrultuda birinci açıklama ile eşleşir.
Tebyin kelimesi beyan kökünden gelir ve peygamberin Kur'an'daki kapalı ifadeleri açıklaması vazifesidir.
3
Teşri kavramının tanımını belirleme
Teşri hüküm koymaktır; bu doğrultuda ikinci açıklama ile eşleşir.
Teşri şeriat ve yasa kelimeleriyle aynı kökten gelir ve Kur'an'da doğrudan geçmeyen konularda peygamberin hüküm vermesini ifade eder.
4
Temsil kavramının tanımını belirleme
Temsil model olmak, örneklemektir; bu doğrultuda dördüncü açıklama ile eşleşir.
Temsil peygamberin dinî hükümleri bizzat yaşayarak ümmetine rehberlik etmesi anlamına gelir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Görevleri
Soru 56Soru

Hz. Muhammed (s.a.v.), kendisine indirilen vahiyleri insanlara ulaştırmakla kalmamış; inanç, ibadet ve ahlak esaslarının nasıl uygulanacağını bizzat yaşayarak göstermiştir. Örneğin, namazın nasıl kılınacağını, haccın nasıl yapılacağını Müslümanlara göstererek anlatmıştır. Bunun yanı sıra, Kur'an'da ayrıntısı bulunmayan bazı konularda Müslümanların hayatını düzenleyici hükümler koymuş ve vahyin ulaştığı her topluma rehberlik etmiştir. Ancak o, savaş stratejisi, tarım veya ticari ortaklık gibi vahyin doğrudan belirleyici olmadığı dünyevi alanlarda arkadaşlarıyla istişare etmiş, kendi beşerî görüşünün yerine onların tecrübeli kararlarını uygulamaktan çekinmemiştir.

Bu parçadan hareketle Hz. Muhammed (s.a.v.) ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Risalet vazifesi kapsamındaki dini hükümleri tebliğ ve tebyin ederken sahabeyle istişare edip ortak karara göre hareket ettiğine

Cevap

Risalet vazifesi kapsamındaki dini hükümleri tebliğ ve tebyin ederken sahabeyle istişare edip ortak karara göre hareket ettiğine
Peygamberlik görevlerinin icrasında sahabeyle istişare edip ortak karara göre hareket edildiği yargısına ulaşılamaz. Çünkü tebliğ ve tebyin gibi risalet görevleri doğrudan ilahi vahye dayanır ve bu konular istişareye açık değildir. Parçada da açıkça belirtildiği üzere, istişare sadece savaş stratejisi, tarım veya ticaret gibi vahyin doğrudan belirleyici olmadığı dünyevi/beşerî alanlarla sınırlıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramları ve peygamberlik görevlerini (tebliğ, tebyin, teşri, temsil) belirlemek.
Namaz ve haccın gösterilmesi 'tebyin', düzenleyici hükümler konması 'teşri', bizzat yaşayarak örnek olunması 'temsil' kavramları ile ilişkilendirilir.
Paragraftaki bilgilerin dini terimlerle eşleştirilmesi doğru analiz için gereklidir.
2
Hz. Muhammed'in beşerî yönünün sınırlarını ve istişare ettiği alanları tespit etmek.
İstişarenin tarım, ticaret, savaş taktiği gibi vahyin doğrudan belirleyici olmadığı dünyevi konularda yapıldığı görülür.
Beşerî yön ile risalet yönü arasındaki farkın belirlenmesi doğru cevaba ulaşmayı sağlar.
3
Seçenekleri karşılaştırarak parçayla çelişen yargıyı bulmak.
Risalet vazifesi kapsamındaki tebliğ ve tebyin gibi doğrudan vahye dayanan konularda istişare yapılarak karar alınamayacağı anlaşılır.
Yanlış olan ve parçadan çıkarılamayacak olan tek yargı tespit edilmiş olur.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Yönü ile Beşerî Yönü Arasındaki Fark ve İstişare Alanları
Soru 57Soru

İslam dini, kaynağı vahiy olan ve inanç, ibadet, ahlak ve muamelat alanlarında kurallar koyan bir dindir. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu dinin kurallarını insanlara ulaştırırken, bazı durumlarda Kur'an-ı Kerim'de doğrudan veya detaylı olarak yer almayan konularda da belirleyici kararlar almış ve kurallar koymuştur. Örneğin; evcil eşeklerin etinin yenmesinin yasaklanması veya yırtıcı hayvanlarla ilgili beslenme kurallarının belirlenmesi doğrudan sünnet yoluyla sabitleşmiştir.

Bu durum, Hz. Muhammed'in (s.a.v.) peygamberlik yönüyle ilgili aşağıdaki görevlerinden hangisiyle doğrudan ilişkilidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Teşri

Cevap

Doğru cevap, Hz. Peygamber'in hüküm koyma yetkisini ifade eden teşri görevidir.
Doğru cevap, dinde kural ve hüküm koyma anlamına gelen teşri kavramıdır. Parçada bahsedilen Kur'an'da yer almayan konularda (evcil eşek etinin yasaklanması vb.) dinî kurallar konulması doğrudan teşri göreviyle ilgilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki durum analiz edilir.
Hz. Peygamber'in Kur'an'da açıkça yer almayan konularda dinî hükümler ve yasaklar koyduğu görülür.
Soruda istenen görevin sınırlarını belirlemek için parçanın ana fikri tespit edilmelidir.
2
Seçeneklerdeki kavramların tanımları değerlendirilir.
Tebliğ ulaştırma, tebyin açıklama, temsil örnek olmadır. Teşri ise hüküm koyma (yasama) anlamına gelir.
Doğru kavramı bulmak için peygamberlik görevlerinin tanımları karşılaştırılmalıdır.
3
Kur'an dışı konularda yeni kurallar koyma yetkisi ile kavramlar eşleştirilir.
Parçada belirtilen helal-haram belirleme durumu doğrudan teşri kavramı ile örtüşür.
Doğru seçeneğe ulaşmak için parça ile kavramsal tanım ilişkilendirilir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in peygamberlik görevlerinden biri olan ve hüküm koyma anlamına gelen teşri kavramı.
Soru 58Soru

Hz. Muhammed'in peygamberlik yönüyle ilgili çeşitli görevleri ve bu görevlere örnek teşkil eden dinî durumlar bulunmaktadır. Sol sütunda verilen örnek durumları, sağ sütundaki ilgili peygamberlik kavramlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hz. Peygamber'in namazın rekat sayılarını ve haccın nasıl yapılacağını kendi uygulamalarıyla göstererek 'İbadetlerinizi benden gördüğünüz şekilde yapın.' buyurması.
Hz. Peygamber'in, Kur'an-ı Kerim'de doğrudan yer almayan altın ve ipek kullanımının erkeklere yasaklanması gibi dinî sınırlar belirlemesi.
Hz. Peygamber'in kendisine vahyedilen ayetleri, çevresindeki insanların tepkilerine rağmen hiçbir değişiklik yapmadan aynen duyurması.
Hz. Peygamber'in dürüstlük, adalet ve merhamet gibi Kur'an'ın ahlak ilkelerini kendi hayatında bizzat yaşayarak müminlere model olması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hz. Peygamber'in ibadetlerin kılınışını göstermesi tebyin, dinî hüküm koyması teşri, vahiyleri duyurması tebliğ, ve ahlaki ilkeleri yaşaması temsil kavramıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; ibadetlerin kılınış/yapılış şeklini açıklayan örnek durum tebyin göreviyle; dinî hüküm ve yasak koyma durumu teşri göreviyle; vahiyleri eksiksiz duyurma durumu tebliğ göreviyle; ahlaki ilkeleri yaşayarak model olma durumu ise temsil göreviyle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Örnek durumların Hz. Peygamber'in peygamberlik (risalet) vazifeleriyle ilişkisini inceleyin.
İbadetlerin detaylandırılması, dinî hüküm koyulması, vahiylerin duyurulması ve ahlakın yaşanması gibi durumlar doğrudan peygamberlik yönünü yansıtır.
Her durumun ait olduğu kavramsal kategoriyi belirlemek için risalet görevlerinin tanımlarını hatırlamak gerekir.
2
İlk örnekteki 'namaz ve haccın uygulanışını göstererek açıklama' durumunu uygun kavramla eşleştirin.
Bu durum, kapalı olan hükümleri açıklama anlamına gelen 'tebyin' göreviyle eşleşir.
Tebyin, Kur'an'daki mücmel (kapalı) hükümleri açıklama ve hayata geçirme vazifesidir.
3
İkinci örnekteki 'Kur'an'da yer almayan konularda dinî sınırlamalar/hükümler koyma' durumunu eşleştirin.
Bu durum, din koyucu, kanun yapıcı anlamındaki 'teşri' göreviyle eşleşir.
Teşri, Hz. Peygamber'in vahyin ışığında yeni hükümler vazetme yetkisidir.
4
Üçüncü örnekteki 'vahiyleri aynen ulaştırma' ve dördüncü örnekteki 'ahlakı bizzat yaşayarak gösterme' durumlarını eşleştirin.
Vahiyleri ulaştırma 'tebliğ', yaşayarak örnek olma ise 'temsil' görevidir.
Tebliğ ilahi mesajı yayma, temsil ise en güzel örnek (üsve-i hasene) olarak dini bizzat temsil etme görevidir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed'in Peygamberlik Yönü
ÖncekiSayfa 3 / 3
Hz. Muhammed ve Örnekliği Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin