Doğrulanabilirlik ve Yanlışlanabilirlik
3 soru
Bilim felsefesinde bilimselliğin sınırlar��nı belirleme ve yöntemsel geçerlilik tartışmalarında doğrulanabilirlik ile yanlışlanabilirlik ilkeleri kritik roller üstlenmiştir. Aşağıda bu iki ilkeye ve bunlara dayanan bilimsel yöntem anlayışlarına dair açıklamalar ile ilgili kavramsal yaklaşımlar verilmiştir. Sol sütundaki açıklamaları sağ sütundaki en uygun kavramsal yaklaşım ile eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Karl Popper’ın bilim felsefesinde savunduğu yanlışlanabilirlik ilkesine göre, bir bilimsel kuramı destekleyen olumlu gözlemlerin artması o kuramın mantıksal veya matematiksel doğruluk olasılığını artırmaz; bu gözlemler yalnızca kuramın o ana kadarki ciddi sınamalara karşı direnç gösterdiğini (pekiştirildiğini) belgeler.
Bir teorinin bilimsel değerini belirleyen şey, onun her olguyu açıklama gücündeki sınırsızlık değil, aksine hangi olguların gerçekleşmesi durumunda çökeceğini önceden ilan edebilme cesaretidir. Eğer bir açıklama modeli, karşılaştığı her yeni durumu kendi kavramlarıyla uzlaştırabiliyor ve hiçbir olası deneyle çürütülemiyorsa, o model aslında hiçbir şeyi dışlamıyor demektir. Gerçek anlamda bilimsel bir iddia, dünyadaki bazı olası durumların gerçekleşmesini yasaklar; böylece kendi aleyhine olabilecek gözlemlerin yolunu açar. Sınırları bu şekilde çizilmeyen, her koşulda ayakta kalan bir teori, deneysel dünyanın bilgisine katkı sunamaz.
Bu parçada ortaya konan bakış açıs��ndan yola çıkılarak, bir kuramın bilimsel kimlik kazanması aşağıdakilerden hangisine bağlanmıştır?