Doğrulanabilirlik ve Yanlışlanabilirlik

3 soru

Soru 1Soru

Bilim felsefesinde bilimselliğin sınırlar��nı belirleme ve yöntemsel geçerlilik tartışmalarında doğrulanabilirlik ile yanlışlanabilirlik ilkeleri kritik roller üstlenmiştir. Aşağıda bu iki ilkeye ve bunlara dayanan bilimsel yöntem anlayışlarına dair açıklamalar ile ilgili kavramsal yaklaşımlar verilmiştir. Sol sütundaki açıklamaları sağ sütundaki en uygun kavramsal yaklaşım ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir teorinin bilimsel nitelik taşıyabilmesi için deneysel olarak hangi olası gözlem veya olgu karşısında geçersiz kılınabileceğinin önceden belirlenmiş olması gerekir.
Bilimsel bir önermenin anlamlı ve bilimsel değeri, onun olgusal dünyada duyu deneyimleri ve gözlemler yoluyla doğrudan ya da dolaylı olarak tasdik edilmesine bağlıdır.
Bilim, gözlemlenen tekil durumlardan hareketle genel yasalara ulaşılması ve bu yasaların olgusal kanıtlar biriktirilerek pekiştirilmesi süreci olarak ilerler.
Bilimsel kuramlar mutlak doğrular değil; hiçbir zaman kesin olarak kanıtlanamayan, ancak çürütme girişimlerinden başarıyla çıkarak geçici olarak kabul gören varsayımlardır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşmeler şu şekildedir: Birinci ifade yanlışlanabilirlik sınır çizme ölçütüyle, ikinci ifade doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütüyle, üçüncü ifade doğrulanabilirliğe eşlik eden tümevarımcı yöntemle ve dördüncü ifade ise yanlışlanabilirliğe eşlik eden sınamacı (tümdengelimci) bilim yöntemiyle eşleşir.
Sol sütundaki ifadeler sırasıyla; kuramın çürütülebilme sınırını (yanlışlanabilirlik ölçütü), duyu deneyimleriyle tasdik edilme şartını (doğrulanabilirlik anlamlılık ölçütü), gözlemlerle genel yasalara ulaşıp onları pekiştirmeyi (tümevarımcı bilim yöntemi) ve teorilerin elenmekten kurtulan geçici varsayımlar olduğunu (sınamacı tümdengelim yöntemi) doğru bir şekilde karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci ifadenin anahtar kavramlarını analiz etmek
Geçersiz kılınabilirlik ve sınır çizme kavramlarının yanlışlanabilirlik ilkesine ait olduğu belirlenir.
Popper, bilim ile bilim-dışı (özellikle metafizik) ayrımını yapmak için kuramların yanlışlanabilir (çürütülebilir) olması gerektiğini savunur.
2
İkinci ifadenin temel iddiasını değerlendirmek
Duyusal deneyim ve tasdik kavramlarının doğrulanabilirlik ilkesine karşılık geldiği tespit edilir.
Mantıkçı pozitivistler, duyu verileriyle doğrulanabilen önermeleri anlamlı ve bilimsel kabul eder.
3
Üçüncü ifadedeki yöntemsel yaklaşımı belirlemek
Tekil durumlardan genel yasalara ulaşma ve kanıt biriktirme sürecinin tümevarımcı doğrulama yöntemi olduğu saptanır.
Klasik pozitivist bilim anlayışı, gözlemlerin birikmesiyle teorilerin doğrulanma olasılığının arttığı tümevarımsal yöntemi kullanır.
4
Dördüncü ifadedeki geçici kabul ve tahmin vurgusunu analiz etmek
Bu yaklaşımın yanlışlanabilirlik ilkesinin önerdiği sınamacı ve tümdengelimci bilim yöntemi olduğu belirlenir.
Popper'a göre hiçbir yasa kesin olarak doğrulanamaz; tümdengelimsel olarak test edilen varsayımlar yanlışlanmadığı sürece geçici olarak kabul edilir.

Anahtar Kavram

Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik ilkelerinin bilimsellik ölçütü ve bilimsel yöntem (tümevarım - tümdengelimsel sınama) açısından farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 2Soru

Karl Popper’ın bilim felsefesinde savunduğu yanlışlanabilirlik ilkesine göre, bir bilimsel kuramı destekleyen olumlu gözlemlerin artması o kuramın mantıksal veya matematiksel doğruluk olasılığını artırmaz; bu gözlemler yalnızca kuramın o ana kadarki ciddi sınamalara karşı direnç gösterdiğini (pekiştirildiğini) belgeler.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen ifade doğrudur. Karl Popper, olumlu gözlemlerin kuramların mantıksal doğruluk olasılığını artırmadığını, yalnızca kuramların sınamalara karşı gösterdiği direnci (pekiştirilmişliğini) gösterdiğini savunur.
Verilen ifade Karl Popper'ın bilim felsefesiyle tamamen uyumludur. Popper, tekil olumlu gözlemlerin genel yasaları mantıksal olarak doğrulayamayacağını savunur. Olumlu kanıtlar teoriyi doğrulamak veya olasılığını artırmak yerine, onun zorlu sınamalara karşı henüz yenilmediğini, yani pekiştirildiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Popper'ın tümevarım yöntemine yönelik eleştirisini çözümlemek.
Tümevarımsal akıl yürütmenin genel önermeleri doğrulamada mantıksal olarak yetersiz olduğunun belirlenmesi.
Yanlışlanabilirlik ilkesinin üzerine kurulduğu mantıksal altyapıyı anlamak.
2
Olasılıkçı doğrulama görüşü ile Popper'ın olasılık reddini karşılaştırmak.
Destekleyici kanıt sayısının artmasının kuramın doğruluk olasılığını matematiksel olarak artırmadığının tespit edilmesi.
İfadenin ilk kısmındaki olasılık yargısının doğruluğunu denetlemek.
3
Pekiştirme (corroboration) kavramının Popper'ın sistemindeki yerini değerlendirmek.
Olumlu sınama sonuçlarının teoriyi kesin doğrulamadığını, sadece sınamalara direnç gösterdiğini (pekiştirildiğini) göstermesi.
İfadenin ikinci kısmındaki pekiştirme kavramının Popper felsefesindeki doğruluğunu onaylamak.

Anahtar Kavram

Karl Popper'ın tümevarım eleştirisi, doğrulama karşıtlığı ve pekiştirme (corroboration) kavramı.
Soru 3Soru

Bir teorinin bilimsel değerini belirleyen şey, onun her olguyu açıklama gücündeki sınırsızlık değil, aksine hangi olguların gerçekleşmesi durumunda çökeceğini önceden ilan edebilme cesaretidir. Eğer bir açıklama modeli, karşılaştığı her yeni durumu kendi kavramlarıyla uzlaştırabiliyor ve hiçbir olası deneyle çürütülemiyorsa, o model aslında hiçbir şeyi dışlamıyor demektir. Gerçek anlamda bilimsel bir iddia, dünyadaki bazı olası durumların gerçekleşmesini yasaklar; böylece kendi aleyhine olabilecek gözlemlerin yolunu açar. Sınırları bu şekilde çizilmeyen, her koşulda ayakta kalan bir teori, deneysel dünyanın bilgisine katkı sunamaz.

Bu parçada ortaya konan bakış açıs��ndan yola çıkılarak, bir kuramın bilimsel kimlik kazanması aşağıdakilerden hangisine bağlanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına

Cevap

Bir kuramın bilimsel kimlik kazanması, olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına bağlıdır.
Parçaya göre bir kuramın bilimsel olabilmesi, onun hangi durumlarda çürütülebileceğini baştan kabul etmesine, yani kendini sınanmaya ve yanlışlanmaya açık hale getirmesine bağlıdır. Bu nedenle olası yanlışlayıcı gözlem veya deneylerin neler olduğunu belirterek kendini sınanmaya açık kılmasına dayanan seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ana fikrini analiz etme
Parçada bir teorinin her şeyi açıklamasının değil, hangi durumlarda çökeceğini (yanlışlanacağını) ilan etmesinin önemine vurgu yapıldığı belirlenir.
Metindeki ana argümanı saptamak.
2
Bilimsel sınır çekme ölçütünü belirleme
Bilimsel olan ile olmayan arasındaki farkın, kuramın kendini yanlışlanmaya açık tutup tutmamasıyla ilişkili olduğu saptanır.
Doğrulanabilirlik ve yanlışlanabilirlik kavramları arasındaki farkı uygulamak.
3
Seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşma
Kendi aleyhindeki gözlemlerin sınırını çizerek sınanabilirliği sağlayan seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna varılır.
Metindeki savı en iyi karşılayan seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Doğrulanabilirlik ve Yanlışlanabilirlik Ölçütleri
Doğrulanabilirlik ve Yanlışlanabilirlik Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) | Examkin