Çağdaş Yaklaşımlar: Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm)
2 soru
Jean-Paul Sartre varoluşçuluğu açıklarken şöyle der: 'Eğer bir masa yapacaksam kafamda bir masa tasarımı, yani masanın özü vardır ve masayı bu öze göre üretirim; burada öz varoluştan önce gelir. Oysa insan söz konusu olduğunda durum tam tersidir. İnsan önce var olur, dünyayla karşılaşır, kendini fark eder ve ancak daha sonra eylemleriyle kendi özünü kurar. İnsanın sığınabileceği hazır bir ahlak yasası ya da önceden belirlenmiş bir doğası yoktur.'
Bu parçadan hareketle varoluşçu felsefenin insan anlayışına ilişkin aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Kierkegaard'a göre birey, sürekli bir tercih yapma eşiğindedir ve bu tercihler onun kim olacağını belirler. Hazır verilmiş şablonlar, toplumsal roller ya da rasyonel sistemler bireye ne yapması gerektiğini dikte edemez. İnsan, kendi kararlarını verirken derin bir yalnızlık ve kaygı içinde baş başadır; çünkü yapacağı her seçim, kendi benliğini inşa etme sorumluluğunu tamamen kendi omuzlarına yükler. Bu durum, bireyin kendi kendisinin mimarı olmasını gerektirir.
Bu parçadan hareketle varoluşçuluğun (egzistansiyalizm) insan anlayışına ilişkin aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?