Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Çevirmen:
- Bir dilin mizahını ya da şiirsel tınısını başka bir dile aktarırken sözcüklerin bire bir karşılıklarını bulmak çoğunlukla yetersiz kalır. Çünkü her dil, kendi kültürel kodlarını ve toplumsal hafızasını taşır. Bu noktada çevirmen, sadece metni aktaran bir aracı değil; o mizahı ya da şiiri hedef dilde yeniden üreten bir yaratıcıya dönüşmek zorundadır.
Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Çevirmen:
- Kesinlikle. Ancak bu serbestlik, yazarın niyetini ve metnin ruhunu zedeleyecek boyuta ulaşmamalıdır. Çevirmenin buradaki sınır çizgisi, yazarın sesini bastırmadan, onun anlatmak istediğini hedef kültürün okuruna en tanıdık yolla ulaştırmaktır. Yani sadakat, sözcüklere değil, metnin hissettirdiği duyguya ve yarattığı etkiye olmalıdır.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
- AI. Bir çevirmenin, kendi kültürel birikimini çevirdiği esere yansıtması ne derece doğrudur?
II. Çeviride sadakat kavramını kelimelerin ötesinde, metnin bütününde aramak daha mı doğrudur? - BI. Şiirsel ve mizahi metinlerin çevirisinde kaynak dilin kurallarına ne ölçüde bağlı kalınmalıdır?
II. Hedef kültürün okuru, kendi diline uyarlanmış bir çeviri ile orijinal eserin dünyası arasında nasıl bir bağ kurar? - I. Edebi türlerin çevirisinde, kelimesi kelimesine bir aktarımın ötesine geçme zorunluluğunu neye bağlıyorsunuz?
II. Çevirmene atfettiğiniz bu yaratıcı rol, asıl metne ve yazara bağlılık ilkesiyle bir çelişki yaratmaz mı?Answer - DI. Çevirmenlerin edebi bir eseri kendi dillerinde yeniden yazarken karşılaştıkları en büyük teknik zorluklar nelerdir?
II. Eserin aslına sadık kalmak, çevirmenin yaratıcı süreçte kendi üslubunu ortaya koymasını engeller mi? - EI. Farklı dillerdeki mizah ve şiir anlayışının birbirine yakınlaştırılmasında çevirinin işlevi nedir?
II. Çeviride serbestliğin sınırlarını belirlerken yazarın haklarını yasal olarak korumanın yolları nelerdir?