Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.
Semmelweis refleksi, yerleşik inançlarla veya kabul görmüş paradigmalarla çelişen yeni bir bilginin, doğruluğuna dair güçlü kanıtlar bulunsa dahi, sorgulanmaksızın ve doğrudan reddedilmesi eğilimini ifade eder. Terim, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde görev yapan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsilerden çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğumlara girmesiyle ilişkili olduğunu fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını radikal biçimde düşürmüştür. Ancak bu ampirik başarı, dönemin tıp otoriteleri tarafından coşkuyla karşılanmak yerine sert bir dirençle reddedilmiştir. Zira bu keşif hem hastalıkların vücut sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığı yönündeki yerleşik tıp kuramlarıyla çelişiyor hem de saygın hekimlerin ölüm saçtığı imasını taşıyordu. Dolayısıyla Semmelweis’ın kuramı, bilimsel yetersizliğinden değil, mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit ettiği için sistem dışına itilmiştir. Günümüzde bu refleks, bilimin ötesinde, bireysel veya kurumsal düzeyde statükoyu koruma dürtüsünün rasyonel kanıtların önüne geçmesini açıklayan sosyo-psikolojik bir olgu olarak ele alınmaktadır.
Bu parçaya göre Semmelweis refleksinin ortaya çıkmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?
- ABilim dünyasındaki köklü değişimlerin, ancak yeni nesil araştırmacıların eski otoritelerin yerini almasıyla gerçekleşebileceği inancı.
- BBilimsel ilerlemeyi hızlandırmak amacıyla tıp dünyasındaki tüm yerleşik dogmaların ve otoriter yapıların sistematik olarak tasfiye edilmek istenmesi.
- Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi.Answer
- DOrtaya atılan yeni fikirlerin, dönemin otoriteleri tarafından kıskançlık ve kişisel husumet gibi duygusal gerekçelerle dışlanmas��.
- EBilim insanlarının, fiziksel hastalıkların yayılmasını önlemek amacıyla kendi aralarında mesleki sınırlar çizerek bilgi paylaşımını kısıtlamaları.