Cumhuriyet’in ilk yıllarında yabancı okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulması ve bu kurumların Türk müfettişlerince denetlenmesi kararlaştırılmıştır. Bu karara itiraz ederek konuyu uluslararası bir boyuta taşımak isteyen Fransa ve Vatikan gibi güçlerin görüşme talepleri, Türkiye tarafından 'egemenlik haklarımıza müdahale edilemez' gerekçesiyle geri çevrilmiştir.
Türkiye’nin bu tutumuyla doğrudan aşağıdakilerden hangisini amaçladığı savunulabilir?
- Eğitim politikalarını ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık esaslarına göre şekillendirmekAnswer
- BMilletler Cemiyeti’nin denetimi altında uluslararası bir eğitim sistemi kurmak
- CAzınlık okullarının dini ve siyasi ayrıcalıklarını yasal güvence altına almak
- DMusul Sorunu’nda Fransa’nın diplomatik desteğini kazanmak için taviz vermek
- EDış borçların ödenmesi karşılığında yabancı okullara idari özerklik tanımak
Answer
Eğitim politikalarını ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık esaslarına göre şekillendirmek
Türkiye'nin yabancı okullar sorununda sergilediği kararlı tutum, bu konunun bir dış politika malzemesi değil, egemen bir devletin kendi iç hukuk düzenlemesi olduğu düşüncesine dayanır. Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun bir uzantısı olarak eğitimde birliği ve milli kontrolü sağlamak amacıyla yabancı devletlerin müdahalesi reddedilmiş, böylece ulusal egemenlik ve tam bağımsızlık ilkeleri eğitim politikalarına yansıtılmıştır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Yabancı Okullar Sorunu ve İç Mesele İlkesi