Question

Difficulty: Very hardMusul Sorunu ve Ankara Antlaşması

Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye ile İngiltere arasında çözülemeyen Musul Sorunu, Milletler Cemiyeti'ne taşındığında taraflar arasında hukuki bir yetki tartışması yaşanmıştır. Türkiye, Cemiyet Meclisi'nin Lozan Antlaşması'nın 3.3. maddesine dayanarak bir "tahkim" (hakemlik) kararı veremeyeceğini, sadece "tavsiye" kararı alabileceğini savunmuştur.

Bu hukuki uyuşmazlık üzerine Milletler Cemiyeti'nin başvurusuyla Lahey Adalet Divanı'nın verdiği tavsiye kararı ve sonrasındaki gelişmelere dair aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Divan, Türkiye'nin tezini haklı bularak Cemiyet Meclisi'nin sınır belirleme yetkisinin bulunmadığına ve kararın taraflar için bağlayıcı olmadığına hükmetmiştir.
  2. Divan, Lozan Antlaşması'nın ilgili maddesinin Cemiyet Meclisi'ne kesin ve bağlayıcı bir sınır tayin etme yetkisi verdiğini belirtmiş; bu durum Türkiye'nin diplomatik manevra alanını daraltmıştır.Answer
  3. C
    Divan kararı sonrasında Musul bölgesinde bir halk oylaması (plebisit) yapılmasına karar verilmiş, ancak bölgedeki karışıklıklar nedeniyle bu oylama gerçekleştirilememiştir.
  4. D
    Divan, bölgedeki petrol gelirlerinin %10'unun 25 yıl süreyle Türkiye'ye verilmesi şartıyla Musul'un Irak'a bırakılmasını öngören antlaşma metnini bizzat hazırlamıştır.
  5. E
    Divan, Brüksel Hattı'nın hukuka aykırı olduğunu ve Musul'un statüsünün ancak yeni bir uluslararası konferansta belirlenebileceğini açıklayarak süreci Lozan'a geri döndürmüştür.

Answer

Lahey Adalet Divanı, Lozan Antlaşması'nın Cemiyet Meclisi'ne bağlayıcı karar alma yetkisi verdiğine hükmederek Türkiye'nin aleyhine bir hukuki zemin oluşturmuştur.
Doğru seçenek, Divan'ın Lozan Antlaşması'nın 3. maddesini 'bağlayıcı sınır belirleme yetkisi' şeklinde yorumladığını belirtir. Bu karar, Türkiye'nin 'Cemiyet sadece tavsiye verebilir' şeklindeki savunmasını hukuken çürütmüş ve Musul'un kaybedilmesine giden yolu açmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık Konusunu Belirle
Türkiye ve İngiltere, Milletler Cemiyeti'nin yetkisinin sınırları (tavsiye mi, tahkim mi?) üzerinde anlaşmazlığa düştü.
Türkiye, egemenlik haklarını korumak için bağlayıcı kararı reddediyordu.
2
Lahey Adalet Divanı (PCIJ) Kararını İncele
Divan, Lozan'ın 3.3. maddesinin Cemiyet Meclisi'ne kesin sınır belirleme yetkisi verdiğini açıkladı.
Lozan'daki ifadenin hukuki yorumu uluslararası yargıya taşınmıştır.
3
Diplomatik Etkiyi Analiz Et
Türkiye, uluslararası hukuk desteğini kaybedince ve içteki Şeyh Sait İsyanı gibi sorunlar nedeniyle 1926 Ankara Antlaşması'nı imzalamak zorunda kaldı.
Hukuki baskı, siyasi tavizi beraberinde getirmiştir.

Key Concept

Lahey Adalet Divanı Tavsiye Kararı (1925) ve Musul Sorunu Hukuki Süreci

Hints

1
Türkiye, Lozan'daki ifadenin sadece 'tavsiye' niteliğinde olduğunu savunuyordu.
2
Lahey Adalet Divanı, 1925 yılında Milletler Cemiyeti Meclisi'nin yetkisini 'nihai ve bağlayıcı bir tahkim' olarak tanımladı.
3
Bu karar, Türkiye'nin 'uluslararası hukuk' nezdinde elini zayıflatan en kritik teknik detaylardan biridir.

Practice More

Bu karardan sonra Türkiye'nin neden askeri seçeneği kullanamadığını anlamak için Şeyh Sait İsyanı ve dönemin askeri hazırlıklarını inceleyebilirsiniz.

Alternative Method

Soruyu çözerken, Türkiye'nin dış politikada Musul konusunda yalnız kalışını ve Milletler Cemiyeti'nin İngiltere yanlısı tutumunu göz önüne alarak, Divan'ın da bu yapıya paralel bir karar vermiş olabileceğini mantıken çıkarabilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Rate this question