Musul Sorunu ve Ankara Antlaşması
61 questions
Lozan Barış Konferansı’nda çözümü sonraya bırakılan Musul Sorunu, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Bu antlaşma ile Türkiye-Irak sınırı çizilirken Musul ve Kerkük İngiliz mandasındaki Irak’a bırakılmış, buna karşılık İngiltere'nin üzerinde hak iddia ettiği aşağıdaki bölgelerden hangisinin Türkiye egemenliği altında kalması kesinleşmiştir?
Lozan Barış Konferansı'nda çözümü sonraya bırakılan tek konu olan Musul Sorunu'nun, Milletler Cemiyeti'ne taşınması ve 1926 Ankara Antlaşması ile neticelenen süreci düşünüldüğünde aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Musul Sorunu’nun Milletler Cemiyetine taşınmasının ardından cemiyetin yetki alanı üzerine taraflar arasında hukuki bir tartışma çıkmıştır. Türkiye, Lozan Antlaşması’nın ilgili maddesine dayanarak cemiyetin sadece bir 'arabulucu' olduğunu ve tarafların rızası olmadan kesin karar veremeyeceğini savunmuştur. İngiltere ise cemiyetin bir 'hakem' gibi hareket ederek bağlayıcı karar alma yetkisine sahip olduğunu ileri sürmüştür. Milletler Cemiyeti, yetki sınırını belirlemek amacıyla Lahey Adalet Divanı’ndan görüş istemiş; Divan, cemiyetin alacağı kararın kesin ve bağlayıcı olduğu yönünde mütalaa vermiştir.
Bu hukuki süreç ve sonucunda Lahey Adalet Divanı’nın verdiği karar dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye'nin Musul Sorunu'nu çözmek için Milletler Cemiyeti nezdinde yürüttüğü diplomasi süreci devam ederken, 1925 yılında çıkan Şeyh Sait İsyanı Türk hükümetinin dış politikadaki hareket alanını kısıtlamıştır. Bu iç gelişmenin de etkisiyle imzalanan 1926 Ankara Antlaşması'nın sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Lozan Barış Konferansı’nda çözümü sonraya bırakılan tek konu olan Musul Sorunu, Türkiye ile İngiltere arasında uzun süren diplomatik gerginliklerin ve Milletler Cemiyeti’nin müdahalesinin ardından Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Ankara Antlaşması’nın kapsamında yer alan hükümlerden biri değildir?
Lozan Antlaşması'nda çözümü sonraya bırakılan Musul Sorunu, Türkiye ve İngiltere arasındaki ikili görüşmelerden sonuç çıkmaması üzerine Milletler Cemiyeti’ne taşınmıştır. Cemiyet, Türkiye-Irak sınırı için "Brüksel Hattı" adıyla bir sınır önermiş; Türkiye bu hattı Misak-ı Millî'ye aykırı bularak reddetmiştir. Ancak bölgeye yönelik askeri hazırlıkların yapıldığı bir dönemde Şeyh Sait İsyanı'nın çıkması, Türkiye'nin dış politikadaki manevra alanını kısıtlamış ve Ankara Antlaşması’nın imzalanmasına zemin hazırlamıştır.
Bu bilgiler ışığında, yılında imzalanan Ankara Antlaşması’nın hükümleriyle ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi doğrudur?
Lozan Barış Konferansı’nda çözümü Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılan Musul Sorunu sürecinde, Milletler Cemiyeti tarafından geçici bir sınır çizgisi olarak 'Brüksel Hattı' raporu kabul edilmiştir. Türkiye bu haksız karara karşı askeri bir müdahale hazırlığı içerisindeyken, Doğu Anadolu’da patlak veren Şeyh Sait İsyanı dış politikadaki manevra alanını kısıtlamış ve hükümeti diplomatik bir çözüme zorlamıştır.
Bu tarihsel süreç ve iç politikadaki gelişmelerin etkisiyle imzalanan Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Türkiye ile İngiltere arasında Musul Sorunu’nu nihai bir çözüme ulaştıran 1926 Ankara Antlaşması’nın imzalanma sürecinde; Milletler Cemiyeti’nin Brüksel Hattı kararı ve iç politikada çıkan Şeyh Sait İsyanı gibi gelişmeler Türkiye’nin dış politikadaki hareket alanını kısıtlamıştır.
Buna göre, 1926 Ankara Antlaşması’nın hükümleri ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
1926 yılında Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul Sorunu çözüme kavuşturulmuştur.
Lozan Barış Konferansı'ndan sonra yaşanan diplomatik süreç ve antlaşma hükümleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu mesele ile ilgili doğru bir bilgidir?
Lozan Antlaşması'nda çözülemeyen Musul Sorunu sürecinde Milletler Cemiyeti tarafından "Brüksel Hattı" geçici sınır olarak belirlenmiş; ancak Türkiye'de çıkan Şeyh Sait İsyanı nedeniyle bölgeye askeri bir harekat yapılamamıştır. İngiltere ile imzalanan 1926 Ankara Antlaşması'na göre Musul ve Kerkük'ün Irak'a bırakılması karşılığında Türkiye'nin elde ettiği hak aşağıdakilerden hangisidir?
1924 yılında toplanan Haliç Konferansı'ndan sonuç alınamaması üzerine konu Milletler Cemiyeti'ne intikal etmiş; cemiyetin kurduğu komisyon 'Brüksel Hattı'nı geçici bir sınır olarak belirlemiştir. Bu kritik süreçte Türkiye'nin Musul üzerindeki haklarını savunmak adına askeri bir müdahale seçeneğini değerlendirdiği sırada patlak veren Şeyh Sait İsyanı, Ankara hükümetinin dış politikadaki manevra kabiliyetini büyük ölçüde kısıtlamıştır.
Bu tarihsel arka plan dikkate alındığında, 5 Haziran 1926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması'na giden süreç ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye ve İngiltere arasında uzun süren diplomatik gerginliklere neden olan Musul Sorunu, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur.
Bu sürecin gelişimi ve antlaşmanın hükümleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Türkiye, Lozan Antlaşması'ndan sonra İngiltere ile yürüttüğü Musul görüşmelerinde bölgenin Misak-ı Millî sınırları içinde kalmasını savunmuştur. Ancak 1925'te çıkan Şeyh Sait İsyanı'nın yarattığı iç istikrarsızlık ve ordunun bu isyanı bastırmakla meşgul olması, Türkiye'yi dış politikada daha uzlaşmacı bir tavır almaya zorlamıştır.
Buna göre, 5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ve Musul Sorunu'nun çözüm süreciyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Lozan Antlaşması’nda çözümü ikili görüşmelere bırakılan Musul Sorunu; tarafların uzlaşamaması, Milletler Cemiyeti’nin 'Brüksel Hattı' önerisi ve Türkiye’de çıkan Şeyh Sait İsyanı gibi faktörlerin etkisiyle 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır.
Bu bilgilere dayanarak 1926 Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Musul Sorunu'nun çözümü için toplanan Haliç Konferansı'ndan sonuç alınamaması üzerine konu Milletler Cemiyetine taşınmıştır. Cemiyetin tayin ettiği komisyonun hazırladığı rapor doğrultusunda Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul, Irak'a bırakılmış; Türkiye'ye ise bölgedeki petrol gelirlerinin 'u yıl süreyle verilmiştir.
Türkiye'nin, Milletler Cemiyeti tarafından belirlenen "Brüksel Hattı"nı sınır olarak kabul edip Musul'daki haklarından feragat etmesinde etkili olan en temel gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Antlaşması'nda çözümü sonraya bırakılan Musul Sorunu sürecinde; Haliç Konferansı'nın tıkanması üzerine konu Milletler Cemiyeti'ne taşınmış, Cemiyet bünyesinde oluşturulan komisyon 'Brüksel Hattı'nı belirlemiş ve Lahey Adalet Divanı'ndan görüş alınmıştır. Şeyh Sait İsyanı'nın da etkisiyle 5 Haziran 1926'da imzalanan Ankara Antlaşması ile sorun karara bağlanmıştır.
Bu antlaşmanın maddeleri ve sonuçları ile ilgili olarak aşağıda verilen ifadelerden hangisi yanlıştır?
Lozan Antlaşması'ndan kalan en zorlu konulardan biri olan Musul Sorunu sürecinde, Milletler Cemiyeti'nin 'Brüksel Hattı' kararıyla Musul'un Irak'a bırakılmasını tavsiye etmesi ve Türkiye'nin iç politikada Şeyh Sait İsyanı nedeniyle askeri bir harekat seçeneğinden uzaklaşmak zorunda kalması sonucunda Haziran tarihinde Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Buna göre, Ankara Antlaşması'nın hükümleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Lozan Barış Konferansı’nda çözümü Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılan Musul Sorunu'nun gelişim süreci ve 5 Haziran 1926 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıda verilen bilgilerden hangisi yanlıştır?
Lozan Barış Konferansı'nda çözümü Türkiye ile İngiltere arasındaki ikili görüşmelere bırakılan Musul Sorunu'nun gelişim süreci ve Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Lozan Barış Konferansı'nda çözüme kavuşturulamayan ve daha sonra Milletler Cemiyeti'ne taşınan Musul Sorunu, Haziran tarihinde Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması ile neticelenmiştir. Bu antlaşmanın hükümleri ve Türk dış politikasına etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu antlaşmanın sonuçlarından biri olarak gösterilemez?