Sivas Kongresi’nin toplanma sürecinde İstanbul Hükümeti ve İtilaf Devletleri, Elazığ Valisi Ali Galip aracılığıyla kongreyi engellemeye çalışmış; ancak bu girişimlere rağmen kongre toplanarak "manda ve himaye" fikrini kesin olarak reddetmiş ve ülkedeki tüm direniş cemiyetlerini "Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti" adı altında tek bir çatı altında toplamıştır. Bu gelişmeler dikkate alındığında, Sivas Kongresi’nin Millî Mücadele’deki rolü hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
- Millî Mücadele hareketinin siyasi meşruiyet kazanarak ulusal bir kimliğe büründüğüAnswer
- BMücadelenin sadece bölgesel kurtuluş çareleri aramaya yöneldiği
- Cİstanbul Hükümeti'nin kararlarına ve otoritesine tam bağlılık gösterildiği
- DManda ve himayenin geçici bir çözüm olarak benimsendiği
- ECemiyetlerin her birinin kendi bölgesinde bağımsız hareket etmesinin onaylandığı
Answer
Millî Mücadele hareketinin siyasi meşruiyet kazanarak ulusal bir kimliğe büründüğü
Sivas Kongresi, İstanbul Hükümeti'nin resmi engelleme ve tutuklama emirlerine rağmen halkın temsilcilerini bir araya getirmeyi başarmıştır. Bu durum, Millî Mücadele hareketinin artık alternatif bir siyasi güç merkezi haline geldiğini, kararların tüm ülkeyi kapsayacak şekilde (ARMHC ve manda reddi) alınmasıyla da hareketin tamamen ulusal bir nitelik kazandığını kanıtlamaktadır.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Sivas Kongresi'nin Ulusallığı ve Siyasi Gücü
Hints
1
İstanbul Hükümeti'nin Ali Galip Olayı ile kongreyi neden engellemek istediğini düşünün.
2
Cemiyetlerin 'Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti' adı altında birleştirilmesi kapsama alanının tüm vatan olduğunu gösterir.
3
Halkın temsilcilerinin resmi otoriteye rağmen toplanıp tüm ülke adına karar alması, hareketin artık 'ulusal bir otorite' haline geldiği anlamına gelir.
Practice More
Sivas Kongresi sonrasında Temsil Heyeti'nin Batı Cephesi'ne komutan atayarak yürütme yetkisini nasıl kullandığını araştırın.
Estimated Time:1m 30s