Question

Difficulty: Very hardMontrö Boğazlar Sözleşmesi

1930'lu yılların ikinci yarısında İtalya'nın Habeşistan'a saldırması ve Almanya'nın Ren bölgesine asker çıkarması gibi gelişmeler, Avrupa'daki güç dengesini sarsmış ve kolektif güvenlik anlayışını zayıflatmıştır. Bu süreçte Türkiye, Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile getirilen kısıtlamaların kendi güvenliğini tehlikeye attığını belirterek mevcut rejimin değiştirilmesini talep etmiştir.

Türkiye'nin, Boğazlar üzerindeki tam egemenliğini engelleyen hükümleri ortadan kaldırmak amacıyla uluslararası hukukta yer alan "değişen koşullar" (Rebus sic stantibus) ilkesine dayanarak izlediği temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?

  1. İlgili devletlere diplomatik notalar göndererek Boğazlar'ın statüsünün uluslararası bir konferansta yeniden görüşülmesini talep etmekAnswer
  2. B
    Balkan Antantı ve Sadabat Paktı üye devletlerinin desteğine güvenerek Boğazlar'ı tek taraflı olarak silahlandırdığını ilan etmek
  3. C
    Milletler Cemiyeti'nden çekileceğini bildirerek Boğazlar Komisyonu'nun görevine son verildiğini nota ile duyurmak
  4. D
    Sovyet Rusya ile 1925'te imzalanan Dostluk ve Saldırmazlık Paktı'na dayanarak bölgeyi Rus donanmasıyla birlikte koruma altına almak
  5. E
    Hatay Sorunu'nda sağlanan Fransız desteği karşılığında İngiltere ile Boğazlar üzerinde ortak yönetim kurmayı teklif etmek

Answer

Türkiye, uluslararası hukuka uygun olarak ilgili devletlere notalar göndermiş ve bir konferans toplanmasını sağlayarak Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin imzalanmasına öncülük etmiştir.
Türkiye, 1930'lu yıllardaki savaş tehditlerine karşı saldırgan bir tutum sergilemek yerine, uluslararası hukukun 'Rebus sic stantibus' ilkesini öne sürerek diplomatik notalar göndermiş ve barışçıl bir yolla konferans talep etmiştir. Bu yaklaşım, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki kısıtlamaları meşru bir zeminde kaldırmasını sağlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Dönemin jeopolitik risklerini analiz etme
İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikaları sonucu Avrupa'da savaş riskinin arttığı tespit edilir.
Bu riskler Türkiye'nin Lozan'daki silahsızlanma hükümlerini değiştirmek istemesinin meşru zeminini oluşturur.
2
Hukuki gerekçeyi belirleme
"Rebus sic stantibus" (Değişen koşullar) ilkesi temel dayanak olarak seçilir.
Uluslararası hukukta, bir antlaşmanın imzalandığı koşullar temelden değişmişse antlaşmanın gözden geçirilmesi talep edilebilir.
3
Diplomatik yöntemi seçme
Türkiye, tek taraflı bir emrivaki yapmak yerine Lozan'ı imzalayan devletlere 11 Nisan 1936'da nota gönderir.
Türkiye'nin barışçıl ve hukuk odaklı dış politika anlayışını gösterir.
4
Süreci sonuçlandırma
İsviçre'nin Montrö şehrinde düzenlenen konferans sonucunda 20 Temmuz 1936'da sözleşme imzalanır.
Bu sözleşme ile Boğazlar üzerindeki tüm yabancı denetimi kalkmış ve tam Türk egemenliği sağlanmıştır.

Key Concept

Hukuk temelli dış politika ve tam egemenlik

Hints

1
Türkiye'nin Atatürk dönemindeki dış politika anlayışını düşünün: Emrivaki mi yoksa diplomasi mi?
2
Boğazlar'da Lozan'dan beri süregelen 'Uluslararası Komisyon' ancak çok taraflı yeni bir antlaşmayla kaldırılabilirdi.
3
Türkiye 1936'da İngiltere ve Fransa dahil ilgili devletlere resmi bir yazı (nota) göndererek sorunu konferans masasına taşımıştır.

Practice More

Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nde kıyıdaş olan ve olmayan devletlerin savaş gemileri için getirilen tonaj ve süre sınırlamalarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question