Bir büyükşehir belediyesi tarafından yürütülen metro genişletme projesi kapsamında, tüm mühendislik hesaplamaları ve jeolojik etütler titizlikle yapılmış, çalışma alanında gerekli her türlü güvenlik önlemi alınmıştır. Ancak derin kazı çalışmaları sırasında, mevcut kadastral kayıtlarda ve altyapı haritalarında hiçbir şekilde izine rastlanmayan, çok eski dönemlerden kaldığı tahmin edilen ancak sahipsiz ve işlevsiz durumdaki bir yeraltı tüneli çökmüştür. Bu çökme neticesinde, yolun üst kısmında bulunan özel bir mülke ait binanın temelinde ağır yapısal hasarlar oluşmuştur. Bilirkişi raporuna göre, idarenin bu tünelin varlığını mevcut teknolojiyle önceden saptamasının imkânsız olduğu ve tüm teknik protokollere eksiksiz uyulduğu kesinleşmiştir. Bu olayla ilgili idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
- Aİdare, hizmetin yürütülmesinde gerekli tüm özeni gösterdiği ve herhangi bir ihmali saptanmadığı için 'hizmet kusuru' ilkesi uyarınca tazminat ödemekle yükümlü tutulamaz.
- BSöz konusu çökme olayı, idarenin denetimi dışında gerçekleşen 'mücbir sebep' niteliğinde bir dışsal olaydır; bu durum illiyet bağını kestiği için idarenin sorumluluğu kalkar.
- Olayda 'beklenmeyen hal' söz konusudur; metro inşaatı gibi yüksek riskli faaliyetlerde (tehlike ilkesi) beklenmeyen haller illiyet bağını kesmediği için idarenin kusursuz sorumluluğu devam eder.Answer
- DKamu hizmetinin ifası sırasında meydana gelen bu tür öngörülemez zararlar 'sosyal risk ilkesi' kapsamında değerlendirilmeli ve zarar tüm toplum tarafından paylaştırılmalıdır.
- EBina sahibi, inşaat alanına komşu bir taşınmazda mülkiyet hakkını kullanırken riskli bölgede bulunmanın sonuçlarını üstlendiği için idarenin sorumluluğu ortadan kalkar.