İdarenin Sorumluluğu
74 questions
Bir kamu üniversitesine ait nükleer araştırma reaktöründe, tüm uluslararası güvenlik standartlarına ve periyodik teknik bakımlara titizlikle uyulmasına rağmen, reaktörün soğutma sistemindeki gizli bir malzeme yorgunluğuna bağlı, öngörülemeyen ani bir teknik arıza sonucunda radyoaktif sızıntı meydana gelmiş ve çevredeki tarım arazileri ciddi zarar görmüştür. İdare, zararın 'beklenmeyen bir hal'den kaynaklandığını, herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını ve tüm önlemlerin alındığını savunarak tazminat talebini reddetmiştir.
İdare hukukundaki sorumluluk ilkeleri ve Danıştay içtihatları dikkate alındığında, bu olaydaki mali sorumlulukla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İdare tarafından işletilen ve yüksek basınçlı sistemlerin kullanıldığı bir teknoloji merkezinde, mevzuatta öngörülen tüm teknik denetimler, periyodik bakımlar ve güvenlik kontrolleri eksiksiz olarak yerine getirilmiştir. Ancak, mevcut teknolojik imkanlarla önceden fark edilmesi mümkün olmayan bir metal yorgunluğu (beklenmeyen hal) neticesinde meydana gelen mekanik bir arıza, tesiste patlamaya yol açmış ve bu patlama komşu parseldeki özel bir mülke ciddi maddi zarar vermiştir. Bu olaya ilişkin idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Bir büyükşehir belediyesi tarafından yürütülen metro genişletme projesi kapsamında, tüm mühendislik hesaplamaları ve jeolojik etütler titizlikle yapılmış, çalışma alanında gerekli her türlü güvenlik önlemi alınmıştır. Ancak derin kazı çalışmaları sırasında, mevcut kadastral kayıtlarda ve altyapı haritalarında hiçbir şekilde izine rastlanmayan, çok eski dönemlerden kaldığı tahmin edilen ancak sahipsiz ve işlevsiz durumdaki bir yeraltı tüneli çökmüştür. Bu çökme neticesinde, yolun üst kısmında bulunan özel bir mülke ait binanın temelinde ağır yapısal hasarlar oluşmuştur. Bilirkişi raporuna göre, idarenin bu tünelin varlığını mevcut teknolojiyle önceden saptamasının imkânsız olduğu ve tüm teknik protokollere eksiksiz uyulduğu kesinleşmiştir. Bu olayla ilgili idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?
Bir belediye otobüsünün, şoförün tüm trafik kurallarına uyduğu ve aracın teknik bir arızasının bulunmadığı bir esnada, yaya geçidi olmayan bir yerden aniden yola fırlayan bir vatandaşın yaralanmasına sebebiyet verdiği bir olayda; kazanın meydana gelmesinde vatandaşın 'ağır kusurlu' olduğu tespit edilmiştir.
İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, bu olayda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Bir kamu kurumu tarafından yürütülen ve hukuka tamamen uygun olan bir bayındırlık faaliyeti neticesinde; idarenin herhangi bir ihmali, gecikmesi veya teknik hatası (kusuru) bulunmamasına rağmen, bu faaliyetten dolayı bir vatandaşın mülkiyet hakkının kullanımının orantısız şekilde kısıtlanması ve genel kamuya oranla özel, ağır bir zarara uğraması durumunda idarenin bu zararı tazmin etmesi gerekir.
Bu hukuki durum, idarenin kusursuz sorumluluk hallerinden hangisi ile ifade edilmektedir?
İdarenin sorumluluğu kapsamında, terör olayları veya toplumsal kargaşalar sonucunda ortaya çıkan zararların tazmininde; idarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı kabul edilmektedir. Buna rağmen, devletin bu tür zararları 'kusursuz sorumluluk' esaslarına göre tazmin etmesi, toplumun tüm bireylerinin bu riski paylaşması gerektiği şeklindeki kolektif sorumluluk anlayışına dayanmaktadır. Bu hukuki duruma ve Danıştay içtihatlarıyla kabul edilen sorumluluk türüne verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?
İdare hukukunda, idarenin yürüttüğü bir kamu hizmeti sırasında meydana gelen zararın 'mücbir sebep' (force majeure) olarak nitelendirilmesi ve bu yolla idarenin tazminat sorumluluğundan tamamen kurtulabilmesi için, söz konusu olayın taşıması gereken temel özelliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
İdare tarafından inşa edilen bir baraj, bölgede meydana gelen, öngörülebilirlik ve önlenebilirlik sınırlarını aşan çok şiddetli bir deprem neticesinde yıkılarak çevredeki tarım arazilerine ağır maddi zarar vermiştir. Olay sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, depremin yıkıcı etkisinin çok yüksek olduğu belirtilmekle birlikte, barajın gövde dolgusunda kullanılan malzemenin teknik şartnamede belirtilen standartların altında olduğu ve bu durumun barajın mukavemetini zayıflattığı tespit edilmiştir.
Bu olayda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Terör eylemleri ve toplumsal olaylar sonucunda meydana gelen, idarenin belirli bir eylemi veya hizmet kusuru ile doğrudan illiyet bağı (nedensellik bağı) kurulması mümkün olmayan ancak kamu düzeninin bozulmuş olmasından kaynaklanan zararların tazmin edilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Anayasa'nın 125. maddesinde ifadesini bulan idarenin mali sorumluluğu ilkesi gereği; idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Ancak bazı istisnai durumlarda idare, herhangi bir hizmet kusuru bulunmasa dahi, toplumsal barışın korunması ve kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde ortaya çıkan zararları karşılamak durumundadır. Bu bağlamda; terör eylemleri, toplumsal kargaşa veya yaygın şiddet olayları neticesinde zarar gören kişilerin bu zararlarının, idarenin doğrudan bir kusurlu eylemi saptanmaksızın karşılanması, aşağıdaki ilkelerden hangisi ve bu ilkeye özgü hangi hukuki nitelik ile açıklanabilir?
İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu tayin ederken, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasındaki neden-sonuç ilişkisini ifade eden 'illiyet bağı' kurucu bir unsurdur. Bazı dışsal ve olağanüstü faktörler bu bağı kopararak idarenin tazminat yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırırken; bazı durumlar ise idarenin herhangi bir kusuru olmasa dahi 'kusursuz sorumluluk' esasınca tazminat ödeme yükümlülüğünü devam ettirir.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idarenin faaliyetleri dışında gerçekleşen, öngörülemez ve karşı konulamaz niteliğiyle illiyet bağını keserek idarenin mali sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran bir durumdur?
İdarenin hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluk çerçevesinde açılan tam yargı davaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuk kuralları çerçevesinde kesin olarak doğrudur?
Bir devlet hastanesinin tıbbi atıklarının imha sürecinde, görevli personelin dikkatsizliği sonucu bazı atıkların hastane bahçesinin kamuya açık alanına bırakıldığı tespit edilmiştir. Bu alanda oyun oynayan bir çocuğun söz konusu atıklarla teması sonucu enfeksiyon kaptığı ve uzun süreli bir tedavi sürecine girdiği anlaşılmıştır. İdare hukuku ilkeleri uyarınca, meydana gelen bu zararın tazmini amacıyla açılacak tam yargı davasında idarenin sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine dayandırılmalıdır?
İdare hukukunda genel kural, idarenin bir zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem veya eylem ile meydana gelen zarar arasında bir 'nedensellik (illiyet) bağı' bulunmasıdır. Ancak terör olayları, toplumsal ayaklanmalar veya genel grev gibi olaylarda, idarenin doğrudan bir faaliyeti olmamasına rağmen, devletin önlemekle yükümlü olduğu bu olayların yarattığı zararları 'nedensellik bağı' aramaksızın, toplumsal dayanışma esasına göre tazmin etmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ifade edilir?
Bir büyükşehir belediyesi, kent merkezindeki hava kalitesini artırmak ve yaya güvenliğini sağlamak amacıyla, daha önce araç trafiğine açık olan geniş bir caddeyi meclis kararıyla süresiz olarak yaya yoluna dönüştürmüştür. Bu uygulama sonucunda caddenin genel çehresi güzelleşmiş ve bölge halkı için olumlu sonuçlar doğmuştur. Ancak, söz konusu cadde üzerinde bulunan ve ağır ticari araçlarla mal girişi yapmak zorunda olan bir süpermarketler zincirinin ana deposu, alternatif bir giriş imkanı bulunmaması nedeniyle işlevsiz kalmış ve firma büyük bir ticari kayba uğramıştır. Yapılan incelemede idarenin tüm işlemleri hukuka uygun yürüttüğü ve hizmetin işleyişinde herhangi bir aksaklık olmadığı anlaşılmıştır.
Bu durumda, idarenin süpermarketler zincirinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olmasının temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?
Bir belediyenin, trafiği düzenlemek amacıyla usulüne uygun olarak gerçekleştirdiği bir köprülü kavşak inşaatı sırasında; herhangi bir idari hata, ihmal veya gecikme olmamasına rağmen, inşaat alanı önünde bulunan bir işletmenin aylarca müşterisiz kalması nedeniyle uğradığı özel ve ağır zararın tazmin edilmesi gerekmiştir. İdarenin bu olayda herhangi bir kusuru olmamasına rağmen zararı tazmin etmesi, aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisinin bir sonucudur?
İdarenin, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla usulüne uygun ve hukuka uygun olarak yürüttüğü bir faaliyet sonucunda (örneğin bir yol yapımı), bazı kişilerin mal varlığında veya haklarında diğer vatandaşlara oranla "özel ve ağır" bir zararın meydana gelmesi durumunda; idarenin bir kusuru olmasa dahi bu zararı "kamu külfetleri karşısında eşitlik" düşüncesiyle karşılaması gerekmektedir. Bu durum, idare hukukunda aşağıdaki kusursuz sorumluluk ilkelerinden hangisi ile ifade edilir?
Bir yerleşim yerinde çıkan yangına müdahale etmek üzere sevk edilen itfaiye ekiplerinin, itfaiye araçlarının periyodik teknik bakımlarının idare tarafından ihmal edilmesi sonucu araçların yolda arızalanması ve bu gecikme nedeniyle yangının bitişikteki binalara da sıçrayarak ağır maddi hasara yol açması durumunda; idarenin mali sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?
İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu ve bu sorumluluğu etkileyen dışsal faktörleri düzenleyen ilkeler düşünüldüğünde, mücbir sebep ve beklenmedik olay (kaza) kavramlarının idarenin sorumluluğu üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Adalet Bakanlığına bağlı bir ceza infaz kurumunda, sistem güvenliğini artırmak amacıyla gerçekleştirilen rutin bir yazılım güncellemesi sırasında meydana gelen teknik bir aksaklık nedeniyle koğuş kapılarının kısa süreliğine açık kalması sonucunda bir hükümlü, başka bir hükümlü tarafından yaralanmıştır. İdare; güncelleme işleminin tamamen hukuka uygun olduğunu, arızanın ise teknik ve öngörülemez bir nitelik taşıdığını iddia ederek tazminat talebini reddetmiştir. Bu olaydaki hukuki durum ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, idare hukuku ilkeleri çerçevesinde en isabetlidir?