İdarenin Sorumluluğu

74 questions

Question 1Question →

Bir kamu üniversitesine ait nükleer araştırma reaktöründe, tüm uluslararası güvenlik standartlarına ve periyodik teknik bakımlara titizlikle uyulmasına rağmen, reaktörün soğutma sistemindeki gizli bir malzeme yorgunluğuna bağlı, öngörülemeyen ani bir teknik arıza sonucunda radyoaktif sızıntı meydana gelmiş ve çevredeki tarım arazileri ciddi zarar görmüştür. İdare, zararın 'beklenmeyen bir hal'den kaynaklandığını, herhangi bir hizmet kusuru bulunmadığını ve tüm önlemlerin alındığını savunarak tazminat talebini reddetmiştir.

İdare hukukundaki sorumluluk ilkeleri ve Danıştay içtihatları dikkate alındığında, bu olaydaki mali sorumlulukla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nükleer enerji gibi tehlikeli bir faaliyet yürütüldüğü için 'Tehlike (Risk) İlkesi' uygulanır; 'beklenmeyen hal' (içsel teknik arıza) illiyet bağını kesmediğinden idare zarardan sorumludur.

Answer

İdarenin yürüttüğü faaliyet tehlikeli bir nitelik taşıdığı için 'Tehlike (Risk) İlkesi' uyarınca kusursuz sorumluluğu mevcuttur; sistemin iç işleyişinden kaynaklanan 'beklenmeyen hal' (teknik arıza) ise illiyet bağını kesmediği için idare meydana gelen zarardan sorumludur.
İdarenin nükleer enerji gibi yüksek riskli faaliyetlerinde 'Tehlike (Risk) İlkesi' uygulanır. Bu ilkeye göre, idare hiçbir kusuru olmasa dahi faaliyetin yarattığı risklerden sorumludur. Meydana gelen teknik arıza 'beklenmeyen hal' (internal failure) niteliğindedir. İdare hukukunda mücbir sebep (external force) illiyet bağını kesip idareyi sorumluluktan kurtarırken, beklenmeyen haller kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez. Dolayısıyla idare, hizmet kusuru olmasa bile zararı tazmin etmelidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın hukuki niteliğini belirle.
İdarenin yürüttüğü nükleer reaktör işletme faaliyeti 'tehlikeli faaliyet' kategorisindedir.
Tehlikeli araçlar veya yöntemler kullanılan faaliyetlerde idarenin kusuru olmasa dahi sorumluluğu (Risk İlkesi) söz konusudur.
2
Zarara neden olan olayın niteliğini analiz et.
Malzeme yorgunluğuna bağlı teknik arıza, sistemin 'içinden' kaynaklanan bir 'beklenmeyen hal'dir.
Mücbir sebep dışsal olmalıdır; ancak teknik arızalar faaliyetin bünyesine ait olduğu için içseldir.
3
İlliyet bağını (nedensellik) değerlendir.
Beklenmeyen haller, kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez.
Kusursuz sorumlulukta idareyi ancak mücbir sebep, zarar görenin ağır kusuru veya üçüncü kişinin ağır kusuru sorumluluktan kurtarabilir.
4
Sorumluluk sonucuna ulaş.
İdare, herhangi bir hizmet kusuru bulunmasa dahi zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Kusursuz sorumluluk, kusurun varlığına değil, riskin yaratılmış olmasına dayanır.

Key Concept

Beklenmeyen Hal ve Mücbir Sebep Ayrımının Kusursuz Sorumluluktaki Etkisi

Practice More

Mücbir sebep ve beklenmeyen hal arasındaki 'dışsallık' farkını pekiştirmek için farklı kaza senaryoları çalışılmalıdır.
Estimated Time:2m 30s
Question 2Question →

İdare tarafından işletilen ve yüksek basınçlı sistemlerin kullanıldığı bir teknoloji merkezinde, mevzuatta öngörülen tüm teknik denetimler, periyodik bakımlar ve güvenlik kontrolleri eksiksiz olarak yerine getirilmiştir. Ancak, mevcut teknolojik imkanlarla önceden fark edilmesi mümkün olmayan bir metal yorgunluğu (beklenmeyen hal) neticesinde meydana gelen mekanik bir arıza, tesiste patlamaya yol açmış ve bu patlama komşu parseldeki özel bir mülke ciddi maddi zarar vermiştir. Bu olaya ilişkin idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Meydana gelen zarar, idarenin tehlikeli faaliyeti ile doğrudan ilgili olup 'beklenmeyen hal' illiyet bağını kesmediği için idare, 'tehlike ilkesi' uyarınca kusuru olmasa dahi zararı tazmin etmelidir.

Answer

Meydana gelen zarar idarenin tehlikeli faaliyetiyle doğrudan ilişkili olduğu ve 'beklenmeyen hal' illiyet bağını kesmediği için idare, 'tehlike ilkesi' uyarınca sorumludur.
İdare hukukunda 'Tehlike İlkesi', idarenin yürüttüğü riskli ve tehlikeli faaliyetlerden kaynaklanan zararların, idarenin kusuru olmasa dahi tazmin edilmesini öngörür. Olayda geçen metal yorgunluğu (beklenmeyen hal), idarenin faaliyet sahası içinde gerçekleşen bir durumdur. Kusursuz sorumluluk hallerinde 'beklenmeyen hal' (casus fortuit), mücbir sebep gibi dışsal bir faktör olmadığı için illiyet bağını kesmez. Dolayısıyla idare, tüm önlemleri almış olsa bile tehlikeli faaliyetin yarattığı risk neticesinde oluşan zararı karşılamalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Faaliyetin niteliğini belirle
Yüksek basınçlı sistemlerin kullanıldığı tesis 'tehlikeli faaliyet' kategorisindedir.
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden hangisinin uygulanacağını saptamak gerekir.
2
Kusur durumunu analiz et
İdarenin tüm bakımları yapması hizmet kusurunu ortadan kaldırsa da kusursuz sorumluluğu kaldırmaz.
Hizmet kusuru ve kusursuz sorumluluk ayrımını yapmak kritiktir.
3
Beklenmeyen halin illiyet bağına etkisini değerlendir
İdarenin faaliyet sahası içindeki teknik bir arıza olan beklenmeyen hal, kusursuz sorumlulukta illiyet bağını kesmez.
Mücbir sebep (dışsal) ile beklenmeyen hal (içsel) arasındaki farkı ayırt etmek gerekir.
4
Hukuki sonucu tespit et
İdare 'Tehlike İlkesi' uyarınca tam tazminle yükümlüdür.
Zarar ile tehlikeli faaliyet arasındaki illiyet bağı devam etmektedir.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu (Tehlike İlkesi) ve Beklenmeyen Hal İlişkisi

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran nedenler arasında 'Mücbir Sebep' ve 'Beklenmeyen Hal' arasındaki farkları tablo şeklinde inceleyiniz.
Estimated Time:2m 30s
Question 3Question →

Bir büyükşehir belediyesi tarafından yürütülen metro genişletme projesi kapsamında, tüm mühendislik hesaplamaları ve jeolojik etütler titizlikle yapılmış, çalışma alanında gerekli her türlü güvenlik önlemi alınmıştır. Ancak derin kazı çalışmaları sırasında, mevcut kadastral kayıtlarda ve altyapı haritalarında hiçbir şekilde izine rastlanmayan, çok eski dönemlerden kaldığı tahmin edilen ancak sahipsiz ve işlevsiz durumdaki bir yeraltı tüneli çökmüştür. Bu çökme neticesinde, yolun üst kısmında bulunan özel bir mülke ait binanın temelinde ağır yapısal hasarlar oluşmuştur. Bilirkişi raporuna göre, idarenin bu tünelin varlığını mevcut teknolojiyle önceden saptamasının imkânsız olduğu ve tüm teknik protokollere eksiksiz uyulduğu kesinleşmiştir. Bu olayla ilgili idarenin mali sorumluluğu hakkında aşağıdaki hukuki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Olayda 'beklenmeyen hal' söz konusudur; metro inşaatı gibi yüksek riskli faaliyetlerde (tehlike ilkesi) beklenmeyen haller illiyet bağını kesmediği için idarenin kusursuz sorumluluğu devam eder.

Answer

İdare, metro inşaatı gibi yüksek riskli bir faaliyet yürüttüğü için 'tehlike ilkesi' uyarınca kusursuz sorumludur; olaydaki gizli tünel çökmesi bir 'beklenmeyen hal' niteliğindedir ve kusursuz sorumlulukta beklenmeyen haller tazminat yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
İdarenin yürüttüğü metro kazı faaliyeti yüksek risk taşıyan bir etkinliktir ve 'tehlike ilkesi' gereği idare bu faaliyetten doğan zararlardan kusuru olmasa dahi sorumludur. Olaydaki bilinmeyen tünel çökmesi, hizmetin bünyesinden kaynaklanan ancak öngörülemeyen bir durum olduğu için 'beklenmeyen hal' sayılır. İdare hukukunda beklenmeyen haller hizmet kusuru sorumluluğunu kaldırabilirken, kusursuz sorumluluk (tehlike ilkesi) durumlarında illiyet bağını kesmez ve idarenin tazminat yükümlülüğü devam eder.

Step-by-Step Solution

1
İdari faaliyetin niteliğini belirle.
Metro inşaatı, yapısı gereği yüksek risk içeren 'tehlikeli' bir faaliyettir.
Tehlike ilkesinin (Risk sorumluluğu) uygulanıp uygulanmayacağını anlamak için gereklidir.
2
Zarara neden olan olayın hukuki türünü analiz et.
Haritalarda olmayan yeraltı tüneli, hizmetin yürütüldüğü alanın içinde kaldığı için 'beklenmeyen hal' (casus fortuit) kapsamındadır.
Mücbir sebep ile beklenmeyen hal arasındaki farkı ayırt etmek için gereklidir.
3
İlliyet bağının kesilip kesilmediğini kontrol et.
Kusursuz sorumlulukta beklenmeyen haller illiyet bağını kesmez.
İdarenin tazminat ödeyip ödemeyeceğini belirleyen temel kural budur.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu ve İlliyet Bağını Kesen Haller

Practice More

İlliyet bağını kesen haller (Mücbir Sebep, Mağdur Kusuru, Üçüncü Kişi Kusuru) ile 'Beklenmeyen Hal' arasındaki farkı tablo üzerinden çalışmanız konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:3m 0s
Question 4Question →

Bir belediye otobüsünün, şoförün tüm trafik kurallarına uyduğu ve aracın teknik bir arızasının bulunmadığı bir esnada, yaya geçidi olmayan bir yerden aniden yola fırlayan bir vatandaşın yaralanmasına sebebiyet verdiği bir olayda; kazanın meydana gelmesinde vatandaşın 'ağır kusurlu' olduğu tespit edilmiştir.

İdare hukuku ilkeleri çerçevesinde, bu olayda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İdarenin sorumluluğu, zarar görenin kusuru oranında azalır veya tamamen ortadan kalkar.

Answer

İdarenin mali sorumluluğu, zarar gören kişinin (mağdurun) kendi kusuru oranında azalır veya illiyet bağının tamamen kopması durumunda ortadan kalkar.
İdare hukukunda idarenin sorumluluğunu kaldıran veya azaltan hallerden biri 'zarar görenin kusuru'dur. Eğer bir zararın meydana gelmesinde idarenin bir kusuru yoksa ve olay tamamen zarar gören kişinin kendi ağır kusurundan (örneğin dikkatsizce yola fırlaması) kaynaklanıyorsa, idare ile zarar arasındaki illiyet bağı kesilir. Bu durumda idarenin tazminat yükümlülüğü ya tamamen ortadan kalkar ya da kusur oranında önemli ölçüde azalır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki illiyet bağını analiz etme
Zararın oluşmasında idarenin (şoförün) bir kusuru olmadığı, aksine yayanın ağır kusurlu olduğu belirlenmiştir.
İdarenin sorumlu tutulabilmesi için idari eylem ile zarar arasında bir illiyet bağı bulunmalıdır.
2
Sorumluluğu etkileyen dışsal nedenleri değerlendirme
Zarar görenin kendi kusuru, illiyet bağını kesen faktörlerden biri olarak kabul edilir.
Zarar görenin kusuru, idarenin sorumluluğunu azaltan veya kaldıran hukuki bir nedendir.

Key Concept

İlliyet Bağının Kesilmesi (Zarar Görenin Kusuru)

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran diğer haller olan 'Mücbir Sebep' ve 'Üçüncü Kişinin Kusuru' kavramlarını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 5Question →

Bir kamu kurumu tarafından yürütülen ve hukuka tamamen uygun olan bir bayındırlık faaliyeti neticesinde; idarenin herhangi bir ihmali, gecikmesi veya teknik hatası (kusuru) bulunmamasına rağmen, bu faaliyetten dolayı bir vatandaşın mülkiyet hakkının kullanımının orantısız şekilde kısıtlanması ve genel kamuya oranla özel, ağır bir zarara uğraması durumunda idarenin bu zararı tazmin etmesi gerekir.

Bu hukuki durum, idarenin kusursuz sorumluluk hallerinden hangisi ile ifade edilmektedir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi

Answer

Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakârlığın Denkleştirilmesi) ilkesi
İdarenin kusursuz sorumluluğunun bir türevi olan Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik ilkesi, idarenin tamamen hukuka uygun bir faaliyetinden (örneğin yol yapımı veya baraj inşası) dolayı bir kişinin mülkiyet veya kazanç kaybına uğraması durumunda, bu 'özel' zararın toplumun tamamı tarafından (idare aracılığıyla) karşılanması gerektiğini savunur.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin niteliğini analiz etme
İşlemin 'hukuka uygun' olduğu ve herhangi bir 'hizmet kusuru' bulunmadığı tespit edilir.
Sorumluluk türünü (kusurlu veya kusursuz) belirlemek için temel ayrım noktasıdır.
2
Zararın niteliğini değerlendirme
Zararın genel toplumu değil, 'belirli bir kişi veya grubu' etkileyen 'özel ve ağır' bir zarar olduğu görülür.
Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesinin uygulanabilmesi için zararın anonim değil, spesifik olması gerekir.
3
Kusursuz sorumluluk türlerini karşılaştırma
Hukuka uygun faaliyetten doğan özel zararların tazmini, toplumun tümünün yararlandığı bir hizmetin külfetine tek bir kişinin katlanmaması gerektiği ilkesine (Fedakârlığın Denkleştirilmesi) dayanır.
Diğer kusursuz sorumluluk ilkeleri (Risk ve Sosyal Risk) farklı olay örgülerine (tehlike veya terör) odaklanır.

Key Concept

Fedakârlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)

Hints

1
İdari işlem hukuka tamamen uygunsa, burada 'kusura' dayalı bir sorumluluktan söz edilemez.
2
Zarar gören kişinin, toplumun genelinin yararlandığı bir hizmet yüzünden 'özel olarak' mağdur edilmesi durumuna odaklanın.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran mücbir sebep ve beklenmedik olay (casus) farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question →

İdarenin sorumluluğu kapsamında, terör olayları veya toplumsal kargaşalar sonucunda ortaya çıkan zararların tazmininde; idarenin eylemi ile meydana gelen zarar arasında doğrudan bir illiyet bağının bulunmadığı kabul edilmektedir. Buna rağmen, devletin bu tür zararları 'kusursuz sorumluluk' esaslarına göre tazmin etmesi, toplumun tüm bireylerinin bu riski paylaşması gerektiği şeklindeki kolektif sorumluluk anlayışına dayanmaktadır. Bu hukuki duruma ve Danıştay içtihatlarıyla kabul edilen sorumluluk türüne verilen ad aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal Risk İlkesi

Answer

İdarenin eylemi ile zarar arasında illiyet bağı aranmaksızın toplumsal olaylardan doğan zararları tazmin ettiği ilke Sosyal Risk İlkesi'dir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusuru olmasa dahi, toplumsal olaylar ve terör faaliyetleri gibi durumlarda devletin 'illiyet bağı' şartını aramaksızın zararı tazmin etmesini öngören istisnai bir kusursuz sorumluluk halidir.

Step-by-Step Solution

1
Zararın niteliğini analiz et
Zararın terör veya toplumsal olaylar gibi kamu düzenini bozan genel olaylardan kaynaklandığı tespit edilir.
Sorumluluğun türünü belirlemek için zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
İlliyet bağı ve kusur durumunu değerlendir
Soruda idarenin kusuru olmadığı ve illiyet bağının (nedensellik ilişkisinin) bulunmadığı belirtilmiştir.
Bu durum bizi doğrudan 'Kusursuz Sorumluluk' hallerine yönlendirir.
3
Kolektif sorumluluk ve sosyal risk kavramlarını eşleştir
Zararın bireysel bir fedakarlıktan değil, toplumsal bir riskin gerçekleşmesinden kaynaklandığı sonucuna varılır.
Toplumsal barışı hedef alan eylemlerden doğan zararların tüm toplumca karşılanması 'Sosyal Risk İlkesi'nin tanımıdır.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu: Sosyal Risk İlkesi

Hints

1
İdarenin kusuru olmasa dahi 'kolektif sorumluluk' gereği tazminat ödediği özel durumları düşünün.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran mücbir sebep, beklenmeyen durum ve zarar görenin kusuru gibi halleri inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question →

İdare hukukunda, idarenin yürüttüğü bir kamu hizmeti sırasında meydana gelen zararın 'mücbir sebep' (force majeure) olarak nitelendirilmesi ve bu yolla idarenin tazminat sorumluluğundan tamamen kurtulabilmesi için, söz konusu olayın taşıması gereken temel özelliklerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Olayın idarenin faaliyet alanı dışında (dışsallık) gerçekleşmesi, önceden bilinmesinin imkânsız olması (öngörülemezlik) ve karşı konulamaz (zorlayıcılık) nitelikte olması gerekir.

Answer

Mücbir sebebin idarenin dışından kaynaklanması (dışsallık), önceden kestirilememesi (öngörülemezlik) ve engellenememesi (zorlayıcılık) şartıyla idarenin tazminat sorumluluğunun tamamen kalktığını belirten ifade doğrudur.
Doğru seçenek, mücbir sebebin kümülatif üç şartını (dışsallık, öngörülemezlik, önlenemezlik) doğru bir şekilde bir araya getirmektedir. Bu şartlar gerçekleştiğinde idare ile zarar arasındaki bağ koptuğu için idarenin mali sorumluluğu ortadan kalkar.

Step-by-Step Solution

1
Mücbir sebep kavramının hukuki unsurlarını tanımlayın.
Mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik unsurlarından oluşur.
İdarenin sorumluluğunu kaldıran hallerin başında gelen bu kavramın sınırlarını çizmek gerekir.
2
Olayın idare ile olan bağını (illiyet bağı) analiz edin.
Mücbir sebep, zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağını tamamen keser.
Sorumluluğun doğması için gereken nedensellik bağı koptuğunda idareye kusur veya sorumluluk yüklenemez.
3
Mücbir sebep ile beklenmeyen hal (kaza) arasındaki farkı ayırt edin.
Mücbir sebep dışsalken, beklenmeyen hal idarenin içindedir ve sorumluluğu tamamen kaldırmaz.
Özellikle 'dışsallık' kriteri KPSS'de sıklıkla test edilen ayırt edici bir noktadır.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunu Kaldıran Haller: Mücbir Sebep

Hints

1
İdarenin sorumluluğunu tamamen kaldıran durumları hatırlayın.
2
Mücbir sebep ile 'beklenmeyen hal' arasındaki en önemli fark olan 'dışsallık' kriterine odaklanın.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran diğer haller olan 'zarar görenin kusuru' ve 'üçüncü kişinin kusuru' konularını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question →

İdare tarafından inşa edilen bir baraj, bölgede meydana gelen, öngörülebilirlik ve önlenebilirlik sınırlarını aşan çok şiddetli bir deprem neticesinde yıkılarak çevredeki tarım arazilerine ağır maddi zarar vermiştir. Olay sonrası hazırlanan bilirkişi raporunda, depremin yıkıcı etkisinin çok yüksek olduğu belirtilmekle birlikte, barajın gövde dolgusunda kullanılan malzemenin teknik şartnamede belirtilen standartların altında olduğu ve bu durumun barajın mukavemetini zayıflattığı tespit edilmiştir.

Bu olayda idarenin mali sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Mücbir sebep ve hizmet kusurunun birlikte gerçekleştiği bu durumda, mücbir sebep idarenin sorumluluğunu tamamen kaldırmaz; idare, hizmet kusurunun zararın oluşumundaki etkisi oranında tazminat öder.

Answer

Mücbir sebep ve hizmet kusurunun birlikte gerçekleştiği durumlarda, idare hizmet kusuru oranında zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Doğru seçenek, idarenin hizmet kusuru ile mücbir sebebin birlikte zarara yol açması durumunda sorumluluğun paylaştırılacağını belirtmektedir. İdare hukukunda mücbir sebep (deprem) kural olarak illiyet bağını keser, ancak idarenin barajı standartlara uygun yapmaması bir 'hizmet kusuru'dur. Bu iki durumun birleşmesi halinde idare, mücbir sebebe dayanarak sorumluluktan tamamen kurtulamaz; sadece mücbir sebebin zarardaki etkisi oranında indirim yapılır ve geri kalan kısım (hizmet kusuruna düşen pay) tazmin edilir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki zarar verici unsurları analiz etme
Zarar hem dışsal bir olay olan deprem (mücbir sebep) hem de idarenin teknik hatası (hizmet kusuru) sonucunda oluşmuştur.
Sorumluluğun türünü ve kapsamını belirlemek için illiyet bağını etkileyen unsurlar tespit edilmelidir.
2
Mücbir sebebin ve hizmet kusurunun hukuki etkisini değerlendirme
Mücbir sebep illiyet bağını keserken, hizmet kusuru idareyi sorumlu kılar.
İdare hukukunda bu iki durum birleştiğinde sorumluluğun paylaşılması ilkesi uygulanır.
3
Tazminat sorumluluğunu belirleme
İdare, depremin şiddeti dışında kalan ve kendi ihmali (eksik malzeme) nedeniyle meydana gelen artış miktarından sorumlu tutulur.
İdare, mücbir sebebe dayanarak sorumluluktan tamamen kurtulamaz çünkü hizmetin yürütülmesinde kusur mevcuttur.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunu Azaltan Haller: Mücbir Sebep ve Hizmet Kusuru Birleşmesi

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran diğer haller olan 'zarar görenin kusuru' ve 'üçüncü kişinin kusuru' durumlarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 9Question →

Terör eylemleri ve toplumsal olaylar sonucunda meydana gelen, idarenin belirli bir eylemi veya hizmet kusuru ile doğrudan illiyet bağı (nedensellik bağı) kurulması mümkün olmayan ancak kamu düzeninin bozulmuş olmasından kaynaklanan zararların tazmin edilmesiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal dayanışma esasına dayalı olarak, idari faaliyet ile zarar arasında doğrudan illiyet bağı aranmaksızın 'sosyal risk ilkesi' gereği kusursuz sorumluluk esaslarına göre tazmin edilir.

Answer

Toplumsal dayanışma esasına dayalı olarak, idari faaliyet ile zarar arasında doğrudan illiyet bağı aranmaksızın 'sosyal risk ilkesi' gereği kusursuz sorumluluk esaslarına göre tazmin edilir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusuru olmasa dahi, toplumun tamamına yönelik terör veya genel toplumsal olaylar neticesinde oluşan zararları kolektif bir sorumluluk anlayışıyla tazmin etmesini ifade eder. Bu ilkenin en belirgin özelliği, idari bir eylem ile ortaya çıkan zarar arasında doğrudan bir nedensellik (illiyet) bağı kurulması şartının aranmamasıdır. Devlet, kamu düzenini sağlama yükümlülüğü gereği bu zararları 'toplumsal dayanışma' ilkesi çerçevesinde karşılar.

Step-by-Step Solution

1
Zararın kaynağını ve niteliğini tespit etmek.
Zararın terör eylemleri veya toplumsal olaylar sonucunda, yani genel bir kamu düzeni bozulması durumunda ortaya çıktığı görülür.
Zararın hangi hukuksal kategoriye (hizmet kusuru, risk ilkesi, sosyal risk vb.) girdiğini belirlemek için ilk adımdır.
2
İdarenin kusuru ve nedensellik bağı şartlarını değerlendirmek.
İdarenin somut bir kusuru bulunmasa dahi ve idari faaliyetle doğrudan bir bağlantı (illiyet bağı) kurulamasa dahi sorumluluğun devam ettiği saptanır.
Sosyal risk ilkesini diğer sorumluluk hallerinden ayıran en temel özellik, klasik illiyet bağının aranmamasıdır.
3
Kusursuz sorumluluk ilkeleri arasından uygun olanı seçmek.
Toplumsal risklerin kolektif olarak paylaşılması esasına dayanan 'Sosyal Risk' ilkesinin uygulandığı sonucuna varılır.
Terör ve toplumsal olaylardan doğan zararların tazmini hukukumuzda bu ilke ile güvence altına alınmıştır.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının Gevşetilmesi
Estimated Time:2m 0s
Question 10Question →

Anayasa'nın 125. maddesinde ifadesini bulan idarenin mali sorumluluğu ilkesi gereği; idare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları tazmin etmekle yükümlüdür. Ancak bazı istisnai durumlarda idare, herhangi bir hizmet kusuru bulunmasa dahi, toplumsal barışın korunması ve kolektif sorumluluk anlayışı çerçevesinde ortaya çıkan zararları karşılamak durumundadır. Bu bağlamda; terör eylemleri, toplumsal kargaşa veya yaygın şiddet olayları neticesinde zarar gören kişilerin bu zararlarının, idarenin doğrudan bir kusurlu eylemi saptanmaksızın karşılanması, aşağıdaki ilkelerden hangisi ve bu ilkeye özgü hangi hukuki nitelik ile açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal risk ilkesi - Zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağının gevşemiş kabul edilmesi

Answer

Sosyal risk ilkesi uyarınca, toplumsal olaylar sonucu oluşan zararlarda idare, klasik illiyet bağının gevşetilmesi yoluyla kusuru olmasa dahi sorumlu tutulur.
Sosyal risk ilkesi, Danıştay içtihatları ile gelişmiş bir kusursuz sorumluluk halidir. Bu ilkeye göre, devletin anayasal düzenini hedef alan veya toplumsal kargaşa sonucu oluşan zararlarda, idarenin o olayla doğrudan bir eylem/işlem bağı (klasik illiyet bağı) kurulamasa dahi, 'toplumsal dayanışma' ve 'kolektif sorumluluk' gereği zararın tüm topluma (idare aracılığıyla) paylaştırılması hedeflenir. Bu durumda illiyet bağının varlığı gevşetilmiş kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Zararın kaynağını analiz etme
Zarar; terör veya yaygın şiddet olayları gibi toplumsal kargaşadan kaynaklanmaktadır.
Sorumluluk türünün belirlenmesi için zararın idari işlemden mi yoksa toplumsal olaydan mı kaynaklandığı bilinmelidir.
2
İdarenin kusur durumunu değerlendirme
İdarenin herhangi bir hizmet kusuru (geç işleme, kötü işleme vb.) bulunmamaktadır.
Kusur yoksa sorumluluk ancak 'Kusursuz Sorumluluk' esaslarına dayandırılabilir.
3
Kusursuz sorumluluk ilkelerini ayrıştırma
Olayın 'Tehlike' veya 'Kamu Külfetleri' ilkelerine uymadığı, doğrudan 'Sosyal Risk' kapsamına girdiği saptanmıştır.
Sosyal risk, idarenin doğrudan bir eylemi olmasa da genel asayişi sağlama yükümlülüğü ve kolektif sorumluluk gereği uygulanır.
4
İlliyet bağı analizini yapma
Klasik sorumluluk hukukundaki 'doğrudan illiyet bağı' şartının bu ilke için gevşetildiği sonucuna varılır.
Sosyal risk ilkesinin en tipik doktriner özelliği, idari faaliyet ile zarar arasındaki bağın zayıf/soyut olmasına rağmen tazminatın kabul edilmesidir.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının Gevşemesi
Question 11Question →

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu tayin ederken, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasındaki neden-sonuç ilişkisini ifade eden 'illiyet bağı' kurucu bir unsurdur. Bazı dışsal ve olağanüstü faktörler bu bağı kopararak idarenin tazminat yükümlülüğünü tamamen ortadan kaldırırken; bazı durumlar ise idarenin herhangi bir kusuru olmasa dahi 'kusursuz sorumluluk' esasınca tazminat ödeme yükümlülüğünü devam ettirir.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi idarenin faaliyetleri dışında gerçekleşen, öngörülemez ve karşı konulamaz niteliğiyle illiyet bağını keserek idarenin mali sorumluluğunu tamamen ortadan kaldıran bir durumdur?

Show answer & explanation

Answer: Bölgenin bilinen iklim koşulları ve tarihi kayıtlarıyla kıyaslanamayacak ölçüde, 'bin yılda bir görülebilecek' şiddetteki bir doğal afetin baraj yapılarını yıkarak yerleşim yerlerine zarar vermesi

Answer

Bölgenin tarihi kayıtlarında görülmemiş şiddetteki bir doğal afetin (mücbir sebep) yol açtığı zarar durumunda illiyet bağı kesilir.
İdarenin mali sorumluluğunun ortadan kalkması için ortaya çıkan zararın idarenin faaliyet alanı dışından gelen (dışsallık), önceden kestirilemeyen (öngörülemezlik) ve tüm önlemlere rağmen engellenemeyen (karşı konulamazlık) bir nedenden kaynaklanması gerekir. Bu şartları taşıyan durumlara 'mücbir sebep' denir. Olağanüstü şiddetteki bir doğal afet, illiyet bağını kestiği için idare tazminat ödemekle yükümlü tutulamaz.

Step-by-Step Solution

1
İlliyet bağını kesen nedenlerin özelliklerini hatırla
Mücbir sebep, zarar görenin kusuru ve üçüncü kişinin kusuru illiyet bağını kesen dışsal nedenlerdir.
İdarenin sorumlu tutulabilmesi için zararın idari bir faaliyetten kaynaklanması gerekir; bağ koparsa sorumluluk biter.
2
Mücbir sebep ile beklenmeyen hal (kaza) arasındaki farkı analiz et
Mücbir sebep dışsaldır (deprem, sel); beklenmeyen hal içseldir (lastik patlaması, makine arızası).
Kusursuz sorumlulukta içsel nedenler (beklenmeyen haller) sorumluluğu kaldırmazken, dışsal nedenler (mücbir sebep) kaldırır.
3
Seçeneklerdeki olayların hukuki niteliğini belirle
Doğal afetin 'bin yılda bir görülecek' şiddette olması onun mücbir sebep olduğunu kanıtlar.
Mücbir sebep için olayın mutlak surette öngörülemez ve karşı konulamaz olması şarttır.
4
Diğer kusursuz sorumluluk ilkelerini ele
Sosyal risk, tehlike ilkesi ve fedakarlığın denkleştirilmesi durumlarında idare kusursuz olsa da sorumludur.
Bu ilkeler, adaleti sağlamak adına illiyet bağının esnetildiği veya farklı temellere oturtulduğu özel durumlardır.

Key Concept

Mücbir Sebep ve İlliyet Bağının Kesilmesi

Practice More

İdarenin sorumluluğunu azaltan veya kaldıran diğer iki neden olan 'zarar görenin kusuru' ve 'üçüncü kişinin kusuru' durumlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 12Question →

İdarenin hukuki sorumluluğu ve bu sorumluluk çerçevesinde açılan tam yargı davaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuk kuralları çerçevesinde kesin olarak doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kusursuz sorumluluk hallerinden biri olan 'sosyal risk' ilkesine dayanan tazminat sorumluluğunda, idarenin faaliyeti ile meydana gelen zarar arasında klasik anlamda bir illiyet bağı aranmaz.

Answer

Sosyal risk ilkesinde idarenin eylemi ile zarar arasında klasik bir illiyet bağı kurulması şart değildir.
Sosyal risk ilkesi, idarenin kusurlu olmadığı ve zarar ile idari faaliyet arasında doğrudan bir nedensellik (illiyet) bağının kurulamadığı durumlarda dahi, sosyal devlet ve sosyal dayanışma ilkeleri gereği bireylerin uğradığı zararın toplumun tamamına paylaştırılmasını sağlar. Bu nedenle klasik illiyet bağı şartı aranmaz.

Step-by-Step Solution

1
Kusursuz sorumluluk türlerini analiz etme
İdarenin kusursuz sorumluluğu; risk ilkesi ve fedakarlığın denkleştirilmesi (kamu külfetleri karşısında eşitlik) olmak üzere iki ana dala ayrılır.
Sorumluluğun kaynağını belirlemek için doktrindeki ayrımı bilmek gerekir.
2
Sosyal risk ilkesinin niteliğini inceleme
Sosyal risk, terör veya toplumsal olaylar sonucu devletin hakimiyet alanındaki zararları tazmin etmesidir.
Bu ilke, idarenin doğrudan sebep olmadığı zararları sosyal dayanışma gereği üstlenmesidir.
3
İlliyet bağı kavramını uygulama
Normalde zarar ile idari eylem arasında bir neden-sonuç bağı aranırken, sosyal riskte bu bağ (illiyet bağı) aranmaz.
Zarar üçüncü kişilerin (teröristlerin vb.) eylemlerinden doğmuştur, ancak idare 'sorumluluk' üstlenir.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi ve İlliyet Bağının İstisnası

Hints

1
İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan sosyal risk ilkesinin diğer tazminat türlerinden temel farkını düşünün.
2
Normalde bir tazminat davasında 'bu zararı sen yaptın' demek için illiyet bağı gerekir, ancak terör olaylarında devletin doğrudan eylemi yoktur.

Practice More

İYUK 11. ve 13. maddeler arasındaki farkı (işlem vs eylem başvurusu) tekrar gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 13Question →

Bir devlet hastanesinin tıbbi atıklarının imha sürecinde, görevli personelin dikkatsizliği sonucu bazı atıkların hastane bahçesinin kamuya açık alanına bırakıldığı tespit edilmiştir. Bu alanda oyun oynayan bir çocuğun söz konusu atıklarla teması sonucu enfeksiyon kaptığı ve uzun süreli bir tedavi sürecine girdiği anlaşılmıştır. İdare hukuku ilkeleri uyarınca, meydana gelen bu zararın tazmini amacıyla açılacak tam yargı davasında idarenin sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine dayandırılmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Hizmet kusuru

Answer

İdarenin sorumluluğu 'Hizmet Kusuru' ilkesine dayandırılmalıdır.
İdarenin yürüttüğü bir kamu hizmetinin sunumu sırasında personelin dikkatsizliği, tedbirsizliği veya hizmetin gereği gibi yürütülmemesi 'hizmetin kötü işlemesi' kapsamında değerlendirilir. Bu durum idare hukukunda 'hizmet kusuru' olarak adlandırılır ve idarenin mali sorumluluğunun asli sebebidir. Senaryoda personelin tıbbi atıkları uygunsuz alana bırakması açık bir ihmal ve hizmet kusurudur.

Step-by-Step Solution

1
Olayın mahiyetini analiz etme
Zarar, idarenin (devlet hastanesi) bir kamu hizmetini (sağlık/atık yönetimi) yürütürken personelinin dikkatsizliği sonucu meydana gelmiştir.
Sorumluluğun kaynağını belirlemek için eylemin idari nitelikte olup olmadığı ve kusur unsuru incelenmelidir.
2
Kusur ve illiyet bağını değerlendirme
Personelin ihmali (atıkların uygunsuz bırakılması) ile çocuğun enfeksiyon kapması arasında doğrudan bir neden-sonuç ilişkisi bulunmaktadır.
Hizmetin kötü işlemesi veya personelin hatası idare hukukunda doğrudan hizmet kusurunu oluşturur.
3
Uygun hukuk ilkesini eşleştirme
Kusurlu davranışa dayalı mali sorumluluk türü olan hizmet kusuru tespit edilmiştir.
İdare, personelin hizmet içindeki kusurlarından dolayı hizmet kusuru ilkesi gereği sorumludur.

Key Concept

Hizmet Kusuru (Hizmetin Kötü İşlemesi)
Question 14Question →

İdare hukukunda genel kural, idarenin bir zarardan sorumlu tutulabilmesi için idari işlem veya eylem ile meydana gelen zarar arasında bir 'nedensellik (illiyet) bağı' bulunmasıdır. Ancak terör olayları, toplumsal ayaklanmalar veya genel grev gibi olaylarda, idarenin doğrudan bir faaliyeti olmamasına rağmen, devletin önlemekle yükümlü olduğu bu olayların yarattığı zararları 'nedensellik bağı' aramaksızın, toplumsal dayanışma esasına göre tazmin etmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Sosyal Risk İlkesi

Answer

Sosyal Risk İlkesi, idarenin kusuru olmasa dahi toplumsal olaylar sonucu oluşan zararları tazmin etmesini öngörür.
Sosyal risk ilkesi, idare hukukunda kusursuz sorumluluğun en özgün halidir. Bu ilkede idarenin herhangi bir hizmet kusuru veya doğrudan bir faaliyeti yoktur; ancak devlet, önlemekle yükümlü olduğu toplumsal kaynaklı zararları kolektif sorumluluk anlayışı gereği tazmin eder. En kritik ayırt edici özelliği, idari eylem ile zarar arasında 'nedensellik bağı' aranmamasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Olayın niteliğini analiz etme
Zararın terör veya toplumsal olaylar gibi idarenin doğrudan faaliyeti dışındaki unsurlardan kaynaklandığı tespit edilir.
Sorumluluğun türünü belirlemek için zararın kaynağına bakılmalıdır.
2
Nedensellik bağı kontrolü yapma
İdari faaliyet ile zarar arasında doğrudan bir bağ (illiyet bağı) bulunmadığı görülür.
Genel sorumluluk ilkelerinden sapan istisnai durumu saptamak gerekir.
3
Hukuki dayanığı belirleme
Zararın 'toplumsal dayanışma' ve 'kolektif sorumluluk' gereği devletçe üstlenilmesi gerektiği sonucuna varılır.
Sosyal risk ilkesi, nedensellik bağının aranmadığı tek kusursuz sorumluluk halidir.

Key Concept

Sosyal Risk İlkesi (Kusursuz Sorumluluk)

Hints

1
İdarenin bir hatası (kusuru) olup olmadığına bakın.
2
Zarar ile idari eylem arasında bir nedensellik bağı kurulabiliyor mu, sorudaki 'nedensellik bağı aranmaksızın' ifadesine odaklanın.
3
Terör olayları gibi idarenin doğrudan yapmadığı ama önleyemediği zararlar hangi 'sosyal' kavramla açıklanır?

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran veya azaltan durumları (Mücbir sebep, beklenmedik olay, mağdurun kusuru) inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 15Question →

Bir büyükşehir belediyesi, kent merkezindeki hava kalitesini artırmak ve yaya güvenliğini sağlamak amacıyla, daha önce araç trafiğine açık olan geniş bir caddeyi meclis kararıyla süresiz olarak yaya yoluna dönüştürmüştür. Bu uygulama sonucunda caddenin genel çehresi güzelleşmiş ve bölge halkı için olumlu sonuçlar doğmuştur. Ancak, söz konusu cadde üzerinde bulunan ve ağır ticari araçlarla mal girişi yapmak zorunda olan bir süpermarketler zincirinin ana deposu, alternatif bir giriş imkanı bulunmaması nedeniyle işlevsiz kalmış ve firma büyük bir ticari kayba uğramıştır. Yapılan incelemede idarenin tüm işlemleri hukuka uygun yürüttüğü ve hizmetin işleyişinde herhangi bir aksaklık olmadığı anlaşılmıştır.

Bu durumda, idarenin süpermarketler zincirinin uğradığı zararı tazmin etmekle yükümlü olmasının temel dayanağı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi (Fedakarlığın denkleştirilmesi)

Answer

Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi (Fedakarlığın denkleştirilmesi)
İdarenin hukuka uygun bir faaliyeti sonucunda, toplumun geneli bu faaliyetten fayda sağlarken (yayalaştırma, park yapımı vb.), belirli bir kişi veya grubun diğerlerine oranla olağan dışı, özel ve ağır bir zarara uğraması durumunda idare kusuru olmasa dahi bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bu durum 'Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik' (Fedakarlığın Denkleştirilmesi) ilkesiyle açıklanır.

Step-by-Step Solution

1
İdari işlemin niteliğini analiz etme
Belediyenin yayalaştırma işlemi hukuka, mevzuata ve kamu yararına tamamen uygundur; idarenin hiçbir kusuru yoktur.
Sorumluluk türünü belirlemek için işlemin hukuka uygunluğu ilk incelenmesi gereken unsurdur.
2
Zararın niteliğini ve dağılımını değerlendirme
Tüm toplum bu işlemden fayda sağlarken (hava kalitesi, güvenlik), sadece süpermarket zinciri ağır ve özel bir ticari kayba uğramıştır.
Zararın genele değil, belirli bir kişiye özgü olması kusursuz sorumluluğu tetikler.
3
Kusursuz sorumluluk türleri arasında eşleştirme yapma
Hukuka uygun işlemden doğan bu dengesizliğin giderilmesi 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi' ilkesi kapsamına girer.
İdare, haklı bir sebeple birini 'fedakarlık' yapmaya zorladığında, bu yükün bedelini topluma (idareye) paylaştırmak zorundadır.

Key Concept

Fedakarlığın Denkleştirilmesi (Kamu Külfetleri Karşısında Eşitlik)
Question 16Question →

Bir belediyenin, trafiği düzenlemek amacıyla usulüne uygun olarak gerçekleştirdiği bir köprülü kavşak inşaatı sırasında; herhangi bir idari hata, ihmal veya gecikme olmamasına rağmen, inşaat alanı önünde bulunan bir işletmenin aylarca müşterisiz kalması nedeniyle uğradığı özel ve ağır zararın tazmin edilmesi gerekmiştir. İdarenin bu olayda herhangi bir kusuru olmamasına rağmen zararı tazmin etmesi, aşağıdaki sorumluluk ilkelerinden hangisinin bir sonucudur?

Show answer & explanation

Answer: Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi

Answer

İdarenin hukuka uygun bir faaliyetinden dolayı oluşan özel zararın tazmini 'Kamu külfetleri karşısında eşitlik (Fedakarlığın denkleştirilmesi) ilkesi' uyarınca yapılır.
Kamu külfetleri karşısında eşitlik ilkesi, idarenin yürüttüğü kamu hizmetinin külfetlerinin (zararlarının) toplumun tüm fertleri tarafından eşit olarak paylaşılmasını öngörür. Eğer bir kişi bu hizmet nedeniyle diğerlerinden daha fazla zarara uğramışsa (örneğin dükkanının önü kapandığı için ticari kayıp yaşamışsa), idare kusursuz olsa dahi bu 'özel' zararı gidermekle yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari eylemin niteliğini analiz etmek
İşlem hukuka uygundur ve idarenin herhangi bir kusuru (hata, ihmal, gecikme) yoktur.
Sorumluluğun türünü (kusurlu veya kusursuz) belirlemek için idarenin davranışının hukuki durumuna bakılır.
2
Zararın niteliğini değerlendirmek
Zarar, toplumun geneline yayılmayan, sadece o dükkan sahibini etkileyen 'özel ve ağır' bir zarardır.
Kusursuz sorumluluk için zararın normal bir fedakarlık sınırını aşmış olması gerekir.
3
Uygun hukuk ilkesini eşleştirmek
Hukuka uygun eylemden doğan kusursuz sorumluluk hali olan 'Fedakarlığın Denkleştirilmesi' ilkesi uygulanır.
Genel kamu yararı için yapılan bir işin külfetinin tek bir kişiye yüklenmesi hakkaniyete aykırıdır.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu: Fedakarlığın Denkleştirilmesi

Hints

1
İdarenin eyleminde bir hata veya eksiklik olup olmadığına dikkat edin.
2
Kusursuz sorumluluk hallerinden birini düşünün; sosyal risk mi yoksa kamu külfetlerinin paylaşımı mı?
3
Hukuka uygun bir faaliyetten dolayı bir kişinin dükkanının müşterisiz kalması, o kişinin kamu yararı için 'fedakarlık' yaptığını gösterir.

Practice More

İdarenin 'Sosyal Risk' ilkesine göre sorumlu olduğu durumlar ile bu sorudaki ilke arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question →

İdarenin, kamu yararını gerçekleştirmek amacıyla usulüne uygun ve hukuka uygun olarak yürüttüğü bir faaliyet sonucunda (örneğin bir yol yapımı), bazı kişilerin mal varlığında veya haklarında diğer vatandaşlara oranla "özel ve ağır" bir zararın meydana gelmesi durumunda; idarenin bir kusuru olmasa dahi bu zararı "kamu külfetleri karşısında eşitlik" düşüncesiyle karşılaması gerekmektedir. Bu durum, idare hukukunda aşağıdaki kusursuz sorumluluk ilkelerinden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi

Answer

Fedakarlığın Denkleştirilmesi İlkesi
Doğru yanıt olan ilke, idarenin kamu yararı amacıyla hukuka uygun olarak gerçekleştirdiği faaliyetlerin sonucunda, bazı vatandaşların diğerlerine göre daha ağır bir külfete katlanmak zorunda kalması (örneğin yolun taşınmazın değerini düşürmesi) durumunda ortaya çıkar. Bu durumda idare kusurlu değildir ancak adaleti sağlamak adına zararı tazmin eder.

Step-by-Step Solution

1
Olayın hukuki niteliğini saptamak
İdarenin faaliyeti hukuka uygundur ve herhangi bir kusur (hizmet kusuru) bulunmamaktadır.
Sorumluluk türünün kusurlu mu yoksa kusursuz mu olduğunu belirlemek için gereklidir.
2
Zararın niteliğini ve dayanağını belirlemek
Zarar, kamu yararı için yapılan bir işten dolayı belirli bir kişiye yüklenen "özel ve ağır" bir külfettir.
Kusursuz sorumluluk halleri arasından ayrım yapmak için zararın kaynağına bakılır.
3
Kavramsal eşleştirme yapmak
Kamu yararı uğruna bir kişinin katlandığı fedakarlığın, "kamu külfetleri karşısında eşitlik" ilkesi gereği tazmin edilmesi Fedakarlığın Denkleştirilmesi ilkesidir.
Hukuka uygun bir işlemin sonuçlarının adil paylaşımını sağlayan temel ilkedir.

Key Concept

İdarenin Kusursuz Sorumluluğu ve Fedakarlığın Denkleştirilmesi

Practice More

İdarenin kusursuz sorumluluk hallerinden olan Sosyal Risk ilkesinin terör eylemleriyle ilişkisini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:50s
Question 18Question →

Bir yerleşim yerinde çıkan yangına müdahale etmek üzere sevk edilen itfaiye ekiplerinin, itfaiye araçlarının periyodik teknik bakımlarının idare tarafından ihmal edilmesi sonucu araçların yolda arızalanması ve bu gecikme nedeniyle yangının bitişikteki binalara da sıçrayarak ağır maddi hasara yol açması durumunda; idarenin mali sorumluluğu aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Hizmet Kusuru

Answer

İdarenin teknik bakımları ihmal etmesi nedeniyle meydana gelen zarar, hizmetin kötü veya geç işlemesi niteliğinde olduğundan 'Hizmet Kusuru' ilkesine dayanır.
İdarenin yürütmekle yükümlü olduğu kamu hizmetinin (itfaiye hizmeti) gereği gibi yerine getirilmemesi, araçların bakımsız bırakılması gibi bir ihmalden kaynaklanıyorsa bu durum hizmetin kötü işlemesi niteliğindedir ve klasik anlamda hizmet kusurunu oluşturur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki zararın kaynağını belirleyin.
Zarar, itfaiye aracının yolda arızalanması sonucu yangına zamanında müdahale edilememesinden kaynaklanmıştır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için zarara yol açan fiilin niteliği incelenmelidir.
2
İdarenin bu süreçteki davranışını analiz edin.
İdare, araçların periyodik teknik bakımlarını ihmal etmiştir.
Bakım ihmali, idari hizmetin işleyişindeki bir aksaklığı ve hukuka aykırılığı ifade eder.
3
Kusurlu ve kusursuz sorumluluk ayrımı yapın.
İdarenin açık bir ihmali (kusuru) bulunduğu için kusursuz sorumluluk ilkelerine gidilmesine gerek kalmadan doğrudan hizmet kusuruna dayanılır.
Hizmet kusuru; hizmetin hiç işlememesi, geç işlemesi veya kötü işlemesi durumlarında ortaya çıkar.

Key Concept

Hizmet Kusuru
Estimated Time:50s
Question 19Question →

İdare hukukunda idarenin mali sorumluluğunu ve bu sorumluluğu etkileyen dışsal faktörleri düzenleyen ilkeler düşünüldüğünde, mücbir sebep ve beklenmedik olay (kaza) kavramlarının idarenin sorumluluğu üzerindeki etkisiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik özelliklerine sahip olduğu için illiyet bağını keser ve idarenin hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırır.

Answer

Mücbir sebep; dışsallık, öngörülemezlik ve önlenemezlik özellikleri nedeniyle illiyet bağını kestiği için idarenin hem kusurlu hem de kusursuz sorumluluğunu ortadan kaldırır.
İdare hukukunda mücbir sebep (deprem, sel gibi büyük doğal afetler); dışsallık, önceden öngörülemezlik ve karşı konulamazlık özelliklerine sahiptir. Bu özellikler, ortaya çıkan zarar ile idari faaliyet arasındaki illiyet bağını (nedensellik ilişkisini) hukuk tekniği açısından kopardığı için idare, ne kusura dayanarak ne de kusursuz sorumluluk ilkelerine dayanarak sorumlu tutulabilir.

Step-by-Step Solution

1
Mücbir sebep ve beklenmedik olay kavramlarının özelliklerini analiz etmek.
Mücbir sebep 'dışsal' (idare dışı), beklenmedik olay 'içsel' (idari faaliyetin içinde) bir nitelik taşır.
İdarenin sorumluluğunu belirleyen en temel kriter, olayın idari faaliyet ile olan bağıdır.
2
Olayların illiyet bağı (nedensellik bağı) üzerindeki etkisini değerlendirmek.
Mücbir sebep illiyet bağını tamamen keser; beklenmedik olay ise bağın zayıflamasına neden olsa da risk ilkesini genelde devre dışı bırakmaz.
Hukuki sorumluluk için eylem ile zarar arasında bir bağ olmalıdır.
3
Kusursuz sorumluluk türlerini (Risk ve Sosyal Risk) gözden geçirmek.
Sosyal riskte illiyet bağı aranmazken, risk ilkesinde beklenmedik olaylar tazminat yükümlülüğünü kaldırmaz.
Toplumun uğradığı anonim zararlar (sosyal risk) veya tehlikeli faaliyetler (risk) idarece karşılanır.
4
Doğru tanımı belirlemek.
Mücbir sebebin tüm sorumluluk türlerini sona erdirdiği sonucuna ulaşılır.
Öngörülemeyen ve önlenemeyen dışsal bir güç karşısında idarenin hukuki sorumluluğu devam ettirilemez.

Key Concept

İdarenin Sorumluluğunu Kaldıran Haller ve İlliyet Bağı
Question 20Question →

Adalet Bakanlığına bağlı bir ceza infaz kurumunda, sistem güvenliğini artırmak amacıyla gerçekleştirilen rutin bir yazılım güncellemesi sırasında meydana gelen teknik bir aksaklık nedeniyle koğuş kapılarının kısa süreliğine açık kalması sonucunda bir hükümlü, başka bir hükümlü tarafından yaralanmıştır. İdare; güncelleme işleminin tamamen hukuka uygun olduğunu, arızanın ise teknik ve öngörülemez bir nitelik taşıdığını iddia ederek tazminat talebini reddetmiştir. Bu olaydaki hukuki durum ve idarenin sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi, idare hukuku ilkeleri çerçevesinde en isabetlidir?

Show answer & explanation

Answer: Kamu hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan teknik donanımın arızalanması 'hizmetin kötü işlemesi' kapsamında bir hizmet kusuru teşkil ettiğinden, idarenin tazminat sorumluluğu mevcuttur.

Answer

Kamu hizmetinin yürütülmesi için gerekli olan donanımın arızalanması bir 'hizmet kusuru' teşkil eder ve idarenin sorumluluğunu doğurur.
İdare hukukunda 'hizmet kusuru'; hizmetin kötü işlemesi, geç işlemesi veya hiç işlememesi durumlarında ortaya çıkar. Bir cezaevinde güvenlik sisteminin yazılım güncellemesi nedeniyle arızalanması ve kapıların açık kalması, idarenin gözetim ve denetim görevini yerine getirememesi anlamında bir 'hizmetin kötü işlemesi' durumudur. Bu tür teknik aksaklıklar idarenin organizasyon kusuru sayılır ve tazminat sorumluluğunu doğurur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki idari faaliyetin ve zararın niteliği belirlenmelidir.
İdare, güvenlik sağlama yükümlülüğü altında bir güncelleme yaparken teknik bir arıza oluşmuş ve hükümlü yaralanmıştır.
Sorumluluğun türünü belirlemek için faaliyetin kusurlu olup olmadığına bakılmalıdır.
2
Teknik aksaklığın 'mücbir sebep' olup olmadığı değerlendirilmelidir.
Arıza idarenin kendi sisteminde (içsel) olduğu için dışsallık şartı gerçekleşmemiştir; dolayısıyla mücbir sebep değildir.
Mücbir sebep için olayın idarenin dışından gelmesi gerekir.
3
Hizmet kusuru unsurları (kötü işleme, geç işleme, hiç işlememe) kontrol edilmelidir.
Güvenlik sisteminin güncelleme sırasında görevini yapamaması 'hizmetin kötü işlemesi' anlamına gelir.
Donanım yetersizliği veya arızası organizasyon kusuru kapsamında bir hizmet kusurudur.
4
Üçüncü kişinin eyleminin illiyet bağına etkisi incelenmelidir.
Diğer hükümlünün saldırısı, idarenin kapıları açık bırakma hatasıyla birleştiği için illiyet bağı kopmamıştır.
İdarenin ağır ihmali veya kusuru, üçüncü kişinin eylemini kolaylaştırmışsa idare sorumlu kalmaya devam eder.

Key Concept

Hizmet Kusuru (Organizasyon Kusuru)

Hints

1
Arızanın idarenin kendi sisteminde mi yoksa tamamen dışarıdan gelen (deprem gibi) bir etkiden mi kaynaklandığını düşünün.

Practice More

İdarenin sorumluluğunu kaldıran veya azaltan haller (Mücbir sebep, Beklenmeyen hal) ile ilgili yargı kararlarını inceleyin.
Estimated Time:2m 0s
Page 1 / 4Next