Question

Difficulty: HardHukuk Alanında Yapılan İnkılaplar

Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk alanında gerçekleştirilen en kapsamlı düzenleme olan 1926 Türk Medeni Kanunu, aile yapısını ve bireysel hakları laik esaslara göre yeniden düzenlemiş; böylece hukuk birliğinin sağlanmasında temel taşı olmuştur.

Buna göre, Türk Medeni Kanunu'nun kapsamı ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu kanunla sağlanan bir gelişme olduğu söylenemez?

  1. A
    Mirasın paylaşımında cinsiyet ayrımına son verilerek eşitliğin getirilmesi
  2. B
    Mahkemelerdeki tanıklık işlemlerinde kadın ve erkeğin eşit statüye kavuşturulması
  3. C
    Kadınlara kendi hür iradeleriyle istediği mesleği seçme hakkının tanınması
  4. D
    Ülke genelinde hukuk birliğinin sağlanarak çok hukuklu yapıya son verilmesi
  5. Kadınların muhtarlık ve belediye seçimlerinde seçmen olarak yer almasıAnswer

Answer

Kadınların muhtarlık ve belediye seçimlerinde seçmen olarak yer alması, 1926 Türk Medeni Kanunu'nun kapsamı dışında olup daha sonraki yıllarda gerçekleştirilen siyasi bir devrimdir.
Türk Medeni Kanunu, 17 Şubat 1926'da kabul edilmiş ve aile, miras, tanıklık gibi sosyal/hukuki alanlarda eşitlik getirmiştir. Ancak kadınların muhtarlık (1933) ve belediye (1930) seçimlerine katılması, siyasi bir haktır ve Medeni Kanun'un içeriğinde yer almaz. Bu nedenle siyasi temsil ve yönetimle ilgili olan bu hak, söz konusu kanunla sağlanan bir gelişme değildir.

Step-by-Step Solution

1
Türk Medeni Kanunu'nun (1926) hukuki niteliği ve kapsamı belirlenir.
Bu kanunun 'özel hukuk' (aile, kişi, miras, eşya) alanını kapsadığı saptanır.
Kanunun hangi hakları düzenlediğini ve hangi sınırda kaldığını anlamak için gereklidir.
2
Seçeneklerde sunulan haklar 'sosyal/hukuki' ve 'siyasi' olarak sınıflandırılır.
Miras, tanıklık, meslek seçimi ve hukuk birliği sosyal/hukuki; seçme-seçilme ise siyasi haktır.
KPSS terminolojisinde hukuk devrimi ile siyasi devrim arasındaki farkı ayırt etmek sorunun çözüm anahtarıdır.
3
Siyasi hakların veriliş süreci hatırlanır.
Belediye (1930), Muhtarlık (1933) ve Milletvekilliği (1934) haklarının Medeni Kanun'dan (1926) yıllar sonra verildiği doğrulanır.
Kronolojik ve kavramsal hatayı önleyerek doğru seçeneğe ulaşmayı sağlar.

Key Concept

Medeni Kanun ile sağlanan toplumsal haklar ve hukuk birliği ile daha sonraki siyasi haklar arasındaki temel fark.
Estimated Time:1m 30s
Rate this question