Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk alanında gerçekleştirilen en kapsamlı düzenleme olan 1926 Türk Medeni Kanunu, aile yapısını ve bireysel hakları laik esaslara göre yeniden düzenlemiş; böylece hukuk birliğinin sağlanmasında temel taşı olmuştur.
Buna göre, Türk Medeni Kanunu'nun kapsamı ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu kanunla sağlanan bir gelişme olduğu söylenemez?
- AMirasın paylaşımında cinsiyet ayrımına son verilerek eşitliğin getirilmesi
- BMahkemelerdeki tanıklık işlemlerinde kadın ve erkeğin eşit statüye kavuşturulması
- CKadınlara kendi hür iradeleriyle istediği mesleği seçme hakkının tanınması
- DÜlke genelinde hukuk birliğinin sağlanarak çok hukuklu yapıya son verilmesi
- Kadınların muhtarlık ve belediye seçimlerinde seçmen olarak yer almasıAnswer
Answer
Kadınların muhtarlık ve belediye seçimlerinde seçmen olarak yer alması, 1926 Türk Medeni Kanunu'nun kapsamı dışında olup daha sonraki yıllarda gerçekleştirilen siyasi bir devrimdir.
Türk Medeni Kanunu, 17 Şubat 1926'da kabul edilmiş ve aile, miras, tanıklık gibi sosyal/hukuki alanlarda eşitlik getirmiştir. Ancak kadınların muhtarlık (1933) ve belediye (1930) seçimlerine katılması, siyasi bir haktır ve Medeni Kanun'un içeriğinde yer almaz. Bu nedenle siyasi temsil ve yönetimle ilgili olan bu hak, söz konusu kanunla sağlanan bir gelişme değildir.
Step-by-Step Solution
Key Concept
Medeni Kanun ile sağlanan toplumsal haklar ve hukuk birliği ile daha sonraki siyasi haklar arasındaki temel fark.
Estimated Time:1m 30s