Hukuk Alanında Yapılan İnkılaplar
74 questions
Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk alanında gerçekleştirilen en kapsamlı düzenleme olan 1926 Türk Medeni Kanunu, aile yapısını ve bireysel hakları laik esaslara göre yeniden düzenlemiş; böylece hukuk birliğinin sağlanmasında temel taşı olmuştur.
Buna göre, Türk Medeni Kanunu'nun kapsamı ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisinin bu kanunla sağlanan bir gelişme olduğu söylenemez?
Osmanlı Devleti’nde şer’iye, cemaat ve konsolosluk mahkemeleri gibi farklı yargı mercilerinin bir arada bulunması hukukta çok başlılığa yol açmış; bu durum hem toplumsal eşitliği hem de devletin yargı denetimini zorlaştırmıştır. 8 Nisan 1924 tarihinde yürürlüğe giren "Mahkemelerin Teşkilatına Dair Kanun" ile şer’iye mahkemeleri kapatılarak laik ve milli mahkemeler sistemi kurulmuştur.
Buna göre, şer’iye mahkemelerinin kapatılmasıyla öncelikle aşağıdakilerden hangisinin amaçlandığı söylenebilir?
17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda, miras hukukunda ve mülkiyet hukukunda köklü değişiklikler yapılmış; Türk kadınına sosyal ve ekonomik alanda önemli haklar tanınmıştır. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi 1926 Türk Medeni Kanunu ile sağlanan kazanımlardan biri değildir?
Türk Medeni Kanunu'nun hazırlık sürecinde, Lozan Barış Antlaşması'na göre şahsi hukuk işlerinde kendi dini kurallarını uygulama hakkına sahip olan azınlıklar, Adalet Bakanlığına başvurarak bu haklarından vazgeçtiklerini ve yeni Türk kanunlarına tabi olmak istediklerini beyan etmişlerdir.
Azınlıkların bu feragat beyanı ve yılında Medeni Kanun'un yürürlüğe girmesiyle birlikte aşağıdakilerden hangisinin doğrudan sağlandığı söylenebilir?
Cumhuriyet Dönemi’nde 17 Şubat 1926 tarihinde Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle, Osmanlı Devleti'nin son döneminde Ahmet Cevdet Paşa başkanlığındaki bir komisyon tarafından hazırlanan ve İslam hukukuna (fıkıh) dayanan 'Mecelle' yürürlükten kaldırılmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Mecelle’nin yerini modern bir medeni kanuna bırakmasının temel gerekçeleri arasında gösterilemez?
1924 Anayasası'nın kabul edilen ilk halinde; "Türkiye Devleti'nin dini, Din-i İslam'dır." maddesinin yer alması ve milletvekili yeminlerinin dini içerikli ifadeler barındırması, devletin henüz tam anlamıyla laik bir nitelik kazanmadığını göstermektedir.
Söz konusu dinsel ifadelerin 1928 yılında yapılan anayasa değişikliği ile metinden çıkarılmasının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti'nde hukuk sistemini çağdaşlaştırmak ve toplumsal hayatta laikliği güçlendirmek amacıyla 17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu, aşağıdaki ülkelerin hangisinden örnek alınarak hazırlanmıştır?
Osmanlı Devleti’nden devralınan hukuk sisteminde, yasama ve yürütme süreçlerinin dini hükümlere uygunluğunu denetleme yetkisine sahip olan Şer’iyye ve Evkaf Vekâleti, 3 Mart 1924 tarihinde çıkarılan bir kanunla kaldırılmıştır. Bu kurumun lağvedilerek yerine Diyanet İşleri Başkanlığının kurulmasının, Türk hukuk sisteminin dönüşümünde sağladığı en doğrudan kazanım aşağıdakilerden hangisidir?
Anayasası'nın maddesinde; "Kanunların tefsiri (yorumlanması) Büyük Millet Meclisine aittir." hükmüne yer verilmiştir. Türk hukuk tarihinde "yasama yorumu" olarak bilinen bu uygulama, günümüzün modern hukuk sistemlerinde doğrudan bağımsız yargı organına ait olan yorumlama yetkisinin, o dönemde halkın temsilcilerinden oluşan yasama organında toplandığını göstermektedir.
Buna göre, Anayasası'nda yorumlama yetkisinin Meclise verilmesinin temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nde hukuk sistemindeki parçalı yapı; cemaat mahkemeleri, konsolosluk mahkemeleri ve şer’iyye mahkemelerinin bir arada bulunmasıyla belirginleşmiş, bu durum toplumsal birliği ve devletin yargı egemenliğini olumsuz etkilemiştir.
Türkiye Cumhuriyeti'nde 1926 yılında Türk Medeni Kanunu’nun kabul edilmesinin, bu parçalı yapıyı sona erdirerek "hukuk birliği"ni sağlamadaki en temel rolü aşağıdakilerden hangisidir?
Osmanlı Devleti'nden devralınan hukuk sisteminde, dini esaslara göre karar veren şer’iye mahkemeleri ile Batılı tarzda işleyen nizamiye mahkemelerinin aynı anda faaliyette bulunması, ülkede yargı ikiliğine ve hukuk birliğinin bozulmasına neden olmaktaydı. Cumhuriyet Dönemi'nde bu çok başlılığı sona erdirmek ve modern bir adalet mekanizması kurmak amacıyla 8 Nisan 1924 tarihinde önemli bir kanun kabul edilmiştir.
Buna göre, 1924 yılında gerçekleştirilen bu düzenleme ile hukuk sisteminde atılan en somut adım aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti’nde hukuk sisteminin laikleşmesi ve çağdaşlaşması sürecinde, dönemin en modern hukuk kurallarına sahip Avrupa ülkelerinden faydalanılmıştır. Bu kapsamda farklı alanlardaki kanunlar, Türk toplumunun ihtiyaçlarına göre uyarlanarak yürürlüğe konulmuştur. Buna göre, aşağıda verilen kanun ve bu kanunun hazırlanmasında örnek alınan ülke eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?
Türk hukuk devrimi sürecinde, Anayasası üzerinde yılında gerçekleştirilen düzenlemelerle 'Devletin dini İslam’dır' ibaresi metinden çıkarılmış ve Cumhurbaşkanı ile milletvekillerinin yemin şekli 'Vallahi' yerine 'Namusum üzerine' şeklinde yeniden düzenlenmiştir.
Bu anayasal değişikliğin temel gerekçesi ve Türk hukuk tarihindeki yeri düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisinin bu sürecin bir sonucu olduğu savunulamaz?
Cumhuriyet döneminde gerçekleştirilen hukuk devrimi ile teokratik hukuk düzeninden laik ve modern hukuk sistemine geçiş hedeflenmiştir. Bu sürecin en önemli halkası olan 17 Şubat 1926 tarihli Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda dini nikahın yerini resmi nikah almış, çok eşlilik yasaklanmıştır. Bu düzenleme ile Türk kadınına sağlanan sosyal ve hukuki kazanımlar dikkate alındığında, aşağıdaki haklardan hangisinin bu kanun kapsamında elde edildiği söylenemez?
Cumhuriyet Dönemi'nde 1925 yılında açılan Ankara Hukuk Mektebi, Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk yükseköğretim kurumu olma özelliğini taşır. Mustafa Kemal Atatürk, bu okulun açılışında yaptığı konuşmada "Cumhuriyet'in müeyyidesi (yaptırımı) olacak bu müessese" ifadesini kullanarak kurumun önemini belirtmiştir. Buna göre, Ankara Hukuk Mektebi'nin açılmasındaki temel amaç aşağıdakilerden hangisidir?
1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu'nun yürürlüğe girmesinin ardından, Türkiye'deki azınlık cemaatlerinin temsilcileri Adliye Vekâleti'ne başvurarak Lozan Barış Antlaşması'nın kendilerine tanıdığı 'aile ve şahıs hukukuna ilişkin kendi dini kurallarını uygulama' imtiyazından feragat ettiklerini ve Türk kanunlarına tabi olmak istediklerini bildirmişlerdir. Azınlıkların bu kararı almalarında etkili olan temel gelişme ve bu durumun Türkiye Cumhuriyeti'ne sağladığı en önemli kazanım aşağıdakilerden hangisidir?
1926 yılında İsviçre Medeni Kanunu örnek alınarak hazırlanan Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesiyle, Osmanlı Devleti'nden kalan Mecelle yürürlükten kaldırılmış ve hukuk sisteminde laikleşme adına devrim niteliğinde bir adım atılmıştır. Bu kanunla toplumun temel taşı olan aile yapısı ve bireylerin hukuki statüsü yeniden düzenlenmiştir.
Buna göre, 1926 Türk Medeni Kanunu'nun içeriğinde yer alan düzenlemeler dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi kadınların bu kanunla elde ettiği haklar arasında gösterilemez?
Yeni Türk Devleti’nin kuruluş sürecinde hukuk sisteminin laikleşmesi ve modernleşmesi amacıyla Osmanlı hukukunun temelini oluşturan Mecelle’nin ıslah edilmesi yerine, Avrupa’daki güncel kanunların incelenerek Türk toplumuna uyarlanması (resepsiyon) yöntemi benimsenmiştir.
Buna göre, Türk hukuk devriminde yeni bir medeni kanun hazırlamak yerine İsviçre’den kanun alınması yolunun tercih edilmesinde aşağıdakilerden hangisinin etkili olduğu savunulamaz?
Anayasası'nın kabul edilmesiyle birlikte Türkiye'de yargı yetkisinin kullanımıyla ilgili; "Hâkimler bütün davaların görülmesinde ve hükmünde bağımsızdırlar; kanundan başka hiçbir şeye bağlı değillerdir. Hiçbir makam mahkemelere emir ve talimat veremez." hükmü getirilmiştir.
Bu düzenleme ile hukuk sisteminde doğrudan aşağıdakilerden hangisinin hedeflendiği savunulabilir?
Cumhuriyet’in ilk yıllarında hukuk alanında gerçekleştirilen inkılaplar ile hem hukuk kurallarının çağdaşlaşması hem de toplumdaki farklı yargı kurumlarının varlığından kaynaklanan çok hukukluluğun sona erdirilmesi hedeflenmiştir. Buna göre, Türkiye'de "yargı birliğinin" sağlanması doğrultusunda gerçekleştirilen en temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?